ZAFER MÜZESİ

ZAFER MÜZESİ

Zafer Müzesi’nin yıllardır bekleyen perişan hali ve son günlerde tamirat (Restorasyon adı altında) maksadıyla başlanan ve -15, -20 derecede çatısının sökülmesiyle zavallı binanın artık ölüme terk edildiğine hükmettim.
2 katlı yığma yapı (1914) yaklaşık 100 yaşında olup 700 metrekare oturma alanına sahip. Başlangıçta kar döşemeleri ahşap olarak yapılmış, 1970’lerde Emniyet Müdürlüğü kullanımında iken Betonarme döşemeye çevrilmiş.
Bina 1935-38 yıllarına kadar (20 yıl) Belediye olarak kullanılıyor. Utku Anıtının arkasına yeni bina yapılınca oraya taşınıyorlar. 1940 sonlarına kadar Doğumevi Hastanesi olarak kullanılıyor; Sonra PTT Bölge Baş Müdürlüğü daha sonrasında uzun süre Emniyet Müdürlüğüne tahsis ediliyor. Bu yıllarda 2 katın ahşap tabliyeleri Betonarme olarak değiştirilip tahkim ediliyor. (Sağlamlaştırma)
Sonuç olarak 2 katlı yığma yapıdan bahsediyoruz. Bu tip yapıların genel olarak güçlendirilmesi çok kolaydır ve buna güçlendirme denmez ‘Elden geçirme’ denir.
100 yaşındaki bina nice tehlikeler- badireler atlatmış. Müdahaleler olmuş; insan vücudundaki ameliyatlar gibi… Yanındaki eski vilayet binası kompleksinin yıkılıp katlı otopark yapılması sırasında birkaç çatlak oluşmuş. Yığma yapıda bunun hiçbir tehlikesi yok ama kurcaladıkça ve orijinaline çevirelim deyip Betonarme döşemenin ortasını delerek alt kat ile mekân birliği sağlamakla orijinaliteyi yaşatalım dedikçe problemler çıkmaya başlıyor.
Burada bir yumurtayı 9 kişinin taşıması ve sonunda yumurtayı yere düşürme kıssası aklıma geliyor. Ortalama vatandaşın kafası karışık tabii (İnşallah öyledir). Bunca işlemin anlamını çözmeye çalışıyorlar.
Şimdi işin burasında 55 yıllık bir meslek adamı ve uygulama ve en mühimi Milli Park projelerinin hemen tamamını yapan (1980-90) bu bina üzerinde de önemli hizmetleri olan bir mimar sıfatıyla olayı yorumlamaya çalışıyorum:
1) Bu binanın sahibi (Milli Park Müdürlüğü) nerede ve olaylara ne diyor?
2) İşveren idare durumunda olan Milli Parklar mı? Yoksa Özel İdare mi?
3) Kontrol üstü ve baş danışman durumunda olan Eskişehir Anıtlar Kurumu ne düşünüyor?
4) Müteahhit, bu kış döneminde, verilen emirlere rağmen çatıyı açarsam olacaklardan sorumlu tutulamam demiyor mu?
5) Bütün bu operasyona karar veren üst akıl kim?
6) Elindeki paraya göre mi yoksa proje keşfine göre mi iş yapılacak?
7) Bu restorasyon projesini, kimler incelemiş? Kimler onaylamış? Hangi kriterler esas alınmış?
8) 2 katlı basit bir yapının tamir- tadili bu kadar uzun sürer mi? 10 senedir ne yapıldı?
Bu sorular uzayıp gidiyor tabii… Değerli kardeşim Veysel Eroğlu’na bu bina ve Yeni Müze inşaatının bir an önce yapılıp açılması için ricalarda bulunmuştum. (10 Aralık 2021) Demek ki işler hızlandırılmış olacak ki kış-kıyamette harekete geçildi. Eroğlu kardeşimin Afyon’umuza hizmetleri asla yadsınamaz; Ben eminim ki bu konuyu derhal ele alıp, bina büsbütün telef olmadan en kısa zamanda ve en akla uygun şekilde sonuçlandıracaktır. Çünkü bahis konusu 2 katlı 700 metrekarelik basit bir inşaattır.
Not: yapının müteahhidi bu yazıyı teslim ettikten sonra beni arayıp konu hakkında çok detaylı bilgiler verdi. 1 saati aşkın konuştuk; son derece profesyonelce yaklaşımları var, ama ben bürokrasi vesaireden anlamam, ben Veysel Eroğlu’na inanıyor ve güveniyorum. Bir kişi bir karar verir ve 1 ayda bitirilir. (Tabii yaz gelince)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi