DOLAR 17,9554 0.15%
EURO 18,3056 0.21%
ALTIN 1.021,40-0,13
BITCOIN 4187881,53%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

“Bakanlık ne alırsa ilk bize veriyor”

ABONE OL
30 Mart 2013 14:13
0

BEĞENDİM

ABONE OL
“Bakanlık ne alırsa ilk bize veriyor”

İl Sağlık Müdürü Necip Yemenici, Afyonkarahisar’ın sağlık alanında şanslı bir il olduğunu söyledi. Yemenici, Afyonkarahisar’da paletli ambulans, obez ambulansı, yoğun bakım ambulansı ve helikopter ambulansla hizmet verdiklerini söyledi

İl Sağlık Müdürü Necip Yemenici, gazeteniz Kocatepe’nin sorularını yanıtlamaya devam ediyor. Yemenici, Afyonkarahisar’ın sağlık alanında önemli bir konumda olduğunu kaydetti. Yemenici ile yapılan röportajın ikinci kısmı şöyle:
Kocatepe: Afyon’un sağlık ekipmanı bakımından durumu nedir?
Necip Yemenici: Paletli ambulans sayısı 5’e çıkıyor. Paletli ambulans şu anda 3 tane. biri Köroğlu Beli’nde duruyor. Bu yıl kar olmadığından kullanmadık. İki tanesinin paletini söktük, normal ambulans olarak kullanıyoruz. Şimdi iki paletli ambulans daha geliyor sayı 5’e çıkıyor. Nasip olursa gelecek yıl onun birini yine Köroğlu bölgesine, birini de Dinar bölgesine vereceğiz. Biz 3 tanesini de buradan idare edeceğiz. Mesela Kalecik’te bir gebe var. Bu ambulansla çok rahat çıkıp alabiliyoruz. Ayrıca araç parkurumuza UMKE aracımız da katıldı. Ulusal medikal kurtarma aracımız da var. Olağanüstü bir afet durumunda ulaşımı kolay sağlamak için Bakanlığımızın öncü ekipleri bu aracı kullanacak.
BAKIM VE OBEZ AMBULANSLARI VAR
Kocatepe: Ekipman konusunda yenilikler de var mı?
Yemenici: Artık Afyonkarahisar’da yoğun bakım ve obez ambulansımız da var. Bu ambulanstan 20 tane dağıtıldı, birini de ilimize verdiler. Şişman hastalarımız, mesela 180 kilogram ağırlığında olan Gebeceler’den bir hastayı bu ambulansla getirdik. Bu özel yapım bir ambulans çok da pahalı. Yaklaşık maliyet 250 bin avro. Obez ambulansının sedyesi normal. Ama hastanın kilosuna göre ayarlama yapılıyor. 300 kilograma kadar taşıyor. Sedye hidrolik. Bu sedye bile tek başına 50 bin lira değerinde. Araçtan çok donanımı pahalı. Türkiye genelinde 20 ile dağıttılar. 20 ilin arasında Afyon da var. Bakanlık ne alırsa ilk bize veriyor. Çünkü biz kritik bölgeyiz. Örneğin bakanlığımız obez ambulansı mı aldı, ilk bize verir. UMKE aracı mı aldı, ilk bize verir. Biz bölge konumundayız. Çünkü araç, gereç, ekip bizden başkaca yerlere de gider. Bakanlık ilk ne alırsa önce Afyon’a verir. Bu bizim bölgenin özelliğinden kaynaklanan bir durum. Bu ambulansımız sadece obez değil, yoğun bakım hizmeti de veriyor. Mesela yoğun bakımlık bir hastanın Ankara’ya gitmesi gerekiyor. Yoğun bakımda ne şart varsa bu ambulansımızda da o var. Bu içindeki araçlar yoğun bakım araç gerecidir. Buradaki depratörün tanesi 50 bin TL. Hasta başına ayrılabiliyor o zaman tek parça çalışıyor. Ayrıca trafik kazası gibi olaylarda kullanılmak üzere dört hastayı birden taşıyabilen bir ambulansımızı daha ilimize kazandırdık. Allah korusun büyük bir kazada 4 yaralıyı biz aynı anda alıyoruz. Biz meteorolojik gelişmeyi sürekli takip ederek stratejimizi ona göre belirliyoruz. Elimizde gebelerin ne zaman doğum yapacaklarına dair bir liste var. Sıkı ve ciddi bir gebe takibi söz konusu. Mesela Hocalar ilçesinin Çalca köyünün yolu kar yağışında kapanan bir köy. Diyelim ki orada iki tane gebe var. Eğer kar yağdığında o yol kapanıp o gebenin doğumuna rast gelecekse biz o gebeyi alıp il merkezinde misafir ediyoruz. Mesela Büyükkalecik beldesine bağlı Çıngıraklı mezrasında kar yağışı olacak dönemde orada bir gebe varsa onu il merkezinde misafir etmeyi öneriyoruz. Kabul etmiyorsa da takibini yapıyoruz. Öyle bir durumda paletli ambulansı hazır etme gibi tedbirler alıyoruz. Teşkilatımız çok detaylı çalışıyor. Helikopter ambulans hizmetimiz de var. Her sabah pilotlarımız gelirler hava durumu sürekli izlenir. Mesela Denizli’de bir vaka olması halinde iniş yapılıp yapılamayacağı takip edilir. Biz hava şartları ve coğrafi özellikleri düşünerek Gömü’de 112 açıyoruz. Gömü halkı sağ olsunlar bize bir ambulans alıyor. Gelecek yıl da nasip olursa paletli ambulansımızı oraya koyacağız. Oradan; Emirdağ, Bayat ve Köroğlu beline hem de Emirdağ tam ortada bir yer.
Kocatepe: Afyonkarahisar’daki ambulans sayısı kaç?
Yemenici: Bizim ilimiz ambulans sayısı bakımından Türkiye’nin en iyi illerinden birisi. Gelecek yıl bakanlığımız bin tane ambulans almayı planlıyor. Eskiyen mesela 2004-2005 model ambulanslarımızı acil durumlara değil de hasta taşıma ambulansına çeviriyoruz. Hastanelere veriyoruz. 2002 yılından aşağı olanları da hizmet aracına dönüştürüyoruz. Biz sürekli ambulanslarımızı modelliyoruz. Bunlar bebek gibi. Biz bunları her gün kontrol ederiz. Kaskolarını sürekli takip ediyoruz. Kasko şirketleri kâr edemiyoruz diye yanaşmıyorlar. Şu anda 15 ambulansımızı kasko yapamadık ama uğraşıyoruz. Bu aracın yürüyen aksamı değil içi para.
112-UMKE ARASINDAKİ FARK
Kocatepe: 112 ile UMKE arasındaki fark nedir?
Yemenici: Aslında ikisinin birbirinden çok farkı yok. İkisi de birbirinin tamamlayıcısı. Ama UMKE’de gönüllülük esastır. 112’de mecburiyet esası var. Biz 112’yi bakanlık olarak çalıştırıyoruz. Mesela UMKE’ye Sağlık Bakanlığı personeli dahil, üniversiteden dahil, sağlıkçı olan sivil vatandaş da katılabilir. Mesela serbest çalışan bir hekim. Gönüllülük esasına dayanan bu güzel sistemde yer alabilir. Fakat 112’den gönüllü olan arkadaşlar çoğunlukla bu işi yapıyorlar. Devlet Hastanemizden de, üniversitemizden de gönüllü UMKE ekipleri var. Şu anda eğitimli 80 kişilik UMKE ekibimiz var. Olağanüstü bir durumda 80 kişi hazır. Mesela bir deprem oldu diyelim, yarım saat içinde telefon mesaj zinciri var. En geç yarım saat içinde ekipler hazır halde bekliyor. Bize çıkın emri verilsin veya verilmesin. Herkesin o anda bir görev dağılımı var. Aynı seferberlik emri gibi. Mesela Simav depreminde biz depremden 2 saat sonra Simav’daydık. Dr. Hamza Göyün de başlarında gitti. Biz bilindiği üzere deprem bölgesinde yer alıyoruz. Fay hattı, iç Ege, Ege, kuzeyimiz, güneyimiz faylarla kaplı. Onun için biz bu anlamda, çok önemli bir durumdayız. Onun için UMKE’ye önem veriyoruz. UMKE ekibinin eğitim farkı enkaz eğitimi de almaları. Eğitimler periyodik oluyor. Yılda 2 defa tatbikatları oluyor. Bu askeri bir disiplin gibi çalışan bir sistemdir. Mesela Dr. Hamza Göyün geçen yıl ayağı kırık bir hastaya nasıl atel yapılabileceğinin eğitimini verdi. Bu örnek hem 112 hem de UMKE ile ilgili bir eğitim. Arkadaşlarımız kendilerini sürekli yeniliyorlar.
Kocatepe: Yeni 112 Merkezleri kurulacak mı?
Dr. Yemenici: Bu binanın alt katı Aile Sağlığı Merkezi üstü Komuta Kontrol Merkezi 112 Çağrı Merkezi hizmeti veriyor. Aile Sağlığı Merkezi kısmında 4 aile hekimi hizmet veriyor. Üst katı komuta kontrol merkezi olarak kullanıyoruz. 112 olarak yeni yere taşındığımızda burayı biz istasyon yapacağız. 112 istasyonu. Şimdi bizim merkezde 6 tane istasyon planlamamız var. Bunlar aslında çalışıyor ama toplu yer yok. Mesela bizim halk sağlığı müdürlüğümüzün yanında 3 tane istasyon var bir binada. Harb-İş’te yeni bir yer açtık. Onun da tanıtımını sonra yapacağız. Bir tane diş hekimliği fakültesinin yanına açtık. Bir tane hastanemizin yanında var. Dolayısıyla onlar toplu çalışıyor bizim bu bölgede yani Mecidiye’de istasyonumuz yok. Burayı istasyon yeri olarak kullanacağız. Çünkü yer bulamadık. Ne kiralık ne de yapacak yer bulduk. Onun için burasını istasyon yapacağız. Yani 112 istasyon merkezi buradan devam edecek. Oruçoğlu ile Gecek arasına bir tane düşündük ama hep SİT’e takıldık. Afyon’u doğusu, batısı her yönüyle merkez olarak söylüyorum kontrol altına almak için çalıştık. İlçelerde sorunumuz yok. Yer sorunu var. Buralar yapılaşırken gerekli sağlık alanı ayrılmamış. Mesela Uydukent’te 3 bin metrekarelik bir yerimiz var. Her şey için kullanılabilir fakat 112’ye uygun bir yer değil. Çünkü bize o bölgede ihtiyaç yok. Ama burada da çok ihtiyaç var. Burası onun için elimizde duruyor.
AMBULANSLAR TAKİP EDİLİYOR
Kocatepe: Mecidiye’deki 112 Merkezi hakkında bilgi verir misiniz?
Yemenici: Şurası arkadaşlarımızın dinlenme alanları. Burası Afyon’un beyni. Herkes uyur burası uyumaz. Kriz merkezi. Birazdan da anlatacağım, ipini koparan burayı arar. Yasal anlamda çözüm noktasında bu konunun akıbetini anlatacağım. İpini koparan bizi arıyor. Beleş ya bir de bir bir iki ya. Kolay da çevriliyor. Çoluk çocuk sağ olsun bizleri sürekli rahatsız ediyor. Tabii ki burası mekan olarak yetersiz. Gazlıgöl’e de bir istasyon yaptık ama onun tanıtımını yapmadık. Havalar iyi olsun, vali beyin programlarıda uygun olsun ona göre yapacağız. Önümüzdeki dönemde ambulansları hem hizmette hemde tanıtım acılışı yapacağız.
Bu harita üzerinde gördüğünüz ambulanslar, GPRS’ler bunlar. Uydudan takip ediliyor. Hangi ambulansımız hangi bölgede, hareket halinde mi, bekliyor mu buradan görebilmekteyiz. Normal trafik kuralları bizim için de geçerli ama hasta varken biz hiçbir trafik kuralını tanımayız. Ama tedbiri elden bırakmadan. Hızlı da gidilse tedbir elden bırakılmaz. Kullandığımız yazılım programları çok detaylı programlardır. Medikal tedavi, hastaneler arası nakil, bir intihar girişimi, bir iş kazası vs gibi detaylara yer veriliyor. Her şey kontrol altında. Geçen yıl bakın bu rakam çok can alıcı 2800 ile 3000 kişi bizi arıyordu. Günlük arama sayısı. Demin söylediğim gibi ipini koparan arıyordu. Sapığından tut da çocuğuna kadar arayanlar var. Hatta basın toplantısında sizlere dinlettim. Gazetenizde güzel bir şekilde yayınladınız. Fakat biz bizi sürekli arayanlar rahatsız edenler hakkında yasal işlem başlattık. Dr. Hamza Göyün bir tane daha buldu onu da ekledik. Yasal işlem başladıktan sonra sayılarımız düşmeye başladı. Caydırıcı olmaya başladı. Eğer subuta ererse cezası ağır. Bir ila 2 yıl para cezası. İlk kez yapılıyorsa paraya çevrilme gibi çeşitli yolları var. Bu yılki ortalamamız 1800-2000 arasında. Ama ilginç olanı bunun 130’una çıkış yapılıyor. Mesela arayan bir şahıs kendisinin evine gidilip iğne yapılmasını istiyor. Müstehcen ifadeler, çocukların arayışları, yanlış ihbarlar vs. Lüzumsuzluklara ayrılan zamanda belki gerçek bir vakayı kaçırmış olma ihtimalinin acısını duyuyoruz. Bakanlık bu durumla ilgili bir çalışma geliştirmeye çalışıyor. Bizim hukuktan başka yolumuz yok.
112’Yİ ARARKEN DİKKAT
Kocatepe: Hangi durumlarda 112 aranmalı?
Dr. Yemenici: Adı üzerinde acil. Trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları, düşmeler, ani bayılmalar. Kalp krizleri, yanık olayları, zehirlenmeler. Mesela normal giden bir gebelikte ani bir sancılanmada bizi arasınlar. Biz onları alıp hemen hastanelere götürüyoruz. Bebeklerdeki ani ateşlenmeler, epilepsi durumları. Vakit kaybetmeden müdahale gerektiren ana konularımız. Ama mesela adamın biri arıyor gel bana serum tak diyebiliyor. Biri geçen gün Ataköy’den arıyor gelin beni götürün hastaneye diyor. Bir sürü de polemiğe giriyor. Dereye hayvan düşüyor Sultandağı Kırca beldesinde. Allah var bizim kızlar sinirleri alınmış şekilde çok güzel cevap veriyorlar. Galiba vatandaş biraz aklen malul. Dediler ki; ‘Helikopter ambulans çağır’ diyor. Ancak bu ineği helikopter ambulans çıkarır. Bizim kızlar Belediye’yi arayın diyor hangi belediyeyi arayacağım diye soruyor. Aslında Kırca da Belediye. Bizimkiler Belediye’yi ara deyince hangi Belediye bilmiyorum diyor. Ondan sonra Digitürk bozuldu diyerek bizi evine çağıranlar. 118 gibi kullanmak isteyenlerde oluyor. Duyarlı vatandaşlar da var. Mesela Beton Travers Fabrikası’nın önünde trafik kazası var diye de arayabiliyorlar. Oysa kendisi ile ilgisi yok kazanın. Bizim ekipler hemen çıkış yapıyorlar. Biz güven vermişiz ama aşırı güven vermişiz. Bakın bugün sakin. İlde bir iki kişinin canını yakacağız. TCK’nın ilgili maddeleri var. Devlet memuruna hakaretten bir devlet kurumun meşgul etmeye kadar. Subut ederse cezası ağır. Konya’da 14 ay ceza verildi. Vatandaş bilmeyerek de arayabiliyor bizi ona da saygı duyuyoruz. Burada nöbetçe hekim odası var. Bu arkadaşlar çağrı karşılayıcı. Eğer arayan kişinin sağlık sorunu varsa doktora aktarılır. Doktor arkadaşımız ambulansın çıkışına çıkmamasına karar veriyor. Nöbetçi doktor en son karar verici. Hastanın verdiği bulgularla ona müdahale edilip edilmeyeceğine karar veriyor. Bu hastamız kalp krizi geçirmiş olabilir hemen ambulansla çıkış yapın diyor. Burası çok önemli. Mesela yemeğe yada bir yere çıkması gerekiyorsa çağrı karşılayıcı buradan izin alarak çıkar. Bütün Afyon için geçerli. Emirdağ’dan Bayat’ın çaprazına kadar toplam 30 adet istasyon var. Ambulans ekiplerimiz de sürekli takip ediliyor. Bu çok teknik bir iş. Artık biz bunu pratiğe döktük. Dr. Hamza Göyün gibi çok tecrübeli bir arkadaşımız var. Kendisi Türkiye’de bu işi yapan sayılı insanlardan biri. 112’ye gönül vermiş, benimsemiş bütün eğitimlerine katılarak işi özümsemiş ve olağanüstü bir krizde, tecrübesi ile ön planda.
Kocatepe: Kriz durumunda müdahale tecrübemiz var mı?
Yemenici: Kriz yönetimini yapmak, mesela cephanelik patlaması başlı başına bir olaydı. Tabii biz onu çok kullanmadık. Eğer insanlar orada ölmemiş, yaralı olsalardı inanın bizim bu 112’nin verdiği hizmet aylarca konuşulurdu. Fakat biz ön plana çıkmak istemedik. Benim evden görülüyordu. Dr. Hamza Göyün’e mühimmat deposunda patlama olduğunu söyledim. Ben dedikten 5 dakika sonra onlarca ambulansın sireni duyuldu. Oraya ilk giden bizdik. O başlı başına bir olay. Keşke ölmeselerdi o çocukları ilk 5 dakika içinde almamız çok büyük bir olay olurdu. Ölenler vardı, çocuklarımızı kaybetmiştik, biz öne çıkmak istemedik. Bu bizim rutin bir görevimiz dedik ama çok güzel bir organizasyon örneğiydi. Simav depremi de öyleydi. 19 Mayıs’ta Dr. Hamza Göyün beni aradı, en kısa sürede olay yerine vardılar. Ben o zaman il dışındaydım. Biz 112 işine çok önem veriyoruz. Yeniden yapılanmada 112’nin Sağlık Müdürlükleri’ne bağlanması da bizim çok hoşumuza gitti. Artık biz detaylarla uğraşıyoruz. Detay dediğim hizmet kalitesi ile ilgili. Hangi yerlere hangi istasyonları nasıl açarız, arkadaşlarımızın yatıp oturacakları yerlere kadar detaylı çalışıyoruz. Yeni istasyonlarımız ev konforunda. Lüks değil, olmak durumunda. Burası güzel bir yer. Ama ben bu ortamı beğenmezken Bakanlıktan gelenler çoğu ilde böyle bir yerin olmadığını söylediler.
Kocatepe: Yoğun bakıma ihtiyaç duyan hastaları yönlendiriyor musunuz?
Yemenici: Bizim yaptığımız hizmetlerden en önemlisi de yoğun bakım bulmak. Günde biz 3-4 hastaya yoğun bakım ayarlıyoruz. Bu il içi ya da il dışı da olabiliyor. Dr. Hamza Göyün, nöbetçi olduğu bir akşam Facebook’tan 4 hastaya il içinde yoğun bakım ayarladığını yazdı. Devlet hastanesi gibi özel hastanede bizim sorumluluğumuz altında. Ambulanslarla ilgili olarak özel hastanelerin siteminde bir yanlış anlaşılma var. 112 hastanın nereye gereksinimi varsa onu oraya götürür. Sağlığın özeli kamusu yoktur. Sağlık sağlıktır. Özel hastanenin parasının çoğunu yine devletimiz ödüyor. Acil bir durumda hepsini devlet ödüyor. Sağlık kamusu ile özeli ile bir bütün. İstanbul’a gönderilen buradaki bir hekim arkadaşımız tarafından doğumu yaptırılan kalbi delik bir bebek için yaptıklarımız, yaşadıklarımız bir organizasyon şahanesiydi. Çocuğun böyle bir durumu var. Bir taraftan Ayhan Bey yer arıyor İstanbul bölgesinde bir taraftan paylaştık, ben Ankara bölgesini aradım. Hamza Bey İzmir bölgesini. Sağ olsun Ayhan Bey buldu Siyami Ersek’i. Biz böyle bir bebek geleceğini bildirdik. Ekip o gün ameliyat ve karşılama için Siyami Ersek Hastanesi’nde hazırdı. Uçak İzmir’e vaka götürmüş, sonra bir vaka daha çıkmış Muğla’ya gitmiş. Ondan sonra bize geldi. 23 dakikada İstanbul’a ulaştırdık. O anda kendi kendime dedim ki bu havaalanı olmasaydı uçağı nereye indirecektik? Kütahya’da olmuş, Afyon’da olmuş ne önemi var. Yapanlara inanın o gün çok büyük bir minnet duydum. Buna sebep olanlara. Yararı kullanıldıkça ortaya çıkıyor. İl sınırı içinde olması önemli değil. Bizim için esas olan iş görmesi. Biz ne yapacaktık aksi durumda eğer havaalanı olmasaydı Çardak’a indirecektik. Git-gel çocuk zaten kritik bıçak sırtı.
ÖZEL HASTANELERİN ELEŞTİRİLERİ
Kocatepe: Özel hastanelerin bazı eleştirileri olmuştu.
Yemenici: Hasta, özel bir hastanede tedavi görüyor acilde bir durumu varsa beni şuraya götürün diyorsa biz onu istediği yöre götürüyoruz. Çünkü vatandaşın hekim ve hastane seçme hakkı vardır. Biz asla onun şeyin de değiliz. Ama istatistikleri de verdim. Geçen yıl mesela 32 bin olan transferin 12 bini Devlet Hastanesi yapılmış. Bin tanesi özellere yapılmış. Özel hizmet veren arkadaşlarla görüştük orada bir yanlış anlaşılma var. Zannederim o hastanede çalışan birinin yakını ile ilgili bir polemik yaşandı. Yoksa doktor arkadaşlarımız burada hasta nereye isterse gidebilir. Mesela trafik kazası oldu, Akören’in orada biz Mavi Hastaneye götürecektik dediler bizi Kırmızı Hastaneye götür denildi. Birini Mavi Hastaneye bırakmıştık. O arada tedavi oldu. Daha sonra bir araya geldiler.
Kocatepe: Personel mfşrmr yeterli mi?
Yemenici: Personel yeterli, Afyon bu anlamda çok şanslı. Geçen 25 arkadaş atandı, 10 tanede Gömü’ye atanacak. Artık geliyor bizim personelimiz yeterli. Şu anda 400 tane personelimiz 112’de var. Şöyle bir durum var. Bir istasyonda 10 kişi olması gerekirde, sayısı 8 olan var, 10 olan var. Bizim eksik 3 tane Karaadilli’de bir kaç tanede Bolvadin’de var. Bu durum asla hizmeti aksatmıyor. Geçici personel gönderiyoruz. Ebe arkadaşları, sağlık memurlarını gönderiyoruz hizmet aksamıyor. Ben bende personel eksiği var deme hakkına sahip değilim çünkü yeterli. Yönetici olarak eksik varsa tamamlamak bana ait. O zaman her şey 4 dörtlük olsa bize de yapacak bir iş kalsın yani. Bizim bir sıkıntımız yok ama sadece doktor arkadaşlar açısından bir sıkıntı oluyor ama 112’de bir sorun yok. Burada çalışan personel 24 saat çalışır 3 gün dinlenirler. Gecenin bir vakti bir arkadaş durur diğerleri istirahat eder. Nöbet esasında 8 saat baz alınıyor.
HELİKOPTER AMBULANS, BÜYÜK ŞANS
Kocatepe: Helikopter ambulans nasıl kullanılıyor?
Yemenici: Asker kökenli bir uçuş ekibimiz var. Bunlar görüldüğü üzere hangarımız, pistimiz. Bunlarında çok özelliği var. Fosforlu, bunu çektiklerinde platformun üzerinde iniş kalkış oluyor. Bende ilk defa bu kadar yakından görüyorum. Helikopterle hasta getirip götürmek başlı başına bir iş. Adım adım nasıl böyle bir nakış oya işlerin tıpkı o gibi. Her detayı uzmanlık istiyor. Şu anki havada bölgede bir vaka çıksa uçulabilir. Bu havada uzak mesafeye gidemiyorlar. Hastaneden hasta geliyor. Bunlar doktorlu, doktor var. Gideceği yerde ekip hazır. Böyle bir zincir var. Onun için 112 Türkiye’de bir aile gibi. Yani yok yok. Dr. Hamza Göyün örneğin şu gün şu saatte helikopterimiz Maltepe’ye iniş yapacak dediğinde orada herşey hazır olur. Kara ambulansı hazır ekip hazır. Gideceği hastane hazır ameliyatsa ekip hazır.
Kocatepe: Hava ambulansının kullanılmasına inisiyatif kimde?
Dr. Yemenici: İnisiyatif bizim bölge içi inisiyatifimiz var. Bir de iller arasında bakanlığın inisiyatifi var. Bir de özel görevler var. Bakanlık, helikopterin şu gün şu saatte şurada olsun diyor. Bakanlıktan izin alarak yaptığımız uçuşlar var. İl içinde mesela bizim bölgede bir sorun var. Diyelim ki trafik kazası hemen kalkıyor. Bu konuda yetkili Dr. Hamza Göyün. Ben de yetkili değilim. Örneğin Hocalar’da bir trafik kazasında boyun kırığı vakası vardı. Helikopter 17 dakikada gidip aldı. Helikopterin bir güzelliği, her yere inebiliyor. Helikopter kuş gibi her yere inebiliyor. Bolvadin Kemerkaya’da dağlık bir arazide ayağı kırık vatandaşı dağın zirvesinde inişin mümkün olmadığı bir yerden hasta alınıp gelindi. Köroğlu belinde bir trafik kazasında hastayı gidip aldık. Çoklu yaralanmalı bir trafik kazası olduğunda bizim helikopter ambulansımız hemen oraya gidiyor. Geçen yıl bir diyaliz hastasını, kardan kapanan yol nedeni ile bir gebeyi helikopter ambulansımız aldı. Bazen çok nadir sosyal endikasyonlarda orada da tabii Bakanlığımızdan izin alarak uçuruyoruz. Ama öyle kara ambulansı gibi her zaman git-geli olamaz. Çünkü prosedürü çok. Devlet Hastanesi’nde bir vaka var. Bunu yarın İstanbul’a götürebiliriz dedikten sonra çalışma başlıyor. Helikopter ambulansa binme meselesi değil. Bu çok komplike bir olay. Geçen kış vaka taşıma sayısı sıfırdı. Hava şartlarından dolayı uçuş yapılamadı. Helikopter ambulans özel durumlar içindir. Size bir anı. Korel’de Gaziantep’te bir arkadaşın annesi düşmüş. Ayağından ameliyat oldu. Hastanın Antep’e gitmesi gerek ama karayolu ile gidişi mümkün değil. Korel Otel’in o zamanki müdürü Serdar Tütüncü beni aradı. Helikopterimiz o zaman yeni gelmişti. Kendisi ile telefonda görüştük. Olayın ciddi olduğunu espri yaptığımı söyledi. Ne esprisi dedim. Biz vatandaşı Antep’e götürdük. Ama direk Antep uçuşu değil. Biz Ankara’ya götürdük. Oradan Antep’e götürüldü. Vatandaş aramış teşekkür için biz para sormayı unuttuk borcumuz nedir diye sorulmuş. Büyük bir lüks olarak algılanıyor. Bir uçuşun saat maliyeti 5 bin avro. Mesela bir Ankara’ya gidiş geliş 10 bin avro mal oluyor. Afyon-Ankara oradan Antep yaklaşık 4 saatlik uçuş 20 bin avro. Ödemeyi bakanlık yapıyor. Vatandaşa hiçbir yansıması olmuyor. Vakanın durumuna göre helikopterli ambulans kullanımının kriterleri var. Mesela Afyon’dan Ankara’ya oradan Antep’e giden hastamızın kalça kemiği kırıktı. En az 4 ay yatacak, yaşlı bir hastaydı. Bu vatandaş kesinlikle kara yolu ile gidemez. En az 15 saat karayolu ile. Hastane hekimi rapor yazıyor. Hastalığı şu nakli hava yolu ile gereklidir diye. Her şey bir detay öyle ezbere iş yok. Karayolunda inisiyatifimiz biraz geniş. Çok nadiren de olsa hatıra binaen bir vatandaşımızı evine hastaneden götürülebilir. Çok özel durumlarda devlet büyüklerimizin gelişinde özel konuşlanma var. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül geldiğinde helikopterimiz hazırdı. Uşak’a geçti helikopter orada dursun buraya göndermeyin dediler. Devletimiz saatine 5 bin avro veriyor, icabında bir vaka 20 bin-30 bin avro da mal oluyor. Antalya’da tinerle ısınmaya çalışırken yanan evsiz bir vatandaşı oradan Kocaeli’ye Derince’de yanık merkezine götürdük. Bölge; Denizli, Eskişehir, Kütahya, Uşak, Isparta’yı kapsıyor. İhtiyaç halinde Antalya, İzmir, Konya, Bursa ve İstanbul’a da uçuyoruz. Antalya, İzmir, Bursa’da helikopter ambulans var. İstanbul’da iki tane var. Ama mesela Konya’nın helikopteri vaka da olabiliyor. Ya da bizim helikopterimiz örneğin İstanbul’da ise bizde başka yerden almak zorunda kalabiliyoruz. Hava muhalefeti kış şartları dışında sürekli kullanılıyor. Ben bu sisteme hayranım. Yok yok. Bürokraside işi yokuşa sürme-köşe yapma vardı. O lüks yok artık. Dr. Hamza Göyün vakamız var çıkış yapılacak dediği anda iş bitmiştir. Bunun ikinci tekrarı yoktur. Pilot arkadaşlarımız için de vaka sorgulama yok. Şuraya uçulacak, plan bellidir. (Kocatepe)

3 AYRI MÜDÜR, 3 AYRI MAAŞ

Kocatepe: Görev dağılımından sonra şöyle bir eleştiri gündeme geldi. Daha önce her ilde bir tek müdür bu işleri yürütürken, şimdi üç ayrı müdür, üç ayrı makam, üç ayrı kadro, üç ayrı maaş var.
Dr. Yemenici: Diğer müdürlükleri yürüten arkadaşlarımız zaten bu sistemin içinde olan kişilerdi. Bunlar özelden gelip de ekstra bir maaş almış kişiler değildi. Bunlar maaşlarını ve döner sermayelerini bu sistemden zaten alıyorlardı. Sadece bir miktar maaşlarında artış oldu. Hepsi o. O kadar hani iddia edilen miktarlarda kimse para almıyor. Bakanlığımız 10 yıldır sağlıkta dönüşüm programını uyguluyor. Bakanlığımız 10 yıldır sağlıkta dönüşüm programı uyguluyor. Sağlıkta dönüşüm programında Türkiye’nin nereden nereye geldiğini gördük. Sağlıkta dönüşümden önce yüzde 39 olan sağlıktan memnuniyet oranı. Tek çatı altında tüm hastaneler toplandı, vatandaşa ulaşılabilirlik arttı. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi yenilendi yine tıklım tıklım. Şimdi bu bakanlığımızın son ayağı. Artık bakanlığımız diyor ki biz büyüdük, genişledik. Sağlık hizmetlerini daha detaylı kaliteli vermek için böyle bir yapılanmaya ihtiyacımız oldu. Sağlık Müdürü olarak ben evet doğrudur. Hastaneleri de, 112’de, aile hekimliğini de biz görev ve sorumluluk alanımızda yürüttük. Hastanelerin taşınmasını yaptık, aile hekimliği sistemine geçti ilimiz. Hepsini çok sorunsuz şekilde yaptık. Ama artık iş profesyonel hale geliyor. Şimdi bugün gördük Sağlık Müdürlüğü olarak direkt sorumluluk alanımız bizim 112 oldu. Bunlar hep detay. 112’deki yeni yapılanmalar. Ama öbür sistemde gözümüzden kaçabiliyordu. Şimdi Ayhan Bey ne yaptı 11 tane hastaneyi aldı götürüyor. Her gün görüyorsunuz çalışıyor bütün şeylerle ilgileniyor. Bizim göremediğimiz bizim yapamadığımız çoğu şeyi arkadaşımız bu dönemde yaptı.
Kocatepe: Sağlık Müdürlüğü’nün 112 ile birlikte sorumluluk alanları neler?
Dr. Yemenici: Sağlık Müdürlüğü’nün direkt sorumlu olduğu alanlar 112, özel sağlık kuruluşları yani özel hastaneler, poliklinikler, diyaliz merkezleri, ruhsatlandırmalar. Eczaneler bizim sorumluluğumuzda. Artı hastanelerin iş ve işlevleri Ayhan Bey de Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri’nde, aile hekimliği dahil birinci basamak sağlık hizmetleri, tütün hizmetleri, akıl ruh sağlığı hizmetleri, diğer hizmetlerde Lüfti Bey’de. Bu sistemde bizden giden birincisi bu personelin sorumluluğu bizden direk gitti. Bir de parasal sorumluluklarımızın çoğu gitti. Bir kısmını Lütfi bey bir kısmını Ayhan bey aldı. Biz yine en yukarıda koordinasyon görevimiz, izleme görevimiz, denetleme görevimiz, raporlama görevimiz, bütün sağlık hizmetlerinin nasıl giderildiğinin işleyişinin sorumluluğu yine Sağlık Müdürlüğü’ndedir. Sağlık Müdürlüğü makamının yetkisi sorumluluğu asla gitmedi. Hatta daha da bize sorumluluk bindi. Diğer birimlerin iştigal alanları netleşti. Şimdi 11 tane hastanenin sorumlusu direk Ayhan Bey. Personelin atamasından tut da alım satıma kadar. Parasal risklerden hep o sorumlu. Bende diyorum ki bak Ayhan Bey şurada şunu yapsak daha iyi olur. Şurada şu eksik var, oda bana geliyor müdür bey bizde doktor eksiği var. Yakın zamanda oturduk mesela doktor eksiğimiz vardı. Nerelerden ne alınabilir bunun istişaresini yaptık.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.