DOLAR 18,8383 0.1%
EURO 20,3282 -1.12%
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN 4403550,31%
Afyonkarahisar
-1°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Onur Bayram

Onur Bayram

18 Temmuz 2016 Pazartesi

EĞİTİMİN TEKNOLOJİ MERKEZLİ OLMASINI HEDEFLİYORDU

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Onur Bayram 18 Temmuz 2016 Pazartesi 12:49:07
 

Vatan Caddesi’nde şehit düşen Prof. Dr. Varank’ın öğrencisi olarak kendisinden “Öğretim Teknolojileri Ve Materyal Tasarımı” ile “Bilgisayar Destekli Öğretim” derslerini almıştım. O dönemde Doçent Doktor kadrosundaki İlhan Varank, Türkiye’deki öğretmen yetiştirme sisteminin geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyordu. ABD ve Kanada gibi ülkelerde hem eğitim öğretim sistemi hem de öğretmen yetiştirme stratejileriyle ilgili bilgileri Türk eğitim sistemiyle karşılaştırmalı olarak değerlendiren Varank Hoca, özellikle okullarda bilgisayar programı yazılımı, tablet ve gelişmiş bilgisayar kullanılması gibi derslerin verilmesi gerektiğini öğretiyordu.
Bir darbe girişimi sırasında darbeye karşı tepkisini dile getirirken şehit düşen İlhan Varank Hoca, açık öğretim sisteminin de 1980 darbesi sonrası oluşmuş yetersiz bir eğitim sistemi olduğu yönünde görüşlerini aktarmaktaydı. Hem örgün hem de açık öğretim eğitim sisteminin daha modern ve teknolojiye uygun hale getirilmesi gerektiği ile ilgili çalışmalar yapan Varank Hoca, öğretmen olarak görev yapan bazı dönem arkadaşlarımızla tablet kullanımının eğitimdeki etkisi üzerine akademik çalışmalar gerçekleştirmişti.

Devamını Oku

Şimdi Afyon’un kızına sahip çıkma zamanı

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Onur Bayram 16 Haziran 2015 Salı 03:00:00
  Seçim bitti, koalisyon hesapları ortamın biraz yumuşamasını sağladı. Seçim sürecinde ihmal edilen bir konuyu gündeme almanın tam zamanı. Afyonkarahisar’ın; kendi kızına, soydaşlarına ve hemşerilerine sahip çıktığını göstermesi gerekiyor.
Mahinur Özdemir, Belçika’da yaşayan binlerce Türk’ten biri. Anne tarafından Emirdağlı, baba tarafından Konyalı. Kendisini il merkezinden ayıran, ilçe milliyetçiliğine kaçan pek çok insanın aksine Özdemir kendisini, “yarı Afyonlu, yarı Konyalı” olarak tanıtıyor.
Bir başarı hikayesine sahip olan Mahinur Özdemir, son dönemde dik duruşuyla basında yer aldı. Afyonkarahisar’ın henüz destek olmadığı bu dik duruştan önce kendisinin başarı hikayesine değinelim. 2010’da Belçika Meclisi’ne seçilen Mahinur Özdemir, 27 yaşında seçilerek Belçika meclisinin en genç vekili oldu. Belçika’nın ilk başörtülü vekiliydi ama basında bununla yer almak yerine imar ve çevre konularıyla yer aldı.
Geçen yıl ikinci kez seçilerek bir kez daha meclise girmeye hak kazanan Mahinur Özdemir’in düşünceleri, giyimi ya da Türkiye’deki siyasi yaşamla ilgili herkesin olumlu olumsuz bir düşüncesi olabilir. Ama bu yıl Türkiye seçim atmosferinin yoğun gündemi içinde boğuşurken yaşananlar gözden kaçtı. Öncelikle Afyonkarahisar’ın Özdemir’e sahip çıkması gerekirken; bu konu unutuldu ya da yeterince işlenmedi.
Hümanist Demokrat Parti (CDH) milletvekili olan Mahinur Özdemir, 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımadığı gerekçesiyle Mayıs ayı sonlarında partisinden ihraç edildi. İhraca giden süreçte; CDH Başkanı Benoit Lutgen atıldığı bir radyo programındaki açıklamasıyla başladı. Lutgen, “Herhangi bir inkarcıyı anında ihraç ederim. Buna Ermeni soykırımı da dahil” dedi.
Bu açıklamadan sonra gazetecilerin Mahinur Özdemir’le ilgili sorular sorması üzerine, partisi Özdemir’den ‘Ermeni soykırımı’nı tanıdığına dair bir bildiri yazıp medyaya göndermesini istemiş. Dik bir duruşla, Türkiye’nin adına leke sürülmesine izin vermeyen Özdemir de, bildiriyi imzalamamış. Bu gelişmelerden sonra partisinden ihraç edilen Özdemir, hem ulusal medyamızda hem de uluslar arası alanda pek çok kez haber oldu. Haber olmasına haber oldu da Afyonkarahisar’da bu konuda çıt çıkmadı.
“Orada bir köy var uzakta; gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür” mantığının kalp kırgınlıklarına, unutulmuşluklara yol açtığı malum. Madem iş lafa gelince Emirdağlı gurbetçilerden destek istiyoruz, madem Emirdağ dolayısıyla Afyon Avrupa’da; o zaman onları orada yalnız bırakmayacağız. Sahip çıkacağız. Hem Afyon’un kızına hem de Avrupa’daki 5 milyonu aşkın Türk’e sahip çıkacağız.
Henüz hükümet kurulmamışken, tüm partiler birbirleriyle görüşebiliyorken AK Parti, MHP ve CHP ile TBMM’de temsil edilmeyen Afyonkarahisar’daki tüm partilerin yöneticileri, bir araya gelin. Afyonkarahisar’dan seçilen milletvekilleriyle birlikte bu haksızlığa, karşı çıkın. Şimdi Özdemir’e yapılan karşı Afyonkarahisar’dan bir ses ki; Avrupa’nın her neresinde olursa olsun bir Afyonkarahisarlı hatta nereli olursa olsun her Türk bilsin ki, başı sıkıştığında Afyonkarahisar onların yanındadır.

Devamını Oku

Taksim’de olmuyorsa Anıtpark’ta neden olsun

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Onur Bayram 5 Eylül 2014 Cuma 03:00:00
  Her 1 Mayıs’ta kavgalara neden olan, sendikaların ‘çıkacağız’ diye tutturduğu Taksim’i havuz ve ağaçlarla bambaşa bir görünüme kavuşturacak proje açıklandı. Projeyle ilgili haberi okurken Taksim’de miting ve gösteri yapılamayacağı ile ilgili haberleri görünce Taksim’de, orada gösteri ve miting yapılamıyorsa Anıtpark’ta niye yapılıyor diye düşünmeden edemedim.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş önceki gün Taksim Meydanı’nın revize edilmiş projesiyle ilgili bir tanıtım toplantısı düzenledi. Konuyu bilmeyenler için özetlemek gerekirse İstanbul’un simgelerinden Taksim Meydanı, iki yıl önce yayalaştırma projesiyle bambaşka bir görünüme kavuştu. Aslına bakarsanız Gezi Parkı olaylarını başlatan ağaçların kesilmesi de bu yayalaştırma projesinin bir işlemiydi.
Kısa süre önce oradaydım, artık Taksim, gerçek bir meydana dönüşmüştü. Ancak herkesin eleştirdiği genel konu, meydanın her yerinin beton olması nedeniyle, gri bir görüntüsü olduğuydu. Başkan Topbaş’ın açıkladığı projeyle Taksim Meydanı’na süs havuzları ve parklar yapılacak, pek çok yeni ağaç dikilecek. Proje vasıtasıyla Taksim’le ilgili çıkmış haberlere de bir kez daha göz atma fırsatı buldum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yayalaştırma projesi açıklandığında ve Gezi Parkı olaylarında Taksim’in siyasi bir yer olmadığına, İstanbul’un önemli bir turizm merkezi olduğunu belirtmiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs’ta sendikalar Taksim’e çıkmak istediğinde ise; Taksim’in bir miting meydanı olmadığını, İstanbul’da trafiği, turizmi ve yaşamı etkilemeyecek pek çok miting alanı bulunduğunu söylemiş.
Taksim gibi özel meydan ve alanların siyasi ve toplumsal olaylardan uzak tutulması gerekiyor. Anıtpark da bu özel meydanlardan biri olduğuna göre artık Afyonkarahisar’ın kurtuluşu etkinlikleri haricinde bu bölgeyi de her türlü etkinlik, gösteri ve mitingten arındırma vakti gelmedi mi? Eğer İstanbul’u bir megakent olarak değerlendirip, Afyonkarahisar’la kıyaslamamak gerektiğini düşünürseniz; Antalya’da güzel bir örnek olabilir. Antalya’nın simgesi Kalekapısı yakınlarındaki Cumhuriyet Meydanı’dır. Antalya’da da artık Cumhuriyet Meydanı da her türlü miting ve gösteriye kapalı. Tıpkı İstanbul’da yapılan Kazlıçeşme, Yenikapı ve Maltepe alanları gibi Antalya’da da Konyaaltı Meydanı ve Kepez Arena Spor Salonu’nun yanındaki alan mitingler için belirlenmiş. Afyonkarahisar’da da Fuar Alanı gibi miting ve etkinlikler için hem havalimanına yakın hem de otopark sorunu olmayan bir yer varken, niye Anıtpark’ta etkinlik yapıp şehri birbirine katalım ki?
En geç gelecek yıl haziran ayında genel seçimler yapılacak. Siyasi partilerin liderleri miting için Afyonkarahisar’a da gelecek. Antıpark’ta yapılan her miting ve etkinlik nedeniyle Valilik Kavşağı, Gazlıgöl Caddesi hatta zaman zaman Ordu Bulvarı ve Bankalar Caddesi trafiğe kapatılıyor. Buradaki esnaf o günü para kazanmadan geçiriyor. Şehrin trafiğinin alt üst olması da çabası. Her yıl içkili alanlarla, gösteri ve yürüyüş alanları yeniden belirleniyor. Erken karar verirsek bu yıl Afyonkarahisar’ı kurtarabiliriz. Valimiz Hakan Yusuf Güner öncülüğünde siyasi parti temsilcileri de anlaşırsa Afyonkarahisar’ı gerçek bir yükten kurtarırız. Örneğin yapılacak gösteri ve protestolar için Ali Çetinkaya Garı önündeki açıklık alan çok uygun. Basın açıklamaları zaten PTT önünde yapılıyor. Geriye bir tek siyasi partilerin mitingleri kaldığına göre özellikle 3 siyasi partinin il başkanına Afyonkarahisar’ı rahatlatlamalarını öneririm.
Miting konusunda AK Parti’nin sıkıntı yaşayacağını sanmam. Fuar Alanı’nı dolduracaklarına eminim. MHP de Afyonkarahisar’da AK Parti’ye rakip olarak biz ‘Fuar Alanı’nı dolduramayız’ demez ve bu öneriye sıcak bakar inancındayım. CHP ise zaten son dönemlerde İl Başkanlığı önünde etkinlik yapmayı tercih ettiğine göre Anıtpark’ın da artık şehrin simgesi olduğu inancıyla her türlü siyasi ve şehir hayatını etkileyecek etkinlikten arındırılması için herkesi ortak akılda buluşmaya davet ediyorum.

Devamını Oku

Zafer’e daha fazla destek gerekiyor

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Onur Bayram 3 Eylül 2014 Çarşamba 03:00:00
  Büyük Taarruz’un 92’inci yıldönümü kutlamalarını bu sene de kazasız belasız atlattık. Şuhut’ta yapılan kutlama, Kocatepe Zafer Yolu Yürüyüşü’nin başlangıcı ile Dumlupınar’daki kutlamalar muhteşemdi. Ancak bu tarih ve coğrafyanın bize bahşettiği mirası Çanakkale’deki gibi etkin bir turizme dönüştürmek için; desteğini gitgide azaltan Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere Afyonkarahisar’ın daha fazla desteğe ihtiyaç var.
Zafer Haftası etkinliklerinden ilki Şuhut’ta yapılan kutlamalardı. Atatürk Evi’nin etrafına yapılan panorama fotoğrafı bölgenin niteliğini ortaya çıkarmış. Dağıttıkları şallar, kalpaklar ve künyelerle Orman ve Su İşleri Bakanlığı bu işi gitgide daha fazla sahiplendiğini gösteriyor. Açılış sonrası ilçe stadyumuna kadar binlerce kişinin katılımı ile gerçekleştirdiğimiz yürüyüş Zafer’in ruhuna da Zafer’in kahramanlarının anılması açısından da harikaydı.
Mehter Takımı eşliğinde gerçekleşen Şuhut içindeki yürüyüş sırasında gözyaşlarını tutamayıp ağlayanlara bile şahit oldum. Yürüyüşçülerle, Atatürk Evi’ne giden farklı bir grubun nasıl birbirlerini alkışladığına tanık oldum. Şuhutluların gelen misafirleri nasıl sıcak bir ortam ve ilgiyle karşıladığını, gelenlere yardımcı olmak için nasıl çabaladığı gördüğümde Afyonkarahisar’ın turizmi açısından umutlandım. Ancak Şuhutlu hemşerilerimin yaptığı bir harekete de çok üzüldüm.
Yürüyüşçülerin geçişinin hemen sonrasında Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın yerleştirdiği saksı içindeki çiçekler resmen kaçırıldı. Köprüye yakın evlerde oturanlar yangından mal kaçırır edasıyla çiçekleri bahçelerine taşıma telaşına düştü. İyi de sevgili hemşerilerim; siz neyi istediniz de Veysel Eroğlu vermedi..! Afyonkarahisar’a ve Şuhut’a yapılan yatırım başka hiçbir yere yapılmıyor. Siz fidan da ağaç da isteseniz eminim ki Eroğlu yağdırır. Öyleyse bu yapılan niye? Anlamak zor doğrusu ama buradan bu bölgede belediye başkanı olmanın ne zor olduğunu anladım.
Şuhut İlçe Stadyumu’ndaki etkinlikler de oldukça güzeldi. Halkımız uzun konuşmalardan ve bandodan ne kadar sıkılıyorsa Türk Silahlı Kuvvetleri filmi, mehter ve konserlerden o kadar hoşnut kalıyor. Belki de program hazırlanırken, halkın bu istekleri doğrultusunda gösterilerin süreleri daha iyi hesaplanmalı. Öte yandan her sene Şuhut Stadyumu’nda bir skandal yaşanmazsa olmuyor. Bu sene de Milletvekilimiz Ahmet Toptaş, etkinliğin başındaki filmde Atatürk olmamasına sinirlenip, alanı terk etti. Keşke o protestoyu yapmak yerine Zafer Haftası sonrası bir açıklama yapsaydı. Zafer ruhuna daha çok yakışırdı. Ayrıca Kocatepe’de; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün taarruz emrini verdiği saatte Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin yaptığı tören sırasında ne Milletvekilimiz Toptaş’ı ne protokolden birilerini ne de protokolü eleştiren sözde köşe yazarlarının hiç birini göremediğimizi belirtmek isterim.
Kocatepe Yürüyüşü’nün başlangıcı tek kelimeyle muhteşemdi. Uğurlama alanına gelirken bir anda yanan meşaleler eşliğinde girdiğimiz alanda gerçekleştirilen lazer gösterisi eşsizdi. Antalya’da magazin muhabirliği yaptığım dönem de dahil bu kadar güzel bir havai fişek gösterisi izlediğimi hatırlamıyorum. Bu eşsiz gösteriyi daha fazla insan görmeli. Orman ve Su İşleri Bakanlığı hem organizasyon hem de etkinlik bakımından elinden geleni ardına koymuyor. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı için aynısını söyleyemeyeceğim. Zafer Haftası için her sene daha az para geldiği ile ilgili iddialar geliyor. Bu konuda başta Ak Parti ile yönetimi olmak üzere bu şehirdeki herkese görev düşüyor. Bakan Ömer Çelik’e konuyu, Afyonkarahisar’ın turizm potansiyelleri daha iyi anlatılmalı. Zafer Haftası kutlamaları sayesinde Afyonkarahisar’ın, Çanakkale gibi bir özeliğe kavuşması gerektiği söylenmeli. Bakanımızı rahatsız etmişken, müze inşaatı bir kez daha durmuş. O konu da hatırlatılabilir.
Zafer Haftası’nda bu yıl ne yazık ki Türk Yıldızları yoktu. Umarım gelecek yıl tekrar burada olurlar. Afyonkarahisar’ın kurtuluşu törenleri ise bence bu yıl her zaman yapılan kutlamaların bir tık üstündeydi. Özellikle Afyonkarahisar Belediyesi Halk Oyunları ekibinin gösterisi nefes kesiciydi. Bulgaristan ekibinin jesti ve mehterle tadından yenmez bir kutlama oldu. Gerçi kutlamanın güzelliğine rağmen katılan sayısı her geçen yıl azalıyor. Bunun için bir çözüm bulunmalı. Gerekirse izleyiciler için de bir oturma alanı hazırlanmalı. Hatta bu kurtuluş töreni sonrası da bir konserle daha fazla insanın gelmesi bile sağlanabilir.
Afyonkarahisar’ın kurtuluşu vesilesiyle Afyonkarahisar Belediyesi’nden bahsetmişken halk oyunları festivallerinden de bahsetmeli. Benim belki de en eğlendiğim etkinlik festivaldi. Makedonya’dan gelen hemşerilerimi görmek bir yana farklı kültürlerin oyunlarını izlemek çok eğlenceliydi. Üstelik biz farkında olmasak da yabancı halk oyunları ekipleri Afyonkarahisar’ın ve bu festivalin öneminin farkında. Makedon ekibi, Atatürk’ün okulunun da bulunduğu Manastır ya da bugünkü adıyla Bitola kentinden gelmiş. Aslında bu hafta içinde bir başka festivale de davet almışlar ancak onlar Afyonkarahisar’ı tercih etmişler. Hem bu gösterileri izleme fırsatı verdiği hem de tercih edilme başarısını gösterdikleri için başta Başkan Burhanettin Çoban olmak üzere emeği geçen herkesi tebrik ederim.
Zafer Haftası’nı yeni atlattık. Ancak en iyi tanıtım fırsatlarımızdan biri olan bu dönemi daha iyi değerlendirmeliyiz. Belki de bu yüzden bu hazırlıkları girişimleri haziran temmuz ayına bırakmadan gelecek yılın planlama ve hazırlığını hatta Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla görüşmelerini şimdiden yapmalıyız. Amerika’da Salt Lake Gölü festivalleri iki yılda bir yapılıyor. Çünkü bir yılda festival için hazırlanamıyorlar. Brezilya’da da o ünlü festivalin hazırlıkları bir tam yıl sürüyorsa, biz niye Zafer Haftası’nın hazırlıklarını son birkaç haftaya bırakalım.

Devamını Oku

Afyon temizlikte Ankara’yı geçti – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Onur Bayram 30 Haziran 2014 Pazartesi 03:00:00
  Afyonkarahisar’da yaşayan öğrenciler genellikle Afyonkarahisar’ı beğenmez. Hatta okul biter bitmez bu şehirden kaçma planları yaparlar. Aslına bakarsanız belki hemen her gün sizin de tanık olduğunuz bu serzenişler Afyonkarahisar’dan ayrılındığında pişmanlığa dönüşüyor.
İnsanlar ellerindeki değerleri kaybedince anlarlarmış. Bizim öğrenci arkadaşlarımız da çoğunlukla Afyonkarahisar’dan ayrılmadan bu şehrin kıymetini anlamıyor. Önceki gün kısa süre önce Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden mezun olup, Ankara’da işe başlayan bir öğrenci arkadaştan ilginç bir mesaj aldım. Aslında bir CHPli’nin itirafı olarak değerlendirilebilecek bu mesaj, bizim belki her gün yaşam koşuşturmacası içinde görmediğimiz bir başarının da kanıtı…
Afyonkarahisar’da öğrenciliği boyunca çöp toplama ve şehir temizliğine hemen her gün söylendiğini bildiğim bu öğrenci kardeşimiz Gezi Parkı eylemlerine de katılmış, CHP gençlik kollarında aktif görev almış ve genel bir muhaliftir. Sadece iktidara değil kendi görüşündeki insanlara, aktif olarak görev aldığı partide bile her zaman muhalif olan bu genç dostumuz, kısa süre önce mezun olarak Ankara’ya taşındı. Derslerindeki başarı ve aldığı sınav sonuçlarıyla, devletin üst düzey ekonomik kuruluşlarından birinde staj hakkı kazanan bu öğrenci Ankara’da bir süredir stajda. Staj diye düşünüp küçümseyebilirsiniz belki ama bu staja her yıl binlerce öğrenci başvurup, ancak 5 ya da 10’u özgeçmişlerine yazabilecekleri hatta bütün özel bankaların onları havada kapmasını sağlayacak bu staja kabul edilebiliyor.
Staj sırasında Ankara’daki gözlemleri ve Afyonkarahisar’a pişmanlık dolu gözlemlerini aktaracağım. Ancak belki de şu ana kadar yazdıklarımda asıl dikkat edilmesi gereken AKÜ mezunlarının başarıları. Sabah akşam Afyon Kocatepe Üniversitesi ve yönetimine ağza alınmayacak söylemlerle saldıranlar, AKÜ mezunlarının kısa sürelerde nerelere kabul edildiğinin görür de belki utanırlar.
Gelelim Ankara’yla Afyonkarahisar’ın kıyaslanmasına ve Afyonkarahisar Belediyesi’nin bir CHP’li tarafından daha başarılı bulunmasına sebep olan olaya… Ankara’daki bu arkadaş geçtiğimiz gün öğle yemeği sonrası dünyaca ünlü bir kahve firmasına kahve içmeye gidiyor. Bir süre kahve içen gençler, işe geç kaldıklarını fark edince ellerinde kağıt kahve bardaklarıyla yaklaşık 1 kilometre ötedeki kuruma yürümeye başlıyorlar. Yürüyüş boyunca tek bir çöp kovası göremeyen bu genç yeni mezun grubu, ellerinde kağıt bardaklarla kuruma girmenin ayıp olacağını düşünerek, biraz da nasıl olsa çöpçüler süpüreceği için kağıt bardakları yakında bir ağacın altına bırakmışlar.
Yeni mezun gençler aradan geçen 4 saat sonrası işten çıktıklarında bir de ne görsünler, kağıt bardakların bıraktıkları yerde duruyor. İşte bu olay sonrası benim sabah akşam Burhanettin Çoban’ı eleştiren arkadaşım şu mesajı atmış; “İnanır mısın koca Ankara’da bir tane çöp bulamadım. Tamam Afyon’da da ortalıkta çöp bidonu yok ama orada hiç olmasa şu yeşil direklerdeki çöp bidoncukları var. Elimizdeki ufak tefek şeyleri atabiliyoruz. Burada yani başkentte o bile yok. Onu geçtim Afyon’da yere kenara bir yere çöp bırak çöpçüler iki saate kalmadan süpürür. Burada o bile yok. Boşuna günahını almışız Çoban’ın. Burası Afyon’dan pis…”
Zaman zaman her gün gördüklerimiz bize sıradan geliyor. Gelişimi, iyileşmeyi göremiyoruz. Ancak Afyonkarahisar gelişiyor ve büyüyor. Ben bu şehre geldiğimde, habere gittiğimiz en uzak yer SSK hastanesiydi. Adliye, ATSO, otogar ve hastane taşındı derken şehir yayıldı da yayıldı. Gelin görün ki, yayılma çok olumsuz da etkilememiş. Eksikler olmakla birlikte iyi yoldayız. Bazen gerçekleri görmek için dışarıdan bakmalı. Dışarıdan bakanlar, Afyonkarahisar’ı büyükşehirlerle kıyaslıyabiliyor. Bu başarıyı sağlayan herkesi ve Başkan Çoban’ı yürekten tebrik ederim. En büyük tebriği de yaz-kış, sıcak-soğuk tüm yıl şehri adım adım yürüyüp temizleyen temizlik işçileri hak ediyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.