Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

“Büyük Taarruz ve Cumhuriyetimizin yıldönümü kutlu olsun”

Afyonkarahisar Kültür ve Turizm Derneği Genel Başkan Yardımcısı Sami Süzer, Cumhuriyetimizin 100. yaşını ve Büyük Taarruz’un 101. yıl dönümünü Aziz Türk Milletinin Zafer Bayramını bir kez daha kutladıklarını belirtti.

“Büyük Taarruz ve Cumhuriyetimizin yıldönümü kutlu olsun”

Afyonkarahisar Kültür ve Turzm Derneği Genel Başkan Yardımcısı Sami Süzer, dernek üyeleriyle birlikte Kocatepe’ye yapılacak Zafer Yürüyüşü öncesi öğleden sonra Anıtpark önünde basın açıklaması yaptı.

“BÜYÜK TAARRUZUN ÖNEMİ ASKERİ BİR ZAFERİN ÖTESİNDEDİR”
Sami Süzer, Afyonkarahisar Kültür ve Turizm Derneği olarak cumhuriyetin ilanının 100. yıl dönümü ve Büyük Taarruz’un 101. yıl dönümü kutlamaları nedeniyle gerçekleştirecekleri Zafer Yürüyüşü hakkında bilgi verdi. Katılımcılara teşekkür eden Süzer, “Sözlerime başkent Ankara’da yaşayan tüm hemşehrilerimizin değerli basın mensuplarına, Afyonkarahisar’a ve Afyonkarahisarlı hemşehrilerimize selam ve sevgilerini getirdiğimi ifade ederek başlamak istiyorum. Hepimizin bildiği gibi Büyük Taarruz, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan bu destansı hamle, milli birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde sergilendiği bir andır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki Türk ordusu, düşman işgaline karşı gösterdiği kahramanca direnişle Anadolu’nun bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tüm dünyaya kanıtlamıştır. Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanmasıyla birlikte, her yıl 30 Ağustos’ta kutladığımız Zafer Bayramı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki kararlılığını ve inancını yeniden anmak ve yaşatmak için bizlere büyük bir fırsat sunar. Büyük Taarruz’un önemi, sadece askeri bir zaferin ötesindedir. Bu zafer, Türk milletinin ortak iradesi ve fedakârlığı sayesinde elde edilmiş bir özgürlük sembolüdür. Ulusal egemenliğe dayalı yeni bir devletin temellerinin atıldığı bu dönem, Türkiye’nin modernleşme ve demokrasi yolundaki kararlı adımlarının bir yansımasıdır. Büyük Taarruz’un ışığında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen reformlar, ülkenin küresel arenada saygın bir konum kazanmasına zemin hazırlamıştır. Bu zafer, Türk milletinin direniş ve azminin, bağımsızlık ve özgürlük aşkının eşsiz bir ifadesidir.” dedi.
“BÜYÜK TAARRUZ İNSANLIK İÇİN İLHAM KAYNAĞIDIR”
“Büyük Taarruz, sadece Türk milletinin değil, tüm insanlığın özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine ilham kaynağı olan eşsiz bir zaferdir. Bu büyük hamle, milletimizin birlik ve beraberliğinin, vatan sevgisinin, özgürlük tutkusunun ve liderlik yeteneğinin bir tezahürüdür.” diyen Süzer, “Büyük Taarruz’un tarihteki yerini daha fazla vurgulamak, genç nesillerimizin bu büyük mirası anlamalarını ve değer vermelerini sağlamak adına elzemdir. Gelecek kuşakların Büyük Taarruz’u sadece bir askeri zafer değil, aynı zamanda milli ruhunun ve direnişinin bir ifadesi olarak görmeleri, onların ülke sevgisi ve sorumluluk duygusunu pekiştirecektir. Şüphesiz ki, Büyük Taarruz’un değerini anlamak, Türkiye’nin bağımsızlık ve özgürlük ideallerini daha da yükseklere taşıyacak olan genç nesillerin yetişmesine katkı sağlayacaktır. Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlamak üzere olduğumuz bu günlerde, tarihimizin en değerli kilometre taşlarından birine doğru ilerliyoruz. 1923 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, özgürlüğü, eşitliği ve bağımsızlığı simgelemektedir. Bu yüz yıl boyunca, ülkemiz pek çok zorlukla karşılaşsa da, milletimiz, azmi ve kararlılığı sayesinde büyük başarılara imza atmıştır. Cumhuriyetimiz, bilimin ve sanatın yol göstericiliğinde, demokrasinin teminatı olarak varlığını sürdürmektedir. İlerlemeyi hedefleyen, her alanda büyümeyi ve gelişmeyi sürdüreceğimize olan inancımız tamdır. Cumhuriyetimizin 100. yılını, büyük bir gurur ve heyecanla karşılıyoruz. Geçmişimizden aldığımız güçle, geleceğe umutla bakıyoruz. İlkelerimizden ve değerlerimizden ödün vermeden, birlik ve beraberlik içinde daha aydınlık yarınlara yürüyeceğiz. Gençlerimizin ve çocuklarımızın omuzlarına emanet ettiğimiz bu mirası daha da ileri taşımanın, ülkemizi müreffeh yarınlara kavuşturmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Yolumuz aydınlık olsun, nice yüz yıllara.” diye konuştu.
“MİLLET OLARAK ZAFERLERİMİZİ GURURLA KUTLUYORUZ”
Türk Milletinin azmi ve kararlılığıyla kazanılan bu iki büyük zaferin, Türkiye’nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesindeki destansı adımlarını simgelediğine değinen Süzer, şöyle konuştu: “Geleceğe umutla bakan genç nesillerimizin, bu anlamlı dönüm noktalarını anlamaları ve değer vermeleri, ülkemizin aydınlık yarınlarına olan inancımızı pekiştirmektedir. Büyük Taarruz ve Cumhuriyet’in 100. yıl dönümü vesilesiyle, milletimizin birlik ve beraberliği ile kazanılmış olan bu zaferleri gururla kutluyor, nice yüzyıllara hep birlikte yürürken, güçlü yolculuğumuza olan inanç ve kararlılığımızı yineliyoruz. Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşları, tarihin en zorlu dönemlerinde Türk milletinin yanında durarak, bağımsızlık ve özgürlük ateşini yüreklerinde taşımışlardır. Onların önderliğinde verilen mücadele, sadece vatan topraklarını savunmakla kalmamış, aynı zamanda bir milletin onurlu duruşunu ve kararlılığını tüm dünyaya göstermiştir. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri üzerinde yükselen bu büyük mirası düşündüğümüzde, minnet ve şükran duygularımız katlanarak artmaktadır. Biliyoruz ki büyük Atatürk ve silah arkadaşlarına olan borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak, O’na layık olmak için eğitime ve kültürel gelişime öncelik veren, milli birlik ve beraberliğe katkı sağlayan bir toplum oluşturabiliriz. Adaletin ve hukukun üstünlüğünü savunarak, ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıma yolunda Atatürk’ün ilke ve değerleriyle uyumlu adımlar atmamız gerektiğini her fırsatta hatırlamak, bu toprakları bize vatan yapan atalarımıza olan minnet borcumuzun bir gereğidir. Vatanımızı düşman işgalinden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Onların azim ve fedakârlıkları, özgür bir gelecek için yaktıkları meşaleyle sonsuza kadar kalbimizde yanmaya devam edecektir. Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlamak üzere olduğumuz bu günlerde, Büyük Taarruz’un 101. yıl dönümünü ve aziz milletimizin Zafer Bayramını bir kez daha kutluyoruz.”