Yaşın 40’a ulaştı mı?

Yaşın 40’a ulaştı mı?

Biz 40 yaşını geçenlerdeniz, 1976 yılında dünyaya gelmişiz. Benimle aynı yaşıt olan bir kardeşim “Yaşın 40’a ulaştı mı?” diye başlayan aşağıdaki mesajı gönderdiğinde açıkça söylemek gerekirse, ürperdim. Benim gibi yaşı 40’ı geçenlerin de faydalanması gerektiğine inanarak bu “ürpertici” mesajı sizlerle paylaşmak isterim:
***
Yaşın 40’a ulaştı mı?
Eğer kırk yaşındaysan veya kırka yaklaşmışsan yahut kırkı geçmişsen,
bil ki Kuran’ın kendisine has bir dua bildirdiği tek yaş kırk yaştır:
“ Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der:
‘Rabbim bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi ve senin razı olacağın salih amelleri işlememi bana ilham et.
Neslimi de salih kimseler yap.
Şüphesiz ben sana döndüm.
Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” (Ahkaf/15)
Alimler bu duanın önemini vurgulamışlar, amelin kabulüne sebep olacağını söylemişlerdir.
Zira arkasından şu ayet gelir:
“İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar.
Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir vaattir.” (Ahkaf/16)
Ey kırk yaşına girmiş kişi, kendini ahirete hazırla!
Kırk veya elli yaşına giren kişi, bilmelidir ki büyük ihtimalle kalan süre geçenden daha azdır. Geçip giden süre bir göz açıp kapaması gibi gelir insana.
Öyleyse kalan kısım daha da çabuk geçecektir.
Kırk yaşına ulaşan kimseye uyarıcı gelmiş demektir! Kırk yaş demek, kırk bahar, kırk yaz, kırk kış demektir…
Ömrün yarısı civarıdır…
Ve karşısına şu soru dikiliverir:
“Geçip giden kırk senede neler kazandın?”
Eğer kırk yaş civarındaysan, muhatap olduğun neslin yarısı şimdi toprak altındadır. Belki kendi akranlarından bile göçenler vardır. Şu sözü iyi anlaman lazım: “Sizler önden gidenlersiniz, bizler de size yetişeceğiz…”
Bir yolculuğa çıkan kimse, sürenin yarısını geçince dönüş hazırlıklarına başlar. Biletini alır, işlerini ayarlar, dönüşü düşünmeye başlar.
İşte kırk yaşını geçen de dönüşü düşünmeye başlamalıdır.
Mesele ölüme inanmak değil, ölüme hazırlanmaktır!
Ne zamana kadar?
Artık Rabbine yönelmenin vakti gelmedi mi?
Kırk yaş Allah’tan sana bir mesajdır:
“Ey kulum, buluşma vakti yaklaşıyor, buna hazır mısın?”
RABBİM ÖMRÜMÜZÜN KALAN KISMINI GEÇEN KISMINDAN GÜZEL EYLESİN
TENKİDİ KABUL
Geçtiğimiz günlerde Türkeli Gazetesi’nin kıdemli köşe yazarı, Afyonkarahisar’ın önde gelen kalem erbaplarından Galip Leblebicioğlu amcamızın aklımıza getirmesi vesilesiyle Cıloılu Deli Bekir merhumdan dörtlükler paylaşmıştık. Galip Amca bu yazımızın ardından hak etmediğimiz övgü cümlelerinin sonuna bir de “tenkit” eklemiş bizimle ilgili.
Aldık, kabul ettik, hatamız için özür diliyoruz.
Şöyle ki; Harabi rumuzunu kullanan Merhum Cıloğlu Deli Bekir’in şu dörtlüğündeki bir kelimenin günümüz diline çevirisinde hatamız olmuş:
Benim için şekavet (şikayet) çok
Canım için hazırlık yok
Attı sineme felek ok
Defnedin beni kabre tortop
Harabi’nin (Şekavet) kelimesinin günümüzdeki “şikayet” kelimesine karşılık geldiğini yazmışız. Galip Amca’nın “tenkidi”nden öğrendik ki “şekavet”in günümüzdeki karşılığı şikayet değil, “şüphe, tereddütler” imiş. Bu “tenkidi” memnuniyetle kabul ediyor, hatamızı düzeltiyoruz bu vesile ile.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi