DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 322731-1,17%
Afyonkarahisar
23°

AÇIK

03:29

İMSAK'A KALAN SÜRE

TAKVA YAZILARI (5) – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
12 Ekim 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 12 Ekim 2011 Çarşamba 03:00:00
  TAKVA HAYÂ ELBİSESİDİR
Takvânın anlamı konusundaki ilginç örneklerden biri de onun “hayâ” ile ilişkisini gösteren A`râf sûresinin 26. âyetidir:
“Yâ benî âdeme gad enzelnâ aleykum libâsen yuvârî sev’âtikum ve rîşâ(rîşâen). ve libâsut tagvâ zâlike hayr(hayrun), zâlike min âyâtillâhi leallehum yezzekkerûn(yezzekkerûne).” (7 / A’raf – 26)
“Ey Âdemoğulları! Sizlere ayıp yerlerinizi gizleyip örtecek elbise ve süslenecek şeyler (elbise) ve takva elbisesini indirdik. Bu daha hayırlıdır. İşte bu Allah’ın ayetlerindendir. Böylece onlar tezekkür ederler.” (7/A’raf-26)
Burada “takvâ elbisesi” deyimi kullanılarak dolaylı bir üslûpla takvâ, günah duygularını örtüp kapatan, bastıran ve böylece günah işlemeyi önleyen bir koruyucu, ruhu bezeyen bir erdem şeklinde takdim edilmektedir. Yani elbise bedeni kapattığı, koruduğu ve süslediği gibi takvâ da hem ruhumuzun kötü duygularını örter hem de ruhumuzu süsler. Böyle olunca takvâ sahibi kişinin kaba, haşin, haksız, isyankâr, şehvet düşkünü, aç gözlü, edepsiz, hayâsız olması düşünülemez. Takvânın aynı zamanda bir kibarlık erdemi olduğunu gösteren âyetler de vardır (meselâ bk. 2/Bakara -189; 49/Hucurât-1).
“Yes’elûneke anil ehilleh(ehilleti),gul hiye mevâkîtu lin nâsi vel hacc(haccı), ve leysel birru bi en te’tûl buyûte min zuhûrihâ ve lâkinnel birre menittegâ, ve’tûl buyûte min ebvâbihâ, vettegûllâhe leallekum tuflihûn(tuflihûne).” (2/Bakara -189)
“Sana, hilâl seklinde yeni doğan ayları sorarlar. De ki: Onlar, insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir. İyi davranış, asla evlere arkalarından gelip girmeniz değildir. Lâkin iyi davranış, korunan (ve ölçülü giden) kimsenin davranışıdır. Evlere kapılarından girin, Allah’tan korkun, umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (2/Bakara -189)
“Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tugaddimû beyne yedeyillâhi ve resûlihî vettegûllâh(vettegûllâhe), innallâhe semîun alîm(alîmun).” (49/Hucurat -1)
“Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’ın ve O’nun Resûl’ünün önüne geçmeyin. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah; en iyi işiten, en iyi bilendir.” (Hucurat 49/1)
Burada önemle vurgulanması gereken husus, takvânın daima tâzim, hürmet, saygı gibi kelime-lerle ifade edilen yüksek ahlâkî fazilet için kullanıldığıdır. Fakat takvâ, her şeyden önce Allah’a, O’nun koyduğu kurallara saygıdır; bunları ihlâl etmekten sakınmaktır. Takvânın bu şekilde saygıyı ifade ettiğini gösteren güzel bir örnek de Hac suresinde (30-32. ayetlerde) geçer:
“zâlike ve men yuaZZım hurumâtillâhi fe huve hayrun lehu inde rabbih(rabbihî), ve uhıllet lekumul en’âmu illâ mâ yutlâ aleykum fectenibûr ricse minel evsâni vectenibû gavlez zûr(zûri).” (22 / Hac – 30)
“Durum böyle. Her kim, Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kilindi. O halde, pislikten, putlardan sakinin; yalan sözden sakinin. (22 / Hac – 30 )
“zâlike ve men yuaZZım şeâirallâhi fe innehâ min tagvâl gulûb(gulûbi).” (22 / Hac – 32)
“Durum öyledir. Her kim Allah’in hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvasındandır.” (22 / Hac-32)
Benzer bir yaklaşım aynı sûrenin 37. âyetinde geçen,
“Len yenâlellâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut tagvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn(muhsinîne).” (22/Hac -37)
“Kurbanlarınızın etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz; fakat O’na sizin takvânız ulaşır” meâlindeki âyette görülüyor. Bu âyet açıkça, bütün dinî ve ahlâkî faaliyetlerimizi Allah’a saygı ve O’nun rızâsını kazanma niyetiyle yapmamız gerektiğini gösteriyor.” (22/Hac -37)
“Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), “Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder” dedi.” (Maide-27.)
Bu ayetten anlıyoruz ki başta kurban ibadeti olmak üzere bütün ibadetler ancak Allah rızası için ve canı gönülden yapılmalı, ibadet gösterişten ve şirkten uzak olmalı işte bu tür ibadetler takva sahiplerinin ibadetleridir. Allah ancak kendisinin emrine uyan, karşı gelmekten sakınan kullarının kurbanlarını ve ibadetlerini kabul eder.

Not: Arapça ayet metinlerini Türkçe harflerle yazarken sad harfi büyük S, peltek zel ve peltek se harflari küçük ve koyu olarak (z,s), s,z harfleri küçük renksiz , Zý harfi büyük Z ile, Tý harfi büyük T, te harfi küçük te, Dat harfi büyük D, dal harfi küçük d ile gösterilmiþtir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.