YEMEK YAĞI KIZARDI! TÜKETİCİ BOZARDI!

YEMEK YAĞI KIZARDI! TÜKETİCİ BOZARDI!

Bir yıl öncesindeki 5 litre yemek yağının fiyatına bu yıl ancak 2 litre yağ alabilecek olan vatandaşımız gerçekten şaşırmış ve bozarmıştır. Hepimiz bu güzel ülkede yaşıyoruz ve hepimiz bu durumu gözlemleyebiliyoruz. Ayçiçek yağı markette geçen yıl bu dönemlerde 5 litre 30 TL civarındaydı. Şimdilerde 60 TL ve üzerindedir. Yüzde yüzü geçen bu fiyat artışına karşın tüketiciye (işçiye, memura, emekliye) gelir olarak sağlanan artış enflasyonla orantılı olarak yüzde 15 civarındadır. Bu durum ister istemez sıkıntıyı beraberinde getirecektir.
YANLIŞ TARIM POLİTİKASI VE İTHALAT
Ekonomiler dengeler üzerine kurulur. İhracatın ithalatı karşılama oranı ve aradaki fark ne kadar az olursa olsun o kadar iyidir. Hatta ihracat ithalattan daha fazla olursa aliy-yül ala olur. Nitekim Hollanda, Almanya, İsveç gibi ülkelerin ihracaatları daha çoktur. Bu ülkeler ekonomik değeri yüksek ürünler ve teknoloji ürünleri ihracatı yapmaktadır. Bize göre toprakları azdır. İleri tekniklerle verim artışı sağlayarak ürünlerini fazlaca üretmekte, üreticilerini de ziyadesiyle memnun etmektedirler.
Bizde ise oldukça geniş araziler olmasına rağmen ekilmeden nadasa bırakılan araziler sorunun kaynağı olmaktadır. Ekonominin can damarı ÜRETİM dir. Ne kadar çok üretirsek o kadar rahat ederiz. Üretimi artırmak birinci derecede önemliyken bunu iyi bir pazarlama ve ihraç politikasıyla beslemek ve desteklemek şarttır.
Üretim konusunda maalesef tarımda sınıfı geçemiyoruz. Mahsulü yetiştirirken kullanılan gübre, ilaç, mazot gibi ürünlerde hatta birçok ürünün tohum tedarikinde bile dış ülkelere, dolar bazında muhtaçlığımız var. Bunlar pahalandıkça üretim maliyetleri artıyor ve çiftçimiz emeğinin karşılığını alamıyor. Demek ki tohum, gübre ilaç ve yakıtın milli üretimle tedariki sağlanması elzemmiş. Yanlış politikalarla emeğinin karşılığını alamayan çiftçi ekmekten, üretmekten uzaklaşınca Hollanda kadar, İtalya kadar arazilerimiz boş kalıyor ve kolay çare olarak görünen İTHALATA başvuruyoruz. Dünya yağ ithalatının neredeyse dörtte birini tek başına Türkiye yapıyor. Bu da bize yağ fiyatının tavan yapması, yağın iyice kızarması olarak yansıyor; tüketici olarak markette bozarıyoruz.
İşin daha da kötüsü; kendi çiftçimize vermediğimiz desteği ithalatını yaptığımız ülkelerin çiftçisine ve üreticisine veriyoruz. Bu çarpık tablo sadece yemek yağında değil, tütün, çay, pancar gibi ürünlerde de aynıyla yaşanıyor. İktidarlar kendi tarla ve arazilerimiz atıl dururken Sudan’da, Somali’de tarım arazileri kiralıyorlar. Bu yaıplmasın demiyoruz ama binbir zahmet ve zorlukla çalışan yerli çiftçimize sahip çıkalım. Üretimimizi, pazarlamamızı, ihracatımızı artıracak MAKRO TARIM politikalarımızı Türk Milletinin şanına layık bir şekilde hazırlayalım.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi