“Söylem değil eylem sendikacılığı yapıyoruz”

“Söylem değil eylem sendikacılığı yapıyoruz”

“Söylem değil eylem sendikacılığı yapıyoruz”

Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısına Türk Eğitim-Sen Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan ve Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Türk Eğitim-Sen Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, “Biz söylem sendikacılığı değil, eylem sendikacılığı yaptığımızı her platformda söylüyoruz. Bunu da teşkilatlarımızdan aldığımız güçle ortaya koyuyoruz. Zaman zaman çalışanların ekonomik ve sosyal hakları, zaman zaman da bu ülkenin birlik ve beraberliği için herkes adına mücadele veriyoruz. Bugün kamu çalışanlarına ve bu millete yapılan zülüm de Yüce Allah tarafından mutlaka sorulacaktır. Kamu çalışanları için bu yandaş sendikanın hiçbir mücadelesi yok. Üniversite, Kredi ve Yurtlarda çalışan arkadaşlarımızın hakları gasp edilirken, bunlar olaya sadece ‘benim adamım mı, değil mi’ noktasında bakıyor. Meslek tecrübesi, liyakat asla bunların gündeminde yok. ‘Yeter ki benim yandaşım olsun, en iyi yere gelsin’ diyorlar. Her kademede kendi adamlarını koruyup, kolluyorlar” dedi.
MİLLİ EĞİTİM’İN
BEYNİ YOK OLDU
Özdemir, şöyle devam etti:
“Bakınız; MEB’in beyni yok oldu. MEB’in beyni olan, tecrübeli genel müdürlerin, müsteşarların, şube müdürlerinin hiçbiri şuan makamlarında değil, hepsi havuza alındı. Tecrübeli isimlerin yerine yandaşlarını getiriyorlar. Ama biz, ‘Düşüncesi ne olursa olsun, eğer bu ülkenin geleceği için çaba sarf ediyorlarsa ve eğitime katkısı var ise, o insanlar makamlarda olsunlar. Herkes farklı düşüncelere sahip olabilir ama hizmet noktasında bu ülkenin geleceğine katkı koyuyorlarsa, onların da hak ettiği yerlerde olması gerekir’ diyoruz.”
TEK SENDİKA VAR:
TÜRK EĞİTİM-SEN
Türk Eğitim-Sen Genel Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri M. Yaşar Şahindoğan, ise, “Bugün pek çok sendika var. Onlarla Türk Eğitim-Sen’i kıyaslayabilirsiniz. Bu kıyaslamayı yaptığınızda şunu çok açık ve net olarak görebilirsiniz: Çalışanların hak ve çıkarını korumak için mücadele eden, enerjisini bunun için tüketen, bütün maddi kaynaklarını zorlayan, eylem yapan bir tek sendika var, o da Türk Eğitim-Sen’dir. Diğerlerinin sendikacılık yapmak gibi bir kaygısı zaten yok. Siyasi iktidara yandaş olmakla doğrudan üye kazandıklarını, insanların kendilerine mecbur olduğunu, başka insanların hakkını hukukunu çalarak, kendi yandaşlarına bunları peşkeş çektiklerini, haksız, hukuksuz bir sistem üzerine oturduklarını hepimiz görüyoruz” ifadelerini kullandı.
EL ÖPMEYEN
YÖNETİCİ OLAMADI
Yönetici atamalarına da değinen Şahindoğan; “Burada da daha önce yönetici olan ve sonradan görevinden alınan arkadaşlarımız var. Bu kişiler yöneticilik görevini iyi yapmadıkları için görevden alınmadılar. Bu arkadaşlarımız Türk Eğitim-Sen üyesi oldukları, koltuk ve makam için sendikalarını değiştirmedikleri, birilerinin elini eteğini öpmedikleri için yöneticilik görevlerinden oldular. Onlar makamı, mevkiyi değil, dik ve onurlu durmayı tercih ettiler. Onlar makam mevki kaybettiler ama toplum ve ilahi adalet nazarında çok şey kazandılar. Ben kendilerini dik ve onurlu duruşlarından dolayı tebrik ediyorum” dedi. (Kocatepe Haber Merkezi)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi