ŞÜPHELENMEYECEK MİYİZ?

ŞÜPHELENMEYECEK MİYİZ?

Çok güçlü küresel sermayelerin sağlığımızla oynayıp, olmayan hastalıkları varmış gibi göstererek algı operasyonlarıyla insanları paniğe sokarak üretecekleri aşı ve ilaçlara muhtaç hale getirdiklerini görüp yaşayıp da şüphelenmeyecek miyiz?
SİSTEM NASIL AYARLANIYOR?
Önce küresel sermaye hayırsever vakıflar kuruyor. Bu vakıflarla değişik ülke öğrencilerine burslar veriyor. Zeki, yetenekli olanları İngiltere ya da ABD’de okutuyor, eğitiyor ve hizmetine hazır hale getirdikten sonra ülkesine gönderiyor, akabinde de etkili yerlere yerleştiriyor. Vakıf yanında çok güçlü bir medya tanıtım ve reklam ajansı da gerekli. Çünkü insanların kandırılması, paniğe sokulması illa ki gerekli olacaktır.
Yirminci yüzyılda bu cendereli tezgahı Rockfeller, çağımızda ise BİLL ve MELİNDA GATES Vakfı icra etmektedir.
“Geleceğin hekimleri az ilaçla, insan bedeninin yapısı hakkında bilinçlenmesi, beslenmenin ne olduğunun, hastalık nedenlerini ve bunların önleme yollarının anlatıldığı” bir dünya hayal eden Thomas EDİSON ne kadar yanılmış; görüyor ve yaşıyoruz.”
– Bebekler aşılanıyor
– Grip olanlar aşılanıyor
– Covid’ler aşılanıyor
– Domuz Gribi tehlikesinde domuzlara bir şey yapılmazken, Kuş gribi salgınında bütün kanatlı hayvanlar vahşice katlediliyor.
Bizler; sağlığına ve temizliğine dikkat eden Hz. Peygamberimizi örneklikten uzaklaştırdıkça sıkıntılarla daha çok karşılaşıyoruz. Az yemek, az uyumak, çalışmak hastalık gelmeden önce sağlığın kıymetini bilmek, meşguliyet gelmeden önce boş vaktini bilmek gerektiğini bize öğreteni ne zaman göz ardı etsek problemler de çoğaldı. O’nu iyi anlayıp hayatımıza düzen vermemiz şarttır.
Sağlığı ve Tarımı kullanarak dünyayı bedenler üzerinden ele geçirme stratejisi (hayırsever)! Küresel güçlerin gizli ajandasıdır. Gıda ile sağlığı bozmak, ilaçla öldürmeye ya da devamlı ilaca muhtaç hale getirerek servetlerine servet katmak vahşi kapitalizmin doğasında vardır. Yiyeceklerimizin genleriyle oynandı. Hazır yiyecek, fast food, hamburger, vb. leriyle çeşitli hastalıklar, obezite türü rahatsızlıklar, kalp, damar, tansiyon, kollestrol… arkasından bunalıma ramak kalan insanları depresyona sokup antideprasyon ilaçlarına bağımlı hale getirenleri ne kadar hazindir. Hiç düşünüp kendimize gelmeyi akletmeyecek miyiz?
Bitkisel, doğal tedavi yöntemleri –OTACI kültürü, Peygamber tavsiyeleri hep göz ardı mı edilecek?
1970-1980’ler ve 2000’li yıllara gelinirkenki AŞI ve İlaç devleri hemen hiç değişmeden karşımızdalar; Jonson*jonson – Astra Zeneca, Pfizer, Covid 19 için habire aşı üretiyorlar. 50 yıldır olduğu gibi. Namuslu bilim adamları ve doktorlarımız elbette vardır. Onlardan dileğimiz ve umudumuz yerli aşı ve tedavi yöntemlerine bir an önce kavuşmak için çabalamalarıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi