ORMAN ÇİFTLİĞİ

ORMAN ÇİFTLİĞİ

Öce toprağın sonra da köylünün gücüne inanan Mustafa Kemal Atatürk, ağaç yetişmez denen kurak topraklara hayat veren projeler geliştirdi. Çiftlikler kurup toprağı iyi tanıyan köylülere emanet etti. Atatürk Orman Çifliği’nin benim için ayrıca bir önemi vardır. Anne tarafından büyük dedem Hüseyin Akman orman çiftliğinde mandıra kurarak peynir üretimini gerçekleştirmiştir.
Çocukluğumuzda bize anlatılan çiftlik anılarından en güzeli. Atatürk ve Afgan Kralı’nın çiftliği ziyaret ederek mandırada üretilen ürünler hakkında bilgi almış olduklarıdır. Büyük Zafer’den sonra dünya basını Ankara’nın Başkent oluşunu tartışıyorlardı. Ankara’nın büyük bir Asya köyü ve yaşanmaz bir yer olduğunu yazıyorlardı. Bundan dolayı batılı devletlerin büyük elçileri İstanbul’dan Ankara’ya gelmek istemiyorlardı. Uzun süre bu direnişlerini sürdürdüler. Batılılar böyle düşünedursun, Atatürk’ün kafasında çiftlik projesi vardır. Mustafa Kemal Paşa 1925 yılının ilkbaharında ülkenin tanınmış tarım uzmanlarını köşke çağırıp kentte modern bir çiftlik kurmak istediğini açıkladığında hemen itiraz ederler.
Yüksek Ziraat Mühendisi Tahsin Çoşkan bozkırın ortasında çiftlik olmaya uygun bir arazi olmadığını söyler. Mustafa Kemal Paşa direncini sürdürerek burayı biz ıslah etmezsek bu işi kimin yapacağını sorar. Savaş yorgunu Türkiye, buğdayı Rusya’dan, unu Romanya’dan alıyordu. Üretim düzeni bozuktu ürün ve hayvan hastalıkları ülkeyi sarmıştı.
Atatürk’ün yolunda gitmediğimiz için şimdi de buğdayı Rusya’dan yağı ise Ukrayna’dan alıyoruz. Mustafa Kemal Paşa bu projeye itiraz edenleri dinlemez. Kıyafet değiştirip Çankaya’dan ayrılır, çiftlik çevresindeki köylülerin yanına gider. –Ağalar burada ağaç yetişip yetişmeyeceğini en kolay yoldan nasıl kanıtlarsınız?- diye sorar.
Köylüler Paşa’nın eline bir testi su ve bir çift kazma kürek tutuşturarak su dolu testiyi toprağa gömmesini, iki gün sonra gelmesini söylerler. Soluğu testinin gömüldüğü yerde alır.
Testideki su bitmiştir. Köylüler –Ağa testide su kalmamış toprak su emiyor. Bakma bunun üstünün kurak olduğuna biraz uğraşırsan mutlaka ürün alırsın derler. –
Uzmanların raporu önüne geldiğinde Paşa kararını çoktan vermişti. Takvim yaprakları 5 Mayıs 1925 yılını gösterdiğinde Yası Dere denilen yerde iki traktör, üç çadırla ıslah çalışmaları başlar. Zamanla çiftlik çevresindeki araziler zorlama olmadan satın alınır. Anayollar yapılır. Çiftlik kısa sürede imar edilir. Tarlalar, bağlar ekilir, binlerce fidan dikilir. Amaç her yıl 50 bin fidan dikmektir. Çağdaş yöntemler ve tarım aletleri kullanılır. Kümesler inşaa edilir. Mandıra kurulur. Meşhur olan Ankara’nın balını üretmek için köylülere kovan dağıtılır. Hollanda ve simentel cinsi inekler getirilir. Arap atı ve çeşitli koyun türleri üzerinde çalışmalar yapılır. 1927 baharında sebzeler yetişmiş, peynir, yoğurt, tereyağı üretimi başlamıştır. Mustafa Kemal Paşa tüm bu süreçte çiftliğin yönetimin Tahsin Çoşkan’a vermiştir. 11 Haziran 1937’de Atatürk Orman Çiftliğiyle birlikte, satın aldığı ve imar ettiği Dörtyol’da Karabasamak, Silifke’de Tekir, Tarsus’ta Piloğlu, Yalova’da Baltacı çiftliklerini Türk milletine bağışlar. 13 Ocak 1938’de Gazi Orman Çiftliği adını alan çiftlikten Türk milletine kalan ise 582 dönüm meyvelik, 700 dönüm fidanlık, 148 bin dönüm tarımsal arazi, 1450 dönüm ormanlık, 400 dönüm Amerikan Asma fidanlığı, 100 dönüm park ve bahçedir. Buradan Anadolu köylülerine damızlık hayvanlar ve Başkumandan buğdayı dedikleri tohumluklar verilirdi. Biz bugünlere kadar ne yaptık? Kıyısından, köşesinden çiftliği amacı dışında kullanıma açtık. Hem Atatürk’e hem de toprağa ihanet ettik.
Milli ekonominin temeli ziraattır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi