YOLUN SONU

YOLUN SONU

Değerli Hemşehrilerimiz;
Beşeriyet olağanüstü bir sürecin bütün yönlerini ağır bir şekilde yaşamaktadır. Ölümcül bir virüs insanlığa adeta savaş açmış durumdadır. Ülkeler, milletler, medeniyetler diken üstünde, bıçak sırtında, tahammül sınırındadır. KOVİD-19 musibetiyle mücadele de üst noktadadır.
Koronavirüs mücadelemizde 1 yılı aşkın bir süre bitiyor ve şükür ki Kademeli Normalleşme sürecine geçiyoruz. Bu günlere sabır ve anlayışla geldik.
Hedefimiz: EN DÜŞÜK RİSK GRUBU
Özlediğimiz günlere kavuşmak için hep birlikte tedbirlere uymaya devam edelim. Gevşelemeyelim bunca emek ve uğraşı tekrar başa döndürmeyelim.
Malumunuz bizi bilirsiniz yazmış olmak için değil samimi muhabbet ve duygularımı aktarmak, Vatanın bölünmez birliğini sağlamak adına siyasetin birleştirici yönünü kullanmaya gayret ederim. Bu hafta gündem olabildiğine yoğun başlıca konulardan bazıları 28 Şubat darbesi, Meclise gelecek fezleke, sporda FB- Trabzonspor derbisi, Eğitimde; Okulların ne zaman nasıl açılacağı ve daha bir sürü şey…
Biliyorsunuz, İzliyorum köşemizin adı, ee haliyle tabi tüm olup biteni izliyor takip etmeye meseleleri gösterildiği gibi değil tüm detaylarıyla inceliyoruz. Geçmişe dair Tv’de yayınlanan bazı programlara baktığımda kimler gelmiş kimler geçmiş dedim kendimce. Ne çoraplar örülmüş ülkemin başına? Ne kahpe saldılar bitmiş, ne de satılmışlıkların hikayesi. Öksüz olduğumu Türklüğümden biliyorum, Yetimliği babasızlıktan. Anasız da kalsam tek duam Rabbim bizleri vatansız bırakmasın. Neler gelmemiş ki benim Güzel yurdumun başına daha ne oyunlar dönecek kim bilir. Biz bu Vatan için, bu Millet için, bu Devlet için, Bekamız için and içmişiz!
Merhum Namık KEMAL’in dediği gibi;
“Felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsin,
dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten.”
Emrolunduğumuz gibi doğru yoldan ayırmasın bizi Rabbim. Ezanla başlayan Selayla biten fani hayat. Bir saniye sonrasına hakim olmadığımız ezeli hakikat. Değil mi ki ömür geçici, adamlık (ahlak) kalıcıdır. Fitne geçici, fikir kalıcıdır. Bakın ne diyor Değerli halk ozanı sayın Musa EROĞLU “Yolun sonu görünüyor ”
Bu türkünün sözleri öyle anlı şanlı herkesin bildiği şairlere ait değil. Ordu’nun Fatsa İlçesi’nden Dursun Ali AKINET hayatını şoförlükle geçinen birine ait. Bu güzel yürekli şoför aynı zamanda “Halil İbrahim” adlı türkünün de söz yazarı.
Dursun Ali’nin bir gün 85 yaşındaki annesi hastalanır, alır annesini Ankara’daki Hacettepe Hastanesi’ne götürür. Hastaneye yatırılır annesi. Tahliller istenir. Bir süre sonra Dursun Ali tahlil sonuçlarını almak için odadan çıkacakken annesi seslenir: “Nereye Dursun Ali?” Tahlil sonuçlarını almaya gidiyorum der Dursun Ali. Annesi oğlunu yanına çağırır, elini tutar ve der ki: “Gerek yok oğlum, yolun sonu görünüyor.” Dursun Ali çok kötü olur. Olur mu anneciğim? Çok iyisin maşallah der ve odadan çıkar. Sonuçları alır ve odaya döner. Ne yazık ki annesi son nefesini vermiştir. Dursun Ali annesinin cenazesini alır ve koyulur yola. Fatsa yolunda, cenaze arabasında bu sözleri yazar:
Bana ne yazdan, bahardan
Bana ne borandan, kardan
Aşağıdan, yukarıdan
Yolun sonu görünüyor.
Işte herşey kocaman bir HİÇ…
Ne yaparsak yapalım, hepimiz için yolun sonu görünüyor.
Bir gün hepimiz:
Geçtim dünya üzerinden
Ömür, bir nefes derinden
Bak feleğin çemberinden
Yolun sonu görünüyor.
DİYECEĞİZ…
Gencim, güzelim, makam sahibiyim, zenginim…. demeye fırsat kalmadan :
Azrail’in gelir kendi
Ne ağa der ne efendi
Sayılı günler tükendi
Yolun sonu görünüyor.
GÖRECEĞİZ…
Dünyadaki herşey bize ölümü hatırlatırken biz dünyaya kazık çakmaya çalışıyoruz ya şunu hiç aklımıza getirmiyoruz:
Bu dünyanın direği yok
Merhameti, yüreği yok
Kılavuzun gereği yok
Yolun sonu görünüyor.
AHİRİMİZİ VE AKİBETİMİZİ HAYIR EYLESİN RABBİM
EVET…
BİLİYORUZ:
YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR…
Bugün görüyoruz ki Mars’ta su arayabiliyorsun ama Afrika’ya su götüremiyorsun. Tarih; uygar olma değil, insan olma eksikliğini yazacaktır…
Yağmur dünyanın her yerine aynı dilde yağar. Güneş hep aynı anlama gelir. Toprak daima topraktır. Fakat insan başkadır. Toprağı kıymetli yapan, yağmuru rahmet bilen, suya azizlik payesi veren insandır. Her birimiz bir âlemiz. Tarih boyunca ne zaman başımıza bir bela bir savaş gelmiş ancak o zaman birleşmişiz ne zaman rahata ermişiz yine bir birimizin paçasından aşağı çekmişiz. Tüm Dünyanın Türkün nizamına ihtiyacı var ve bu Nizamı sağlayacak yegane güç damarlarımızda ki asil kanda mevcut! Biz devletimizin yanında olacağız, yapıcı eleştirilerimiz, millî konulardaki desteğimizle sorumlu siyaset anlayışımızı yerine getirmeye devam edeceğiz. Ülkemiz içeride ve dışarıda birçok sorunla uğraşırken, Türkiye çoklu bir cephe hattındayken millî meseleleri gündelik siyasete alet edenlerden olmadık, olmayacağız.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi