YENİ MÜZE BİNASI İNŞAATI ÜZERİNE

YENİ MÜZE BİNASI İNŞAATI ÜZERİNE

Gazetemiz Kocatepe’nin geçen günkü sayısının baş sayfasındaki Kurtoğlu köşesinde yer alan uyarı yazısını okuyunca Afyon tabiriyle adeta “dertlerim depreşti”.. Müzemizin banisi Rahmetli Süleyman Gönçer’i, Hasan Tahsin Uçankuş’u,rahmetli SaadetÖzgündüz ve “atom karınca”
unutulmaz müdür Ahmet Topbaş’ı hatırlayıp ruhlarına fatiha gönderdim. Bugün bölge müzesi durumundaki tesislerimiz için canla-başla çalışmışlardı. Bilmiyorlardı ki bü-
tün alemin gözü önündeki bu “Kültür Abidesi”nin inşaatı, şunun-bunun elinde oyuncak gibi yıllarca ihmal edilip “mez
lengi” olacaktı. 2011 yılında, yani bundan tam 10 yıl önce, zamanın Kültür Bakanı Ertuğrul Günay tarafından bizzat temeli
atılan inşaatın açılış tarihi olarak 2013 denilmişti. Sayın Bakan bir süre sonra görevden alındı; TOKİ tarafından yapılmakta olan inşaatın para getiren bölümleri, haf-
YENİ MÜZE BİNASI
İNŞAATI ÜZERİNE
riyat, temel, bodrum ve kaba inşaatı kısmen yapılıp öylece terk edildi. Anlaşma gereği eski müzenin arsası da TOKİ’ye bırakılmıştı. İnşaatın bırakılma gerekçesi nedir bil-
miyoruz ama mutlu bir gelişme şu ki arsa tekrar el değiştirip Hazine’ye kaldı. Sanırım burası kültürel amaçlı kullanılacak, yeşil saha vb değerlendirilecek inşallah.
Projesi Genel Müdürlük tarafından hazırlanan yeni müzemizin en göze çarpan özelliği, ana teşhir salonunun tıpkı Mevlevi Semazeni gibi dönerek göğe yükselen konik kulesi idi. Bu bölüm bodrumdan itibaren 5 katlı dairesel teşhir salonu idi ve tıpkı Newyork-Manhattan’daki ünlü S.R
Guggenheim Müzesi’ni andırıyordu.(*)
Ana yola bakan 2 katlı kafeterya, alttaki tesisat bölümleri, batı yönünde kapalı salon ve 2 katlı büro kısımlarıyla oldukça başarılı bir proje olan yeni müzemiz geçen
bu 10 yıl içinde Bayındırlık Bakanlığı tarafından tekrar ihaleye çıkarıldı, sanırım ikmal işlerini yapacak olan müteahhit
biraz ilerledikten sonra fiyat farkı, eskalasyon vb saçmalıklarla işi askıya aldı ve inşaat taşeronlar elinde oyuncak
haline getirildi.
Galiba birkaç yıl sonra tekrar ihaleye çıkarılıp ikinci müteahhitin insafına bırakıldı; zaman-zaman faaliyet gösteren taşeronun ne yaptığı ve yapacağı belli değil; kontrol durumunda olan eski adıyla Bayındırlık İl Müdürlüğü’nün olaydaki etkinliği de nedir bilinmez.?!
Ben, mesleğin içinde 55 yıllık eski bir mimar olarak yıllardır sürüncemede kalan inşaatın temel ve bodrum duvarlarındaki yalıtımların tamamen tahrip olduğunu ve bu
arazinin jeolojik özelliği dolayısıyla bataklık zeminde oluşan ve beton-demir malzemenin paslanmasına yol açan zehirli oluşumun etkilerinden korkuyorum.
Nitekim OSB’nin altyapı tesislerindeki drenaj vb tesislerinde kullanılan beton büzler çok kısa zamanda erimişti.
İğne deliğinden dahi süzülüp içeri giren yeraltı ve zemin suları ile 10 senedir dış cephedeki yağmur-kar sularının,
gerek ana taşıyıcılara gerekse sıva ve diğer kaplama malzemelerine nasıl yıkıcı etkisi olduğunu herkes bilir; tamamen
göz önünde cereyan eden bu rezaletin sorumluları kimlerdir,
kurtarıcısı kim olacak merak ediyorum?
20 yıldır kucak açtığımız AKP iktidarının bu probleme eğilip biran önce bitirilmesine müzahir olacağı ümidini taşıyorum. Rahmetli şair Osman Attila’nın “… beni herkes
Ankara’da sanır, Afyon’da bir dam çökse yüreğim sızlar..”
dediği gibi ben de Bursa’dan eli-kolu bağlı feryat ediyorum,Vkurtarın şu zavallı inşaatı..!
(*)Solomon R. Guggenheim Müzesi, ünlü mimar Frank Lloyd Wright tarafından Newyork merkezinde ki Manhat-
tan‘da 1943 te planlanıp, 1959 da açılmış, modern sanat yapıtlarının sergilendiği bir yapıdır. Çok yoğun ve sıkışık
bir ortamda inşa edilen kompleks; ters konik ve sarmal bodur bir kule olan sergi bölümünden rampa ile yukarı çı-
kılırken sergilenmiş olan eserler tetkik edilebilir. Afyonkarahisar Müzesindeki kule bende yapıyı hatırlatmaktadır.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi