DOLAR 18,6452 0.01%
EURO 19,6449 0.07%
ALTIN 1.076,83-0,31
BITCOIN 316257-0,11%
Afyonkarahisar

AZ BULUTLU

06:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

Oğuzhan TAÇKIN

Oğuzhan TAÇKIN

13 Ocak 2020 Pazartesi

ÇALKALA MARKER ÇALKALA!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir varmış bir yokmuş… Eski zamanlar içinde akaryakıt kaçakçılığı inanılmaz boyutlardaymış. Karadan denizden havadan bir şekilde yurda sokulan kaçak akaryakıt, yasalara uygun faaliyet gösterişinde olan akaryakıt istasyonlarından en masum arabalarımızın dahi içine konabiliyormuş. Tabi devlet her ne kadar kaçakçılıkla mücadele etse de salt kolluk gücüyle engellemek mümkün olmuyormuş. Zira kaçak akaryakıt ile yasal akaryakıtı ayırt eden görünüşte hiçbir şey yokmuş. Ta ki “marker” bulunana dek.
TÜBİTAK tarafından marker yani “ulusal marker” icat edilince kaçak akaryakıt ile mücadele büyük bir çağ atlamış. Zira artık rafinericiler veya dağıtıcılar tarafından akaryakıtın içine rafineri çıkışında veya gümrük girişinde marker dökülerek akaryakıtın yasal olduğu belirli hale getiriliyormuş. Daha doğrusu içinde marker olan akaryakıt yasal akaryakıt halini alıyormuş. Böylece herkes mutlu mesut akaryakıt alabiliyor, bir şüphe halinde marker testi ile akaryakıt kontrol edilip sorun çıkmayınca yüreklere benzin, aman su serpiliyormuş. Derken bu mutlu ve huzurlu günler çok sürmemiş aynı bazılarımızın mutluluğu gibi değil mi?! Neyse devam edelim, Bir gün bir testte içinde marker olmasına rağmen sonuçlar negatif çıkmış ve yasal akaryakıt kaçak akaryakıt muamelesine uğramak üzereymiş. Oysa nasıl olabilir bu? İçine tam da istenildiği kadar marker dökülmesine rağmen sonuç nasıl negatif çıkar diye feryat ve figanlar yükselmiş. Durum hemen TÜBİTAK’a intikal ettirilmiş. TÜBİTAK düşünmüş, düşünmüş, düşünmüş taşınacak hali yine düşünmüş ve sonunda çözümü bulmuş ve heyecanla haykırmış: Çalkala Marker Çalkala!
Ne demekmiş bu, heyecanla söylenen bir söz müymüş yoksa bir yerlere mesaj mı veriliyormuş, yoksa bilimsel bir anlamımı varmış… Herkeste büyük bir şaşkınlık doğmuş ancak kısa sürede maksat hasıl olmuştu. Meğer ulusal marker’ı akaryakıt kazanına dökünce marker kendi kendine tüm noktalara temas etmiyormuş. Marker’ın her noktaya temas edebilmesi için marker döküldükten sonra marker’ın iyi bir şekilde karıştırılması gerekiyormuş. İşte onun için marker’ı çalkala demişler! Ve o gün bugündür marker o kadar çok çalkalandırılırmış ki akaryakıtın her bir noktasına marker temas etsin!
Şimdi ben bu masal tadında hikâyeyi niye anlattım. Enerji hukukunu anlatmak için mi idare hukukuna değinmek için mi? Kesinlikle hayır! Bu soruya cevabı sonda vereceğim.
Bir süredir Irak’ta gösteriler düzenleniyordu. Gösteriler birkaç gün öncesinde çok şiddetli boyuta ulaştı ve ABD Büyükelçiliğine yürüyen göstericiler elçilik binasını kuşattı. ABD, İran’ı sorumlu tuttu, İran bizle alakası yok dedi. Sonra Cuma sabahı İran’ın keskin kılıcı ve 2 numarası olarak gösterilen General Kasım Süleymani ABD tarafından düzenlenen suikast sonucu öldürüldü. Hamaney, ABD’ye yönelik olarak canilerden ağır bir intikam alınacak dedi.
Oysa Ortadoğu’daki son gelişmelere baktığımızda sıcak çatışmaların sürmesini öngören argümanlar her kesim için anlamsız bir noktaya gelmişti. Keza Trump Irak’tan çekilmekten bahsediyor, Türkiye ile Suriye arasında görüşme ihtimalleri tartışılıyor, ABD-İran arasında açık bir gerilim bulunmuyordu. Aniden gelinen noktada ise üçüncü dünya savaşı tartışılıyor!
Şimdi gelelim ben size neden çalkala marker hikayesine anlattım kısmına, ne yazık ki bu coğrafya öyle bir karıştırılıyor ki sadece bir noktanın değil her noktanın eşit derecede karışması için en sert biçimde çalkalıyorlar! Kazanlar çalkalanıyorken bizim çok sağlam biçimde ayakta durmamız gerek! Velhasıl ne kazanın içinde kalalım ne de kazanı çalkayan el olalım!

Devamını Oku

BU YAZI STJ. AVUKATLAR İLE ARAMIZDA KALSIN

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu yazı başlıktan da anlaşılacağı üzere Stj. Avukatlar ile aramızda. Çayda dem işte kıdem gereği ben de stajyer avukatlara göre yaklaşık 2,5 yıllık da olsa kıdemli olduğum için onlara iş konusunda bir şeyler söylemem ülkemizin hukuk düzenini bozmayacak. Gerçekten. Bu kapsamda biraz tüyo da vereceğim. İddaa tüyosu olsa sonuna kadar okurdunuz değil mi?! Benim bir iddiam yok ama yine de okuyun siz.
Dört (veya beş) yılın sonunda fakülteyi bitirdiniz ve kepi attınız. Sonra kepi tuttunuz ve hukuk bürolarına koştunuz. Sn. hukuk bürosu, bana staj ver dediniz, olmadı, sonra yine dediniz olmadı, sonra yine yine derken oldu, olmadı, oldu… Papatya falına döndü. Bu duruma “Nasip kısmet alnımızda ne yazıldıysa o!” mu diyelim yoksa “özgeçmişim ve önyazım bir başvuru için yeterli mi?” mi diyelim. İlkini diyenler yazıya devam etmeyebilir, zira her durumda alnımızda ne yazıldıysa o olacağından tekrar olacak. İkincisini diyenler, biraz İK işlerini okuyup araştırın bakalım.
O kadar çok başvuru yaptınız, sonra telefonlar gelmeye başladı. Hatta telefondan tam anlayamadığınız için içinizden “Ya (erkekler içinden, lan) bu sallamasyon hukuk bürosu muydu yoksa şallamasyon hukuk bürosu muydu? dediniz ve akabinde telefon numarası ve adres karşılaştırması ile büroyu netleştirdiniz. Sonra mülakatlara girmeye başladınız… Hoşgeldinler, beş gittinler… memleketler, üniversiteler, çiftler hukukçu tekler muslukçular (kusura bakmayın tekler, hehehe), yüksek lisanslar, doktoralar, ordinaryüslüklar, TOEFL’lar, IELTS’ler, varsa bi yazılı sınavlar ve akabinde biz sizi ararızlar…
Sonra kabuller gelmeye başladı. Siz tam biriyle nikahı kıyacakken diğeri çıkmasın mı? Çıkaaar… E kara sevdanız da yok tabi hemen kafanız karışır. Bu durumda “Hemen yüksek ücret vereni kabul edeyim? mi diyelim yoksa “Beni hangisi geliştirir?” mi diyelim? İlkini diyenler bravo, ilerde çok güzel paralar kazanacaksınız. Biz şimdi hukukçularla diğer aşamalara devam edelim.
Her ne kadar biz de esas amacı üzerinde durulmasa da stajın amacı, avukatlığa girişte avukatlık mesleğini öğrenmektir. Bu amacı unutmayın. Mesleğin 10. yılında vekalet ücretini takibe koymayı bilmiyorsanız sorun yaşayabilirsiniz, yani ben de10. yılımda değilim ama herhalde sorun yaşanır! Amma ve lakin stajyerlik o kadar güzel bir dönemdir ki bağıra bağıra “BİLMİYORUM” deseniz de kimse size “Aaaa şuna bak bilmiyormuş!” demez. Bak o şöyle olacak, bu böyle olacak der. O sebeple en fazla yanlış yapma hakkınızın olduğu bölümdesiniz. Daha sonraki bölümlerde yanlış yaparsanız yönetici avukatın suratına bakıp öyle kolay kolay “Kusura bakma abi, yanlışlıkla oldu.” diyemezsiniz. Kısacası Kendinizi en çok geliştirecek bürolara dikkat edin. Bu büroların ücreti yüksekse o zaman Afyon’un kaymaklı ekmek kadayıfı gibi olur. Bu kısımla ilgili son olarak büro ne kadar büyük olursa olsun hiç ücret yoksa da kesinlikle uzak durun.Zira alın teri sömürmenin büyüklüğü olmaz. Ya bu arada Stj. avukatlar maaş almaz, o ücret harçlık gibi hibe gibi gönülden aman bürodan kopan bir şey..
Çok düşündük ama büroyu da seçtik.. Eğer işyerinde mesai saatleri “flexible” ise size zaten demiyorum. Mesai kavramı varsa ozaman mesaiye enn geç tam zamanında, enn erken mesai bitiminden biraz sonra çıkmaya çalışın. Böylece mesai disiplini kazanın ve gün için de çokça tecrübe edinme şansını yakalayın. Saç baş dağınık, saç sakal birbirine karışmış, anne zoruyla bakkala gazete ve ekmek almaya gönderilmiş pijamalı ortanca çocuk gibi ofise gitmeyin, hele hele adliyeye hiç gitmeyin. Sonra Fırat’ın deyişiyle “Ya beni niye muhatap almıyorlar yeaaa!?” dersiniz. Bir düşünün bakalım neden. Evet! Avukat kılık ve kıyafetine dikkat eder. Bu arada Fırat gibi konuşmak da olmaz.
Adliyede, hukuk fakültesini bitirmiş olmanın verdiği ruhla, icrada veya kalemde “Sayın müdür kanun namına bu işlemi yapmak zorundasınız!” gibi yüksek yüksek konuşmaya başlamayın, size ne yapacağınızı kıdemli avukatınız söylemiştir zaten. Siz işlemi tatlı dil, güler yüz ve ceylan gözle yok ceylan gözlü olmasınız da olur, diğer iki unsurla yaptırmaya çalışın. Gerekmedikçe, mübarek gün tartışmayın. Siz o işlemleri yaparken ne yapılacağını öğrenmiş olacaksınız. Boşta zamanda (varsa) çokça karar okumaya gayret edin. En nihayetinde stajyerlik güzel dönem, mutlaka eğlenin ve kesinlikle öğrenin…

Devamını Oku

ZORUNLU KONKORDATO KOMİSERLİK EĞİTİMİ – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Oğuzhan TAÇKIN 3 Nisan 2019 Çarşamba 13:06:35
 

30.01.2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Konkordato Komiserliği ve AlacaklılarKuruluna Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile Konkordato Komiserinin Niteliklerine ve Alacaklılar Kurulunun Zorunlu Olarak Oluşturulmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Yönetmelik’in üçüncü bölümüne eklenen kısım ile komiserlik eğitimi ve eğitim verecek kurumları ilişkin ayrıntılı yeni birdüzenleme yapılmıştır.
Yeni Yönetmelik’e göre komiser olmak isteyenler için temel eğitim ve yenileme eğitimi olmak üzere iki zorunlu eğitim bulunmaktadır.Temel eğitim Yönetmelik’in 10. maddesinde yer aldığı üzere en az 36 saat olmak üzereicra ve iflas hukukunun genel ilkeleri, konkordato mevzuatı, komiserin taşıması gereken nitelikler, komiserin görevi, yetkisi, yükümlülükleri ile hukuki ve cezai sorumluluğu, konkordato projesi, alacaklılar kurulu ve görevleri, işletme yönetimi, finansal raporların analizi, işletmelerde kriz yönetimi, rapor yazım usul ve tekniği ile Bilirkişilik DaireBaşkanlığı (“Başkanlık”) tarafından gerekli görülen diğer konuları kapsamaktadır.Temel eğitimin 1/12’sine katılmayanların eğitimleri iptal edilecektir. Temel eğitime ilişkin usul ve esaslar ise genelge ile düzenlenecektir.
Yönetmelik’in 11. maddesiyle “yenileme eğitimi” düzenlenmiştir. Buna göre komiser, komiser listesine yazıldıktan sonra 3 yıl içerisinde en az 12 saatliktekrar bir eğitim alacaktır. Yenileme eğitimi almayan komiser, komiser listesinden çıkarılacaktır. Yenileme eğitimi hususlarında Yönetmelik’in 10. maddesi kıyasen uygulanacaktır. Eğitimini tamamlayanlara katılım belgesi verilecektir.
Diğer yandan bazı kimseler komiserlik eğitiminden muaf tutulmuşlardır.Yönetmelik’in 13. maddesinde belirtildiği üzere medeni usul ve icra iflas hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku ile işletme, iktisat, maliye ve muhasebe alanında profesör veya doçent unvanına sahip olanlar komiserlik eğitiminden muaftır. Bu kişiler dışında kalanların komiser olması için eğitim alması zorunludur.
Yönetmelik’in 14 vd. maddelerinde komiserlik eğitimi verecek kurumların esasları düzenlenmiştir. Bu çerçevede komiserlik eğitimi Bakanlıkça izin verilen hukuk fakültesi bulunan üniversiteler ile Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından verilebilecektir. Eğitim vermek isteyen kurum,eğitimin içeriği ve sürelerini kapsayan eğitim programı, eğiticilerin sayısı, unvanları, uzmanlıkları ve yeterlilikleri ile eğitim verilecek mekânlar hakkında gerekçeli ve yeterli bilgi vermek suretiyle başvuru yapacaktır. Başkanlık tarafından yapılacak inceleme sonucunda yeterli görülenlere en fazla 3 yıllığına izin verilecek, yeterli görülmeyenlerin başvurusu reddedilecektir.
Eğitim izni alan kurumlar izin süresinin bitiminden en az iki ay önce süre uzatımı talebinde bulunabilirler. Eğitimlerini başarılı şekilde veren ve iptal edilmesini gerektirecek durumları bulunmayan kurumların izin süresi 3 yıla kadar uzatılabilir.Diğer yandan eğitim kurumları; eğitim programı sayısı, eğitime katılan ve eğitimi tamamlayan kişi sayısı, eğitim alan kişilerin uzmanlık alanları ile meslekleri, eğitim veren kişiler, eğitim verilen yerler ile istenilen diğer hususları içeren bir rapor sunmakla yükümlüdür.
Yönetmelik’in 16. maddesinde eğitim kurumlarının izin iptalleri düzenlenmiştir. Buna göre izin şartları ortadan kalkan veya olmadığı anlaşılan, sahte katılım belgesi düzenleyen, bilgi verme yükümlüğünü ihtara rağmen yerine getirmeyen veya iptal talebinde bulunan kurumların izinleri iptal edilecek ve listeden çıkarılacaktır. Son olarakeğitim kurumları Başkanlık’ın denetim ve gözetimi altında bulunmaktadır.

Devamını Oku

2018 BİTERKEN – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Oğuzhan TAÇKIN 27 Aralık 2018 Perşembe 13:26:26
 

Evet bir yılın daha sonuna geldik. Ne kadar hızlı geçti öyle değil mi? Yılbaşının farkında olmalı ve geçen bir yılın muhasebesini yapmalıyız. Yılbaşını dümdüz herhangi bir gün gibi görmemeliyiz! Yılbaşını, belli bir periyodun bittiği ve bu periyot içerisinde neler yaptık neler yap(a)madık, hayallerimizin planlarımızın ne kadarını yapabildiğimizi gösteren özel bir gün olarak görmeliyiz. Bu düşüncelerimizin yanında gelecek yıl için iyi niyet temennilerinde bulunmalıyız ki ben de şimdiden siz değerli okurlarıma iyi yıllar diliyorum. Umut ederim ki güzel günler görürüz. Umarım yılbaşınız da güzel ve mutlu şekilde geçer. Peki 2018 genel olarak nasıl geçti?
Hukukta çok büyük değişiklikler oldu. Anayasa değişikliği sonrası ilk genel seçimle birlikte yeni sistem uygulanmaya başlandı ve uyum yasalarının da çıkarılmasıyla kanunlarda değişiklikler yapıldı. Anayasa ve İdare hukukunda esaslı değişiklikler oldu. Ancak bu değişikliklerin olumlu olduğunu ifade etmek güç olacak. Zira çok genel bir bakışla yürütme tamamen tek bir kişiye bağlandı. Böylece ortaya ultra güçlü bir Cumhurbaşkanlığı Sistemi ortaya çıktı. Anayasa ve idare hukuku bakımından bu yönde büyük değişiklikler yaşanırken son dönemde İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişiklikle iflas hukukunda önemli gelişmeler yaşanmaya başlandı. İflas erteleme kaldırıldı ve konkordato yeniden düzenlendi. Ekonomik gelişmeler sonucunda da konkordato hızla kullanılmaya başlandı. Şu ana dek konkordatonun kullanılmasını gördük. 2019 ve özellikle 2020 itibariyle konkordatonun sonuçlarını görmeye başlayacağız. Peki farkında mıyız neler göreceğimizin?!
Siyasette Başbakan hayatımızdan çıktı. Partili Başbakan Cumhurbaşkanı ile birleşti böylece Partili yürütmenin başı Başkomutan Devlet Başkanımız oldu. Diğer yandan Meclis’te parti sayısı arttı. İYİ Parti, Saadet Partisi, TİP ve BBP Meclis’e girdi böylece Meclis’te parti çeşitliliği oldu.  Öteki taraftan maalesef siyasette gerilim daha da arttı ve hala da artarak devam ediyor. Umarız bu gerilim 2019’a girmeden son bulur…!
Sinemada güzel filmler vardı ancak Müslüm bu yıla damga vurdu diyebilirim. Sahi Instagram hikayelerinde Müslüm görmeyen var mı? Varsa da Instagram hesabı yoktur j. Diğer bir film ise Şampiyon! Hala izlemeyen varsa 2018 daha bitmedi hemen izlesin. Hayal ürünü senaryolardan değil bizzat yaşanmış gerçeklerden görüyoruz ki umut hep var! Karartmayın enseyi Bold Pilot geliyor!
Sporda 20 yıllık Başkan Aziz Yıldırım başkanlığı kaybetti. Ali Koç Fenerbahçe’nin Başkanı oldu. Ali Koç’un Başkan olması sadece Fenerlileri değil diğer takım tutanları hatta tutmayanları da sevindirdi. Altında yatan sebep belki Ali Koç’un sevilen kişiliği belki de insanların değişim isteklerinin bir yerde karşılık bulması belki de her ikisi. Ama son zamanlarda büyük coşku yerini büyük bir hüzün aldı Fenerlilerde. Ali Koç bu buhrandan nasıl çıkacak hep beraber göreceğiz ancak -komplo teorisi kurma diye bağırsanız da- sanki Ali Koç’un mutlak başarısızlığı üzerine bir plan işliyor. Ali Koç acaba böyle bir şey düşünüyor mu bilmiyorum ama bazen düğümleri İskender gibi çözmek gerek! Sahi sıfırdan bir ilk 11 ne kadar iş yapar?!
Ekonomide seçim sonrası dolar düşecekti ancak dolar düşmek bir yana Ağustos ayında fırladı. Biz de dolar fırlarken Amerika’da Mars’a robot fırlatmak için gün sayıyordu. Dolar fırladıktan sonra biraz indi inmesine ama piyasa mal ve hizmetleri doları 7’den hatta daha da üstünden fiyatladı. Böylece enflasyon da fırladı. Doları indirelim diye faizler artırıldı. Böylece dolar, enflasyon ve faiz el ele yüksek yüksek tepelerde zıplamaya başladılar ve biz de çim olduk! Her alanda yerli ve milli bir şeyimiz olsa da ne yazık ki kağıtta olmadığından matbaa maliyetleri de fırladı! Dergi ve gazeteler çok ciddi sıkıntıya düştü. Mesela şimdi ben daha fazla yazacaktım ama malum gazeteler sayfa azaltmak zorunda kaldı. O sebeple ben de burada kesmek zorunda kalıyorum.
Umuyorum bu üçlü fırıldak iner ve ben de daha uzun uzun yazarım. Gerçi iyi şeyler yazmadıkça ne anlamı var ama her neyse gerçekler ortada olsa da umudumuzu kaybetmeyelimgüzel bir 2019 olsun!

 

Devamını Oku

KONKORDATO NEDİR? (II) – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Oğuzhan TAÇKIN 10 Aralık 2018 Pazartesi 13:27:44
 

Konkordatoda, alacaklılar kurulunun görevleri Konkordato Komiserinin Niteliklerine ve Alacaklılar Kurulunun Zorunlu Olarak Oluşturulmasına Dair Yönetmelik’in 12. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre kurulun temel görevi konkordato komiserinin çalışmalarını takip etmek ona tavsiyede bulunmaktır. Mahkemeye görüş de sunabilir. Ayrıca komiserin çalışmasını yeterli bulmazsa mahkemeden değiştirilmesini de talep edebilir. Alacaklılar kurulunun zorunlu olarak kurullacağı durum ise Yönetmelik’in 11. Maddesinde belirtilmiştir. Hükme göre “En az üç alacaklı sınıfı bulunması kaydıyla, alacaklı sayısının iki yüz elliyi veya alacak miktarının yüz milyon Türk Lirasını aşması halinde alacaklılar kurulunun oluşturulması zorunludur.”
Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşme,kesin mühlet içerisinde gerçekleşirse konkordato komiserinin raporu sunması üzerine mahkeme tarafından kesin mühlet kaldırılarak konkordato talebi resen reddedilir. İflasa tabi borçlu bakımından 2004 sayılı Kanun’un 292. Maddesinde sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde konkordato komiserinin yazılı raporu üzerine mahkemece kesin mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilir. Bu haller şunlardır: i) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılmasının gerekmesi ii)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılması iii) Borçlunu 297. maddeye aykırı davranması veya komiserin talimatlarına uymaması iv) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat etmesi Borçlu iflasa tabi değilse ii) ve iii) sayılı hallerin gerçekleşmesi durumunda sadece kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebi reddedilir.
2004 sayılı Kanun’un 293/1 fıkrasında yer aldığı üzere “Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.” Diğer yandan iflasa tabi olmayan borçlu hakkında konkordato talebine ret kararı verilirse borçlu veya konkordatoyu talep eden alacaklı tarafından karar tarihinden itibaren 10 gün içinde istinaf yoluna gidebilir. İstinaf sonucunda verilecek karar kesindir. İstinaf tarafından ilk derece mahkemesinin ret kararının kaldırılması halinde konkordato komiseri atanması işlemi de dahil olmak üzere dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Maddenin son fıkrasında mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verdiği hâllerde Kanun’un 164. maddenin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu halde iflas yoluyla adi takip usulü uygulanacak ve iflas kararına karşı temyiz yoluna gidilebilecektir.
Kesin mühlet içerisinde borçlu aleyhine Kanun’un 206.maddesindeki birinci sırada sayılan imtiyazlı alacaklar hariç Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Rehinli alacaklarda takip işlemleri yapılabilir ancak muhafaza tedbirleri alınamaz ve satış yapılamaz. Taraf olunan sözleşmelerde konkordato yoluna başvurulması halinde, konkordatoya başvurulmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler uygulanmaz. Borçlu konkordatonun amacını engelleyen sürekli borç ilişkileri mahkeme onayı ile feshedebilir. Diğer yandan borçlu, konkordato komiserinin gözetiminde işlerine devam eder. Bununla beraber komiserin işleri yapmasına karar verilebilir. Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.