MUHAFAZAKAR OYLAR, CHP’YE KAYAR MI?

MUHAFAZAKAR OYLAR, CHP’YE KAYAR MI?

Kılıçdaroğlu “Muhafazakar kesimin ön yargılarını kırmalıyız!” diyor. CHP açısından çok doğru bir tespit. İşin “püf noktasını” iyi kavramış. Helal olsun Kemal Bey’e… İlk defa iktidara gitmenin yolunu bulmuş bir CHP lideri.
Peki bunu başarabilir mi? Doğrusunu söylemek gerekirse çok zor. Hatta imkânsız gibi bir şey!
Sebebi çok basit: “Muhafazakâr kesimin ön yargılarını kırmalıyız!”demekle iş olmuyor. Bu yüzden Kılıçdaroğlu “Ön yargıları kırmalıyız!” diyor. Yani bu sorunun bu problemin birlikte yani hep beraber halledilmesi gerektiğini açıklıyor. Bu sebepten genel bir ifade kullanmış!
Bu ne demektir?
Bu sorunu her ne kadar ben tespit etmiş olsam da. “Bütün CHP teşkilatları da aynı şekilde bu işi benimsemesi ve gayret etmesi lazımdır. Bu ön yargı ancak o şekilde belki kırılabilir” diye düşünülmekte.
Bilhassa çevresindekilerin de bunu yani ”ön yargı” meselesini iyi anlaması, bu keşfedilen doğru yolun nereye gittiğini, ne işe yaradığını diğer CHP‘li yöneticilerinde çok iyi bilmesi lazım. Bu da yetmez birde bu hususta muhafazakâr kesim nezdinde gayet samimi ve dürüst olmaları gerekir.
Bu nasıl olacak?
Halkın manevi değerlerini aynı şekilde sahiplenmeli! Oy için değil, inandığı için namaz kılmalı, oruç tutmalı.
Mesela, akşam iftar sofralarında oradakilerle birlikte el açıp, dua ettikten sonra; Sofra başındaki gariban insanlar camiye giderken, iftardan kalkan partililer meyhaneye gidip kadeh kaldırırsa bu iş olmaz.
Diyelim ki öyle oldu.
Öyle olduysa bundan sonra yolları ayrılmış olur!
Bir taraf “Allah, Allah” demeye giderken…
Diğer tarafta “Yallah hacı yallah!” deyip. Doğru kadeh kaldırmaya giderse…
Bu yakınlaşma asla mümkün olamaz! Hatta fayda yerine büyük zarar da getirebilir.
Bu iki zıt kutbun aynı paralelde buluşması, aynı yolda yürümesi hiç mümkün değil gibi!
Çünkü gidecekleri hedefleri varacakları menzil çok farklı. Biri cenneti burada diğeri ise ahir âlemde arar.
Yoldaş “Ne varsa hep burada var! Ölüm sonrası yok” der.
Muhafazakârların büyük çoğunluğu ise ”İmtihan dünyası fani, sonrası ölüm var. Ötesi hak ve sorgu gerçek. Birde cennet ya da cehennem de ebedi olan bir hayat var” diye yaşar.
Hadi bunları geçtik diyelim; İlimizdeki Bazı CHP’li insanların parti il binasında abuk sabuk konuştuklarına ne demeli? Bunlar belki de bu teşkilatın temsilcileri…
CHP il binasına İzmir Fuarındaki bir işi için giden hemşehrilerimize, orada oturan partililerden birisi “Şimdiye kadar hiçbir peygamberin bir buluşu bir icadı olmamıştır” diye söyler.
Bunu bize nakleden misafir “İnanın, bu durum karşısında biz de şaştık kaldık!”
Bir partili hem de CHP il binasında böyle uçuk-kaçık lafların etmesi hiç doğru değil.
Muhafazakâr insanlarla aradaki buzları eritmeye çalışan bir genel başkan. Diğer tarafta ise o insanların en kutsalı olan peygamberine dil uzatan birkaç teşkilat mensubu.
Kusura bakmayın! Muhafazakâr insanların ön yargısını siz bu şekilde asla kıramazsınız!
O çok büyük laf eden CHP’li şahıslar: Akıllarınca buluş yapamayanların peygamber bile olsa, insanlığa bir yararının, faydasının olamadığını mı anlatmaya çalışırlar? Ya da; Buluş yapanların peygamberlerden üstün olduğu tezini mi savunurlar? Orası pek belli değil.
O Allah elçilerinin görevi:
Buluş yapmak değildir; Allah’ın yüce buyruklarını insanlara bildirip bunlara uygun şekilde yaşayıp, yol göstermek ve güzel ahlakın hayata geçirilmesi için mücadele etmek! Onları hem bu dünyada hem de öbür dünyada yani ahirette huzura erdirmek amaç ve gayesindedirler!
İşte böyle, CHP’yi geri bırakan, Kılıçdaroğlu’nu sıkıntıya sokan ana sebepler…
Bu ve buna benzer düşünceler parti içinde devam ettiği müddetçe; Kılıçdaroğlu, Muhafazakâr kesimin ne ön yargısını kırabilir! Nede oyunu alabilirler.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi