DOLAR 17,9684 0.29%
EURO 18,3135 0.36%
ALTIN 1.033,980,15
BITCOIN 4328285,09%
Afyonkarahisar
21°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:07

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Seçimin Ardından – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
5 Nisan 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muzaffer Taşdelen 5 Nisan 2014 Cumartesi 03:00:00
  Milletçe bir seçim dönemi daha geçirdik. Lafı hiç uzatmadan, eğip bükmeden söyleyeyim. Neredeyse %90’lara varan müthiş bir katılım. Bu oran gerçekten çok yüksek ve sevindirici.
Hadi şu eski seçimlere ucundan değinip geçelim. Defalarca sandık başkanlığı yaptığım seçimlerde, hatırlayabildiğim kadarıyla, sandık başında asla en küçük tartışma yaşamadan oyların sayım dökümünü yapar, çuvalı sırtımıza yüklendiğimiz gibi adliyenin yolunu tutardık. Geliş sırasına göre kaydolur, sıra beklerdik. Çok sonra gelenler kaydını yaptırır, çuvalı diğerlerinin yanına atar, doğru evine gider, ertesi gün sabah gelip teslim ederdi. Teslim ederken tutanaktaki verileri biz okuruz, görevliler yazar, tutanağı verir çıkar giderdik. O dönemlerde en küçük bir şaibe yaşamadık. Şimdi neden böyle derseniz: eh akıl arttı, bereket kalktı…
Gelelim seçimlere, bize göre CHP ve MHP’nin önemli sorunlarından birisi gündemi belirleyicilik vasfının olmayışıdır.
Muhalefet partileri gündem belirlemekte usta olan AKP’nin arkasından ona yetişmek için koşmaktan bitap düşmüşlerdir. Aynen arabanın arka tekerinin ön tekeri takip ettiği gibi yıllardır koşup duruyorlar gündemi yakalayalım diye AKP’nin arkasından. İktidar partisinin başarısındaki en büyük etken bizce toplum mühendisliğindeki üstün başarısıdır.
Seçimlerde AKP’yi yine her zamanki gibi Başbakan Erdoğan sırtladı. Müthiş belagati ve liderlik vasfını kullanarak partisini neredeyse uçurumun kenarından çekip aldı. Bu ne demek şimdi demeyin, yolsuzluk olayları, tapeler, para kasaları, diğer taraftan ayakkabı kutuları, Kur’an Ayetlerini küçümseyici konuşmalar derken, durum birden AKP aleyhine dönüyordu. İşte tam bu noktada Başbakan’ın ustaca manevraları toplumun kanaatinin değişmesini sağladı. Öyle ki bu kozlar AKP’nin elinde olsaydı ortalığı siler süpürürdü.
Gezi olayları vatandaşa doğru anlatılamadı. Gezideki verilmek istenen mesajı vatandaş kendi değer yargılarına göre yorumladı. Ya da vatandaşın yanlış algılaması, yanlış yorumlaması sağlandı.
Seçimin sayısal yorumlamasını herkes kendi açısından yapıyor. AKP’nin oyları 2011 ile kıyaslandığında oylarında 2.5 milyondan fazla düşme, oy oranlarında % 6’lık eksilme görülüyor.
CHP 2011’e göre oylarını üç yüz bin artırmış % 03’lük bir artış görülüyor.
MHP 2011’e göre oylarını 2 milyondan fazla artırmış nerdeyse % 5’lik bir artış sağlanmıştır.
1.5 milyon yeni seçmenin katıldığı bu seçimlerde bu yeni oylar da hesaba katılarak hesaplanmalıdır.
Yaşadığımız bu son seçimin lideri oyların eksilmesine rağmen AKP’dir. Yıllarca süren sağ-sol çatışmaları vatandaşa illallah dedirtti. Tam da onlar birbirlerini yerken AKP aradan fırtıp çıktı.
Bu günkü durumda CHP ile MHP’nin bu hükümeti bırakın yıkmayı, sarsmaya bile güçleri yetmemektedir. Bu seçimle birlikte toplumdaki ayrışma daha belirgin hale gelmiştir. Seçim bitti, yaşasın dostluk, kardeşlik deyip eteklerdeki taşlar dökülebilecek mi, yoksa atılan taşlar yerine yenileri toplanıp savaş tamtamları çalmaya devam mı!
Kimse eteğindeki taşları dökmediği gibi ceplerine de taş doldurmaya çalışıyor gibi bir ortam var. Seçim sonrası sessizlik sizi aldatmasın. Bu fırtına öncesi sessizliğidir. Bu gerginliğin daha epey, en azından ufuktaki seçimlerin sonuna kadar süreceği düşüncesindeyiz.
Ya sonrası derseniz, sonrası ipin sağlamlığına bağlı. Sağlamsa mesele yok. Değilse, hele birde incelirse, işte o zaman kötü, ya koparsa!..
Peki çözüm nerede? Çözüm “birlikten kuvvet doğar” sözünü yaşama geçirmekte.
Ancaak AKP’ye hiç kimsenin yapamayacağını ekonomi yapar yaparsa. Ekonominin değişmeye kötüleşmeye başlaması vatandaşın titreyip kendine döndüğü gün olacaktır. Bugün için cari açığın yüksek olduğu ve bunun ekonomideki kırılganlığı hızlandıracağı, büyüteceği söyleniyor. Türkiye’nin dış kaynak bulmada zorlanacağı ve enflasyonun % 10’u geçmesi olasılığından söz ediliyor. % 10 civarındaki işsizlik oranı da ekonomi için tehlike arz ediyor. Bunlardan da önemlisi bu yıl ödenecek 210 milyar doların nereden temin edileceği de oldukça düşündürücüdür. Uzmanların söylediğine göre de ekonomimiz deprem arifesinde imiş. Ekonomi bozulunca vatandaşın ekonomisi de etkilenecek ve bozulacaktır.
Demek ki önce günün çarı��ı sıkması beklenecek. Gün çarığı sıkınca, çarık da ayağı sıkacak, vatandaş işte o zaman “vay anam” diyecektir.
Bekleyip görelim

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.