DOLAR 18,8383 0.1%
EURO 20,3282 -1.12%
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN 4398110,18%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Turan Civelek

Turan Civelek

19 Şubat 2021 Cuma

TEBRİKLER

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Koronavirus vaka sayıları karşılaştırma tablosuna göre Afyonkarahisar sayısal olarak en düşük on il arasında yer alıyor. Kurallara uyan vatandaşlarımıza, sayın Valimiz başta olmak üzere ilimiz değerli yöneticilerine teşekkür ederiz. Ancak gönülden tebrik etmemiz gereken birileri daha var. Ben de bu yazımı onlara atfediyor ve Afyonkarahisar Devlet Hastanesi çalışanlarını şahsım adına ayakta alkışlıyorum.
Evet, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi personelimiz pandemi sürecinin başından bu yana aralıksız bir şekilde ve insanüstü gayretle çalıştı. Yeri geldi onlarca servis ve yeni yoğun bakım ünitesi açıldı; şoförü, temizlikçisi, hasta bakıcısı, hemşiresi, doktoru vd. personeli ile koronavirüse karşı gece-gündüz mücadele edildi. Tabiri caizse, ilimizdeki diğer hastaneler taşın altına elini koyarken, Afyonkarahisar Devlet Hastanemiz gövdesini koydu. İşin önemli kısmını sırtladı. Zaten beklenen de, olması gereken de buydu. Bu sağlık alanında bir savaştı, savaştan kaçılmamalıydı ve kaçılmadı. Hiç duymadık ki; bu süreçte Devlet Hastanemiz bir vaka kabul etmesin, yerimiz yok desin, hizmette aksama oluşsun, aman bize de hastalık bulaşır mı diyerek geri durulsun. Bilakis; tüm gücüyle ve unsurlarıyla dimdik ayakta durdu Devlet Hastanesi, -ki işte bu durum takdire şayandır.
Dediğim gibi; Devlet Hastanemizde hizmet hiç aksamadı, kapılar vatandaşa hep açık tutuldu. Gelinen günde Afyonkarahisar Devlet Hastanesi sağlık alanında hemşerilerimizin ana tercihi olduysa, işte bu nedenledir. Hak edene hak ettiğini vermek Hak’tır. Doğruları söyleyeceğiz. Amacımız başarılanı, olanı takdir etmektir. Başta kendileri olmak üzere, gıyaplarında ilimiz genelindeki tüm hastanelerde ve sağlık kuruluşlarında hizmet veren fedakar sağlık personeline bir kez daha teşekkürlerimi arz ederim.
Yönetim şüphesiz bir sanattır. Afyonkarahisar bu işin yönetimini başarıyla gerçekleştirmiştir. İlimiz siyasilerinin fevkalade desteğiyle, Valiliğimiz üstün çaba ve koordinasyonunda, İl Sağlık Müdürlüğümüz ve Afyonkarahisar Devlet Hastanemiz Başhekimliği yönetiminde Covid-19’la başarı ile mücadele edilmiştir ve şu anda da edilmektedir. Bu mevcudiyet rehavete sürüklememeli, tedbirlerde gevşeme olmamalıdır. Devlet Hastanemiz örneğinde olduğu gibi, bu savaşta herkes elinden gelenin fazlasını yapmakla yükümlüdür. Yapana bir sözümüz zaten olamaz. Hemşerilerimizin, insanımızın derdiyle dertlenenlere, Milletine layıkıyla hizmet edebilenlere, her işinde Hakk rızasını gözetenlere ne mutlu… Kalben teşekkürler.
Yerli ve Milli koronavirüs aşımızı geliştiren “Veteriner Hekim Prof. Dr. Aykut Özdarendeli” hoca (Erciyes Üniversitesi) geçenlerde bu aşının tüm haklarını Devletimize devretti. Basında pek yer bulmadı bu haber. Çok büyük bir fedakarlıktır yapılan. Aynı zamanda meslektaşım da olan Aykut hocamız kendisine yakışan şekilde davranmıştır. Şahsen tanışmamış olmakla birlikte, Devlet ve Millet sevdasının en yüksek seviyede tezahür ettiği bu davranışı için sayın hocamıza hepimiz adına şükranlarımı sunuyorum.
Veteriner Hekimler sağlık alanında faaliyet göstermektedir. Biz insanlarda kullanılacak yerli ve Milli korona aşısını geliştiren Aykut hocamızın ve yine diğer yerli ve Milli korona aşılarını geliştiren çalışma gruplarındaki çoğu hocamızın Veteriner Hekim olması bunun en ana göstergesidir. Hayvanlardan insanlara bulaşan (zoonoz) hastalıklarla en temelde mücadele edenler Veteriner Hekimlerdir.
Hep dediğim gibi, Veteriner Hekimleri sahadan çekerseniz en geç 6 ay/1 sene içinde insanlık hastalıklardan başını alamaz hale gelecektir. Hayvan sağlığı, vektörel hastalıklar ve hayvansal gıda sağlığı Veteriner Hekimlerin kontrolündedir. Hayvanlardan insanlara bulaşan 100’lerce farklı hastalık göz önüne alındığında ve insanlarda gözlenen gıda kaynaklı hastalıkların büyük çoğunluğunun hayvansal kökenli olduğu düşünüldüğünde bu dediğimin ne kadar olası olduğu da görülecektir.
Hepinize sağlıklı günler diliyorum. Maske, Mesafe, Temizlik kuralına ve doğal havalandırmaya dikkat edelim. Tedbiri elden bırakmayalım. Devletimiz bizler için önlem alırken, biz de lütfen tedbirsiz davranmayalım. Görüşmek dileğiyle..

Devamını Oku

MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ VE GELECEĞİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

1998 yılında 176bin baş olan ülke manda varlığımız, 2009 yılında 87bin başa kadar düşmüştür. İlk etapta bu düşüşün önüne geçmek, manda yetiştiriciliğini yaygınlaştırmak, büyüme ve gelişme kabiliyetini ve süt verimini arttırmak, pedigri ve verim kayıtlarının tutulmasını sağlamak amacıyla, çok yerinde bir karar olarak, Tarım Bakanlığı tarafından ‘Anadolu Mandasının Halk Elinde Islahı Ülkesel Projesi’ hayata geçirilmiştir.
Manda sütü ve etinin bileşiminde bulunan maddelerin insan beslenmesi açısından son derece yararlı olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Devlet tarafından bu alanda verilen teşvikler ve bahsi geçen ülkesel ıslah projesi vb. çalışmalar neticesinde manda yetiştiriciliği günümüzde bir ivme kazanmış, verimlerde artış sağlanmış ve ülke manda varlığımız ciddi bir artış sağlayarak 2020 yılı itibariyle yaklaşık 189bin başa kadar ulaşmıştır.
Mandacılık Anadolu coğrafyası ve aynı zamanda Afyonkarahisar için önemli bir yerel değerdir. Bizlerin de kurum olarak (çeşitli bilimsel çalışmalar, Anadolu Manda barınağı projesi, Amanda süt ve süt ürünleri ünitesi vb) destek verdiği Anadolu Mandası araştırmaları, bu alanda yüksek bir ivmelenme adına, daha da yaygınlaştırılmalıdır. Özellikle ıslah alanında fazla çalışma yapılmadığından verim yönüyle bu ırkta halen varyasyon oldukça büyüktür.
Ülkemiz manda sayısı olarak, dünya geneliyle karşılaştırıldığında, ne yazık ki henüz istenilen yerde değildir. Ancak bu alanda artan devlet destekleri ve istenen sayıda olmasa da nispeten artan ıslah çalışmaları neticesinde elde edilecek yüksek damızlık değere sahip manda boğaları ve bu yüksek kaliteli boğaların suni tohumlamada kullanımı ile, yanı sıra boğa istasyonlarının kurulması sonucu bahsedilen bu sorun önümüzdeki kısa süreç içerisinde aşılabilecek niteliktedir.
Öte yandan, bir öneri olarak belirtmek isterim ki; bu boğaların tespitinde, nesil aralığının uzun olması sebebiyle, moleküler tekniklerden de faydalanılması ıslah sürecini kısaltarak daha isabetli bir damızlık seçimi yapılabilmesini mümkün kılacaktır. Yeri gelmişken fakültemiz alt yapısının bunun için uygun olduğunu da söyleyeyim.
Dediğim gibi manda sayımız günümüzde artış eğilimindedir. 1970’li yıllarda bir milyon başın üzerinde olan manda varlığına yeniden kavuşabilmek için, bu alanda desteklerin daha cazip hale getirilmesi ve manda ürünlerine pazar oluşturabilmek adına kamu spotları, bilgilendirme katalogları gibi enstrümanların aktif kullanımı ile tüketicinin ilgisinin de çekilmesi gerekmektedir.
Fakültemiz bünyesinde ‘Amanda’ markası altında ürettiğimiz butik ve doğal manda ürünlerini şehir merkezinde Afyonkarahisar’lı vatandaşımızın beğenisine sunmuş olmamızın bir amacı da, yukarıda belirttiğim üzere, bu alana ve önemine vurgu yapmak ve dikkat çekebilmektir.
Mandacılık ülke hayvancılığı için önemli çıkış yollarından biri olarak görülmek zorundadır. Manda, sığırla karşılaştırıldığında, kalitesiz kaba yemi daha iyi değerlendirir, her türlü iklim koşuluna adapte olabilir, hastalıklara daha dirençlidir.
Manda günümüzde; eti, sütü, derisi ve boynuzundan yararlanılabilen bir hayvandır. Özellikle yüksek oranda yağlı (%7-8) olan sütü çok değerlidir. Bugün dünya süt üretiminin ortalama %5’i mandalardan sağlanmaktadır. Özel üretimde (kaymak, yoğurt, mozerella peyniri vb.) manda sütü ülkemizde de kullanılmaktadır. Manda sütü, inek sütüne göre daha yağlı olması yanı sıra, daha az su, daha çok kuru madde, protein ve mineral içermektedir. Manda sütüne karşı özellikle çocuk ve yaşlılarda intolerans gelişmediği de bildirilmiştir. Yine manda eti, sığır etine göre yaklaşık %50 daha az kolesterol ve %10 daha fazla protein içermektedir. Mandanın eti de değerli olup ülkemizde özel amaçlı (sucuk, pastırma üretiminde vd) manda eti kullanımı vardır.
Mandacılık özellikle organik hayvansal üretim yönüyle dikkat çekicidir. Bugün dünya üzerinde 40 civarı ülkede yaygın olarak manda yetiştiriciliği yapmaktadır. Özellikle İtalya, Hindistan, Pakistan ve Çin’de önemli bir yetiştirme şeklidir. Dünya manda popülasyonunun yaklaşık %95’i Asya kıtasında bulunmaktadır.
Yukarıda da bahsettiğim üzere, özetle; özellikle manda popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerimizde saf yetiştirme ve ıslah çalışmalarına önem verilmeli, damızlık değeri yüksek hayvanlar korunmalı, nispeten sığıra göre daha düşük üreme performansına sahip mandada suni tohumlama çalışmalarına önem verilmeli ve bu amaçla damızlık manda depoları tesis edilmeli, manda ürünlerine organik nitelik kazandırılmalı, üretim ve tüketim teşvik edilmeli ve manda ve manda ürünlerinin değerinin altında satışına engel olunmalı, bu alanda teşvikler arttırılmalı ve manda birliklerine proje desteği sağlanarak mandacılığın gelişimine katkıda bulunulmalıdır.
Mandacılık, geçmişe göre, günümüzde artan oranda desteklenmekle birlikte, yukarıda da bahsettiğim üzere, üzerinde daha fazla yoğunlaşılması gereken ve ülkemizin hayvancılıktaki çıkış noktalarından biri olabilecek nitelikte değerli bir hayvancılık koludur.
Selam ve muhabbetle..

Devamını Oku

“HAYVANCILIK ÜZERİNE BİR TAKIM ‘GENEL’ TESPİT VE ÖNERİLER”

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülke hayvancılığının daha iyi bir noktaya taşınması hususunda, şuan aklıma geldiği üzere, bir takım önerileri aşağı şekilde sizlerle paylaşmak isterim. Eksiklerim ve yanlışlarım olabilir. Ancak bir sıfırdan büyüktür. Bu fikirlerin bendeki oluşumu deneyim sonucudur. Faydası olacağı ve bir yerlerde dikkate alınarak son politikalara nüve/katkı teşkil edebileceği/sağlayabileceği kanaatindeyim.
1. Gelecekte sorun teşkil etme potansiyeline sahip hastalıklar için şimdiden koruma stratejilerinin geliştirilmesi (paratüberküloz gibi)
2. Hayvancılığın, eğitim ve sağlık gibi, ülkesel stratejik planın bir ana unsuru olduğunun vurgulanması.
3. Kaliteli çoban/hayvan bakıcısı yetiştirme işinin önemsenmesi ve teşvik edilmesi.
4. Kitlesel sağlık sorunlarına ve ölümlere yol açabilme potansiyeli olan zoonoz hastalıkların özel gündem olarak değerlendirilmesi
5. İnsan sağlığı ile hayvan sağlığının direkt ilişkili olduğunun vurgulanması, hayvansal ürün hijyeninin beşeri sağlık açısından önemine dikkat çekilerek gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanması
6. Sokak hayvanı sorununa dikkat çekilmesi, sokak hayvanlarının kimliklendirilmesi, resmi anlamda sayımının ve kayıt altına alınmasının ülke bazında sağlanması, tüm pet hayvanlar için kimliklendirme sürecinin başlatılması. vd.
7. Tüm pet hayvanların ve sokak hayvanlarının, kurulacak bir sigorta sistemi içinde, yıllık rutin veteriner sağlık kontrollerinin sağlanması. Halk sağlığı ilişkisine vurgu.
8. Kullanılmayan mera alanlarına vurgu yapılarak, mera ıslahı hereketinin ulusal düzeyde başlatılması. Uygun dönemlerde mera kullanımının yetiştirici giderlerini azaltan en önemli faktörlerden olduğunun altının çizilmesi. ‘Mera ıslahına gereken önemin verilmesi ekonomik hayvancılık için bir gerekliliktir’
9. Yukarıda bahsettiğim üzere, Pet hayvanlarda kimliklendirme işlemlerinin ulusal düzeyde ivedilikle tamamlanması ve sokağa terk edilen pet hayvanların sahiplerinin, bu yolla tespit edilerek, sokağa terk ettikleri bu canlar için ağır cezalar almaları hususunun tartışmaya açılması.
10. Pet hayvan satışının her düzeyde yasaklanarak, sahiplendirmenin özendirilmesi.
11. Meslek içi eğitim ve kurslarda standardizasyonun sağlanarak, resmi sertifikasyon işlemine geçişin sağlanması.
12. Veteriner Sağlıkla ilgili ithal teknik ekipmanların denetimi ve denetimi geçen ekipmanın ithalatına izin verilmesi. Ülkenin cihaz çöplüğüne dönüşmesinin ve bu nedenle şekillenen ekonomik kaybın önlenmesi.
13. Veteriner kliniklerin hasta çıktıları üzerinden denetimin önünün açılması.
14. Buzağı kayıplarının önlenmesinde koruma (aşılama vb) ve biyogüvenlik tedbirleri yanı sıra uygun ve doğru tedavi prosedürünün uygulanabilmesi için, üçüncü saç ayağı olarak, uygulayıcıların/hekimlerin mesleki eğitim hususunun da gündeme alınması.
15. Sektördeki aracıların azaltılması
16. Toplumun süt tüketim alışkanlıklarının geliştirilmesi yönüyle reklam çalışmalarına önemle yer verilmesi.
17. Yetiştiricinin yem bitkisi üretiminin teşvik edilmesi. Yem bitkilerinde/yemde dışa bağımlılığın aaltılması. Bu amaçla hazine arazilerinin yem bitkisi yetiştirme için tahsisinin sağlanması hususunda gündem oluşturulması.
18. Mandacılığa önem verilmesi. Mandacılığın ülkenin hayvancılıktaki ana çıkış noktalarından biri olarak görülmeye başlanması.
19. Manda, Sığır ve Koyunculukta Islah çalışmalarına ivedilikle hız verilmesi. Birincil derecede Biyoteknolojik çalışmaların/Arge çalışmalarının desteklenmesi. Böylelikle hayvancılığımızın geleceğine yatırım yapılması.
20. Melez azmanı, hızlı gelişen etçi sığır ıslahı projelerine hız verilmesi
21. Damızlık koç /manda deposu projelerine hız verilmesi.
22. Kaliteli Doğal aşımın özendirilmesi. Koç/Boğa/Manda boğası deposu hususu.
23. Aile Tipi işletmelerin mutlaka desteklenmesi.
24. Hayvancılıkta “Aile işletmelerinin” sürdürülebilirliğin garantisi ve tekelin karşısındaki en mühim engel olduğunun vurgulanması.
25. Aile işletmelerinin hayvancılıkla uğraşan kırsal nüfusta artış sağlanmasının tek yolu olduğunun vurgulanması.
26. Kredilendirme ve hayvancılık teşviklerinde kağıt işlerine son verilmesi.
27. Küçük baş hayvancılığın ülke genelinde teşviki.
28. Tüketicinin koyun/keçi eti tüketimi yönüyle özendirilmesi. Bu amaçla reklam çalışmalarına hız verilmesi.
29. Et sorununun çözümünde küçükbaş hayvancılığın ana odak olarak görülmesi ve planlamanın büyükbaş yanı sıra koyun-keçi üzerine de yapılması.
30. Hayvancılık alanındaki örgütlerin asli görevleri olan yetiştiriciyi destekleme ve eğitim işini öncelikli önemsemelerinin sağlanması.
31. Ülkenin dişi/damızlık hayvan populasyonunun korunması.
32. Hayvancılıkta desteklerin tek kalem (yem gibi) üzerinden, tatmikar ölçüde verilmesi. Denetlemelerin bu tek çıktı üzerinden gerçekleştirilmesi.
33. Anadolu’ya uygun yetiştirme modelinin koyun-keçi yetiştiriciliği olduğunun hatırlanması. Küçükbaş sayısının arttırılması.

 

Devamını Oku

ÖNERİLER -2 – Kocatepe Gazetesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL
Turan Civelek 14 Aralık 2018 Cuma 13:26:27
 

(Dünden Devamı)
11. Kullanılmayan metruk binalar derhal yıkılmalıdır.
12. Şehir merkezinde yer alan uygun nitelikteki binalar için imkan daihilinde kamulaştırma çalışmaları yapılarak mümkün olduğunca bitişik nizam yapılaşmanın önüne geçilmeli, şehir merkezinin hava alması sağlanmalı, şehir merkezinde yeşil alan oranı arttırılmalıdır. Şehir merkezinin havalanmasını sağlamak adına bellirli alanlardaki, belirli bir yaşın üzerindeli binalar kamulaştırılarak yıkılmalı, yerine yeşil alan yoğunluklu “butik park ve dinlenme alanları” kurulmalıdır.
13.  Özdilek-Afium kavşağı ile Şuhut kavşağı ve yine şehir merkezi ile ANS kampüsü arasını kapsayan hat üzerinde “raylı sistem” çalışmalarına, Devlet Demir Yollarından da destek alınarak, başlanmalıdır.
14. Raylı sisteme bir alternatif olarak, yapılması daha zor gibi dursa da, Akarçay’dan köken alan bir “sığ kanal sistemi ulaşım ağı” da, şehre orjinallik katacağı düşünüldüğünde, değerlendirilebilir.
15. Alt geçit inşaatları tamamlanmalı ve uygun noktalar için yeni alt geçit çalışmaları mutlaka başlatılmalıdır.
16. ANS Kampüsü, Devlet Hastanesi ve Ali Çetinkaya Kampüs girişleri yaya ve araç trafik akışı yeniden düzenlenmeli ve bu bölgeler rahatlatılmalıdır.
17. Uydukent bölgesi yol bölme uygulamaları ve trafik için altyapı düzenlemesi yapılmalı, uydukent giriş ve çıkış noktaları, hastane ve otogar ulaşımı bu hat üzerinden sağlandığı için, optimal şartlar dahilinde düzeltilmelidir.
18. Halk ekmek uygulaması getirilmeli ve her mahallede halk ekmek satış noktaları oluşturulmalıdır.
19. Şehir içindeki çimento fabrikası taşınmalıdır.
20. Eski stad bölgesinde büyük bir şehir parkı oluşturulmalıdır.
21. Gerçek anlamda kullanılabilir nitelikte olan, araç parkına ve araç kullanımına kapalı bisiklet yolları, tüm şehir için yaygınlaştırılmalıdır. Şarj noktaları oluşturularak şarjlı motosikler/araba/bisikler vb. kullanımı yaygınlaştırılabilir.  Bu bağlamda ücretsiz veya düşük ücretli bir kullan-bırak şarjlı/şarsız bisiklet/motosiklet ağı oluşturulması düşünülmelidir.
22. Mahalle park, imar, iyileştirme ve geliştirme çalışmalarına ve ağaçlandırma faaliyetlerine aralıksız devam edilmelidir.
23. Araç parkı noktasında sıkıntısı olan mahalleler için ortak kullanım araç park alanları oluşturulmalıdır.
24. Şehir içi araç parklarına gündüz saatlerinde zaman kısıtı getirilerek uzun süre parkların önüne geçilmelidir.
25. Yasal mevzuat imkan tanıyorsa, TOKİ veya özel sektör işbirliği ile yatay mimari dahilinde konut ve işyeri dönüşümünü hedefleyen “Kentsel Dönüşüm” projelerine öncelik verilmesi bir gerekliliktir.
26. Tüm mahallelerde altyapı, ağaçlandırma, park, yol, kavşak vb. imar ve düzenleme çalışmalarına ara vermeden devam edilmelidir.
27. Muhtarlık binaları revize edilmeli, yenilenmelidir.
28. Yeni bir sokak hayvanları rehabilitasyon merkezi ve bakımevi kurulmalı, şehir merkezinde hizmet veren bir hayvan hastanesi ve pet otel açılmalıdır. Mevcut barınak da modernize edilebilir.
29. Şehrin farklı noktalarına yapılacak olan saat kuleleri, dikilecek heykeller vb. ve bu alanların etrafına inşa edilecek kafe ve alışveriş alanları ile şehrin sosyal yaşamına katkı sağlanabilir. Bu bağlamda müze ile işbirliği sağlanarak müzenin sahip olduğu heykel kolleksiyonu özel olarak oluşturulacak alanlar dahilinde şehrin farklı noktalarında sergilenebilir. Bu husus turistik açıdan da şehre katkı sağlayacaktır.
30. Şehrin farklı noktalarında kapalı alanlar dahilinde internet kullanım noktaları ve şarj istasyonları oluşturulmalıdır.
31. Afyon kalesi, Kocatepe ve Frig vadisine gereken ve hakettiği önem mutlaka verilmeli, ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetlerine hız verilmelidir. Termal, Sağlık ve Doğa Turizmi projeleri revize edilmeli/oluşturulmalıdır.
32. Şehir merkezi başta olmak üzere kaldırım alanları artırılmalı, kaldırım yükseklikleri ve kullanımı yaya, çocuk ve engelliler için uygun hale getirlmelidir. Şehrin batısından doğusuna, şehir merkezinden geçen tek yön araç yolları, tek aracın geçişine imkan tanıyacak şekilde dizayn edilmeli, toplu taşıma araçları için durak cepleri oluşturulmalı, toplu taşıma araçlarının durak harici indirme-bindirme yapmasına müsaade edilmemeli, belli aralıklarda oluşturulacak küçük ve kısa süreli parka imkan tanıyan araç parkları haricinde ana yol üzerine park engellenmelidir.
33. Yasal mevzuat dahilinde ise şehir merkezi ve merkeze giden yollar için mutlaka “elektronik trafik denetleme ve park denetleme sistemi” ilgili kurumlarla birlikte işbirliği sağlanarak tesis edilmelidir.
Bu ve benzeri öneriler mutlaka arttırılabilir. Bunların bazıları kısmen veya tamamen yapılmış veya yapılmak üzere de olabilir. Amacımız kimseyi yermek asla değildir. Tek amacımız vardır o da bu konularda farkındalık oluşturmaktır. Kazananın Afyonkarahisar olması dileğiyle hepinize selam ve muhabbetlerimi sunuyorum. Sağlıcakla kalın. (Son)

Devamını Oku

ÖNERİLER -1

0

BEĞENDİM

ABONE OL

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak olan Mahalli İdareler Seçiminde, Afyonkarahisar’ımızı yönetmeye ve gelecek dönemi planlamaya talip Belediye Başkan adaylarımız belli oldu. Öncelikle hayırlı olsun. Kazananın Afyonkarahisar olacağı inancındayız. Öte yandan belirtmek isterim ki; Belediye Başkanı seçilecek olan adayı büyük sorumluluklar beklemektedir. Koltuğunda geçireceği süreç bir nevi başkanın kendi kaderini de tayin edecektir. Güzele ve iyiye imza atanlar hayırla anılırken, başarılı olamayanların ise halkın vicdanında iyi anılmayacağı muhakkakdır. Allah şimdiden kolaylıklar versin diyorum. Tüm adaylara başarılar diliyorum. Seçeceğimiz Başkanın halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğu bilinciyle çalışacağından eminiz.
Adaylar bundan sonraki süreçte vatandaşla, sivil toplum örgütleriyle, iş adamlarıyla vb. biraraya gelerek toplantılar düzenleyecek ve gelecek dönem için hedeflerini ortaya koyacaklardır. Projeler önemlidir, proje adamı olabilmek ise daha da önemlidir. Yaşanabilir bir şehir, sosyal imkanların çoğaldığı, temel hizmetlerin daha ucuza vatandaşa sunulduğu, düzenli ve organize bir kent yaşamı hepimizin hayalidir. Bu bağlamda, bazıları yapılabilirlik açısından daha zor gibi görünse de, bazı proje önerilerimizi, en azından bir fikir ortaya koyması açısından, faydamızın dokunması ümidiyle sizlerle paylaşmak istiyorum. Yanlışlarımız varsa, bilgimiz dışında başlanmış veya bitirilmiş projeler bu önerilerimiz içinde yer alıyorsa şimdiden affola.
Bu bağlamda şehrimiz adına önerilerilerimiz şunlardır;
1. Yasal mevzuat imkan tanıyorsa, herhangi bir nedenle evsiz kalmış, evini terk etmiş, sokakta yaşamak zorunda kalan ve barınma imkanı olmayan ve herhangi bir kurum hizmetinden yararlanamayan, evsiz-kimsesiz vatandaşların günlük olarak ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir “barınma evi” kurulmalıdır. Bu şehirde aç ve açıkta kalan, ısınmayan, yemek, banyo, traş, giyinme vb. temel insan ihtiyaçlarına ulaşamayan kimse kalmamalıdır.
2. Barınma evi içerisinde, yine yasal mevzuat imkan tanıyor ise sabit bir “aşevi” de kurulmalı ve yılın 365 günü aralıksız olarak yoksul, yaşlı, muhtaç kimselere iki öğün sıcak yemek sağlanmalıdır.
3. İmkan sahibi olan vilayetimiz sakinlerinin bu kurumlar üzerinden imkan sahibi olmayan vatandaşlarımıza yardım edebilmeleri aracısız olarak temin edilmelidir. Barınmaevi ve aşevi için şehrin farklı noktalarından servis kaldırılmalıdır. Bu birimlerin gönül rahatlığı ile kullanılabilmesi için tesislerin inşa yerinden, ulaşımının planlanmasına kadar azami gayret sarfedilmelidir.
4. Yoğun öğrenci nüfusu ile dikkat çeken Erenler Mahallesi yeraltı ve yerüstü altyapı çalışmaları ivedilikle tamamlanmalı ve bu bölge yapılacak parklar, sosyal alamlar vb. ile birlikte yaşayan bir öğrenci kenti haline dönüştürülmelidir.
5. Erenlere öğrenci kullanımı için bir çamaşır yıkama merkezi, kapalı-ısıtmalı internet erişim ve şarj merkezi vb. ücretsiz ortak kullanım alanları kurulmalıdır.
6. Erenlerden ANS kampüsüne ulaşım noktasında yeraltı geçitleri tesis edilmelidir.
7. Şehrin belirli noktalarına yeraltı ve yerüstü alanları kapsayan araç otoparkları inşa edilmeli –bu park alanlarının engelli, gebe, yaşlı, polis, sağlık hizmet araçları vb. kullanımı harici kullanımları yasal mevzut imkan tanıyorsa zorunlu tutulmalıdır- ve bu şekilde gündüz saatlerinde şehir merkezinin trafiği rahatlatılmalıdır. Otopark inşaatları sonrası şehir merkezi araç trafiğine kapatılmalıdır. Şehir merkezindeki trafik yer altına alınarak, katlı otoparklara yeraltı giriş-çıkış yapılması sağlanmalıdır.
8. Belediye yolcu taşıma ağı güçlendirilmeli, dolmuş işi ile uğraşan vatandaşlarımızın, hakları tamamen korunmak suretiyle profesyonel anlamda daha büyük ve daha modern araçlarla “halk otobüsü” tarzı taşıma programına dahil edilmeleri sağlanmalı, şehirdeki dolmuş trafik yükü, dolmuşcularımız mağdur edilmeden hafifletilmelidir.
9. Taksicilikle uğraşan vatandaşlarımız mağdur edilmeden, taksilerimiz bir “şehir taksi” modeli oluşturularak standardize edilmeli, taksilerde birörneklik sağlanmalıdır.
10. Şehir merkezinde yer alan binaların kat sayıları azaltılarak eşitlenmeli, şehrimizi gri görünümden kurtarmak ve belirli bir standartı yakalamak adına şehir merkezi bina renk kullanımı/dış cephe kaplamaları optimize edilmeli ve yeni binalara kapalı otopark zorunluluğu getirilerek bina önü, bahçesi ve çevresi ağaçlandırmalara önem verilmelidir. (Devamı Yarın)

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.