MADALYALAR

MADALYALAR

Rahmetli dedem (1877-1962) Bıçakçı Salih Usta’nın bir madalyası varmış. Çocukluğumda hep duyardım.
Dedem vefat edince rahmetli nenem sandığından çıkardı ve gösterdi. Madalya haç şeklinde, gümüş çerçeveli çelik kabartma yazılı bir madalyaydı.
O zaman müttefikimiz olan Almanya dedemin askerlikteki üstün başarılarını görerek Berlin’den dedem adına göndermişler.
Fakat maalesef bu madalyayı bir tiyatro oyununda kaybettik. Sadece oyunda çekilen bazı resimler kaldı.
Gene annemin babası rahmetli dedem Abdullah Kocanalbant vefat edince onunda çekmecesinde Osmanlı tuğralı küçük ve gümüş bir liyakat madalyası çıktı. Kendisi Osmanlı hükümet komiseri imiş.
1928 lerde İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ilk açılışlarında da fuar tertip heyeti şehirler arası teşvik mahiyetli mamul maddeleri toplayarak değerlendirmeye tabi tutmuşlar. Afyondan giden iki mamul değerlendirmede iki altın madalya almaya lâyık görülmüş: Birisi Şekerci Salih Ustanın icad ettiği Kaymaklı Şeker, diğeri ise Bıçakçı Salih Usta ve oğullarının üstün nitelikdeki imal ettiği Bağ Makası(Üçyıldız markalı) Fuar tertip heyeti madalyaları sahiplerine bir ücret karşılığı vermek ister. Şekerci Salih Salih Usta şartı kabul eder, madalyayı alır. Bıçakçı Salih Usta ve oğulları da bu günkü ticarî zihniyet ters denebilecek şekilde: “-Biz parayla unvan satın almayız.”diyerek madalyayı geri gönderirler.
O günlerde kıt şartlarına göre düşünülürse Fuar; tertip edenler de haklı olabilir. O madalyayı almayanlarda. Hepsini de saygı ve rahmetle anıyorum.
30.06.2021

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi