Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Agah Bıyıkoğlu

Zafer Meydanı’ında Zafer Gecesi

2 Temmuz Salı günü saat 19.00’da başlayan Romanya-Hollanda maçını izledikten sonra Örnekevler Anadolu Lisesi yakınındaki evimden ve saat 21.00 sularında çıktım ve “EURO 2024 Heyecanını Zafer Meydanı’nda yaşamak üzere “Türkiye-Avusturya maçını izlemek için” Karayolları Parkı’nın önünden ana caddeye indim… Çocukluğumuzda “Hükümet Önü” “Cumhuriyet Meydanı” dediğimiz şimdi adı “Zafer Meydanı” olan yere doğru yürümeye başladım…
Hollanda, Romanya’yı 2-0 yenmişti… Bariz bir üstünlüğü vardı Hollanda’nın… “İyi bir takım Hollanda, çabuk ve hızlı oynuyorlar, teknik perfeksiyonu yüksek kramponlar var takımda” diye düşüne düşüne yürürken EML’nin önüne gelmişim…
Yürüyorum orta tempoda… Solgun lamba ışıkları altındaki caddede oldukça yoğun bir trafik var. Yanımdan hızla geçen araçların içinden gelen davul zurna sesleri, korna seslerine karışıyor… Kaldırımlar da kalabalık… Hızla yürüyor insanlar… Belli ki onlar da maç izleyecekler… Dükkanlarının önünde oturan tanıdıklarla selamlaşıyorum… Üzerimde “Milli Takım Forması var.” “Hocam bu kez işimiz zor; fark yemeyelim yine” diyenlere “Yok yok, bu kez kolay değil o iş.” diyorum…
Gedik Ahmet Paşa Camii’nin yanlarında trafik ve kalabalık artıyor… Ben de hızlanıyorum biraz daha… Zeybek havaları her yeri inletiyor… Meydan “lebalep” dolu, her yaştan kadın erkek çoluk çocuk… Afyon havaları eşliğinde ekranda ülkenin arkeolojik, tarihi zenginlikleri görülüyor…
“İzmir’in dağlarında çiçekler açar.” İzmir marşı çalınırken Kurtuluş Savaşı’nı simgeleyen tablolar, Atatürk’ün, Paşaların Kocatepe’deki görüntüleri ve savaşan Mehmetçiklerin siperlerden çıkarak Yunan’a hücumları geliyor dev ekrana… Yoğun alkışlar…
“Öne doğru yürüyorum ite kaka… Tanıdık bir yüz “Hocam” diye sesleniyor… Elinde bir sandalye… Uzanıp alıyorum…
Gecenin yarısında bunca insanı bu alanda toplamak… Bunca yıl yaşadım parti mitinglerinde bile görmedim bu kalabalığı ve coşkuyu… “Nasıl mı?” Futbolun gücü, cazibesi ve de organizasyon becerisi elbette…
Ve dev ekranda “Biz bu Cumhuriyeti böyle kurduk” tablosu… Herkes ayakta… Milli duygularımız dorukta…
Maç başlıyor; henüz birinci dakika dolmadan bir gol atıyoruz Merih’in ayağından… Yer yerinden oynuyor…
Aslında bu maçın her dakikası bir tarih… Turnuvanın gizli favorilerinden birini yendik. Eğer Avusturya dün bizi eleseydi, favoriler arasında adları anılacaktı… Gerçekten hızlı ve çabuk oynayan, ceza alanımıza sızarak gol arayan kaliteli bir takım Avusturya… Ancak milli takımımız da çok dirençli ve disiplinli oynadı… Kaan, Merih ve Abdülkerim 3’lüsü rakip baskısını kırdılar üç stoperimiz de inanılmaz oynadılar…
Muhteşem bir mücadele vardı. Grup maçlarını da dikkate aldığımızda en iyi karşılaşmayı oynayıp inanılmaz savaştık. Bütün futbolcuları alnından öpmek lazım. Hiç pes etmediler. Tüm oyuncularımız sürekli yardımlaştı.
Klasik ama çok şey anlatan bir söz “Yine tarih yazdık.” Hele hele son saniyede Mert’in mutlak gollük bir kafa vuruşunu çıkarması…
Mert Günok’on babası Mahir Günok, benim Afyonspor antrenörlüğüm sürecinde kalecimizdi. Ereğlispor’dan almıştık onu askerden yeni gelmiş… Selam olsun Mahir Günok’a ve Mert Günok’a…
Çeyrek finaldeyiz artık. İki duran topta gol atan stoper Merih, son saniyede ünlü İngiliz kaleci “Gordon Banks”i anımsatan kurtarışıyla kaleci Mert… Başrol oyuncusu bunlar… Ya ötekiler… Barış Alper, Ferdi Kadıoğlu, Mert Müldür… Sonradan oyuna girenler… Hepsi de harika…
Turnuvanın en genç takımlarından biriyiz… Geleceği olan oyuncular var.. Kenan Yıldız (o da Dinarlı bir babanın oğlu) Barış Alper, Arda Güler…
“Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir”…

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER