TUHAF – Kocatepe Gazetesi

TUHAF – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt 24 Mart 2010 Çarşamba 02:00:00
  İlginç memleketiz doğrusu… İnsanımıza has özelliklerden midir, yoksa havadan-sudan mıdır bilinmez, tuhaf olaylar memleketimizde yaşanır.
Mermer memleketi olan bir ilde yapılan hastaneye Çin’den gelen granitler bizde döşenir. Trilyonlarca liralık yatırımla inşa edilmiş bir havaalanı varken, 60 km öteye yeniden trilyonlarca lira harcanarak yeni havaalanı bizde yapılır. Kilometrelerce duble yol yapılıp tamamlanan yol, Şahitler Kayası önündeki üst geçit ile Demirçevre Köyü yakınındaki demiryolu üst geçidine geldiğinde bizde tek şeride düşer. “Bulvarınız hayırlı olsun” diye tantana ile açılışı yapılan yolun bir şeridi ancak bizde otopark olarak kullanılır.
Her inşaat sezonu öncesinde “Bu yıl şantiyeler şehri olacağız” beyanatları bizde verilir, ancak kurulan şantiyeler apartman inşaatlarından öteye geçemez.
Şehrin orta yerinde bacasını tüttüren bir çimento fabrikası bulunan başka memleket duydunuz mu? Ya da bu fabrikaya nazır yapılması planlanan “ultra lüks” “vizyon proje”ler bizden başkasında var mıdır?
Yollarındaki trafik seyri hemen her yıl değiştirilen, bordürlerine demirler dikilip, neredeyse 6 ayda bir sökülen başka bir kent var mıdır?
Bölgesine ekonomik canlılık veren SEKA örneğinde olduğu bir özelleştirme örneği ortada iken, kalan tek “altın yumurtlayan tavuk” olarak Şeker Fabrikası’nın satılmasına yönelik planlar bizde yapılır.
İşte size Anadolu Ajansı’nın önceki gün geçtiği haber: “İscehisar ilçesi Cevizli köyünde 62 bin fidan dikimini öngören proje, mahkemeye başvuran Bayat ilçesi Yukarı Çaybelen köyü muhtarının, Etem Çamlı’nın ”Fidan dikilecek arsa bizim” itirazı üzerine, Kaymakamlık’ça durduruldu”
Bunların sayısını artırmak mümkün. Tüm bu olumsuzlukları sıralayarak neşenizi kaçırmak istemeyiz. O nedenle “tuhaflıklarla” ilgili bir yurt turu yapalım istedik. Tek “tuhaf” kentin biz olmadığımızı anlatmak babında…
BUNLAR TURKIYE’DE OLUYOR
Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler. İçenler, sigaralarını çakmak ya da kibritle yakarlar. Ve bunların bir çoğu da kanserden ölür. Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir işçinin, sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye’de görülmüştür, Karabük’te…
Bütün dünyada haşerat, özellikle sivrisinek vardır, buralarda da sinek ilacı kullanılır. Ama, sivrisinek yutup da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına Shelltox sıkmak suretiyle zehirlenip ölen, Türkiye’dedir. İstanbul, Sultanbeyli’de…
Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip tıraş olurlar Ama hiçbir berber, rahatlatmak amacıyla müşterinin kafasını sağa sola kanırtırken adamın boynunu kırıp onu öldürmemiştir. Türkiye’de öldürmüştür, Erzurum’da…
Dünyanın hiçbir yerinde bankamatikten para çekmek için düğmeye bastığınızda elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz. Türkiye’de ölürsünüz, Bozcaada’da…
Dünyanın hiçbir yerinde, otoyolda giderken radyoda duyduğu göbek havası eşliğinde göbek atmak için arabayı ‘sağ şeride çeken’ ve az sonra da arkadan gelen arabanın çarpması sonucu ölen bilinmez. Türkiye’de bilinir, Adapazarı’nda…
Nüfus sayım günü sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş otoyolda (Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur ve olamaz) sayım görevlisi ‘bariyerlere’ çarpıp ölmez. Burada ölür, Gebze’de…
Dünya’nın hiçbir yerinde aynı işyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasında çalışmakta olan ve her ikisi de ‘mobilet’ kullanan bir baba-oğul, birisi işten çıkıp eve gider, öteki evden işe gelirken bir kavşakta karşılaşmazlar ve birbirlerine selam vermek için ellerini kaldırınca çarpışıp her ikisi de ölmezler. Burada olur, Konya’da…
Dünyanın hiçbir yerinde marangoz atölyesinde çalışan işçiler paydosta üzerlerindeki talaşları temizlemek için birbirlerine ‘kompresör’ tutarlarken, biri ötekine şaka yapmak için kompresörü onun arkasına tutmaz, öteki de ‘şaka öyle olmaz böyle olur’ diye aynı kompresörü berikinin makatına sokmaz ve adam bağırsakları patlayarak ölmez. Bizde olur, İstanbul, Ayazağa’da…
Dünyanın hiçbir yerinde gemi mühendisi kazanı kontrol etmek için kazana girdiğinde biri gelip kazanın kapağını kapatmaz ve sonra da gemi yola çıkmaz. Bizde olur, Kocaeli, Dilovası’nda…
D��nyanın hiçbir yerinde bir adam ayakkabısının içine kaçan taştan kurtulmak için elektrik direğine yaslanıp ayakkabısını çıkarıp silkelediğinde, yoldan geçen bir başkası onu elektrik çarptığını sanmaz ve elektrikle bağlantısını kesmek amacıyla kafasına kürekle vurarak onu öldürmez. Bizde öldürür, Rize’de..

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi