NAMAZI İKÂME EDEN VE İBADETİNİ YAPAN KULLAR ALLAH’IN AHDİ VE  EMANETİNDEDİRLER-1

NAMAZI İKÂME EDEN VE İBADETİNİ YAPAN KULLAR ALLAH’IN AHDİ VE EMANETİNDEDİRLER-1

Namazını ikâme (1) eden, ibadetini yapan kullar Allah’ın ahdi ve emanetindedirler. Yüce Allah ahdinde ve emanetinde olan kullarını her türlü kaza ve belalardan korur, her türlü işlerinde kolaylıklar sağlar:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve hep doğru söz söyleyin ki Allah da işlerinizi ve hallerinizi düzeltsin, günahlarınızı affetsin. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, pek büyük bir mutluluk ve başarıya nail olur” (Ahzab 70,71).
Başta namaz olmak üzere ibadetlerini yapan Mü’minler hem dünya hayatında hem de ahret hayatında birçok iyiliklerle ve hayırlarla mükâfatlandırılırlar ki onlardan bazıları şunlardır:
1. Namazı ikâme eden Allah’ın rızasını kazanmış, Allah ve Peygambere itaat etmiş olur. Namaz; ilk defa farz kılınan, ahirette ilk sırada hesabı sorulacak olan, dinin direği ve imanın alâmeti olan bir ibadet olup, amellerin en faziletlisi ve Allah katında en sevimli olanıdır.
“Amellerin en sevimli olanı hangisidir?” Sorusuna Peygamber Efendimiz (sas),
“Vaktinde ikâme edilen namazdır” (Buhari, Mevâkît, 5, I, 134).
“Hangisi daha faziletlidir?” Sorusuna yine:
“Vaktinde ikâme edilen namazdır” cevabını vermiştir (Buhari, Mevâkît, 5, ı, 134.).
“İşin başı İslâm, direkleri namaz, en yüksek noktası ise cihattır” diyen Peygamberimiz, beş vakit namazı ikame eden kimseye Allah’ın cenneti va’d ettiğini ikâme etmeyenlere ise bir va’dinin bulunmadığını bildirmiştir.
2. Allah’ı anmış oluruz
İbadetlerden maksat Allah’ı anmaktır. Anmanın en güzel yolu ise namazı ikame etmektir.. Yüce Allah, Tâ-hâ suresi 14. Âyette: (…Egımissalâti lizikrî: Beni anmak için namaz ikâme et” buyurmuştur. Her türlü zikir namazda toplanmıştır. Çünkü namaz kılan kimse hem Kur’an okumuş, hem tesbih, hem tekbir, hem de dua etmiş olur.
3. Maddi ve manevi kirlerden temizlenmiş olur.
Sevgili peygamberimiz, beş vakit namazı ikâme eden kimseyi kapısının önünden nehir geçip de günde beş defa o nehirde yıkanan kimseye benzetmiştir:
Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir ırmak olsa ve burada günde beş defa yıkansa bu kimsede hiç kir kalır mı? (ashabın);
“Hayır, hiçbir kir kalmaz” diye cevap vermeleri üzerine,
“İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah, bu sebeple günahları temizler, yok eder” buyurmuştur. (Buhari)
—Resulullah (s.a.v.) Buyuruyor ki
“Namazını ikâme etmek gayesiyle abdest alırken, ellerini yıkayacak kimsenin, suyun ilk damlasıyla ellerinden, yüzünü yıkadığı vakit, kulak ve gözlerinin, ellerini dirseklerine, ayaklarını topuklarına kadar yıkadığı zaman, el ve ayaklarından günahlar birer birer dökülerek kişi anasından doğduğu gibi temizlenir. İkâme edeceği namaz için de Hz. Allah derecesini yükseltir. (Kul namazını bitirdikten sonra) otururken (kul hakkı hariç) günahlarından arınmış bir şekilde oturur” (Ahmet. İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/704).
Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Şüphesiz Hz. Allah her namaz vaktinde şöle seslenir: Ey Âdemoğlu, (yaptığınız kötülüklerin sebebiyle) kendiniz için yakmış olduğunuz ateşlerinizi, namazı ikâme etmekle söndürünüz” (Taberani, İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/678).
Günde beş vakit namazı ikâme eden kimse manevi kirlerden, günahlardan temizlenmekle kalmaz, vücut, elbise ve çevre temizliğine de sahip olmuş olur.
4. Günah ve kötülüklerden korunur.
Ankebut suresi 45. âyette de anlatıldığı gibi: “Çünkü namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”
Namaz insanda fikir, niyet, kalp ve ruh temizliğine vesile olur, insanın her türlü kötülükten, haramdan, hayâsızlıktan, çirkin söz ve davranışlardan uzak kalmasını sağlar.
Namaz insanı günahlardan arındıran, kötülüklerden alıkoyan, ruhu temizleyip kalbi aydınlatan bir ibadettir. Yüce rabbimiz şöyle buyurmaktadır.” (Ey Muhammed!) kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı ikâme et, çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alı kor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir” (Ankebut/45).
Mearic suresinde 21. ve 22. âyetler arasında cehennem ve cehennemliklerin özelliklerinden söz edilirken 22. ayetten 36. ayete kadar namazı ikâme edenlerin etmeyenlere göre olan farklarından ve namazı ikâme etmekle kazanmış olduğu ahlâki özellikler anlatılır:
“Ancak, namazı ikâme edenler öyle değildir. Onlar (güzel huy sahibi olarak) namaza devamlıdırlar. (Hiçbir meşguliyet kendilerini namazdan alıkoyamaz.). Onlar (bilirler) ki gerek dilenen, gerekse (utancından istemeyip) mahrum kalan (fakire vermek) için, mallarında belli bir hak vardır. [krş. 16/71] Onlar (o namazı ikâme edenler) hesap gününü tasdik ederler. Onlar, Rablerinin azabından korkarlar. Çünkü Rablerinin azabına (karşı) güven içinde olmuş değillerdir. Onlar edep yerlerini, eşleri ve ellerinin (altında) mâlik oldukları (cariyeleri) dışında herkesten koruyanlardır. Şüphesiz ki onlar (bundan dolayı) kınanmazlar. Ama bundan ötesini arayanlar ise, işte onlar haddi aşanların ta kendileridir. Onlar, emanetlerini ve ahitlerini gözetenlerdir. Onlar, şâhitliklerini dosdoğru yapanlardır. Onlar namazlarını (şartlarına ve gayesine uymakla) muhafaza edenlerdir. İşte bunlar cennetlerde ikram olunurlar (Mearic 70;22–35) (Feyzu’l Kur’an, H. T. Feyizli meali) (2). (Devamı Yarın)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi