TİLKİ VAAZ VERİYOR! AMAN DİKKAT

TİLKİ VAAZ VERİYOR! AMAN DİKKAT

Öncelikle şunu belirteyim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir anayasası var. Anayasa var da, uyan yok.
Bir kere Anayasımız uygulamakla görevli mahkemeler kanuna uymuyor. Anayasa Mahkemesi (AYM) ‘Enis Berberoğlu’nun milletvekilliğiyle ilgili hakları çiğnenmiştir.’ demesine rağmen yerel mahkeme, ‘Ben buna uymam.’ diyebiliyor.
Anayasamızın 103. maddesi; Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığını öngörüyor. Takan var mı? Hayır.
Anayasamızın 22 maddesi; “Herkes haberleşme özgürlüğüne sahiptir.” diyor da, sosyal medyada özgürlük var mı? Hayır.
Anayasamızı 26. maddesi; “Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama hakkına ve yayma hakkına sahiptir” diyor. Basın açıklamasıyla düşüncelerimizi ifade etmemize izin veriliyor mu? Hayır.
Anayasamızın 28. maddesi: “Basın hürdür, sansür edilemez” diyor. İçinizden gülmek geldi değil mi?
42. maddede; “Kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz… Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetiminde yapılır.” diyor. Bu maddeye uyuluyor mu?
Madde 74; “Herkes dilekçe verebilir” diyor, ancak şu günlerde halka açık mektupları whatsup grubundan paylaşmak bile tutuklanmak için yeterli sebep sayılıyor.
67. maddede; vatandaşlarımızın seçme ve seçilme hakkı olduğu belirtiliyor. O zaman onlarca Belediye başkanı, siyasetçinin yerine kayyum neden atanıyor.
***
Anayasa değişikliğinin Meclis’te kabul edilebilmesi için en az 400, referanduma sunulabilmesi için ise en az 360 milletvekilinin desteği lazım. Parlamentoda oy hakkı bulunmayan TBMM Başkanı ile birlikte 289 sandalyesi bulunan AKP’nin, 48 milletvekili bulunan MHP ve 1 milletvekili bulunan Büyük Birlik Partisi destek verse bile, 338’e ulaşan toplam rakam anayasa değişikliğini Meclis’ten geçmesine yetmiyor. Yani Meclis aritmetiğine göre başka bir muhalefet partisi destek vermezse, böyle bir anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçme şansı bulunmuyor. Yani Cumhur ittifakının anayasayı değiştirme şansı yok. Peki o zaman, AYM kararlarının bağlayıcı bulunmadığı, mevcut anayasanın insan hakları ve temel değerlere ilişkin hükümlerinin iktidar tarafından uygulanmadığı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına aykırı adımlar atıldığı bir ortamda AKP niye bu konuyu gündemde tutuyor. “AYM kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum” diyen sayın Erdoğan’ın beklentisi ne?
İktidarın, ilk düşüncesi gündemi belirlemek. Kepenk kapatan esnafın, işsiz kalan milyonların, geçinemedikleri için pazar artıklarıyla karınlarını doyurmaya çalışan insanların konuşulması yerine gündemi kendisi belirlemek istiyor. Bu günlerde sürekli olarak değişik konular gündeme getiriliyor. Yok efendim “Aya gidiyormuşuz”, “Boğaziçili öğrenciler teröristmiş” falan. Şimdi de tamamen sivil “Yerli ve Milli Anayasa” gündemde tutulmaya çalışılıyor. Zaten meclisten geçmeyeceğini bildiği bir teklif ile hem gündemi meşgul etmek, hem de kendisine demokrat bir kisve vermek. Diğer yandan parlamenter sistem konusunda ortak çalışma zemini arayan muhalefetin de yeni anayasa değişikliğine “hayır” demesi halinde siyaseten köşeye sıkışacağının hesabı yapılıyor. Bir taşta üç kuş.
AKP iktidarlarında Anayasa değişikliği nedeniyle 3 kez referanduma gidildiğini, her referandumdan sonra hak ve özgürlüklerimiz ve yönetim modelimizde yapılan değişikliklerin demokrasimizi nasıl körelttiğini de hatırlatmak isterim. Hatırlayın, referandumda “12 Eylül’ün izlerini sileceğiz” diye oy istediler, OHAL kararnameleri sonrası o dönemi bile arar olduk.
Son Söz; “Tilki vaaz vermeye başladığında gözünüz tavuklarda olsun!”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi