Davet ve etkinlik sektörü de normalleşmek istiyor

Davet ve etkinlik sektörü de normalleşmek istiyor

Afyonkarahisar Düğün ve Toplantı Salonları İşletmecileri Dernek Başkanı Şükrü Köken, davet etkinlik sektörü çalışanları olarak bugün itibariyle normalleşmek istediklerini açıkladı

 

Afyonkarahisar Düğün ve Toplantı Salonları İşletmecileri Derneği Başkanı Şükrü Köken, Ege bölgesinde yer alan illerin kurduğu Ege Davet ve Etkinlik Federasyonu (EDEF), Anadolu Davet Etkinlik Federasyonu (ADEF) ve TEFED Tüm Etkinlik Federasyonu (TEFED) ile birleşerek kurulan Tüm Etkinlik Sektörü Konfederasyonuyla (TESKON) birlikte ortak bir açıklama yaptıklarını bildirdi.

“ADİL UYGULAMA İLE AYNI ANDA FAALİYETE BAŞLANILMALI”

Afyonkarahisar Düğün ve Toplantı Salonları İşletmecileri Dernek Başkanı Şükrü Köken, 15 aydır faaliyet alanları kapalı olan davet ve etkinlik sektörünün temsilcileri olarak, etkinliklerin yapılmadığı dönemde 60 binlere ulaşan korona virüs vaka sayılarına dikkat çekti. Vaka sayısı artışında etkinliklerin hiçbir payı olmadığını belirten Köken, “Son dokuz ayda virüsün yayılmasına neden olan tüm alanlarda faaliyet başlatılırken düğün, davet ve diğer etkinliklerin Temmuz ayına ötelenmesinin kabul edilemez. Sektör temsilcileri on binlerce firma ve 1 milyondan fazla etkinlik çalışanları olarak 17 Mayıs 2021 tarihi itibariyle işlerimize dönmeyi bekliyoruz. 15 aydır kapalı olan etkinlik sektöründe firmaların da çalışanların da dayanacak gücü kalmadı. Sektör temsilcileri olarak artık günah keçisi olmak istemiyoruz. Adil bir uygulamayla turizm, yiyecek – içecek sektörü gibi benzer alanlarla aynı anda faaliyete başlanılmalıdır.” dedi.

“KAYBEDECEK BİR GÜN YOK DENETİMLİ ETKİNLİK DAHA GÜVENİLİR”

Tüm Etkinlik Sektörü Konfederasyon (TESKON) Başkanı Erol Yıldırım, düğün ve etkinliklerin sadece bir kutlama ya da eğlenceden ibaret olmadığını, 50’ye yakın meslek grubuna doğrudan iş sağlanıldığını dile getirdi. Yıldırım, “Etkinlik sektöründe bir milyondan fazla etkinlik çalışanı 15 aydır işsizdir. Geç kalan açıklamayla sektörümüz bir yıl daha kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Değil bir yıl, bir gün bile kaybetme şansımız yoktur. Kafe ve restoranlarda, turizm otellerinde yaşanan salgın riskinin denetimli etkinlik mekânlarında yaşanabilecek riskten çok daha büyüktür. Denetimli mekânlarda yapılan kontrollü etkinlikler daha güvenli olacaktır.” ifadelerine yer verdi.

“DÜĞÜNLER VE DAVETLERİN TAKİBİ MÜMKÜN”

“HES kodu ve maske ile giriş yapılacak denetimli mekânlarda yapılacak düğünler ve diğer davetler filyasyonu mümkün organizasyonlardır. Katılan misafirler bellidir ve takibi mümkündür.” diyen Yıldırım, “Ayrıca insanların yıl içinde düğün ve davetlere katılım sayısı dikkate alındığında etkinliklerde geçirilen toplam süre diğer riskli alanlarda geçirilen toplam riskli süre ile karşılaştırılamayacak kadar azdır. Bir insan, bir yılda ortalama iki – üç düğüne ya da kurumsal davete katılır ve davetlerde geçirdiği sürenin yıllık ortalaması, altı ile dokuz saat arasındadır. Etkinliklerde geçirilen yıllık toplam süre, toplu taşıma, AVM, pazar yeri, kafe, restoran ve diğer kalabalık alanlarda geçirilen haftalık toplam sürenin çok altındadır.” dedi.

“ÇELİŞKİLER HAYRET VE TEPKİYLE İZLENİYOR”

Anadolu Davet ve Etkinlik Sektörü Federasyonu Başkanı Murat Köksal, düğün salonları başta olmak üzere tüm etkinlik mekânları ve etkinlik firmalarının 17 Mayıs 2021 tarihinde işlerine dönmeyi beklediğini belirtti. Köksal sözlerini şöyle sürdürdü: “Salgın ile mücadelede birçok çelişki yaşanıyor. Etkinlik firmaları ile etkinlik çalışanları yaşanan bu çelişkileri hayret ve tepkiyle izliyor. Örneğin; 3 bin kişiyi ağırlayan bir otelde her türlü animasyon, yemek ve eğlence devam ederken aynı otelin 300 kişilik kontrollü bir düğünü yapamıyor olması anlaşılır bir uygulama değil. Gün boyu hizmet veren restoran ve kafelerde insanlar dip dibe yemek yiyebiliyor ama denetimli bir düğün salonunda 1 buçuk metre uzaklıktaki masalarda yemek servisi riskli bulunuyor. Etkinlik sektörü firmaları ve 1 milyondan fazla çalışanı, seyirci alınan maçlara, şampiyonluk kutlamalarına, protesto gösterilerine, binlerce insanın katıldığı cenaze törenlerine, kalabalık kongrelere gösterilen müsamahanın sıra kendilerine geldiğinde neden tükendiğinin cevabını arıyor.”

“BİLİM KURULU ÜYELERİNDEN DÖNÜŞ ALINAMADI”

Yakın süreçte bilim kurulu üyelerine mail ile ulaşmaya çalıştıklarını aktaran Köksal şunları kaydetti: “Etkinlik süreçlerini ve etkinlik alanlarını en iyi bilen uzmanlar olarak alınacak önlemlerin belirlenmesine destek olmak istediğimizi ifade ettik. Hazırladığımız raporu kendilerine ilettik. Ancak, tek bir bilim kurulu üyemizden bile bu çabamıza dönüş alamadık. Konunun uzmanları olarak bizi dikkate almayan bilim kurulu üyelerimizin ellerinde yeterli uzmanlık bilgisi ve salgının etkinliklerden yayıldığına dair bilimsel veri olmadan akıllarına gelen ilk önlemin etkinliklerin kısıtlanması olmasını da şaşkınlıkla izliyoruz. Tanınmış bilim insanlarımızdan Osman Müftüoğlu, düğünlerin dört aydır yapılmadığı dönemde televizyona çıkıp virüs düğünlerden yayılıyor dediğinde sektör olarak günah keçisi ilan edildiğimizden emin olduk. Etkinlik sektörü, devletine ve toplum sağlığına gösterdiği saygı ile korona virüs ile mücadelede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş ve pandemide toplam 13 ay çalışmamıştır. Ancak 60 bini aşan vaka sayılarına ulaşıldığında sadece etkinlik sektörünü kapalı tutarak salgının önlenemeyeceği de herkes tarafından görülmüştür.”

“GEÇ AÇIKLAMA SEKTÖRE ZARAR VERDİ”

Murat Köksal, etkinlik sektörünün bir yıl öncesinden rezervasyonla çalışan bir sektör olduğu için açılış tarihin geç açıklanmasıyla, yüksek sezonu 15 Mayıs-15 Ekim arası olan sektöre zarar verildiğini ifade etti. Köksal, “Haziran ayı rezervasyonları kısmen alınabilmiş ancak belirsizlik yüzünden Haziran ayı için yapılan anlaşmalar da riske girmiştir. Haziran’da etkinliklerin yapılamaması durumunda etkinlik mekânları ve etkinlik sahipleri bu yılda hukuksal süreçlerle karşı karşıya gelme tehlikesine girmişlerdir. Etkinlik sektörünün 15 aydır yaşadığı kayıplar ve faaliyete geçmesi gecikirse yaşayacağı kayıplar dikkate alınarak ilk açılacak sektör olması ve olumlu ayrımcılık ile korunması gerekmektedir. Pandemi sürecinde ülkenin tüm illerinde dernekleşerek etkinlik konfederasyonu kuruluş aşamasına ulaşan etkinlik sektörü temsilcileri olarak sektörümüzün Türkiye ekonomisinde önemli bir paya sahip olduğunu vurgulamakta yarar görüyoruz. Etkinliklerin başlaması ile yaşanan kayıpların da önüne geçileceğini bir kez daha belirtiyoruz.” dedi. >> Mustafa ERTÜRK’ün Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi