DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 361542-0,15%
Afyonkarahisar
21°

AÇIK

17:12

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

TAKVA YAZILARI (28) – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
11 Kasım 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 11 Kasım 2011 Cuma 02:00:00
  GÜNAHLARDAN DERHAL MAĞFİRET DİLERLER
“Mü’min günahını üzerine (devriliverecekmiş gibi) duran bir dağ gibi görür (o dağın) üzerine devrilmesinden korkar. Fâcir günahkâr ise günahını burnunun üzerinde duran ve (elini kaldım/erince kaçan) bir sinek gibi görür.” (Buharî Daâvât)”(O muttakiler) çirkin bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri vakit Allah’ı anarak hemen günahları için mağfiret dileyenlerdir. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir?” Muttakilerin en önemli vasıflarından biri de Allah’tan istiğfar dilemektir. Bu vasıf kişinin Allah’ı unutmadığını, devamlı Allah’ın murakebesi altında bulunduğunu hissettiğini, bu dinin sahibi Allah (c.c.)’dan gerçekten ittika ettiğini gösterir. Eğer bir kişi günahlarının bağışlanmasını kendini yaratan Allah’dan istemiyor ve O’na niyazda bulunmuyorsa O’nun müttakiliği nerede kalıyor?
Cenabı Allah bir başka ayet-i kerimede muttakilerin vasfını şöyle belirtiyor: “Takvaya erenler, şeytan tarafından bir arızaya uğratılınca (Allah’ı) hatırlar, anarlar ve hemen gerçeği görürler” (el-Araf, 7/201).
“Ey Rabbımız, biz iman ettik, bizim günahlarımızı yarlığa ve bizi o (cehennem) ateşinin azabından koru “diyenler, sabredenler, sadıklar (Allah’a) boyun eğenler, infak edenler ve seherlerde Allah’tan mağfiret isteyenlerdir” (Âlu İmran, 3/16-17).
Hatada ısrarlı olmamak:
“(Muttakiler) bir de işledikleri (günah) üzerinde bile bile ısrar etmeyenlerdir” (Âlu İmran, 3/135).
Cihad Etmek:
“Allah’a ve ahiret gününe iman edenler mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek (ten kaçınma) hususunda senden izin istemezler. Allah muttakileri bilendir (et-Tevbe, 9/44).
“Ey iman edenler, küfre sapanlardan size en yakın olanlarla savaşın. Siz de bir güç ve caydırıcılık görsünler. Ve bilin ki gerçekten Allah muttakilerle beraberdir (et-Tevbe, 9/123).
Cennet Muttakiler/Takva Sahipleri İçin Hazırlanmıştır
Cenâbı Allah Kur’an-ı kerimde takva sahipleri için hazırlamış olduğu ve genişliği gökler ve yer kadar olan cennetten söz eder ve muttakilere cennete koşun der.
“Ve sêirû ilê mağfiretin min rabbiküm ve cennetin arDuhassemâvâtü vel arDu. Üıddet lil müttegîn (e) (3/Ali imran–133) “Rabbinizin mağfiretine/bağışına ve takvâ sahipleri/Allah’tan sakınanlar için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun! (Ali imra 3/133)
“Ellezîne yünfigûne fisserrêi veDDarrâi vel kâZımînel ğayZa vel Âfîne aninnâsi. Vallâhu yühıbbul muhsinîn ( e )
“O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever. (3/Ali İmran-134)
“Vellezîne izê fealû fâhişeten ev Zalemû enfüsehüm zekerullâhe festeğferû li zünûbihim. Ve men yağfiruzzünûbe illellâhü. Velem yüSırrû alâ mâ fealû vehüm ya’lemûn ( e ) (3/Ali İmran-135)
Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendile-rine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler. (3/Ali imran -135)
“Ülâike cezâühüm mağfiretün min rabbihim ve cennêtün tecrî min teHtihel enhêrü hâlidîne fîhê. Ve nı’me ecrul âmilîn (e ) (3/Ali İmran-136)
İşte onların mükâfatı, Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir! (Ali İmran3/136)
Kur’an’ ı Kerimde Muttakilerin karşılaşacakları mükâfatlar şöyle belirtilmektedir
Cennete, meleklerin refakatinde emniyet içinde girecekler.
“ Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise bölük, bölük cennete sevk edilir. Oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara;’selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedi kalmak üzere girin buraya ‘ derler.” (39/Zümer-73)
“Onlara,’girin oraya esenlikle, güven içinde’ denilir.” (15/Hicr-46)
“Oraya(cennete) selametle girin. İşte bu, ebedi yaşamın başladığı gündür. Orada kendileri için her şey vardır” (50/Kaf,34-35)
“Haydi, girin cennete, Size korku yok, siz üzülecek de değilsiniz” (7/A’raf-49)
Artık,”İyiler kesin kes cennettedirler. Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar. Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün (fark edersin). Onlara mühürlü saf bir içki sunulur. Onun sonu misktir. İmrenenler ona imrensinler. O, Allah’ yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.” (83/Mutaffifin-22-28)
“Koltuklara yaslanmış olarak, ne yakıcı bir sıcak hisseder ve ne de dondurucu bir soğuk. Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların meyvelerini koparmak onlara kolaylaştırılmıştır. Kendilerine gümüş kaplar ve billur kâselerle hizmet sunulur. Büyüklüğünü, hizmet sunanların tespit edeceği billur gümüş kâselerle ölçüp, ölçüp dağıtırlar. Orada zencefil karışımı bir kadehle kendilerine ikram edilir. O cennet pınarına “Selsebil” denilir. Çevrelerinde hiçbir zaman ihtiyarlamayacak olan gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış inciler sanırsın. Onun neresine baksan, bol nimet ve büyük bir saltanat görürsün.” (76/İnsan–13-20)

Not: Arapça ayet metinlerini Türkçe harflerle yazarken sad harfi büyük S, peltek zel ve peltek se harflari küçük ve koyu olarak (z,s), s,z harfleri küçük renksiz , Zý harfi büyük Z ile, Tý harfi büyük T, te harfi küçük te, Dat harfi büyük D, dal harfi küçük d ile göste-rilmiþtir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.