LA BELLE  İNDİFFERENCE

LA BELLE İNDİFFERENCE

İktidar ortağı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “terörist kebapçılar” sözüne inat, Adana’da Kebap Festivali’ne katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada birçok Avrupa ülkesinde yaşayanların açlıktan kırıldığı, gıda depolarının boşaldığı insanların benzin, yemek ve alışveriş kuyruklarında süründüklerini ifade etti.
Oysa internet sayesinde küçülen dünyada dış basın haberlerine baktığınızda, Brexit sonrası Avrupa Birliği’nden çıkan İngiltere’yi terk etmek zorunda kalan tır şoförleri nedeniyle benzin dağıtımında yaşanan zorluklar nedeniyle, benzinin son noktaya ulaşmasında sıkıntılar yaşandığı ve bazı bölgelerde kuyruklar oluşması dışında problem tok.
Görünen o ki sayın cumhurbaşkanı dünya gerçeklerinden farklı, ayrı bir dünyada yaşıyor! Ya da yaşatıyorlar. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her zaman çizdiği Türkiye tablosu, “Alis Harikalar Diyarında” masalı gibi.” Sayın Cumhurbaşkanı kendi yaşadığı bu özel ve güzel gerçek dışı dünyayı bütün vatandaşlarımızın da yaşaması için elinden gelen propagandayı yapıyor. Ekibiyle birlikte insanlarımızı yanıltmak, hatta aldatmak için ellerinden geleni yapıyorlar sanki.
*
Psikiyatride “La belle indeference” diye bir kavram vardır. Türkçesi “Güzel aldırmazlık”.
Yani hastanın, hastalığına karşı umursamazlık halinde olması durumu. Bu kavramın en sık kullanıldığı hastalık grubu somatoform bozukluklardır. Hasta, hasta olma halinden maddi/manevi bir kazanç elde ettiği için hastalığının farkında değil gibidir, yahut önemsemiyor görünür. Kişinin zihni belli bir nedenden dolayı yoğun anksiyete yaşar ve bu anksiyete vücudunda felç, bayılma, ağrı gibi semptomlar olarak karşılık bulur. Fakat hasta bu durumdan rahatsızlık duymaz. Yaşanan olaya hak ettiği tepkiyi vermez. Bugün karşılaştığımız bir grup insan bana bu psikiyatrik kavramı hatırlattı.
*
AKP’nin tüm medyayı etkisi altında tutan propaganda makinası toplumun bir kesimini etkilemeye devam ediyor. Ancak ondokuz yıldan beri iktidar olan AKP’nin ekonomide, milli eğitimde, dış politikada, kültürel hayatta ülkeyi getirdiği sıkıntılı noktayı görmemek için ya kör olmak ya da “Güzel Aldırmazlık” içerisinde olmak gerekir.
Twetter’da bu durum çok güzel özetlenmiş.
“Vatandaş “5 litre yağ alamıyor, “eskiden yağ kuyruğu vardı” diyor.
Soğukta doğalgazı açamıyor, “eskiden tüp kuyrukları vardı” diyor
Arabasına gaz alamıyor, “eskiden gaz kuyruğu vardı” diyor.
182’yi arayıp 20-25 gün sonrasına randevu alıyor, “eskiden hastane kuyruğu vardı” diyor.”
Doların rekor üzerine rekor kırdığı, enflasyonun iki basamaklı rakamlarda sürekli yukarıları tırmandığı, işsizliği hat safhaya ulaştığı, insanların daha ucuz diye semt pazarlarının kapanış saatlerinde pazara gidip, kalan ürünleri almaya başladığı, öğrencilerin yurt bulamadığı, işçinin, çiftçinin, emeklinin kredi kartları ile bile ay sonunu getiremediği velhasıl, neredeyse kimsenin halinden memnun olmadığı bir dönemde, anketlerde hala %25-30 arasında oy alabilen AKP’yi bu gurup destekliyor. Bu % 30’luk kesimin bir kısmı Recep Tayyip Erdoğan’a koşulsuz, şartsız gerçekten inanan kişiler. Bunlara söylenebilecek bir sözüm yok. Ancak diğer bir kısmı var ki, ülke için en tehlikeli olan grup bu. Aslında olanın bitenin farkında olan, ülke çıkarları yerine öncelikli olarak kendi çıkarları düşünen ve “Güzel Aldırmazlık” içerinde etrafına gülücükler saçan insanlar var bu grupta. Yaşananları görmezden gelip, mutlu pozlar veren, yanlış yapılan şeyleri bile bile, yüksek sesle savunan bu insanların, çıkarları ortadan kaybolmaya başladığı an hemen uyanıp, ayağa kalkacakları ve kestirmeden karşı safa geçeceklerinden kimsenin şüphesi olmasın.
Son Söz; “Şeytanın dostluğu darağacına kadardır” Atasözü

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi