“Eğitimdeki fırsat eşitsizliği giderilmeli”

“Eğitimdeki fırsat eşitsizliği giderilmeli”

YASAL UYARI

Kocatepe Gazetesi’ne ait haberlerin alınıp/kopyalanıp başka yayın organlarında kullanılması halinde yasal yollara başvurulacaktır. Telif hakkı davası açılacaktır. Haberlerin belirli bir kısmını alarak yada başlığını değiştirerek veyahut alt üst edilerek de (gazeteci tabiri ile takla attırıp) alınıp/kopyalanıp başka yayın organlarında kullanılması halinde de yasal yollara başvurulacaktır. Telif hakkı davası açılacaktır.

 

Eğitim-İş Sendikası Şube Başkanı Çağdaş Yalçınkaya, farklı sendikalara üye ve farklı branşlarda 400’ün üzerindeki öğretmenin katıldığı anketin ana sonucunu “Eğitimde fırsat eşitsizliğinin bir an önce giderilmesi” şeklinde özetledi

 

Eğitim ve Bilim İşgörenleri (Eğitim-İş) Sendikası Afyonkarahisar Şube Başkanı Nizam Çağdaş Yalçınkaya, gazeteniz Kocatepe okurlarına 12-19 Aralık 2020 tarihlerini kapsayan “Uzaktan Eğitimde Öğretmen-Öğrenci Tutumları Araştırma” anket çalışması ve sonucunu anlattı.
“ARAŞTIRMAYA GENİŞ YELPAZEDE SAMİMİ KATILIM OLDU”
Burcu Aydın: Eğitim-İş Sendikası Şube Başkanı olarak 5 gün boyunca farklı sendikalara üye olan ve farklı branşlarda ki 400 meslektaşınızın katıldığı “Uzaktan Eğitimde Öğretmen-Öğrenci Tutumları Araştırma” anket çalışmasının içeriği nedir?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Çalışmamız Afyonkarahisar yerelinde, Türkiye genelinde uzaktan eğitim süreciyle ilgili bir fikir vermeyi amaçladık. Bu fikri verirken de hamasi söylemlerle değil gayet net, açık, tabandan gelen verilerle yapmayı planladık. Anket sorularını hazırlarken bunu amaçladık. Anket çalışmamız da işin özünde olan öğretmenlerle çalışmamızı yaptık. Sayıca 400’ün üzerinde bir katılım oldu. Bence Afyonkarahisar için gayet güzel bir sayı oldu. Sağ olsun sendikamız üyesi osun olmasın birçok öğretmen arkadaşımız bu çalışmaya katıldı. O yüzden objektifliğinin yüksek olduğu sonuçlardan da görülmektedir.
“ASLİ AMAÇ UZAKTAN
EĞİTİMDE YAŞANAN SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE KATKI”
Burcu Aydın: Bu anket çalışmasıyla aslen neyi amaçladınız?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Biz bu çalışmayı yaparken asıl amacımız; Uzaktan eğitim artık hayatımızın içerisinde ve muhtemelen uzuncada bir sürede devam edecek. Bu pandemi süreci bitse dahi artık Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün de açıkladığı gibi “Hibrit Eğitim Sistemine” devam edeceğiz denilmektedir. Yani uzaktan eğitim artık bizim bir parçamız olacak. Bu süreçte öğretmenler ne yaşadı, öğrenciler ne yaşadı, aileler ne yaşadı? Bunu verilere dayandırarak bir şekilde topluma ve kamuoyuna açıklamaktı. Bu çalışmayı yaparken hiçbir öğretmenin kimlik bilgisine başvurmadık. Tamamı gerçek kişilerden oluştu. O yüzden tüm yanıtları objektif olarak verebildiler. Öğretmenler arasında branş ve sendikal üyeliklerinden dolayı bir ayrım kesinlikle yapılmadı. Sonuç olarak çok güzel bir grafik çıktı. Neredeyse Türkiye’de ki tüm öğretmen sayıları paralel olarak çıktı. İlimizde tüm öğretmenlerin bulundukları dilim aynıydı.
“HEDEFİ YAKALAMAKTAN
DOLAYI MEMNUNUM”
Burcu Aydın: Çalışma sonucu hedefi yakaladığınızı söyleyebilir misiniz?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Hedefi yakalamaktan dolayı sevinçliyim. Bu bizim için çok önemliydi. Ortaya çıkan grafikte çok güzel bir dağılım var. Neredeyse bakanlığın aynı dağılımını yakaladık.
“UZAKTAN EĞİTİMİN PROBLEMLERİ PAYDAŞLARA SORULDU”
Burcu Aydın: Ankette öncelikle sorulan soru ne oldu?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Anketimiz katılımcılarının dörtte üçü Afyonkarahisar il merkezi ve ilçe merkezlerinde görev yapan öğretmenlerdir. Dört öğretmenden üçü il merkezi ve ilçe merkezlerinde görev yaparken, dört öğretmenden bir tanesi köylerde ve kasabalarda görev yaptıklarını beyan etti. Katılım oranı ilimizde ki öğretmen oranı dağılımı ile örtüşmektedir. Anket çalışmamızda öğretmenlerimize öncelikle biz uzaktan eğitimle ilgili problemlerini sorduk. Bunun öğrenciler ve öğretmenler için psikolojik ve fizyolojik boyutları var. Günlük 6-7 saate varan uzaktan eğitim süreci yaşıyoruz. Öğretmenler aynı zamanda bir aile ve ebeveyndir. Ankette gördük ki bu anlamda da öğretmenler inanılmaz zorluklar yaşıyorlar. Öğretmenler öğrencilerine bir yandan canlı ders yapmaya çalışırken bir yandan da çocuğunun canlı dersini yetiştirmeye çalışmaktadır. Hele ki evde ki eğitim öğretim paydaş sayısı birden fazlaysa bu iş daha da zorlaşıyor. Çok zorlu bir süreç yaşanıyor. Sürecin maddi yüküde sırta biniyor. Sınırsız tarife dahi olsa belli bir yerden sonra yavaşlayan internet faturaları kabarıyor. Elektrik, dijital kirlilik, radyasyon v.d sorunlarımız var.
“UZAKTAN EĞİTİME
HAZIR DEĞİLİZ”
Burcu Aydın: Uzaktan eğitime hazırlıksız mı yakalandık? Uzaktan eğitimde en çok neden şikayet edildi?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Bence uzaktan eğitime hazır değiliz. Bunun çok daha doğru planlanması lazımdır. Milli Eğitim Bakanlığı iyi niyetle elinden geleni gerçekten yaptı. Ama bence topluma ve tabanda asıl bu işi yapan asıl öğretmenlere kulak tıkanıldı. Şahsen ben sınıfta yüz yüze 10 saat ders yaptığımı bilirdim. Köy okullarında da çalıştık. Tek kuruş devletten de para almadım. Beş saatin ücretini aldıysam 5 saati almadım. Öğretmenler gönüllük esasıyla zaten bunu yapıyor. Ama dijital eğitim dediğimiz uzaktan eğitimde; Radyasyona maruz kalınıyor. Fiziksel olarak eğilme dolayısıyla boyun ve sırt ağrılarından anket katılımcılarının 200’ü ciddi biçimde şikâyetçidir. 190 öğretmen ve öğrencilerden alınan geri dönüşler ortak sorun bel, boyun ve göz ağrısı şikâyetleridir. Bu durum ders sürelerinin biraz daha kısaltılması sonucunu ortaya çıkardı. Bu süreçte elbette öğrencilerimizi bırakamayız. Kesinilkle devam edeceğiz ama günde 7 saati bulan dijital kirliliğin önüne geçmek gerekiyor.
“TEREDDÜTSÜZ
YÜZ YÜZE EĞİTİM VERİMLİ”
Burcu Aydın: Tecrübeli bir eğitimci olarak dijital eğitim mi yüz yüze eğitim mi daha verimlidir?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Hiç tereddütsüz gerek şahsi cevabım gerekse ankete katılanların yüzde 98 oranla net verdiği cevaplardan bir tanesi de elbette yüz yüze eğitimin daha verimli olduğudur. Yüz yüze eğitim ile uzaktan eğitim arasında kesinlikle uçurum var. Ama tüm dünyayı etkisi altına alan bir salgında lüzumla hale gelen dijital uzaktan eğitime de alt yapımızla herşeyimizle hazırlıklı olmak durumundayız. Küresel salgında tek koşul uzaktan eğitimdi. Milyonlarca öğretmen internet ağının olmadığı yerde yarar sağlaması mümkün değildir. Eğitimde eşitlik ve adalet başlıklı sorumuza anket katılımcıları yüzde 99 oranda kırmızı renkli bir tablo ile öğretmenler ve dahi öğrenciler ve velilerle olan görüşmelerininde yansımasıyla bu süreçte eğitimde adaletin yakalanamadığı maalesef belirtildi.
“HERKESİN HAYATI ALT ÜSTÜ OLDU”
Burcu Aydın: Uzaktan eğitimin paydaşlarının hayatı bu süreçten nasıl etkilendi?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Hepimizin öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin hayatı alt üst oldu. Yeme içme düzeninden hafta sonu ders işlemeye kadar sabah 8.30’da başlayıp akşam 20.00’ye kadar devam eden inanılmaz bir tempo var. Programların ve düzenin çok değişmesi ortak sıkıntıdır. Bir ay içerisinde üç kez program revize edildi. Küresel salgında olsa da hayat bir şekilde devam ediyor. İşe gidip çocuklarını bırakamayanlar var. Bu konuda da çok ciddi problemler yaşanıldı. Biz bunların hepsini tespit ettik. Öğrencilerin yakındıkları en büyük problem uzun süre internet başında kalmakla motivasyon kaybıdır. Öğretmenlerin ses ve nefeslerini duymanın kendilerine daha iyi geldiğini bildirmişlerdir.
“EŞİTSİZLİK VE ADALETSİZLİK GİDERİLMELİ”
Burcu Aydın: Çözüm önerileriniz nelerdir?
N. Çağdaş Yalçınkaya: Üç ana başlıkta çözüm önerilerimiz var. Katılımcıların yüzde 70’nin onayladığı seçmeli bir soru vardı. Öğretmen ve öğrencilere “sadece uzaktan eğitim” için ücretsiz internet ve internet kullanımını sağlamak amacıyla durumu olmayan ailelere tablet veya bilgisiyar temin edilmesi oldu. Biz Afyonkarahisar’dayız ama Türkiye genelini düşündüğümüzde 81 vilayette inanılmaz acılar, neler var. Ben Van’da yıllarca görev yaptım. Ayağında lastik ayakkabı ile ağır kış şartlarında okula gelen çocuklarımız vardı. Ben orada konteynırda eğitim öğretim verdim. Şu durumda o şartlarda ki öğrenciden ben bir öğretmen olarak ne bekleyeceğim? Anketimizin en büyük sonucu eğitimde fırsat eşitsizliği ve adaletsizliğinin bir an önce giderilmesidir. Toparladığımızda; Sadece uzaktan eğitimde kullanılmak üzere kesintisiz ve ücretsiz internet, özellikle ilk etapta imkânı olmayanlara interneti kullanabileceleri bir araç, herkesin ulaşabileceği televizyon yayınlarına önem verilerek farkındalık oluşturulmasıdır.
>> Burcu AYDIN’ın ÖZEL Röportajı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi