• TARİH: 28.02.2021
REÇETE

REÇETE

Bugün cuma… benim için önem arz eden bir yazıyı Cuma güna hürmetine sizlere aktarmak istedim bugün:
Dr. Aidin Salih hanım diyor ki..;
– Erzakınızı Kur’an okunan yere koyun..!
Suya *şifâ ayetleri okuyup için..,
Kur’an okuyun..!
Alın size doğal antibiyotik;canlı hücreli, anne nefesi değmiş gibi….
Çünkü kişi îmân gücünü yükselttikçe, manevî mizacı tüm hücrelerine galip olmaya başlar.
Manevî hâliniz güçlendikçe;
• geçmişiniz,
• sıkıntılarınız,
• bunalımlarınız siliniyor.
*Kaygılarınıza, vesveselerinize takılıp kaldıkça ya da”O niye öyle dedi?”
“Bu niye böyle yaptı? diye düşündükçe, farkında olmasak da önce Ruhumuz, sonrasında da bedenimiz ve beynimiz hasta oluyor.
Bu sebebledir ki, biz davamızda yol alamıyoruz.
Bırakalım davayı, ailemizde dâhi huzuru bulamıyoruz.
Herkes, şekerleme tüketir gibi Antidepresan tüketir hâle gelmiş.
Neden?
Mevlâmız ile aramızı açtığımızdan,
Duâ etmeyi unuttuğumuzdan,
Mevlâmıza dertlenmeyi bilmediğimizden
Tevbemizi azalttığımızdan…
Sadece ama sadece bir Besmele’nin manevî gücünü yazsak sayfalar yetmez…
Hangimiz avuçlarımızın içine duâlar, Felâk-Nas’lar okuyup bedenimizi mesh ediyoruz?
Bunu çocuklarımıza da yapıyor muyuz?
Biz manevî huzurumuzu kaybettiğimiz an, ruh ve beden sağlığımızı da kaybetmeye başladık, kardeşler…
Bakın, bunu misallendirmek istiyorum.
Hz. Yakub (as) Yusuf’unu kaybettiğinde ne yaptı?
• Kaygılandı,
• vesveselendi,
• buhranlara düçar oldu…
Streslendi, düşüne düşüne, ağlaya ağlaya sonunda bu hâller onu hasta etti ve gözleri görmez oldu!..
Ama ne zaman vazgeçti, manevî unsurunu kuvvetlendirdi, Allah (cc)’a tam bir teslimiyet gösterdi, işte o zaman Allah (cc) Yusuf’unu ona geri verdi.
Kaygısı çok iken, evinin yakınındaki Kenan kuyusundaki Yusuf’unu görmüyor, hissetmiyordu.
Kaygılarını atınca, 10 günlük mesafeden Yusuf’unun kokusunu almaya başladı.
SubhanAllah!..
Biz de bu misalden çok nasihat çıkarmalıyız, kardeşlerim…
İçine düştüğümüz buhranlardan dolayı;
sağlıklı düşünemiyor, neticesinde de sağlıklı kararlar alamıyor veson olarak da ruh ve beden sağlığımızı kaybediyoruz.
Sonrasında;
Antidepresan Ağına düşüyor, kendi ellerimizle kendimizi delirtiyoruz…
Oysa Allah (cc),
bize bir susam tanesini bile şifa olsun diye göndermedi mi?
NEDEN Yahudi’nin KORTİZON ilâcına inandık da İslâm’ın her derde devâ ÇÖREKOTUnu şifadan saymadık?!..
Biz, iyileşmek için şifâyı temiz yollardan aramadık ki!..
Keyfimize göre, “zarurettir, zarurettir” dedik ve her türlü şeyi nefsimize helâl saydık.
Oysa Allah (cc),
Haram kıldığı hiçbir şeyin içine şifâ koymamıştır.
Gelin, evvelâ manevî olarak İslâm mizacımızı kuvvetlendirelim!
Size en tatlı reçeteyi yazıyorum;
• Vaktinde kılınan namaz,
• Allah’a yalvarırcasına okunan bir cüz Kur’an,
• İçine Kur’an’dan duâ okunup içilen bir bardak su,
• Gözyaşlarıyla ıslanmış bir seccade ve elbise;Emiin olun ki, ruh ve beden sağlığınız için en şifâlı ilâçtır.
Hem de *hiç yan etkisi ve komplikasyonu yok.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi