YARIM ELMA’YA  YAPILAN YANLIŞ

YARIM ELMA’YA YAPILAN YANLIŞ

Afyonkarahisar’ın göz bebeği yardım kuruluşlarından birisi malumunuz olduğu üzere Yarım Elma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’dir. Bu dernekteki “gönüllü” isimler Afyonkarahisar’ın garibine, gurebasına, karşılıksız bir şekilde yardım dağıtabilmek için gece-gündüz çalışıyorlar. Afyonkarahisarlılar’ın zekatlarından toplanan meblağlarla “zekat” hassasiyeti gözetilerek yardımlar dağıtılmaya çalışılıyor. Yarım Elma’ya geçmişten bugüne emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Son günlerde İŞ-KUR ile yaşadıkları sıkıntılar Yarım Elma Derneği’nin gönüllü yöneticilerini oldukça üzdü. Yarım Elma Derneği Başkanı Erol Öztürk başta olmak üzere Yarım Elma’nın gönüllüleri hem haksız uygulamalar, hem de gördükleri muamele nedeniyle oldukça mustaripler.
Yarım Elma Derneği yöneticilerini ve haliyle biz Afyonkarahisarlılar’ı üzüntüye sevk edilen olayları Yarım Elma Derneği Başkanı Erol Öztürk’ten dinledik.
Yarım Elma Derneği, pandemi sürecinde İŞ-KUR tarafından ülke genelinde başlatılan iş başı eğitim çalışmalarından yararlanmak üzere bir personel alır. Aynı uygulamadan bir çok dernek ve sivil toplum kurumu yararlandığı gibi yüzlerce işletmede yararlanmıştı malum olduğu üzere. Ancak Yarım Elma Derneği’ne geçtiğimiz günlerde bu uygulamada usulsüzlük olduğu gerekçesiyle İŞ-KUR’dan bir ceza bildirimi gelir. Derneğe kesilen 7400 TL cezayı görüşmek üzere Yarım Elma Derneği Başkanı Erol Öztürk ile Dernek yöneticilerinden Melih Yurter, İŞ-KUR İl Müdürü Ahmet Karakaya’yı makamında ziyaret ederler. Yarım Elma Derneği yöneticileri aldıkları cevaplar ve gördükleri muamele nedeniyle neye uğradıklarını şaşırırlar.
Yarım Elma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erol “Yarım Elma Derneği pandemi sürecinde işbaşı programından yararlanarak bir personel istihdam etti. Bize İŞKUR’dan işbaşı eğitim programı kapsamında bu personelimiz için 3 ay destek verileceği, daha sonraki aylarda personeli çalıştırmaya devam ettirmemiz gerektiği söylendi. İstenen evrakları tamamlayıp İŞKUR İl Müdürlüğü’ne teslim ettik. Bizden istenilen evraklar içerisinde Yetkili imza sirküsü de istenmişti. Biz de imza sirküsünün Dernek genel kuruldan sonra çıkarıldığını, şirket olmadığımızı, ticari menfaat güden yapımızın olmadığını belirterek konunun Valilik Dernekler Müdürlüğü’ne sorulmasını istedik. İŞKUR’daki memurlar Dernekler Müdürlüğü’nün ilgili yazısını aldıktan sonra bize işlemlerin tamamlandığını bildirdiler. Başvurumuz kabul edildi ve personelimiz işe başladı.” dedi.
Öztürk şöyle devam etti: “Bu konu kapandıktan bir ay sonra İŞKUR bize resmi bir yazı göndererek, çalıştırdığımız personel için ödenen tüm ücretleri 7400 TL’yi Derneğimizden talep etti. Biz de İŞKUR İl Müdürü Ahmet Karakaya beyi, Başkan Yardımcımız Melih Yurter, Dernek Müdürümüz Seydi Yılmaz ile birlikte ziyaret ederek Derneğimizden talep edilen 7400 TL’nin gerekçesini öğrenmeye gittik. İŞKUR Müdürü çalışan memurun hata yaptığını ve o dönemde kendisinin izinli olduğunu, hatanın yeni anlaşılabildiğini ve istenilen bedelin de bu hatadan kaynaklı ceza olduğunu belirtti. Biz kendisine hatanın denekten kaynaklanmadığını, personelin hatası olduğunu belirterek ona göre işlem yapılmasını talep ettik. Bir zekat müessesi olan derneğimizin bu bedeli ödemesinin doğru olmayacağını, gerekirse yöneticiler olarak bu bedeli ödeyeceklerini ama personel hatasının böyle düzeltilemeyeceğini dile getirdik. Sayın Müdür kendisine din gibi, zekat gibi konularla gelinmemesini belirterek, bu paranın dernek tarafından ödenmesi gerektiğini, kayıtlara giren işlem için yapabilecekleri bir şey olmadığını söyledi. Biz Devlet Memurları Kanunu’nu bilen, bu parayı ödeyebilecek güçte olan insanlarız. Ama İŞ-KUR gibi bir devlet kurumunun böylesi hatalar yapmaması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca devlet memurlarının siyasi iradeye dayandığını sanarak vatandaşa karşı uyguladıkları böylesi tavırları da kabul etmiyoruz. Sayın Valimiz ve milletvekillerimiz konuyla ilgileniyorlar. Konunun vatandaş ve derneğimiz lehine sonuçlanacağına eminiz.”
***
İşte böyle… Yarım Elma Derneği sizce de tavrında ve yaklaşımında haklı değil mi? Devlet kurumlarına müracaatta bulunan her vatandaş tüm bürokratik işlemleri bilmek zorunda değil ki… Görevli memur “İşleminiz tamam” dediği zaman hepimiz gönül rahatlığıyla dönüp gitmiyor muyuz? Ya da aksi durumda, “Şu belge lazım, şu eksiğiniz var” denildiğinde işinin yürümesini isteyen herkes konunun gereğini yerine getirmeye çalışmaz mı? Hal böyle iken “memur hatası”nı yardım kuruluşunda gönüllü hizmet vermeye çalışanları yıkmak ne kadar doğrudur? Hele ki bir de bu yardım kuruluşu Müslümanların zekatlarını layıkıyla yerine ulaştırmaya çalışıyorsa…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi