SEN KİMSİN?

SEN KİMSİN?

Geçtiğimiz günlerde Belediye Başkanımızın öğrencilerin huzurundaki konuşması gündem oldu. Darbeyi eniştesinden duyan bir başbakanımız vardı. Şimdi bir de Afyon’da petrol bulunduğunu ve Lozan nedeniyle çıkarılamadığını müteahhit arkadaşından duyan bir belediye başkanımız var. Eleştirenlerin ve CİMER kanalıyla bilgi paylaşan devlet kurumlarının açıklamaları o kadar açık ve net ki, artık üzerinde daha fazla konuşmaya bile gerek yok. Konuşulması gereken tek şey Belediye Başkanımızın Kocatepe Gazetesi You Tube kanalındaki söyleşisinde eleştirilerim nedeniyle bana “Sen kimsin” diye hitap etmesi. Bir Belediye başkanından kendisini eleştiren ve gerekçeleri ortaya koyan bir hemşerisini “Sen kimsin” diye aşağılamaya çalışmasını(!) yadırgadım. Madem “Sen kimsin” buyurmuşlar, Madem benim kim olduğumu merak etmişler, ben de anlatayım. Bundan sonra sık sık duyacaksınız, şimdiden öğrenin.
Öncelikle şunu belirteyim “7 göbekten” Afyonluyum. Anam yedi, babam yedi kardeş. Eskiler bilir, sülalemizin lakabı Hacı Hamzalar’dır.
Marulcu Mahallesi’nde doğdum, Dumlupınar mahallesinde büyüdüm. Sırasıyla; Atatürk İlkokulu, Şemsettin Karahisari Ortaokulu ve Afyon Lisesi’nde eğitim gördüm. Tıp doktoru diplomamı İzmir Ege Üniversitesinden, Nöroloji Uzmanı diplomamı İstanbul Şişli Etfal Hastanesinden aldım. (İsteyene gösterebilirim)
Ardından memleketime geldim. Sultandağı Dereçine Beldesinde pratisyen hekim olarak çalışmaya başladım. Arkadaşlarım tıpta uzmanlık sınavına çalışırken ben dernekler kanunu okuyarak “Sağlık Ocağını Geliştirme ve Yaşatma Derneği” kurdum. Burada yaptığımız çalışmalar sayesinde o dönemlerde Türk Tabipleri Birliği ve Sağlık Bakanlığı tarafından ortaklaşa verilen “En İyi Sağlık Ocağı” ve “Yılın Hekimi” ödüllerini aldık. Afyon Devlet Hastanesi acilinde çalıştım. Nöroloji uzmanı olduktan sonra da memleketime dönerek Kocatepe Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalıştım. Devlet Hastanesi’nde, özel muayenehanede çalıştım. İşyeri Hekimliği yaptım. Halen özel bir hastane nöroloji uzmanı olarak çalışıyorum.
Afyonkarahisar Tabip Odası’nın her kademesinde çalıştım. İki dönem Tabip Odası Başkanlığı görevini yürüttüm. “Genç Dostu Afyonkarahisar” projesinde proje koordinatörlüğü yaptım.
Öyle dışarı çıkmam falan gerekmiyor, 2010 yılından beri siyasetin tam ortasındayım. Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanlığı ve 2 dönem İl Başkanlığı, Kurultay delegeliği görevlerde bulundum. Milletvekili aday adayı oldum.
Atatürk ilkelerini benimsedim. Hayatım boyunca hep o çizgide hareket ederek, O’nun yolundan hiç ayrılmadım. Hiç korkmadım, bildiğim doğruları ısrarla söyledim. Söyleyeceğim.
“BEN BİR HİÇİM”
Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:
-Kimsin?
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.” Dudak büküp önemsemediklerini görünce, bu defa Hoca sormuş:
– Sen kimsin?
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş gene Nasrettin Hoca.
– Herhalde belediye başkanı olurum.
– Daha sonra?
– Vezir
– Daha daha sonra ne olacaksın?
– Bir ihtimal sadrazam olabilirim.
– Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: “Hiç.”
– Daha niye kabarıyorsun be adam! Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: “Hiçlik makamında!”
Çok uzun konuşmaya gerek yok. Makamlar geçici, insanlık kalıcıdır. Önemli olan sahip olduklarının bir sonu olduğunu bilebilmektir.
Son Söz; “Sen benim bu alemde ünümü duymadın mı hiç ? Ben bir hiçim, hiç!” Hz Mevlana

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi