“Milli Eğitim Müdürü’nün ihtiyacı uzun süreli hava değişimi”

“Milli Eğitim Müdürü’nün ihtiyacı uzun süreli hava değişimi”

Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Muhtar Demirci, promosyon konusunun artık gündemlerinde olmadığını söyledi. Demirci, “İGM Aralık ayı toplantısında Milli Eğitim Müdürünün istifaya davet edilmesi ve gerçeklerle yüzleşmesinin ruhsal yapısını alt üst ettiği kesindir. Afyon’un havası bünyesine iyi gelmemiş olabilir, çok uzun süreli hava değişimine gitmesinde büyük faydalar olabilir” dedi
Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şube Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Demirci, dün öğlen sendikada basın toplantısı düzenleyerek promosyon görüşme sürecinde İl Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın ve Eğitim Bir-Sen Şubesi’nden yapılan açıklamaları talihsiz ve çirkin olarak yorumladı.
“MEMNUNİYETİ BİLDİRECEKKEN ÇİRKİN AÇIKLAMA YAPILDI”
Muhtar Demirci, 11-22 Aralık 2021 tarihinde Afyonkarahisar merkez ve merkeze bağlı köy ve beldelerde görev yapan yaklaşık 6 bin eğitim çalışanı için yapılacak Promosyon Protokolü ile ilgili öneri ve talepleri Türk Eğitim-Sen olarak “Açık Duyuru” şeklinde kamuoyuna gündeme getirdiklerini söyledi. Demirci, “22 Aralık 2021 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan maaş promosyon protokolü eğitim çalışanlarının her birine tek seferde ve Şubat-2021’de ödenmek üzere 8 bin 830 TL olacak şekilde tamamlanmıştır. Eğitim çalışanlarımıza hayırlı, uğurlu olsun. Miktar ‘En az 10 bin TL olmalı’ hedefimizden düşük olsa da, eğitim çalışanlarını memnun edici ve diğer illerde alınan promosyon miktarı civarında bir rakamdır. Biz Türk Eğitim-Sen olarak promosyon miktarından duyduğumuz memnuniyeti dile getirmeye hazırlanırken, yandaş sendika başkanının talihsiz ve çirkin açıklamalarıyla karşı karşıya kaldık.” dedi.
“3 YIL ÖNCE DE AYNI MÜDÜR AYNI SENDİKA VARDI”
Kamuoyunun yakından takip ettiği süreci bir kez daha özetlemek istediğini açıklayan Demirci, “Üç yıl önce yapılan ihalede bin 400 TL gibi komik bir rakama anlaşılmıştı. O zaman da müdür aynı müdür Metin Yalçın, sendika aynı yandaş sendika Eğitim Bir-Sen’di. Anlaşma süresinin bitimine yakın yeni ihale süreci başlayınca biz yine komik bir rakama imza atılmasın diye bir çalışma yaptık. Özetle ihale taban ücretinin yüksek tutulması, davet edilen banka sayısının çoğaltılarak rekabetin artırılması, isteyen sendika temsilcilerinin gözlemci olarak ihale salonuna davet edilerek şaibesiz ve güvenilir sözleşme yapılması, gibi taleplerimizi Milli Eğitim Müdürlüğüne ilettik. Her gittiğimiz okulda da bu çalışmalarımızı eğitim çalışanlarıyla paylaştık. Sebebini anlayamadığımız bir şekilde hem Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın’ın hem de yandaş sendika yetkililerinin çirkin açıklamalarıyla karşılaştık. Hatta bu çirkin açıklamaların okul müdürlerine de talimat verilerek whatshap üzerinden tüm personele iletilmesinin istenmesi, ruhsal bozukluk ve çöküntünün tezahürü idi. Sanki üç yıl önceki komik rakama imza atanlar kendileri değilmiş gibi bir tavır içerisine girdiler. Bizim konuyu sürekli gündemde tutan tavrımız, sonuna kadar takipçisi olmamız, bankaları dolaşarak protokol ihalesine katılın ricalarımız neticesinde bu promosyon rakamına ulaşıldı.” diye konuştu.
“MEMURU TEMSİL EDEN SENDİKALARA YANCI DEMEK KÜSTAHLIKTIR”
Muhtar Demirci şu ifadeleri kullandı: “İhale gününe kadar bizim örnek gösterdiğimiz illerde alınan promosyon ücretlerini kendilerince yalanlamaya çalışan, inkar etmeye kalkan, gittikleri yerlerde “5 bin 600 TL’ye o iş bitti. Hayal görmesinler.” diyen yandaş sendika, rakamın beklentilerinin üzerinde olmasıyla birden bire coştu ve sözde başarılarının yarattığı naylon coşkuyu bize yönelik bir nefret söylemine dönüştürdü. Memurun reel enflasyona ezdirildiği dönemde, memura ek zam yerine, okul müdürlerinin görev süresine uzatılmasını isteyen bir sendikal anlayışın il şubesi de düzeni bozmadı, ek zam istemek yerine bize saldırmayı tercih etti. Kendilerinin yerine sendikacılık yapan bürokratların çabalarıyla Türkiye genelinde memurun üçte birini, eğitim çalışanlarının yarısını temsil eder hale gelen Memur-Sen’in köpük şeklinde olan üye sayısına ve siyasal iktidara yaslanarak memurun geri kalanına dil uzatması arsızlıktır. Memurun geri kalanını temsil eden sendikalara ‘yancı’ demek küstahlıktır. Bugün itibariyle Afyonkarahisar’da 2650, Türkiye genelinde 245000 üyeye ulaşan Türk Eğitim-Sen’e “aciz” demek, sivil toplum olgusuna, meslek örgütlenmesi anlayışına, çok sesliliğe, demokrasiye hakaret etmektir.” Burcu AYDIN’ın Haberinin devamı gazeteniz Kocatepe’de… #türkeğitimsen, #promosyon, #muhtardemirci, #öğretmen, #afyon, #afyonkarahisar, #millieğitim

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi