DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 320580-0,44%
Afyonkarahisar
20°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Savaş – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
25 Haziran 2012 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 25 Haziran 2012 Pazartesi 03:00:00
  Dün herkesin, hepimizin aklındaki soru “Savaşa mı giriyoruz?” idi.
İçişleri Bakanımız bir soru önergesi üzerine PKK’nın son bir yıl içinde 85 kişiyi kaçırdığını, bunlardan 75’inin serbest bırakıldığını açıklarken, Güneydoğu Anadolu’dan çatışma ve şehit haberi gelmeyen gün yokken, savaşta olmadığımız kim söyleyebilir ki?
Ama güncel konumuz Suriye ile savaşıp savaşmayacağımız şeklinde.
Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından yaşanan krizi hep birlikte izliyoruz. Elbette uçağımızın düşürülmesi, pilotlarımızın halen kayıp olması hepimizin kanına dokundu. Hepimiz Suriye’ye şöyle okkalı bir misillemede bulunulmasını istiyoruz.
Öte yandan pek çoğumuzun aklında da “Biz bunu hak ettik mi acaba?” sorusu zihinlerimizi kurcalıyor. Suriye’nin iç karışıklıklarına Türkiye’nin dışarıdan müdahalede bulunmasını, bazı Suriyelileri kışkırtıyor, destekliyor görünmesini anlayamayanlarımız çoğunlukta.
“Eğer sırça sarayda oturuyorsan, başkalarının evine taş ederken dikkat et” sözünü doğrularcasına, “Biz neden bu işlerin bu kadar içindeyiz” diye soran ve bu sorusuna kelli felli pek fazla cevap bulamayanlar içinde biz de varız.
Yaklaşık 2 yıldır yapılan tüm yorumlarda ne deniyordu: “Küresel güçler oyunu kurdu. İslam dünyası karmakarışık olacak, Afrika, Ortadoğu ve Asya’da sınırlar değişecek. Büyük devletler bunu böyle istiyor. Bu coğrafya daha küçük devletlere bölünecek ve daha kolay yönetilip, yutulacak”
2 yıl öncesinden çizilen portre bu idi. Fas’dan başlayan rüzgarın en son İran ya da Türkiye’de duracağı anlatılıyordu. Ve hemen ardından oyun oynanmaya başlandı. Kuzey Afrika halloldu, sıra Suriye’ye geldi. Onun da eli kulağında. Şimdi bu yangın Türkiye’ye sıçramak üzere. Hani Suriye sınırındaki mayınlı arazileri filan da tertemiz hale getirdik ya. Yol açık. Sürekli NATO kuvvetlerinin Türkiye üzerinden Suriye’ye vurması öneriliyor.
Nedense iki yıl öncesinden öngörülen her şey sırası geldikçe gerçekleşiyor.
Olup bitenler ortada ikin gözümüz kapalıymışcasına, davranmaktan geri kalamıyoruz nedense. Suriye’den sonra sıranın Türkiye’de olduğunu anlamak için 2 yıllık serüveni takip etmek yeterli gelmiyor mu?
Boyumuzdan büyük konulara giriyoruz. Haddimizi aşmadan sözü bağlayalım. Savaşın her türlüsü, özellikle Türk insanın kanının akacağı bir savaş kesinlikle kötüdür. Hele hele Türk insanın karşısına düşman olarak Müslüman kardeşinin çıkacağı bir başka savaş, çok daha kötüdür. Bir de iki Müslüman ülkenin kanı akarken, Haçlı ittifakının bu savaş için tırnak kaşıyıp, geriden seyrine bakacak olması kötülüğün derecesini kat be kat artırmaktadır.
Allah bizi o günlerden korusun…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.