DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 3623980,41%
Afyonkarahisar
20°

KAPALI

03:25

İMSAK'A KALAN SÜRE

Yapay Kurgulardan Gerçek Bilgiye – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
13 Ocak 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Talha Emir 13 Ocak 2011 Perşembe 02:00:00
  Kötüyü yazıp onu reklam etmek acı bir hadisedir muhakkak. Ne var ki birkaç kelâm ederek konuya biraz iyilik katmağa çalışmak dâhi vazifemiz olmalı.
Gündem mâlum; diziler, salıverilmeler, fuhuş çeteleri…vs. Cidden insanın yani insan kalmaya çalışanın midesi almıyor bunlardan bahis açmayı.
Dönüp dönüp hep karamsar tablo çizesi de olmak istemiyoruz. Çözümler üzerine, yapıcı tenkitler üzerine yoğunlaşmak daha evla. Amma ve lâkin halkımızın da iyiden yana, çözümden yana ne kadar istekli olduğu tartışılır.
Önümüze gelen hazır ne varsa -velev ki kötü dâhi olsa- tüketmeye pek bi’ meyilliyiz. Hepten fastfood’çu olduk çıktık! Dengeli beslenmeyen insanların sağlıksız kalması gibi doğru bilgi sahibi olmadan da yanlış fikirlere kapılıyoruz.
Elbette bunda sadece halkı suçlamamak lazım. İdarecilere de büyük vazifeler düşüyor. Halkı yönlendirme de, onları doğru bilgilendirme ve eğitme de ellerini taşın altına koymalılar.
Büyük şirketler özel günler de ya da tatillerde yaptıkları şaşaalı organizasyonlar gibi neden mesela bu eğitim konusunda kesenin ağzını açmazlar?
Birkaç sene önce gazeteniz Kocatepe, pazar-yerindeki cinayet üzerine bir eğitim hamlesi başlatmak için girişimlerde bulunmuştu mesela. Olmadı…
Haberlerde gördünüz mü bilmem; Ankara’nın Yenimahalle Belediyesi pazarcı esnafına 4 ay sürecek bir eğitim vermeye başlamış. Eğitimin temeli müşteriye karşı davranış ve diksiyon… İnsana karşı görgü kuralları da diyebiliriz buna! Kocatepe olarak bunu daha geniş kapsamlı bir eğitim programı olarak düşünmüştük. STK’lar, AKÜ, Müftülük…vb. gibi eğitime dair sözü olan her kurum ya da kuruluş bu işin bir parçası olabilirdi. Bilmem, yeni Valimizle birlikte bu yeniden gündeme gelebilir mi?
Durum şu ki asla boşluk bırakmaya gelmi-yor. Boş bıraktığınızı sandığınız yer hemen birileri tarafından aleyhte dolduruluyor.
Eğitim eksiğimizin olduğu aşikâr mesela.
Yani şu kadar okulumuz, bu kadar öğretmenimiz var diye hiç boşuna sevinmeyelim. Eğer öyle ise bugünkü gençlerden şikayetimiz niye? Neden her konuşmamızda “Bizim zamanımızda bugünkü gençlerin yaptığının onda birini yapsak ya babamızdan sopa yer, ya okulda ceza alır ya da mahalleye sokulmazdık” diye şekvacı oluruz.
Demek ki eğitim dediğimiz olgu ülkemiz şartlarında hâlâ bir düzene oturmuş, istenen kaliteye ulaşmış değil. Zaten bu sebepten özel okulların, üniversitelerin hatta dershanelerin açılması! Yani okullarda verilen eğitim, insana bakan erdemli ve iyi olmak kısmını eksik tutmanın yanında matematik, coğrafya, türkçe…vb. gibi konularda bile eksik ki özel dershaneler var, etüd merkezleri var, özel öğretmenler var.
O zaman ne yapmalı? İşi biraz mecburiyete bindirmeli galiba… Her kurumsal şirket, kendi personeline hizmet içi eğitim aldırır. Amaç işinin kalitesini arttırmaktır. Öyleyse aynen bunun gibi odalar, sendikalar, kurumlar, dernekler ve diğer STK’lar gerekirse Valilik ve Belediye desteği ile üyelerine, çalışanlarına eğitim derslerini şart koşmalı.
Ama iki kanadı da olan bir eğitim!
Yani hem insana dair, ahlâka dair, erdeme dair bir eğitim hem de düşünen, sorgulayan, bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmayacağı öğretisinde bulunan bir eğitim!
Özel bir kuruluş Aile Okulu adı altında ders-lere başlamış mesela. Bunun gibi eğitim veren kişi ve kuruluşlara destek olunsun bu eğitim toplumun her kesimine yayılsın; iyi olmaz mı? Millet Hamamı’nda da Baba Destek Programı adı altında yine babalara eğitim veriliyor.
Şimdi Esnaf Odası, üyelerini toplayıp Ankara’daki Yenimahalle Belediyesi’nin yaptığı gibi böyle bir eğitim verdiremez mi? Ve devamında yine güncel konulara değinilerek Osmanlıyı, Kanuni’yi kaynaklarla anlatacak bir uzmanı halkın önünde konuşturamaz mı? Yüzeysel değil derinlemesine, sallama ve karalama değil bilimsel göz ile konular halkı direkt muhatap alarak anlatılamaz mı? Ama bir defalık ve göstermelik değil, belirli periyodlarla daimi hem de gerekirse davranış izleme cetveli ile!
Bunların hepsi olur lâkin önce niyet! Gözü namazda olmayanın kulağı ezanda olmaz denir. Eğer ki şu pop kültüründen, önüne geleni tüket anlayışından halkımızı kurtarmamız gerekiyor öncelikli olarak büyük küçük makam sahiplerinin millî bilinç elbisesini giymesi ya da biraz harekete geçmesi gerekiyor.
Menfaatlerimize dokunulduğu zaman nasıl şevk ile çalışıyorsak aynı şekilde toplum menfaati için de böyle çalışmamız lazım.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.