YOLCUDUR ABBAS, BAĞLASAN DURMAZ

YOLCUDUR ABBAS, BAĞLASAN DURMAZ

Tek adam sisteminin yürürlüğe girdiği günden bu yana devlet yönetimindeki yetersizliklere ekonomideki sıkıntılar da eklendi. Alım gücü günden güne azalan vatandaşın serzenişleri de artıyor. Zaten çok kötü yönetilen ekonomiye, dış politika alanında yapılan sürekli yanlışlar ve iç politikadaki kutuplaşma siyasetine geçen yıldan beri pandemi de eklendi. İktidarın pandemi yönetiminde yetersizliği, maske dağıtımındaki beceriksizliği, vaka sayılarının halktan saklanması, aşı teminindeki yetersizlikler ve kapanma dönemlerinde vatandaşa yapıl(a)mayan yardımlar sonrası vatandaşta bıçak kemiğe dayandı. Sokak röportajlarına dahi yansıyan isyanlar yavaş yavaş artmaya başladı. Buna bir de Sedat Peker videoları eklendi. Sedat Peker “Sırça Saray” içinde yaşayan saltanat mensuplarının üstündeki cilayı kazıdı. Bizlere bu cilanın altındaki yolsuzlukları, çirkinlikleri, pis kokuları gösterdi.
Anketlerde de AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranlarında düşme günden güne belirginleşmeye başladı. Beş değişik firmanın Mayıs anketleri de bu durumu doğruluyor. Anketler AKP ve MHP’nin oy oranlarındaki düşmenin yanı sıra Tayyip Erdoğan’ın kişisel oylarındaki düşmeyi de açıkça gösteriyor.

 

İktidara yakın ya da uzak beş değişik firmanın Mayıs ayı anketlerinin ortalamaları gösteriyor ki, Recep Tayyip Erdoğan Ekrem İmamoğlu karşısında 10 puan, Mansur Yavaş karşısında 11.5 puan fark yiyor. 19 yıldan beri devam eden saltanat sona ermek üzere…

 

ECELİ GELEN KÖPEK…

 

Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın torunu ve TBMM Başkanı Şentop’un oğlunun hafızlık icazeti aldığı Ayasofya Camisi’ndeki törende (adı lazım olmayan) bir imam, “Onlardan daha zalim, daha kafir kim olabilir. Ya Rabbi, o zihniyetin bir daha bu ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma” diyerek ismini vermeden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okudu.
Diyanet İşleri Başkanı, Ayasofya’da “Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” diyerek Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okursa,
Ayasofya’nın baş imam laikliğin kaldırılmasını isterse,
İktidar partisinin Milletvekili Cumhuriyet’e “Doksan yıllık reklam arası bitti” derse,
Devlet protokolü, önlerinde söylenen bu hadsiz laflara seyirci kalır, alkış tutar, hatta “Keşke Yunan kazansaydı” diyebilecek kadar şeref yoksunu bir meczubu adam yerine koyup hastanede ziyaret ederse,
Yerelde (Sultandağı ilçesinde olduğu gibi) Belediye başkanları, Kaymakamlar resmi bayramlarda yapılan çelenk koyma törenlerine katılmazsa,
Bir meczup da çıkar bu ülkenin kurucu önderi Atatürk’e hakaret edip, kafir diyebilme hadsizliğini kendinde bulur.
Atalarımızın dediği gibi “balık baştan kokar” . Kokan balık ta çöpe gider.
Son Söz; “Ay’ın altında hiçbir şey sonsuza kadar sürmez” Vladimir Putin

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi