• TARİH: 11.04.2021
“SAĞLAM AİLE” İÇİN ÖNCE “SAĞLAM EKONOMİ”

“SAĞLAM AİLE” İÇİN ÖNCE “SAĞLAM EKONOMİ”

“2020 Sevgi Yılı”nın ardından 2021 yılı “Aile Yılı” ilan edildi malumunuz olduğu üzere… Aile Yılı etkinliklerinin neler olacağı tam anlamıyla anlaşılabilmiş değil ilk etapta. Normaldir. Hazırlığı yapılan çalışmalar tam olarak belirlenip, detaylarıyla kamuoyuna anlatıldıkça daha iyi anlaşılacaktır “Aile Yılı”nın ne olduğu. Anlaşıldıkça da destek bulacaktır diye düşünüyoruz.
Pandemi sürecinin getirdiği ekonomik durumun milletin canına “tak” ettiği bu günlerde “Aile” saadetinin yolunun “ekonomik refahtan” geçtiği herkesin ortak kabulü. “Aç” olan, rutin ihtiyaçlarını güçlükle karşılayan bir ailede huzurdan, saadetten bahsetmek anlamsız olur.
***
2015’de 1 milyon 306 bin doğum olmuş Türkiye’de. 2018’de ise 1 milyon 220 bin doğum gerçekleşmiş. Doğumlar azalıyor. Doğum sayısının artması için ekonomik yapısı sağlam ve mutlu aile ortamı gerekiyor. İnsanlar dünyaya yeni gelecek evlatlarının ihtiyaçlarını karşılayamamaktan, evlatlarına iyi bir gelecek sunamamaktan korkuyor. Bu durumda ailenin ekonomik durumunu yükseltmek için hem anne hem de baba çalışıyor. Anne ve baba aynı zamanda evden uzaklaşınca da aile yapısında sıkıntılar başlıyor.
Anne ve baba işte… Çocuk evde. Bir de yaşlı anne ve baba varsa evlatlarının yolunu gözleyen, sıkıntı büyük. Ailesinin ekonomik refahını yükseltmek için çalışmak zorunda kalan karı-koca ya işinden ya da ailesinden fedakarlık yapmak zorunda kalacak.
***
İnsanların cebi dolu olmasa bile, sabit giderlerini karşılama gücü olacak ki; aile içindeki “hır-gür”e zemin oluşturulmayacak. Ülkenin, çarşının, pazarın ekonomisi düzgün olacak ki toplumsal huzur sağlanacak.
Ekonomik şartlar düzgün olmadan sağlıklı aile yapısını koruyabilenler istisnaları oluşturmaktadır. Günümüz şartlarında toplumsal huzurun, aile kurumunun sağlamlığının pekiştirilmesi için ekonomi alanında yaşanan sıkıntılara çözüm bulunmalıdır.
Şehrimizden baktığımızda ekonomi alanında huzura hizmet edecek çalışmalar yapılacaksa eğer, esnafın desteklenmesi, “Çarşı”yı oluşturan işyerlerindeki alış-verişin canlandırılması gerekmektedir. Bunun için büyük marketlerden alış-veriş yerine esnaftan alışverişin desteklenmesi başta olmak üzere etkinlik ve kampanyalar düzenlenmelidir. Öyle sanıyoruz ki, düzenlenecek de…
Orta sınıfın temel direğini oluşturan esnaf kesiminin desteklenmesi, hem toplumsal huzura, hem aile içi saadete, hem de geleceğe yapılacak önemli yatırımlar olacaktır. “Destek” kelimesinin içerisi bir çok şeyle doldurulabilir. Yeter ki niyetler halis olsun.
2021’i Aile Yılı ilan eden yetkili, kurum ve kuruluşlar da bahsettiğimiz bu durumların farkındalar aslında. Görev yetki alanları çerçevesi içerisinde buna yönelik çalışmalar hazırlıyorlar.
***
Bir de öte yandan, herşeyi ekonomiye bağlarsak başka bir hataya daha düşmüş oluruz.
Örneğin her gün evlerimizde izlediğimiz, sanki aile kurumunun temeline dinamit konulması için özellikle hazırlanmış nitelikte bulunan dizelere bir çare bulmazsak, ekonomiyi ne kadar düzeltirsek düzeltelim, halimiz haraptır.
Bir dizinin başından sonuna kadar 3-5 eş değiştiren kadın ya da erkekler, evlilik dışı ilişkileri meşrulaştıran, aile içi ilişkileri ve hatta eşcinselliği teşvik eden yapımlar, hayatın sadece lüks işyerleri, güzel kıyafetler, güzel kadın ve erkekler, lüks arabalardan oluştuğu izlenimi veriyor yeni nesile…
Dizilerdeki dünyaya baktığınızda tüm iş dünyasının plazalardaki masa başı işlerden oluştuğunu sanıyorsunuz. Bu dünyaya kendinizi kaptırdığınızda iş hayatında herkesin güzel giyindiği, ailedeki herkesin bir arabası olduğu, iş yapmak, üretim sağlamak yerine dedikodu, fitne fesat üretmenin daha yeğ olduğu bir iş dünyası var sanırsınız. Meslek seçiminde bulunacak gençlerin bu dizilerdeki “plaza işyerleri”nden, orada izledikleri kadın-erkek ilişkilerinden etkilenmediğini kim savunabilir ki?
***
Pandeminin getirdiği ağır yük altında ezilen esnaf başta olmak üzere toplumun gereken tüm kademelerine ekonomik destek sağlanması “yapılacaklar” listesinin başında yer almaktadır. Bunun haricinde “Aile Yılı”nda neler yapabilir? Düşünülüyor, tartışılıyor, planlanıyor… Bir kaçından bahsedelim isterseniz:
Mesela basın kuruluşları, örnek aile yapılarını tanıtacak, teşvik edecek. Aile içerikli yayınlar hazırlanıp dağıtılacak.
ATSO aile şirketlerinin yaşaması için çaba gösterecek. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, “Afyonkarahisar’daki en eski şirketimiz 56 yaşında. Oysa Avrupa’da yüzlerce yıldır ayakta duran şirketler var” diyor.
Afyonkarahisar’da faaliyet gösteren şirketlerin çok büyük bir kısmı aile şirketlerinden oluşuyor. ATSO aile şirketlerinin geleceğe güvenle uzanması için çalışmalar yapacak. Şirketlerin kendi içerisindeki “Aile anayasası” hazırlayabilmesi için çaba gösterilecek.
AFSÜ ve AKÜ hem yaşlılarımızın hem de çocuklarımızın aile yapımıza olan katkıları için ellerini taşın altına koyacaklar.
İlimizin artık göz ardı edilemeyecek bir parçası haline gelen mülteci aileler ile onların çocukları da “Aile yılı” çemberinin içerisine alınacak. Özellikle mülteci çocukların spora teşvik edilmesi için projeler ortaya konulacak.
Fikir ve öneri çok. Süzgeçten geçecek, en işe yarayanları hayata geçirilecek. Haydi bereketli olsun…

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi