ZAFER MÜZESİ

ZAFER MÜZESİ

Birkaç gün önceki Kocatepe’nin baş sayfasında yayınlanan Zafer Müzesi hakkındaki yazıyı okuyunca, uzun süredir kapalı duran ve neyin beklenildiği hala meçhul olan durum karşısında diğer duyarlı vatandaşlar gibi ben de çok üzüldüm.
Üzüntüm diğer vatandaşlardan belki biraz daha fazla idi ki, 30 yıl önce bu binanın Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü’ne devredilmesi, İçindeki Emniyet Müdürlüğü’nün çıkarılması, restorasyonu, ahşap döşemenin betonarme plakaya çevrilmesi, iç ve diş cephenin basınçlı kum ile temizlenmesi, yeniden tefrişi… gibi konularda Milli Park Müdürü Hilmi Gürdal beyefendi ile çoğunlukla beraber çalışmış ve binanın restorasyon projelerini hazırlamıştım.
Bugün ortada bırakılan bu bina, zamanın Belediye Başkanı Mehmet Said Efendi tarafından 1913 lerde yaptırılmış ve yaklaşık 35 sene kullanıldıktan sonra 1938 de inşaası biten yeni belediye binasına taşınılmış.
O yılların sağlık sorunları sebebiyle bina 1946 sonlarına kadar 8 sene Doğumevi olarak kullanılmış, (Bkz Taşpınar, Haziran 2020, 23. cü sayısındaki Afyon’un Eski Doktorları) 1946-1964 arası 20 yıla yakın PTT Başmüdürlüğü ve kısmen Milli Eğitim Bakanlık kitapevi olarak kullanılmış; 1964-84 arası Emniyet Müdürlüğü hizmetine tahsis edilmiş, Emniyet 1987 gibi yıllarda, bina tapusunun, Milli Emlak Müdürlüğünden, Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü’ne devredilmesi üzerine ancak çıkarılabilmiş.
Dönemin Milli Park Müdürü Hilmi Gürdal’ın fevkalade gayretleriyle yukarıda saydığım temizlikler yapıldıktan sonra, üst katta Ata’nın 26-30 Ağustos günleri kaldığı sağ köşe oda ile arkasında; Mareşal Çakmak, İnönü ve harekat şube müdürü Tevfik Bıyıklıoğlu’nun odaları tefriş edildi.. Diğer odalarda savaş sırasında kullanılan veya savaş sahasında ele geçirilen buluntu ve civar köylülerin hediye ettikleri çeşitli objeler ve fotoğraflar sergilendi..
Ortadaki büyük sofada dev bir arazi maketi üzerine büyük zaferin hazırlandığı ve kazanıldığı topraklar üzerindeki askeri harekat işlendi. O günlerin şartlarında bu maketin sadece meraklı bir personel tarafından birkaç aylık, geceli gündüzlü çalışmayla gerçekleştiğini gözümle görmesem inanmazdım. Harita üzerine bizzat Hilmi beyin hazırlayıp yapıştırdığı harekatla ilgili objelerden sonra büyük camlı masaya yerleştirilerek ışıklandırıldı.
Alt katı, Milli Park Müdürlüğü’nün tüm idari birimleri ile küçük ve projeksiyon perdeli bir toplantı salonu yerleştirildi..
Uzun süre halka açık duran müze ve alttaki müdürlük, İmar planı gereği uygulamaya başlanan meydan tanzimi sırasında kapatıldı, bir ara çok- çok akıllı kimselerin “bu binayı söküp Uydu Kentin bir tarafına naklederek orada yeniden yapma” projeleri ortada dolaştı, şükür ki bundan çabuk vazgeçildi.
Bu arada Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü haline getirildi, ve sanırım Şuhut yolu üzerinde bir yerlere taşındı..
Bu satırları yazan bendeniz, yukarıda da arz ettiğim gibi bu binanın tadilat ve tefriş projelerini hazırlamış ve milli gururumuz olan bu tarihi bina hakkında gerekçeli rapor tanzim ederek proje ekin de sunmuş idim; şimdi bir vatandaş ve bir mimar olarak, 30 yıl sonra, -sosyal hakkımı kullanarak- soruyorum; yıkılmasını mı bekliyoruz?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi