MÜNAFIKLAR  HEM SAĞIR HEM DİLSİZ  HEM DE KÖRDÜRLER

MÜNAFIKLAR HEM SAĞIR HEM DİLSİZ HEM DE KÖRDÜRLER

Münafıklar “(Onlar mânen) sağır, dilsiz ve kördürler. Artık onlar (bulundukları sapıklıktan Hakk’a) dönemezler.” (Bakara 2: 18)
“Yahut (onların durumu), yoğun karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) içinde gökten boşalan şiddetli bir yağmur(a tutulmuş kimsenin hali) gibidir. Onlar, yıldırımlardan ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri (ilim ve kudretiyle) çepeçevre kuşatmıştır.” (Bakara 2: 19)
“O şimşek, neredeyse gözlerini kapıp alıverecek. Onlara aydınlık verince ışığında (biraz) yürürler, karanlık tekrar basınca da dikilip kalırlar. Allah dileseydi elbette onların işitmelerini ve görmelerini de giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.” (Bakara 2: 20)
“İşte onlar, hidayete (doğru yola) karşılık, (niyet ve tavırlarıyla kâfirler safında yer alıp) sapıklığı satın alan (tercih eden) kimselerdir ki onların (bu) alış verişi (ticareti), kendilerine kâr sağlamadığı gibi doğru yolu da bulamadılar” (Bakara 2: 16)
Bakara 16. âyete göre insanlık için en büyük kâr ve ticaret hidayeti bulmak, hidayet sahibi olmaktır. Hâlbuki kendilerini açıkgöz sanıp, müminleri sefih/zavallı insanlar gören münafıklar, hayatın en büyük ticaretini zararla kapatıp, hidayet yerine dalaleti tercih etmiş, satın almışlardır. Fıtratlarında/yaratılışlarında var olan hidayete erme sırrını, nifaklarıyla, kendi istek ve arzuları ile dalaletle değişmişler ve kâfir olmuşlardır.
Allah kulunun küfründen razı değildir, kul hatada ve küfürde ısrar ederse istemeyerek te olsa imtihanın gereği küfrü yaratır.
“Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz Allah, size muhtaç değildir. Bununla beraber O, kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir. Yaptıklarınızı O size haber verir. Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir.” (Zümer 39: 7)
“Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asil gafiller onlardır.” (A’raf 7: 179)
Onların cehennemlik olmaları cehennemlik olarak yaratıldıklarından dolayı değil, irade ve ihtiyarlarını kötüye kullanarak, hatada, yanlışta, küfürde ısrar etmeleri, gerçekleri kavrama, görme, işitme yetenekleri onlara verildiği halde bu yeteneklerini kötü yolda kullanmaları yüzündendir. Gözleri olduğu halde görmez, kulakları olduğu halde işitmezler, gönüllerini/kalplerini İslama karşı kaparken, küfre karşı açmışlardır. İşte bu yüzden onlar cehennemliktir.
Dileyen İman Etsin Dileyen Etmesin
Yüce dinimiz iman konusunda insanı tamamen serbest bırakır. Dinde (inanmada) zorlama yoktur.
Ve gulil haggu min rabbikum fe men şâe fel yü’min ve men şâe fel yekfur innâ a’tednâ liZ Zâlimîne nâren ehâTa bihim surâdiguhâ, ve in yesteğîsû yuğâsû bi mâin kel muhli yeşvîl vucûh(vucûhe), bi’seş şerab(şerabu) ve sâet murtefegâ(murtefegan). (Kehf 18: 29)
“Ve de ki: Kur’ân Rabbinizden hak ve gerçek olarak inmiştir, artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin. Şüphe yok ki biz, zâlimlere öyle bir ateş hazırladık ki etrafındaki duvarlar, onları çepeçevre kuşatır, susayıp su istedikleri zaman irin gibi bir su sunulur onlara ve bu su, yüzlerini bile yakıp kavurur, ne de kötü bir sudur ve orası, ne de kötü dayanılacak, oturulacak yerdir.” (Kehf 18: 29)
Kehf suresi 29. ayette ‘Rabbiniz katından hak ve gerçek olarak Kur’an inmiştir, dileyen inansın mümin olsun dileyen inanmasın kafir olsun” dendikten sonra, ölümün ve hayatın niçin yaratıldığına dikkat çekilerek Mülk suresi ikinci ayette şöyle buyrulmuştur:
Ellezî halakal mevte vel hayâte li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ(amelen), ve huvel azî zul gafûr(gafûru).(Mülk 67: 2)
“Sizin hanginizin en güzel ameli yapacağını” imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ve O; Aziz’dir, Gafûr’dur.” (Mülk 67: 2)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi