DOLAR 16,6834 0.22%
EURO 17,5066 0.48%
ALTIN 973,890,12
BITCOIN 335325-1,29%
Afyonkarahisar
19°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Önce nefsini fethet sonra Kudüs’ü!: Kudüs’ün bize en büyük emaneti beş vakit namazdır
  • Kocatepe Gazetesi
  • Gündem
  • Önce nefsini fethet sonra Kudüs’ü!: Kudüs’ün bize en büyük emaneti beş vakit namazdır

Önce nefsini fethet sonra Kudüs’ü!: Kudüs’ün bize en büyük emaneti beş vakit namazdır

ABONE OL
2 Ocak 2018 13:34
Önce nefsini fethet sonra Kudüs’ü!: Kudüs’ün bize en büyük emaneti beş vakit namazdır
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Önce nefsini fethet sonra Kudüs’ü!: Kudüs’ün bize en büyük emaneti beş vakit namazdır

Araştırmacı Yazar Hüseyin Selamcı, “Mekke’nin Fethi ve Kudüs” programında konuştu.
NİMETİN DEVAMI ŞÜKRE BAĞLI
Allah karşı her zaman sonsuz şükür içinde bulunulması gerektiğine işaret eden Hüseyin Selamcı, nimetin devamlılığının hamd etmeye bağlı olduğunu vurguladı. Allah’a hamd eden bir kul olunması halinde Allah’ın nimetini daim edeceğine işaret eden Selamcı, “Ama nimetin devamı olan hamd etmek terk edilirse, şükür terk edilirse o nimet elden çeker gider. Bir gün Ayşe annemiz sofra toplarken ekmek kırıntılarını sofra bezi arasında gören Peygamber Efendimiz (SAV) ‘Ne yapıyorsun ya Aişe?’ diye sorar. Ayşe annemiz bir anda irkilerek ‘Anam, babam, canım sana feda olsun ya Resululah sofrayı topluyorum’ dedi. ‘Ya Aişe o ekmeklerin kırıntısı küser gider o yemek bir daha geri gelmez. O kırıntıları atma’ dedi. Nimetin şükrü ve hamd-i bu şekilde olması lazımdır. Allah size hayat veriyor hamd edeceksiniz. Nimet veriyor şükredeceksiniz. Evlat veriyor en güzel şekilde yetiştirip onu İslam’a kazandırmanın dert ve kaygısını çekeceksiniz. Kim bir nimeti yanlış kullanırsa o nimetin fıtratını bozmuş olur. Nimetin fıtratını bozdunuz mu o nimet elinizden gider” dedi.
KURTULUŞ KUR’AN VE SÜNNET ÇERÇEVESİNDE BAKIŞTA
Allah’ın en büyük fıtratının hamd etmek ve hoş görmek olduğunu dile getiren Hüseyin Selamcı, bu nimetin fıtratının başka şeyle bozulmaması gerektiğini vurguladı. Nimet fıtratı bozulduğunda o nimete bir daha nail olunamayacağının altını çizen Selamcı, “Kardeşlik bir nimettir şükredin. Dostluk bir nimettir hamd edin. Allah’ın sizi mümin olarak yaratması büyük bir nimettir. Allah’a çok hamd edin. Peygamber Efendimiz (SAV) ‘Ya Rabbi sana nasıl hamd edeceğimi şaşırıyorum. Nasıl hamd etsem?’ Sonra şöyle dedi, ‘Rabbim sana arşı azamın ağırlığı kadar hamd-ü senalar olsun. Rabbim sana kelimelerin adedi kadar hamd-ü senalar olsun. Ya Rabbi sana zatının ebediliği kadar hamd olsun’ Bunları söyleyen Peygamberimiz sonrasında, ‘Hamd-im yine az yine azdır’ Melekler de diyor ki ‘Ya Rabbi senin kulun hamd etti. Ama ben onu defterime nasıl yazacağımı bilmiyorum. Rabbimiz dedi ki ‘Nasıl hamd etti kulum?’ dedi ki ‘Arşı azamın ağırlığı kadar hamd-ü senalar olsun’ ‘Ya Rabbi ben bunu nasıl yazayım?’ Rabbimiz dedi ki, ‘O kulumun lisanından çıktığı gibi yaz. Kıyamet günü ben onun bedelini ona takdim ederim’ Allah hamd eden, şükreden, her şeye şikâyetçi olmayan, her şeye çok eleştirisel bir gözle bakmayan kullarını seviyor. Her şeyin hakikatine Kur’an ve sünnet çerçevesinde baktığınız zaman kurtuluş var” diye konuştu.

EFENDİMİZ ÂLEMLERE
RAHMET OLARAK GÖNDERİLDİ
“Sakın ha İslam’ın değerlerini iki tane eksenden ayırmayın” vurgusunda bulunan Selamcı, “Biri Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerimidir, diğeri de Peygamber (A.S) sünneti hadislerdir. Sakın aklınıza güvenmeyin. Sakın bilginize itaat etmeyin. Bir gün kalkar hadislerle alay eder duruma düşersiniz ki Kur’an sizi kurtarmaz. Ümmetin yarası derdi Kudüs’ten büyüktür. Kudüs o yaranın içerisinde bir zerredir. Asıl bu ümmetin derdi, yarası Peygamber (A.S) hadislerinin inkâra başlanmasıdır. Ayetleri eleştirmeye başladılar. Başkalarından değil Ümmet-i Muhammed’den bahsediyorum. ‘Ne var ki ya Peygamberde bizim gibi bir insandı’ diyor. Hayır. Peygamber (A.S) bir insandır ama bizim gibi değildir. Arap şair, ‘Muhammed bir beşerdir. Ama çakıl taşları içinde ki yakut misali’ demiştir. O âlemlere rahmet olarak gönderildi. Her bir hadisi bizim kurtuluş reçetemizdir. Gönlümüzün sürurudur. Aklımızın zerkidir. İstikametimizin ölçüsüdür. İstikametini bulamayan toplumlar Kudüs’ü feth edemezler. Hiç kendimizi kandırmayalım. Biz nerede durduğumuzu iyi bilmeliyiz. Biz Allah ve Resulü’nün arkasında samimi miyiz? İlk önce onun muhasebesini yapmamız lazım” şeklinde konuştu.
ÖNCE GÖNÜL VE İDRAK FETHİ GEREK
“Kalkın gidiyoruz Kudüs’ü feth etmeye demenin anlamı yok. Çünkü sen nefsini feth edemedin ki” diyen Selamcı şunları söyledi: “Sen kendi gönlüne bir fetih açamadın ki. Bizim neslimiz daha namazla kendisini feth edemedi. Biz namazın vakitleriyle kendinizi feth edemedik. Biz çocuğumuzun üniversite imtihanı için matematik derdine düştüğümüz kadar namazının derdine düşemedik. Nereyi feth edeceksiniz? Senin neslin elinden gidiyor. Senin neslin kaymış telefonun, internette ki programların tutsağı olmuş. Sen nereye fethe gidiyorsun? Senin gönlün kaymış başka yerlere gitmiş. Sen önce başka yerlere giden gönlünü topla da geri getir. Feth edeceksiniz önce kendinizi feth edin. İdrakinizi feth edin. Aklınızı, gönlünüzü feth edin. Gönüllerini başkalarına kaptırmış insanlar fetihten bahsedemezler”
BEŞ VAKTİ KILMAYAN NEYİN
FETHİNE ÇIKACAK?
Günümüzde ümmetin durumunun çok acı olduğunun altını çizen Selamcı şöyle konuştu: “Bugün ümmetin durumu çok acı. İmkânlar çok hepimizin evleri, arabaları var. Yiyecekleri, içecekleri var. Ama gönüller mutlu değil. Çünkü gönüller ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur. Bu ayetin sırrına biz gelemedik ki Kudüs’ün gönlünü de feth edebilelim. Siz Allah’ın Mekke ve Kudüs’ten daha kıymetli olan gönlünüzü zikrullahla feth edemediniz ki kalkıp Kudüs&’ü feth edebilelim. Edeceğiz ama feth önce gönülden başlar. Ne olur ilk önce bir kendinize dönün. Gerçekten ben Allah ve Resulü’nün yolunda mıyım diye. Gerçekten ben Peygamberi seviyor muyum diye. Gerçekten ben Allah’ı seviyor muyum? Kudüs’ü şeriften bahsediyorsunuz. Kudüs’ün bize en büyük emaneti nedir biliyor musunuz? Fahri Kâinat (SAV) Efendimiz Kudüs’ten miraca çıktığı zaman ‘Ben en son miraçtan dönerken bir melek nida etti. Bende dinledim, melek aynen şöyle nida ediyordu, ‘Ey yerlerin ve göklerin toplulukları, ey insanlar, cinler ve melekler hepiniz duyun. Allah Muhammed (A.S) ümmetine beş vakit namazı onayladı. Tasdik etti’ Beş vakit namaz bize Kudüs’ten gelen en önemli armağandır. Beş vakit namazını kılmayan insanlar neyin fethine çıkacaklar Allah aşkına? İlk önce sana Kudüs’ten gelen mesajın fethine çıkacaksın”  >> Burcu AYDIN’ın Özel Haberi

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.