Safahat ve Mehmet Akif – Kocatepe Gazetesi

Safahat ve Mehmet Akif – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt 14 Mayıs 2010 Cuma 03:00:00
  Afyonkarahisar Belediyesi’nin konuğu olarak ilimize gelen usta tiyatrocu Ahmet Yenilmez’in oynadığı “Safahat, Mehmet Akif Dönüyor” isimli tiyatro oyunu Halk Eğitim Merkezi’nde sahnelendi. Yaklaşık bir saat süren oyunu biz de beğeniyle izledik. Sonunda izleyenlerin ayakta alkışladığı oyunda İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy’un gözüyle günümüz Türkiyesi’ne bakış ele alındı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden mesai arkadaşı olan Çevre Bakanı Veysel Eroğlu’nun kendisini arama hassasiyeti gösterdiğini belirten Yenilmez, “Kaç yıllık sanatçıyım, ilk kez böyle bir nezaketle karşılaştım. Veysel Bey bizim sahnelediğimiz oyunu duymuş ve bizi aradı. Bu oyunu Afyon’un her yerinde oynayacaksınız dedi. Nasipse sahnelemeye devam edeceğiz” dedi.
Oyun sonrasında izleyenlere “Mehmet Akif’in nerede öldüğünü biliyor musunuz?” diye soran sanatçı Ahmet Yenilmez, tatmin edici cevap alamayınca “Hadi ben söyleyeyim, bugün İstanbul’a gittiğinizde 360 lira isimli bar nerede diye sorun. İşte orası Mehmet Akif’in öldüğü yerdir” dedi. Aslında bu cümle Mehmet Akif merhumun cephe sinden bugüne bakışın özeti gibiydi.
“Asım’ın Nesli” diye diye hayalindeki Türk gençliğini anlatan Mehmet Akif Ersoy;
“Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.”
diyordu. Oğlu Emin İstanbul’da bir kamyo nun içinde ölü bulunup, “kimsesiz” olarak kayıtlara geçen Mehmet Akif’in ruhunu teslim ettiği mekan da bugün bar olarak hizmet veriyordu. Asım’ın nesli… Nesilmiş gerçek!
Yenilmez verdiği bu bilgiyle şaşırmış olan bakışları hissetmiş olacak ki, “Ama bir müjdemiz var. Tam 11 bin imza topladık. Konu yakında Meclis gündemine gelecek ve orası bir müzeye dönüştürülecek” dedi.
Şaşkın olan bakışlar yerini bir kez daha memnuniyete bıraktı ve Yenilmez sahneden alkışlarla uğurlandı.
ASIM’ın Nesli
Mehmet Âkif’in en büyük ideali ülkenin geleceğini belirleyecek, maddi ve manevi anlamda güçlü bir nesil yetiştirmekti. Mehmet Âkif, idealindeki bu gençliği “Âsım’ın Nesli” olarak niteliyor-du. Âsım, bir semboldü. Akif’e göre Asım Çanakkale’de yedi düvele karşı mücadele vermişti, yılmamıştı ve başarmıştı. Mehmet Akif, Safahat’ındaki Köse İmam’ı konuştururken kendini ve hayalindeki Asım’ın Nesli’ni de anlatıyordu aslında şu mısralarıyla:
“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım…
—Boğamazsın ki!
—Hiç olmazsa yanımdan koğarım!
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle….
Yumuşak başlı isem, kim demiş uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim.
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım;
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu….
İrticaın şu sizin lehçede manası bu mu?”
Çanakkale Şehitleri için savaşın en hararetli günlerinde Âkif’in Necef Çölleri’nde yazdığı Çanakkale Destanı, fedâkâr ve idealist gençliğin destanı olmuştu:
“Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.”
Eşsiz destan, Çanakkale Zaferi, Âsım’ın Nesli’nin zaferiydi bir bakıma.
Büyük şair Mehmet Akif’i bizlere yeniden hatırlatan Ahmet Yenilmez’e ve onun Afyonkarahisarlılar’la buluşmasına vesile olanlara, oyunu gözü yaşlı seyredenler namına edilen bir teşekkür az gelir…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi