- Haberler
- Siyaset
- Gelecek Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Niyazi Ertaş: Genel Başkanımız Devletçi Bir Lider Yeni Yol Çatısı Büyüyecek
Gelecek Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Niyazi Ertaş: Genel Başkanımız Devletçi Bir Lider Yeni Yol Çatısı Büyüyecek
Gelecek Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Niyazi Ertaş, 2025 yılındaki gelişmeleri Gazeteniz Kocatepe'ye değerlendirdi. Ertaş, Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun devletten yana bir lider olduğunu, Davutoğlu'nun girişimiyle kurulan Yeni Yol Partisi'nin büyüyeceğini belirtti
Gelecek Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Niyazi Ertaş, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun liderliğinde Afyonkarahisar ve Türkiye’de ortak aklın geliştirilmesi için gayret gösterdiklerini belirtti. Ertaş, AK Partili Milletvekillerini de “Kızılay Maden Suyu” konusunda sert bir şekilde eleştirdi.
“IRAK’A, SURİYE’YE GİTTİK, ÂLİ MENFAATLERİ KORUDUK”
Kocatepe: Başkanım, 2025’i değerlendiriyoruz. 2025, Gelecek Partisi için nasıl geçti?
Gelecek Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Niyazi Ertaş: 12 Aralık'ta 6’ncı yılımızı kutladık. Haymana'da İl Başkanlarıyla bir toplantımız oldu. Orada hem bugüne kadar olanı hem bugünden sonra olacak konular hakkında iki gün bir kamp yaptık. Gelecek Partisi’ni değerlendirdik. Biz yeni bir partiyiz. Pandemi önümüzde engeldi. Partiyi kuramazlar, pandemi var, Türkiye şartları mümkün değil, bu işi kaldırmaz dediler. Biz partiyi kurduk. Partiyi kurarlar ama açamazlar dediler. Biz geldik. Aşağı yukarı o günün şartlarında elli küsur il, şimdi 80 ve nihayette 81 il ve nihayette teşkilatımızı kurduk. Partiyi kursalar bile üye bulamazlar dediler. Biz Elhamdülillah üyelikte de belli bir mesafe kat etmiş durumdayız. Afyon olarak da biz Gelecek Partisi olarak da kendimizi kabul ettirmiş belli bir noktadayız. Ankara'da Genel Başkanımız devletçidir. Çok güzel devletin ne icap ediyorsa onu yapması hususunda elinden gelen gayreti göstermiştir, göstermektedir. Bir örnek vereyim. Bir toplantıda kendilerine çağırdıklarında Mecliste Sayın Cumhurbaşkanı'nın yanına oturttular. AK Parti'ye geçiyor diye bir sürü dedikodu yaptılar. Ama biz orada devlet çağırdığı için, Cumhurbaşkanı çağırdığı için oradaydık. AK Parti'ye veyahut da başka bir partiye geçme söz konumuz değildi. Öyleyken buna karşı göğsümüzü gerdik, devam ettik. Akabinde gerek yetkililerin, gerekse ismini vermiyorum belli üst taraftaki yöneticilerin izniyle ve onlardan alınan bilgilerle biz Irak'a gittik, biz Suriye'ye gittik; Genel Başkanım Sayın Ahmet Davutoğlu Türkiye'nin bazı âli menfaatlerini korumak, gözetmek ve bu hususta gereken şeyleri yapmak için ne lazımsa onu yaptı.
“BÜTÜN HERKESLE KUCAKLAŞIYORUZ”
Kocatepe: Sayın Genel Başkan’la özdeşleşen Stratejik Derinlik kavramı da var.
Ertaş: Biz bunu özellikle devam ettirmeye çalışıyoruz. Çünkü devletimizin buna ihtiyacı var. Burada hükümet puan kazanıyormuş, bu çok önemli değil. Biz bu konumu Afyon'da da uygulamaya çalışıyoruz. Bütün herkesle kucaklaşıyoruz. Mesela ben geçen gün Zafer Partisi'nin İl Başkanı kardeşim geldiğinde dedim ki yukarıda genel başkanların arasında bir sürtüşme var. Küçük bir sürtüşme. Bu bizi bağlamaz. Biz burada kucaklaşmak istiyorum. Ben bu sürtüşmeyi görmezden geliyorum. Biz burada ne icap ediyorsa onu yapalım. Ne diyorsa biz onun yanındayız dedi mesela. Allah razı olsun. Bir örnek daha vereyim. Hatırlarsanız üç harfli marketler ayağa kalktılar. O zamanlarda MHP'nin genel başkanına ağır bir söz söylediler. Farklı cümlelerle itham ettiler. MHP müdafaa etmedi, o zaman ben müdafaa ettim basın toplantısında. Hiçbir kimse bir partinin başkanına, Sayın Devlet Bahçeli’ye bunu söyleyemez dedim. Biz devlet neredeyse, devletin ali menfaatleri neredeyse biz oradayızdır. Afyon'da da, Afyon'un ali menfaatleri neredeyse biz oradayızdır. Nasıl ve ne şekilde yapılacaksa şahsımız hiç önemli değildir. Onun için biz elimizden gelen gayreti göstererek Afyon'da birlik ve beraberliği, bütünlüğü nasıl sağlayacaksak bunu büyük bir gayretle yapmaya çalışıyoruz. Bunun için de 6’lı Masa’nın toplanıp sonra dağılmasından sonra Afyon bu 6’lı Masa’yı dağıtmamıştır. Bak biz Deva, Gelecek, Saadet, İyi Parti, Zafer Partisi hep beraber… Fikirlerimiz ayrı olabilir. Amblemlerimiz ayrı olabilir. Ama biz insanız. Bu memleket bizim ve bu memleketin mali menfaatlerini korumak için biz beraber olmak zorundayız. Sayın Köksal bizi ziyarete geldi 2025'in son gününde. Kendisine de aynen bunu söyledim. Afyon'un ali menfaatleri neredeyse biz oradayız. Mesela bugüne kadar Eski Belediye Başkanı Burhanettin Çoban çağırdı da gitmedik mi? Mesela bugüne kadar Eski Belediye Başkanı Mehmet Zeybek çağırdı da gitmedik mi? Çağırmadılar. Ben Mehmet Bey'e üç kere gittim. Şunu dedim: Biz küçük bir grup konuşalım. Böyle Afyon’da değerli, farklı insanlar… Bizden fikir al. Afyon’da yapılması lazım gelen, edilmesi lazım. Yapmadılar. Ama bunu mesela Burcu Hanım yapıyor. Şimdi davet ediyor. Gidilmez mi? Ve Burcu Hanım geliyor diyor ki bir eksiğiniz, gediğiniz veyahut da yapılması icap eden benimle alakalı Afyon’la alakalı bir şey varsa ben yanınızdayım diyor. Biz de iletiyoruz. En küçük bir şey söyleyeyim. Şuradaki (Gelecek Partisi İl Başkanlığının önündeki) yolda engelli bölümü kötü olmuş. Hemen yaptıralım dediler. İşte bu bizim aradığımız bu yani.
“İKTİDAR BİRLEŞİYOR, MUHAFELET DE BİRLEŞMELİ”
Kocatepe: Bu tabii sizin farkınız. Siyasetin Afyon'da büyüğü olarak aslında dengeleyici bir rolünüz var.
Ertaş: Bizim en büyük kaybımız birbirimizin açığını aramak. Birbirimizin yaptığını söylesek var ya biz göğe çıkarız inan ki. Eksik görmek bizim insan olarak fıtratımızda var. Yapılanları görmezlikten geliyoruz. Bak Kocatepe Gazetesi'nin yıllardan beri Afyon’a verdiği hizmeti biz biliriz. Bugün Kocatepe Gazetesi'nin sahibi MHP'den aday oldu diye bakış tarzımız değişiyor. Değişmemesi lazım. O bizim için Afyon’un kadim bir gazetesi. Bu gazeteciliği burada değiştirmemek lazım. Siz değişmiyorsunuz ama size bakış açısının da değişmemesi lazım. Afyon'a ne gerekiyorsa, Afyon'un kalkınması hususunda, verilen sözler hususunda bunu yapmalıyız. Bunu yapmazsak, biz birlik ve beraberliği kazanamazsak Afyon kaybeder. Hiç kimse kazanamaz. Bana hiçbir şey olmaz. Yarın bir il başkanı gider, bir il başkanı gelir. Ben bu anılarla da çocuklarımla, torunlarımla avunurum. Ama Afyon kaybetmemesi mühim.
Kocatepe: İstişare kültürünün bir örneğini sizin de içinde bulunduğunuz Yeni Yol Partisi’nde görüyoruz. Genel Başkanı da Hemşehrimiz Av. Celal Mümtaz Akıncı…
Ertaş: Bakın şimdi 6’lı masa dağıldıktan sonra bizim üzerimize çok geldiler. Aslında Cumhuriyet Halk Partisi ana muhalefet olarak da 6’lı Masa’yı dağıtmayıp takdirle veya tedbirli olarak davransaydı biz bugün bu halde değildik. Yine o 6’lı Masa’nın etrafında belki 7-8 olacaktık, 10 olacaktık. Ama işte milletvekilliğini aldılar. sırtımızdan şöyle oldular, böyle oldular gibi sözlerle kendilerinden soğutmaya çalıştılar. Aslında ki ana muhalefetin en büyük yapacağı tek şey toparlamaktı. Bu da Sayın Davutoğlu'na kaldı. Sayın Davutoğlu Genel Başkanım baktı oradan bir şey yok, 6’lı Masa dağıldı. Bunu nasıl birleştiririz? Ne yaparız? Bu düşünce ile hareket etti. Bu birleşmeye Türkiye'nin ihtiyacı var. Birleşmeden olmaz. Bak bugün iktidar partisi AK Parti yanına kim alıyor? Hüda-Par gibi en zayıf partiyi alıyor. Kimi alıyor? Demokratik Sol Parti’yi alıyor. O potansiyelim var. Kim alıyor yanına? Büyük Birlik Partisi'ni alıyor vesaire vesaire. İsim önemli değil. Teferruata gitmeyeyim de. Şimdi iktidar bunları alırken muhalefet ben deyip ortada efelenmenin anlamı yok ya. Sen de bir birleş ya. Sen de bir bir araya gel. Ne yapacaksak ona göre yapalım. Bunu yapamadıkları için Sayın Ahmet Davutoğlu Genel Başkanım öne çıktı. Saadet Partisi ile görüştü. Saadet Partisi'nden ilk mecliste grubu kurduktan sonra Deva Partisi ile ilişkilere başladılar. Arkasından da Deva ile ilişki kurdu. Bugün Deva, Saadet üçlü bir grup olarak mecliste sesimizi duymaya çalışıyoruz. Bunun akabinde de şimdi başka başka partilerle ilişkimiz var. Onları da davet ettik. Bu birleşmek zorunluluğu vardır.
“GELİN, BERABER OTURALIM, KONUŞALIM”
Kocatepe: Yeni Yol çatısı büyüyecek mi?
Ertaş: Büyümezse olmaz. Böl parça hesabı her yerde vardır. Bunu yapılırsa hiçbirimiz kazanamayız. Türkiye'de kazanamayız. 25 yıldır Türkiye'nin çektiği ızdırabı biz biliyoruz. Verdiği bir şeyler olabilir. Ama bugün emekliye bak. Asgari ücretliye bak… Afyon'a ne hizmet verdiniz diye şöyle koy. Bugün Veysel Eroğlu'nun yaptığı baraj ve göletleri eleştirebiliriz. Ama hizmettir, takdir ediyorum, teşekkür ediyorum. Ama bunu ayrı bir konu üzerinde sizinle, Kocatepe Gazetesi olarak bunu değerlendirmeyi çok isterim. Afyon'a ne getirmiştir bu barajlar, göletler? Afyon'a hangi kazancı getirmiştir? Hangi zararı vardır? Bugün hangi konumdadır? Bu çok önemli. Bunların bunların hesabını vermeleri lazım. Bunun dışında bunun dışında Afyon'a biz yolu her tarafa yaptınız. 81 vilayete yaptınız. Bizden ne götürdüler, ne getirdiler koy bir. Biz terazi alalım. Kefeyi alalım. O kefeye getirdiklerini, bu kefeye götürdüklerini koyalım. İnan ki götürdükleri alır gelir. Bugün hepsini bir tarafa bıraktık. SEKA gibi bir fabrikanın kapanması çok üzücüdür. 7-8 tane yer kapatmışsın sen Afyon'da. Bu acemi durumdur. Bunu ben hizmet yapıyorum falan denmez burada. Onun için biz diyoruz ki gelin, gelin beraber oturalım, konuşalım. Yapılacak ne varsa beraber Biz söyleyelim, siz yapın, puanı siz kazanın. Biz orada değiliz.
AK PARTİLİ MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI
Kocatepe: İstişare ve ortak akıl vurgusu yapıyorsunuz aslında.
Ertaş; Aynen. Bugüne kadar, biraz önce dedim, 25 yıllık, 20 yıllık iktidar dönemlerinde kaç kere çağırmışlar, kaç kere de fikrimizi almışlar. Biz basın toplantısında o kadar sorunu dile getirdik. Sayın Valimiz’in de siyasi parti temsilcilerini makamına çağırıp ilgili konular hakkında bilgi paylaşmasını talep ediyoruz. AK Partili Milletvekilleri, Afyon’u temsil ediyor. ‘Sen bunu demişsin ama biz bunu yapıyoruz’ de. Raylı sistemi getirdiğinde biz hayır gelmedi mi dedik? Sen Kale’ye teleferiği çıkardın biz hayır gelmesin mi dedik? Sen Ali İhsan Paşa'ya hastane yapacağım dedin de biz hastane yapıldı da hayır yapılmadı mı dedik? Sen neyi getirdin de biz karşısında olduk? 2025’te iki tane okul yapılacak diye sözleri var. Temeli atılmadı. Ataköy'deki, Harbiş'teki, Ali İhsan Paşa'daki, Şuhut yolundaki bir vatandaş gece saat 2'de hastaneye neyle gelecek? O zaman gelin de orta fikirde birleşelim. Hastane yapılacak, yapılacak, yapılacak. Ya 25 senedir yapılacağıyla uyutuyorsunuz bu milleti ya. Yapmayın bunu ya. Bak elektriği gündeme getirdim ben. Bakın iki sene önceki basın toplantılarımı Youtube'dan açın bakın. Elektrikte sıkıntı var. Elektriği özelleştirdiniz. Elektrik santrallarının trafolarının yapılması lazım. Bakan yardımcısı, bakan geldi söz verdi. Bende sizin gazetenizin yapılacak söz veriyorum diye küpürleri var. Getirir gösteririm. Benim arşivim kuvvetlidir. İki sene önce söz verdiler. Hâlâ yapılmış değil. Türkiye eğer özellikle Afyon bir yere varacaksa kadim bir dostluğum olması lazım. Bütün partilerin bir araya gelip bir şeyleri konuşması lazım. Bu çok zor bir olay değil. Bugün Gelecek Partisi'ne gelirler, yarın AK Parti'ye gideriz. Yarın MHP'ye gideriz. Ama bunların konuşulması lazım. Bu konuşulmadan hiçbir şey olmaz., Afyon'a hiçbir şekilde son seçimden bu yana hiçbir hizmet gelmemiştir. Afyon Hastanesi'ne dört tane Doktor geliyor, doktor getiriyor. Zaten atıyorsun sen bunu. Devletin işi seninle alakası yok ki. Afyon Hastanesi'ne gelen doktoru sen nereden alıp da getiriyorsun da hangi gücüne veriyorsun? Devlet vermezse sen konuşamazsın. Örnek göstersinler hangisi yapıldı? Bir tanesini yapmadılar. Hodri meydan. Yoktur, hizmet yoktur. Onun için ben diyorum ki Afyon'da ne yapılacaksa bak ben yıllardan beri bir şeyi tekrar ediyorum. Ben il başkanlığına geldiğim günden beri sizin gazetenizde belki üç kere dört kere çıktı. Bir şeyi tekrar ediyorum. Diyorum ki maden suyu 120 senedir Afyon'un kanını emiyor. 120 senedir bu tabiri kullanmak istemem ama kullanıyorum. 120 senedir Afyon’un kanını emiyor, vergisini algısını da dışarıya götürüyor, bize de vermiyor, hiçbir şeysi kalmıyor. Akşam toplanan para gidiyor genel merkezine. Ve bu 120 senedir Afyon’dan aldığı nemayı hiçbir şekilde hiçbir vaziyette belki bir iki eleman çalıştırdıysa bu memlekette çalıştırmıştır. Onun haricinde bir tek yatırımı yoktur. Şişeyi dışarıdan alıyorsun, gelin şişe fabrikasını Afyon'a kurun dedim yıllarca. Hiç kimseden ses çıkmadı. Ama 2025’in iki Şubat veya Mart ayında Sayın Cumhurbaşkanı çıktı. Ne dedi? Hakikaten dedi, şişe fabrikası yokmuş. Kızılay'ın şişe fabrikası yokmuş. İstanbul'a şişe fabrikası yapacağız dedi. Hadi buyur.. Madem İstanbul'a yapılacak fabrika var, her şeyi var. Milletvekili ise madem sözü geçiyorsa devlete, madem Cumhurbaşkanı'na varıp da biz burayı istiyoruz diyebilecek cüretleri varsa milletvekillerine hodri meydan diyorum. Yürekleri varsa getirsinler. Bunu açıkça söylüyorum. Getiremezler. Bu memlekette bir şişe fabrikası kurulsa 3 vardiya çalışacak. Yüzer kişiden 300 kişi eleman lazım. Arkasından kan torbası fabrikası… Kızılay’ın yok. Dışarıdan alıyor. Dolar verip alıyor. Gelsin buraya alsın 300 kişi de o çalışacak. Bu memlekette 600 kişi çalıştıracak adam bulamazsın orada.
Kocatepe: Başkanım bu değerlendirmeler ışığında 2026'dan beklentimiz nedir?
Ertaş: 2026'dan her şey bekliyoruz. Görüyorsun işte. 2025’in son gününün son saatlerinde Belediye Başkanı geliyor. Bir ne var ne yok diyor. Ben kamu kurum ve kuruluşlarından ve sayın Milletvekillerinden beklerdim yılın değerlendirmesini. Biz 2025’te bir şey yaptık, yapamadık veya şunları yaptık demeleri gerekir.
Davutoğlu Ak partiye ihanet etti,Gelecek Partisi hiçbir şekilde iktidar olamaz.Utanmadan tekrar Ak Partiye geçmek istiyor ama Reis kabul etmiyor,etmez de.Davutoğlu nü savunanlar da aynı karakterseler.. Güvenilir insanlar değiller.