Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Okumuş, Filistin İçin Yazdı

Gazeteniz Kocatepe’nin başlattığı “Filistin İçin Yaz” kampanyasına Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş destek verdi. Rektör Okumuş, Gazze’de yaşanan ve insanlık adına utanç verici olan tablonun topyekûn hareket ederek değiştirilebileceğini vurguladı

Gazeteniz Kocatepe’nin başlattığı “Filistin

GAZZE’DE YAŞANAN İNSANİ KRİZ VE SORUMLULUKLARIMIZ

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş

 

İsrail’in, Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler için 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana işlediği suçlar sebebiyle insanlık, artık bütün dünya kamuoyu için aşikâr hâle gelen büyük bir trajediye tanık oldu. Aslında ilk olarak Tel-Aviv’de toplanan Yahudi Millî Konseyi’nin 14 Mayıs 1948’de başlattığı ve 75 yıldır kesintisiz süren zulmün, tarihin hiçbir döneminde hiçbir coğrafyada örneğine rastlanmayan düzeyde şiddetlendiği bölgedeki durum, daha ne kadar vahim bir hâle gelebilir, sanırım kimse tahmin edemez.

Gazze, yıllardır süregelen abluka ve çatışmalar nedeniyle zaten zor durumdaydı. Ancak, son saldırılarla birlikte bu durum içinden çıkılmaz bir hâl aldı. İsrail’in yoğun bombardımanları, Gazze’de sağlık hizmetlerinin tamamen çökmesine sebep oldu. Hastaneler ve sağlık merkezleri ya doğrudan saldırıya uğradı ya da ciddi anlamda hasar gördü. Yaralıların tedavi edilmesi imkânsız hâle geldi, tıbbi malzeme ve ilaç stokları tükendi. Ambulanslar hedef alındı, sağlık çalışanları görevlerini yapamaz hâle geldi. Kısacası bu insani kriz, Filistin’de zaten kırılgan olan sağlık sistemini tamamen felç etti.

Kadınlar ve çocuklar, bu saldırıların en savunmasız kurbanları olarak karşımıza çıkıyor. İsrail bombardımanları sırasında birçok kadın ve çocuk hayatını kaybetti, yaralandı ya da evsiz kaldı. Okullar, çocukların güvenliğini sağlayabilecek yerler olmaktan çıktı; eğitimleri kesintiye uğradı ve psikolojik travma yaşadılar. Filistin’in kahraman kadınları ise hem kendilerinin hem de çocuklarının güvenliğini sağlamak için insanüstü bir çaba gösteriyor.

Açık bir soykırım şeklinde 1948’den beri süren soykırım karşısında uluslararası toplumun sessiz kalması kabul edilemezdi. Nitekim büyük çoğunluk sessiz kalmadı. Küresel kamuoyunun Filistin’deki insan hakları ihlallerine karşı din, dünya görüşü ve kültürel angajmanları aşan güçlü bir ses çıkarması ve Filistin halkının yanında durması vicdanı olan herkes için zorunludur. Çünkü İsrail’in saldırıları, insanlık değerlerine ve uluslararası hukuka aykırı olup, bir an önce durdurulması gerekmektedir.

Türk milleti bu konuda daima olduğu gibi kararlı ve net bir tavır sergilemektedir. Milletimiz, bundan sonra da Terör Devleti İsrail’in saldırılarına karşı duyarlılığını korumalı ve Siyonizm ile iş birliği yapan bütün şirketleri ve hizmetleri boykot etmeye devam etmelidir. Bu, Filistin halkına verilen desteğin en somut göstergesidir.

Unutulmamalıdır ki Gazze’de yaşanan trajedi, sadece Filistinlilerin değil, tüm dünyanın vicdanını kanatmaktadır. Kadınlar ve çocuklar gibi en savunmasız grupların hedef alındığı bu saldırılar, insanlığın temel değerlerine aykırıdır. Uluslararası toplumun, insan hakları savunucularının ve tüm duyarlı bireylerin bu trajediye sessiz kalmaması, Filistin halkının yanında durması ve İsrail’in saldırılarını durdurması için daha fazla çaba göstermesi gerekmektedir.

Bugün Gazze’de yaşananlar, insanlık adına utanç verici tabloyu değiştirmek bizlerin elindedir. Kimse, “Ama benim elimden ne gelir ki…” diyemez ve dememelidir. Boykot gibi topyekûn hareket edildiğinde etkisi muazzam olan bir yöntemle her birimizin göstereceği duyarlılık ve destek, Filistin halkının direnişine güç verecek ve onların sesini, hâlâ kaldıysa sağır kulaklara duyuracak, kör gözlere gösterecektir.

BM üyesi 193 devletten 137’si hâlihazırda Filistin’i tanıyor. Filistin’i tanıyanlar arasında ABD, Kanada, Avustralya, Japonya ve Batı Avrupa’nın çoğu ülkesi bulunmasa da son olarak İspanya, İrlanda ve Norveç Filistin’i tanıyacaklarını ilan etti. Gazze’de olan onca şeyden sonra Batılı ülkeler artık ABD’nin sözde tarafsızlığına seyirci kalamaz. Yeryüzünün sakinleri, aylardır üç bin kilometrekarelik bir alanda sefalet içinde yaşayan, gece gündüz havadan, karadan ve denizden bombalanan insanların mağduru olduğu sahneye derhal son vermesi için İsrail’i durdurmalıdır.

Adaletin ve barışın hâkim olduğu bir yeryüzü umuduyla, Gazze’de yaşanan trajedinin son bulmasını diliyorum. Unutulmamalıdır ki Filistin’de adalet sağlanmadan dünyada gerçek anlamda bir barış hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.