DOLAR 18,8383 0.1%
EURO 20,3282 -1.12%
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN 4404130,22%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Murad Tiryakioğlu

Murad Tiryakioğlu

17 Ağustos 2013 Cumartesi

17 Ağustos’tan Geriye Kalan… – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murad Tiryakioğlu 17 Ağustos 2013 Cumartesi 03:00:00
  Bugün 17 Ağustos 2013 Cumartesi…
Hafta sonunun ve yazın son demlerinin rehaveti üzerimizde…
Kimileri işyerinde, çalışmak zorunda…
Kimileri hafta sonu tatilini değerlendiriyor balkonunda, bahçesinde; daha şanslı olanlar ise bir tatil yöresinde.
Bu güzel günde toplumsal hafızamızı bir parça zorlamak istiyorum.
Merakım şu: 17 Ağustos 1999 tarihini Afyon’da [varsa bu satırları Afyon dışından okuyanlar arasında] hatırlayan kaç kişi var acaba?
Şüphesiz ki çok büyük bir kesim hatırlamasa da bir kesimin aklından yaşadıkları müddetçe çıkmayacak bir tarih bu. Marmara Bölgesi’nde yaşanan, on beş binden fazla insanın ölümüne, yirmi beş bin civarında insanın yaralanmasına veya sakat kalmasına, yüz binlerce insanın yaşam kalitesinin ortadan kaybolmasına sebep olan bu acı tecrübeyi bu tarihle birlikte anıyoruz her yıl.
En azından hatırlayan insanlarla birlikte…
Sadece anıyoruz.
Lâfı geçtiğinde Allah bir daha yaşatmasın, yenilerinden korusun… gibi dualarla, temennilerle konuyu kapatmaya, geçiştirmeye çalışıyoruz.
Çünkü korkuyoruz depremden…
Evimizin yıkılmasından, hayatımızı ve sevdiklerimizi kaybetmekten, evsiz kalmaktan…
Haklı olarak korkuyoruz. Korkularımızın çok büyük bir bölümü depreme ilişkin yanlış bildiklerimizden ya da bilmediklerimizden kaynaklanıyor.
Biz korkuyoruz ancak bu korkunun üstesinden gelmek için, daha rahat, daha güvenli yaşamak için hiçbir girişimde bulunmuyoruz. Girişimde bulunanlara maddi-manevi destek olmuyoruz. Hatta laf arasında yaptıkları işlere, giriştikleri çabalara müstehzi bir gülümseme göndermeyi de ihmâl etmiyoruz.
Eğer insani ve vicdani olarak bir rahatsızlık duyarsak, konu her ne olursa olsun, bu duygu bizi uyutmaz, oturtmaz, televizyonun karşısında tutmaz…
Bu duygu bizi harekete geçirir.
17 Ağustos depremi Türkiye için önemli ve bir o kadar da acı bir tecrübe, bir kırılma noktası oldu. Bazı kurumların yapılandırılmasına, bazı kurumların revizyonuna sebep olan bu felâket sonrasında yönetmelikler değişti, denetimler arttırıldı. Ancak bunlar formal ve yetersiz tedbirler olarak rutinler arasında dahil edildi.
Bu tedbirlerin ne kadar etkin olduğunu ve sürdürülebildiğini ayrıntılı olarak araştırmak-değerlendirmek gerek!..
Toplumsal Afet Bilinci
UMKE’nin (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) 14 Ağustos 2013 tarihli haberine göre, Türkiye’nin bugüne kadar afet bilinci konusunda gerçekleştirilmiş en geniş kapsamlı araştırması olan “Afet Bilinci Araştırması”, Türk toplumunun afetler konusundaki bilinç ve yaklaşım tarzı ile ilgili ilginç ve çarpıcı sonuçlar ortaya koymakta. Türkiye’yi temsil eden 14 ilde 16-64 yaş grubuna dahil 1.212 kişi ile yapılan araştırma, toplumun başta deprem olmak üzere afetler konusunda farkındalığının olduğunu, ancak kendini risk altında görmediğini ortaya çıkarmış. Aksigorta’nın “Afet Bilinci Araştırması”na göre, Türkiye’de her iki kişiden biri afete, her 5 kişiden 2’si depreme maruz kaldığını dile getirirken, toplumun yüzde 80’i oturduğu bölgeyi afet riski altında görmüyor.
Acaba geçmişte önemli depremler yaşamış ve birinci derecede deprem bölgesinde yer alan Afyon’da buna benzer bir çalışma yapsak ne gibi sorunlarla karşılaşırız?
Cevapsız Soruların Cevabı
Peki Afyon’da biz yaşadığımız bölgeyi ve kendimizi ne kadar risk altında görüyoruz?
Bu konuda yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların aldığı tedbirler yeterli mi?
Afyon halkı olarak doğal afetler konusunda ne kadar duyarlıyız?
İşin içinden-gönüllü biri olarak üzülerek bu sorulara gönül rahatlığı ile tam manâda olumlu cevap veremiyorum. 2007 yılında kurduğumuz, faaliyette olduğu dönem boyunca önemli projelere ve farkındalık çalışmalarına katkı sağlamış olan Afyon Kocatepe Üniversitesi, Akademi Arama&Kurtarma Kulübü vesilesiyle edindiğimiz tecrübeler Afyon özelinde katedilmesi gereken yolun çok uzun olduğunu ve özellikle sosyal projelere fazlasıyla ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
Kulübün yöneticisi olan arkadaşların kararları doğrultusunda Haziran-2013 itibariyle faaliyetlerini sona erdiren kulüp, yaptığı en son ve belki de faaliyet hayatının en önemli projesi “Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın…” ile edindiği tecrübe ve birikimleri okul öncesi çağındaki öğrencilere taşımayı başardı. Bu alanda Türkiye’de bir ilk olan “Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın…” projesi, yüz çocuğa ve yüzden fazla okul öncesi öğretmene birebir temas ederek, yüzlerce çocuğa ise dolaylı olarak afet bilincini aşılamaya çalıştı. Pilot uygulaması yaklaşık 3 ay süren proje üzerinde daha kurumsallaştırılabilmesi ve daha yaygınlaştırılabilmesi için çalışmalarımız sürüyor. Bu projenin uygulanma aşamasında en önemli destekçimiz İl Milli Eğitim Müdürlüğü idi. Çok değerli desteklerinden dolayı Metin Yalçın hocamızı anmadan geçmemeliyim.
2007-2013 dönemi boyunca özellikle Simav ve Van Depremlerinde de aktif rol oynayan kulüp, faaliyette olduğu süre boyunca afet planlaması, koordinasyonu ve harekete geçme gibi konularda tecrübe edinmemizi sağladı. Bu tecrübeler, afetler konusunda çalışmaların olduğunu, ancak bunun planlanma ve organizasyonun yapılması, afet durumunda uygulanma aşamalarında daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Ayrıca işin sivil toplum ayağı, Afyon için neredeyse yok. Biz öğrenci kulübü olarak bu açığı kapatmaya çalışsak da algı “öğrenci kulübü” düzeyinde kaldığı için hedeflenen düzeye eriştirilemedi ne yazık ki.
Bir dipnot olarak, bugünlerde sivil topluma yönelik kurumsal çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü ve bu konu ile ilgili gelişmeleri de yakın zamanda bu sayfalar aracılığıyla duyuracağımızı ifade etmeliyim.
Afetlere ilişkin organizasyonel hazırlıklar ve planlamalar; bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları gibi konularda katedilmesi gereken yol uzun. Bu beklentileri sadece resmi kurumlara yönlendirmek hem etik hem de ideal değil. Bu sebeple ilgili resmi kurumlar ve sivil toplum arasındaki işbirliğinin arttırılması önemli ve kritik bir aşama.
Resmi kurumlar kaynak, ekipman ve eğitim gibi konularda oldukça yetkin durumda. Bu yetkinliği daha üst düzeye taşıyacak olan idari ve mülki amirlerin, ilgili kurum yöneticilerinin yapılan ve yapılacak çalışmalar konusunda özellikle manevi desteğinin sağlanması ve sürdürülebilir kılınması. Halkın bu kurumlarla iletişiminin ve işbirliğinin arttırılmasını sağlamak da süreci tamamlayıcı son ve belki de en önemli unsur olarak ifade edilebilir. Sivil toplumun gücünü ortaya koyacak bir insiyatif ile zamanı daha etkin bir şekilde değerlendirmek ve ideal düzeye eriştirmek mümkün olacaktır.
Afyon’da afetler ve özellikle deprem konusunda toplumsal ilginin düşük olduğunun önemli bir göstergesi ise AKUT’un deprem simülasyon aracının Afyon ziyaretinde gösterilen ilgi ile ölçülebilir. Civar illere bağlı büyük ilçelerde bile Afyon’dakinden daha fazla ilgi gördüklerinden bahseden AKUT çalışanları Afyon’dan daha az yorularak ayrıldılar sanırım.
Düşündürücü!…
Dinar ve Sultandağı depremini yaşamış bir şehrin, halkın, yöneticilerinin İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nü, yedi ilin bağlı bulunduğu Sivil Savunma Arama&Kurtarma Birlik Müdürlüğü’nü gözbebeği saymaları ve bu konuda faaliyet gösteren, gösterecek olan her türlü sivil toplum girişimine destek vermeleri Afyon şehri için en önemli ihtiyaçtır.
Bununla birlikte ilgili pek çok tarafın katılımı ile belirlenen çadır kent ve konteynır kent alanlarının altyapı çalışmalarının tamamlanması, muhtemel afet durumlarında oluşturulacak kriz masasının ayrıntılı planlamaları ve geliştirilecek davranış biçimleri, periyodik olarak yapılacak haberli ve habersiz tatbikatlarla bir refleks haline getirilmelidir. Bunun da Afyon şehri için en önemli bir ihtiyaç olduğunun altını çizmeliyiz.
Eğitim faaliyetleri konusunda sürekli işbirliği içinde olduğumuz Afyon İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve Sivil Savunma Birlik Müdürlüğü belki de bölgedeki en önemli ve tecrübeli ekibe sahip. İlgili kurumlarla işbirliği sağlama ve hareket geçme konusunda çalışmaları titizlikle sürdürmeye çalışıyorlar. Kendilerini öğrenci kulübümüzün gelişimi ve ““Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın…” projesinin uygulanması için verdikleri desteklerden dolayı anmalıyız.
Sözün özü şudur ki, Afyon doğal afetler konusunda yeterince gelişmemiş bir toplumsal bilinç düzeyinde. Birinci derece deprem bölgesi olan şehrimizde bu bilincin geliştirilmesi ve farkındalığın arttırılması konusunda ihtiyaç duyulan her türlü kaynak ve imkânın olmasına karşın istek ve heyecanın olmaması ise çok düşündürücü ve üzücü tabii…
17 Ağustos 1999…
Türkiye’nin büyük ve acı imtihanı…
Halâ bize dersler veriyor!…
Birinci derece deprem bölgesi olan şehrimizden, Afyon’dan, 17 Ağustos depreminden ders alabilmek, bu derslerden faydalanabilmek ve aldığımız bu dersleri kullanmaya hiç gerek kalmaması temennileriyle…
Teşekkür: Faaliyette olduğu süre boyunca kulübümüzün faaliyetlerini yakından takip eden, özel olarak destek olan ve haberleştiren Kocatepe Gazetesi, Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın projesinin de proje günlükleri köşesi ile Afyon okurları ile buluşmasını sağlamıştı. Şimdi de bu özel günün yıldönümünde bir yazı için davette bulunan Kocatepe Gazetesi’ne kurumsal olarak, sahibi Sezer Küçükkurt’a ve gazeteci Murat Arısoy’a bireysel olarak şükran borçluyuz.
Not: “Afet bilinci karnemiz zayıf çıktı“ başlıklı habere, UMKE’nin kendi sitesinde, şu bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz: http://www.umke.org/turkiye/afet-bilinci-karnemiz-zayif-cikti-h3779.html

Devamını Oku

Birinci Derece Deprem Bölgesine Hoşgeldiniz!…

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murad Tiryakioğlu 16 Mayıs 2013 Perşembe 03:00:00
  “Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın” projesinin pilot fazının uygulaması bu haftaki etkinliklerimizle sona eriyor. 26 Mayıs Pazar günü yapacağımız Büyük Oyun ve Basın Toplantısı ile uygulamanın ilk aşaması sona ermiş olacak.
Son hafta etkinliğimiz Türkiye’nin deprem bölgelerini gösteren bir harita oluşturmak üzerine kurgulandı. Türkiye haritası deprem bölgelerine göre, renklendirilmiş ve parçalara ayrılmış olarak hazırlandı. Her bir çocuğa bir parçasını boyamak üzere verdik. Ve hangi bölge ne düzeyde risk arz ediyorsa ona göre renklendirdik. Bu parçalar birleştirilerek “Büyük Oyun”da sergilenmek üzere bir araya getirilerek velilerimize sergilenecek.
Bu hafta, 11. haftamız ve son sınıf etkinliğimiz olacak. Sınıflara ilk girişimiz ve çocuklarla tanışmamızın anısı halen hafızalarımızda taze iken, çocuklar ile son kez sınıfta bir araya gelecek, tüm etkinlikler boyunca öğrendiklerimizi bir bütün halinde tekrar edeceğiz. Geçtiğimiz 10 haftada üzerine konuştuğumuz deprem, sel, yangın, volkanik patlamalar, tsunamiler, fırtına ve kasırgalar, toprak kaymaları gibi felaketleri ve korunma yöntemlerini son bir kez tekrar edeceğiz. Birlikte parçalar halinde boyayacağımız kağıtlar, bir araya geldiğinde bir Türkiye haritası teşkil edecek ve son haftamızda, 12 haftalık çalışmamızın bir anısı ve somut bir örneği olarak oyun alanımızı süsleyecek.
Birçok insan, ilk adımın bir süreçteki en zor adım olduğunda hemfikirdir. Ancak başlamanın bitirmenin yarısı olduğu söylenir ve son sınıf etkinliğine girmek bizim için çok zor olacak. Bu kadar eğlendiğimiz, çok şey öğrendiğimiz bir sürecin sona yaklaşıyor olmasının burukluğu, onca emek sarf ettiğimiz çocuklarımızın bizim duyduğumuz heyecanı paylaşması ve onlara kazandırmaya çalıştığımız bilgi ve becerileri kazandıklarını görmenin mutluluğu ile hafifliyor.
Gelecek hafta son kez bir araya geleceğiz çocuklarımızla, bir oyun oynayacak ve bol bol eğleneceğiz. Çocuklarımızın aileleri ve misafirlerimizin de katılacağı bu oyun, projemizin de son perdesini teşkil edecek.
Ve Allah izin verirse, Eylül ayında bu projenin içinden doğan yeni projelerle yola devam ediyor olacağız…

Devamını Oku

Kim Korkar Depremden? – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murad Tiryakioğlu 9 Mayıs 2013 Perşembe 03:00:00
  “Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın…” diye yola çıktığımızda aklımızda olan kendi tiyatro oyunumuzu yazmak ve çocuklarımıza oynamak idi. Ancak proje danışmanlarımızdan birinin de kavramsal danışmanlığını yaptığı ve Atakalp & EMOT Hastaneleri Çocuk Tiyatrosu’nun sergilediği “Kim Korkar Depremden?” isimli oyunu misafir etmenin daha rasyonel olacağına karar verdiğimizde aslında bu denli keyifli ve eğitici bir oyunla karşılaşacağımızı bilmiyorduk.
Davetimizi karşılıksız bırakmayarak yedi kişilik bir ekiple Afyon’a kadar zahmet buyuran Atakalp & EMOT Hastaneleri Çocuk Tiyatrosu 2-3 Mayıs 2013 tarihlerinde toplam 6 oyun sergileyerek yaklaşık 1.200 (bin ikiyüz) çocuğa depremin korkulmaması gereken, gerekli tedbirler alındığında etkilerinin en aza indirilebilmesinin mümkün olduğu bir doğal afet olduğunu anlattılar.
Depremi Çocuklara Eğlenceli Bir Şekilde Anlatmak Mümkün mü?
Aslında sadece depremi değil, tüm doğal afetleri her yaş grubu için anlaşılabilir kılmak mümkün. Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın projesi boyunca tecrübe ettik ki, okul öncesi çocuklara her türlü olayı oyunlarla anlatmak mümkün ve daha önemlisi kalıcı öğrenme sağlıyor.
Gölge Kapkın’ın yazıp Erçin Sıcakkan’ın yönettiği “Kim Korkar Depremden”, ülkemizin bir deprem bölgesi olduğunun hatırlatıldığı, deprem sırasında ve öncesinde alınması gereken önlemlerin esprili bir dille ormandaki hayvanların ağzından anlatıldığı bir oyun.
Prof. Dr. Sait Ada önderliğinde kurulan, beş yıldır on binlerce çocuğa ücretsiz nitelikli çocuk tiyatrosu seyretme şansı tanıyan Atakalp & Emot Hastaneleri Çocuk Tiyatrosunda Erçin Sıcakkan, Tolga Karasu, Yasemin Avcı ve Z.Ece Aral sahnedeler. Müzikleri Begüm Öztan ve İrem Deligöz tarafından yapılan oyunun dekoru ise Olexandr Marchuk’a ait.
Renkli kostümler, hareketli müzikler ve danslar ile desteklenen oyun, okul öncesi dönemdeki çocukların kolay dağılan dikkatini çok güzel topluyor. Yer yer seyirciyi de oyuna dahil etmesi ve oyun öncesi animasyonu ile çok keyifli bir 45 dakika yaşatıyor. Salonda görevli olan gönüllülerimiz de, en az çocuklar kadar eğlendiler…
Bu tür sosyal sorumluluğu yüksek ve çok sayıda insanın hayatına dokunma fırsatı veren sanatsal girişimlerin artmasını diliyor ve Erçin Sıcakkan ve ekibini kutluyorum. Kendileri ile bu proje kapsamında birlikte çalışmak bize çok şey öğretti ve geleceğe dönük güzel işler için de bir işbirliği sağlanmış oldu.

Devamını Oku

Vay Bee…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu ifadeyi gün içinde defalarca duyduk.
Turuncu arabaların içinden bir dünya alet çıkınca, büyük metal kutuların aslında içinde tuvaleti, banyosu olan birer ev olduğunu görünce, kocaman çadırların içinden geçince, dışarıdan bir helikopter gibi görünen aracın aslında ambulans özelliğinde olduğunu görünce, Nadya, Şatsi, Badi gibi eğitimli arama&kurtarma köpeklerinin talimatlara uyduğunu görünce…
Çocuklar depremi öğrendiler, afet çantası hazırlamanın önemini kavradılar ve nihayet sıra deprem sonrası yaşamı görmeye gelmişti. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü çok özel bir program ile 100 çocuğumuzu ağırladı. Sabah grubu kahvaltılarını, öğlen grubu öğle yemeklerini yanlarına alıp düştüler yola. Önce yemekler yenildi arama kurtarmacı amcaların yemekhanesinde. Sonra ilk adım garaj oldu. Kocaman garajların içinde bir sürü araba. Turuncu arabalar çok ilginç… İçinde bir sürü şeyi saklayan bir kutu gibi, açıldıkça açılıyor…
Sonraki durak konteynırlar oldu. Van’daki vazifelerini tamamlayan ve Türkiye’nin çeşitli yerlerine dağıtılan yaşam konteynırlarından iki tanesi temizlenip örnek yaşam alanlarına dönüştürüldü. Çocuklarımız dışarıdan bakınca bir şeye benzemeyen büyük metal kutuların aslında içinde banyosu, tuvaleti bulunan iki odalı küçük bir ev olduğunu görünce çok şaşırdılar. Hemen hepsi tek tek inceledi bu küçük evleri…
Sonra Afyon Kızılay Derneği ile yapılan işbirliği çerçevesinde temin edilen ve Türk Kızılayı ile AFAD işbirliği içinde üretilen afet çadırlarındaki yaşamı gördüler. Tabii arama&kurtarma personeli için kamyonun kasasına gizlenmiş bir yatakhane ile her hava koşulunda konaklamaya imlan veren özel çadırlar da ilgi odağı oldu.
En eğlenceli aktivitelerden birisi dört çeker araçlara atlayıp sirenleri çalıştırmak ve afet müdürlüğü yerleşkesinde tur atmaktı. Hatta bazı çocuklar o kadar eğlendiler ki ikinci bir tur daha attırdık kendilerine.
Hava ambulansı çocuklarımızın bir diğer ilgi odağı idi. Zaten bir helikopteri bu kadar yakından görmek, temas etmek başlı başına bir heyecan unsuru iken üstüne üstlük o helikopterin bir ambulans olduğunu öğrenmek, hastaların acil durumlarda nasıl nakledildiğini öğrenmek heyecanlarını ve dahi ilgilerini katmerledi.
Son durak köpek barınağı. Eğitim alnın etrafında sıralanmış heyecan içinde bekleyen onlarca meraklı minik. Eğitimli ve pek çok insanın yaşamına dokunmuş olan köpekler bu meraklı miniklere keyifli bir şov sergilediler. Ve kocaman bir “vay bee…” çıkıyor.
Süreçte bize ev sahipliği yapan, tesislerinin her türlü imkanını sunan İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne müteşekkiriz. İl Afet Müdürümüz Sayın Mehmet Buldan ve Birlik Müdürümüz Kemalettin Güngör başta olmak üzere tüm personel büyük bir özveri ile imkânları seferber ettiler. Sayın Vahit Yıldız Eğitim Biriminin değerli ve kıdemli personeli olarak hiçbir aşamada bizi yalnız bırakmadı ve her ayrıntıyı düşünerek çocuklar için küçük hediyeler bile almıştı. Dolayısıyla kendisine özel bir teşekkür borcumuz var.

Devamını Oku

AFET ÇANTAN HAZIR MI? – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murad Tiryakioğlu 25 Nisan 2013 Perşembe 03:00:00
  Geleceğimiz Sadece Salıncakta Sallansın… projesinin bu haftaki etkinliği, geçen haftaki etkinliği tamamlayacak bir etkinlik olarak tasarlandı. Bu kapsamda bu hafta pilot uygulama alanımız olan Atatürk İlkokulu’nun okul öncesi sınıfları için birer tane afet çantası hazırladık. Aslında deprem çantası da diyebileceğimiz ama sadece depreme hitap etmeyen nitelikteki bu çantaları çocuklarımızla birlikte oluşturduk.
Herhangi bir afet anında evi terk ederken hemen elimizin altında bulunması gereken ve hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştıracak olan bu afet çantaları her ne kadar sınıf için tasarlanmış olsa da öğrencilerimize evlerinde de anne-babalarıyla birlikte birer tane hazırlamaları hatta bunu eğlenceli bir aktiviteye dönüştürmeleri için tavsiyede bulunduk. Zira projenin bugüne kadarki geçirdiğimiz süreci bize gösterdi ki, eğer çocuk yaşlarda bu bilincin oluşumu için katkı sağlayabilirseniz, kalıcı öğrenme sağlamış olursunuz. Geçen haftaki etkinliğin ardından velilerimizin bir kısmı etkinlik sürecinde öğrendiklerimizi evde, uygulanmalı olarak tekrarladıklarına dair geri dönüş sağladılar.
Afet Çantasının İçinde Neler Olmalı?
Afet çantasının içine muhtemel bir afet sonrasında ihtiyaç duyabileceğimiz her şeyi koymak elbette ki imkânsız. Bu nedenle yaşantımızı belli ölçüde kolaylaştıracak, normalleşme sürecine katkı sağlayacak birtakım eşyaların ve belgelerin bulunması öncelikli. Aileler için hazırlanacak afet çantasında bulunması gereken temel malzemeleri su, enerji veren ve kolay bozulmayacak yiyecekler, el radyosu, el veya kafa feneri, yedek piller, ilk yardım çantası, varsa düzenli kullanılan, kullanılmak zorunda olan kişisel, reçeteli ilaçlar, her bir aile bireyi için birer takım yedek giysi, bir miktar para, çok amaçlı çakı, düdük, defter ve kalem, içinde önemli telefon numaralarının, iletişime geçilecek kişilerin bilgilerinin, önemli evrakların fotokopilerinin yer aldığı, sudan etkilenmeyecek bir dosya şeklinde sıralamak mümkün.
Biz okul etkinliği için sınıfa hazırladığımız afet çantasına öğrencilerin aileleriyle ilgili bilgilerin, aile fotoğrafının, yaş grubuna uygun küçük bir oyuncağın yer aldığı özel bir ilave de yaptık.
Bu şekilde çocuklarımız muhtemel afet durumlarında resmi ekipler intikal edene, ilk müdahaleler gerçekleşene kadar olan süreçte hayatlarını belli ölçüde iyileştirecek, normalleştirecek bir süreci sağlamayı ve gerekli tedbirleri almayı öğrenmiş oldu.
Özel Bir Mutluluk
Çocuklarımız bugün Kiğılı Erkek Giyim tarafından kendilerine özel olarak hazırlanan tişörtlerini giyerek etkinliğe katıldılar. Bu sebeple ayrı bir heyecan ve istekle yola devam ediyorlar, ediyoruz. Karanlıktan korkmayan, gelecek adına sorumluluk hisseden Kiğılı Erkek Giyim firmasına bu heyecana vesile ve ortak oldukları için bir kez daha müteşekkiriz.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.