DOLAR 16,6906 0.28%
EURO 17,4345 0.2%
ALTIN 972,41-0,05
BITCOIN 319142-4,92%
Afyonkarahisar
19°

AZ BULUTLU

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

“Esed rejimi Doğu Guta’da insanlık suçu işliyor”

“Esed rejimi Doğu Guta’da insanlık suçu işliyor”

ABONE OL
26 Şubat 2018 13:58
“Esed rejimi Doğu Guta’da insanlık suçu işliyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
“Esed rejimi Doğu Guta’da insanlık suçu işliyor”

Doğu Guta’daki insanlık dramına dikkat çeken Afyonkarahisar İHH Dernek Başkanı Ahmet Ertürk, 400 binden fazla insanın yaşadığı Doğu Guta bölgesinin, 5 yılı aşkın bir süredir Esed rejimi tarafından muhasara altında tutulduğunu söyledi.
BÖLGEDE KRİZ HAT
 SAFHAYA ULAŞTI
Son 3 ayda 700’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, binlerce insanın yaralandığı bölgede insani krizin hat safhaya ulaştığına değinen Ertürk, “İnsani krizin zaten derin olduğu bölge, son haftalarda yoğunlaşan saldırılarla kısa süre içinde yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği bir toplu mezara dönüştü. Son 3 ayda 700’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, binlerce insanın yaralandığı bölgede insani kriz hat safhaya ulaştı. Kuşatma altındaki insanlar videolarla dünya kamuoyuna seslerini duyurmaya çalışıyor. 2013 yılından itibaren çocuk ve bebeklerin gıda yetersizliğinden; yaralıların da tıbbi malzeme yetersizliğinden dolayı öldüğü ya da ölmek üzere olduğu kaydediliyor. Esed rejimi, Doğu Guta’ya son üç gündür başta varil bombası olmak üzere her türlü silahı kullanarak kara ve hava saldırıları düzenliyor. Terörizmle mücadele adı altında yapılan saldırılar; kimyasal silah, varil, vakum, misket ve sığınak delici bombalar kullanılarak gerçekleştiriliyor. Rejiminin ablukada tuttuğu bölgede son 3 günde ölen sivillerin sayısı 250’yi geçti. Doğu Guta’daki son 3 aylık saldırılarda ise 185’i çocuk, 109’u kadın olmak üzere toplamda 700’ün üzerinde sivil hayatını kaybetmişti” dedi.
YÜZLERCE İNSAN
 HAYATINI KAYBETTİ
Ertürk açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Guta bölgesi başkent Şam’a yakın olması hasebiyle stratejik bir konumda ve öteden beri şiddetli çatışmaların yaşandığı bir bölge. 2013 yılında Esed rejimi bu bölgede ayrım gözetmeksizin kimyasal sarin gazı saldırılarında bulunmuş ve çocuklar dahil olmak üzere yüzlerce insan hayatını kaybetmişti. Uluslararası camianın sessiz kaldığı saldırılarda Rusya’nın vetosu nedeniyle BM’den herhangi bir karar çıkarılmamıştı. Suriye savaşında Esed rejimin askeri stratejilerden en önemlisi kuşatılmış küçük cepler oluşturup muhalifleri dar bir alana hapsedip sırayla tasfiye etmek olarak görülüyor. Ambargo altına alınan bölgelerde sivillere yönelik yoğun bombardıman ve derin bir insani kriz ardından muhalifler teslim olmaya zorlanmakta. Esed rejimi, Humus, Hama, Halep ve birçok yerde uyguladığı ‘Açlıkla terbiye’ stratejisini Doğu Guta’da da uygulayarak ilgili bölgedeki tüm sivilleri kitlesel olarak cezalandırmayı hedefliyor. Askeri ve siyasi sahada bunlar yaşanırken, Şam kırsalında yer alan ve 400 binden fazla sivilin yaşadığı Doğu Guta’da büyük insani dram derinleşiyor. İnsani krizin had safhada olduğu bölgede büyük uğraşlar sayesinde çok kısıtlı sayıda insani yardımlar götürebilmektedir. Diğer yandan bazı bölgelerde gıda ve ilaç gibi insani yardımları yalnız belli bir kesime ulaştıran yabancı STK’ların yardımları ‘savaş zenginleri’ tarafından ele geçirilerek fahiş fiyatlarla piyasaya sürülüyor.”
HALEP’TEN DAHA TRAJİK BİR SONUCA SEBEP OLABİLİR
Doğu Guta’da yaşanan katliamların büyümesi halinde Halep’ten daha trajik bir sonuca sebep olabileceğinin önemle altını çizen Ertürk, “Binlerce yaralının bulunduğu bölgede 2013 yılından itibaren kuşatmadan dolayı tıbbi yetersizliğinden dolayı 300’den fazla kişinin ölüm döşeğinde olduğu aktarılmaktadır. Çocuk ve bebeklerin gıda yetersizliğinden; yaralıların da tıbbi malzemelerin yetersizliğinden dolayı öldüğü yada ölmek üzere olduğu kaydediliyor. Doğu Guta’da yaşanan katliamların büyümesi halinde Halep’ten daha trajik bir sonuca sebep olabilir. Sivillerin tahliyesine yol açan siyasi bir anlaşmanın sağlanmaması halinde modern Suriye tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Sivillerin sistematik olarak hedef alınması ve öldürülmesini önlemek için başta Türkiye olmak üzere uluslararası camia harekete geçirilmesi ve duyarlıl��ğını arttırılması insani bir vazife olarak görülmelidir. Bölgede yaşanan katliamların durdurulması için Türkiye ve dünya kamuoyunu harekete geçmeye çağırıyor, mazlumlara sahip çıkmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.