- Haberler
- Kültür Sanat
- Mehmed: Fetihler Sultanı'nda Afyonkarahisar'dan Parlayan Bir Yıldız Adayı Var!
Mehmed: Fetihler Sultanı'nda Afyonkarahisar'dan Parlayan Bir Yıldız Adayı Var!
Afyonkarahisar'dan üniversite öğrencisi genç bir kız TRT ekranlarında yayınlanan son dönemin popüler tarihi dizi filmi Mehmed: Fetihler Sultanı'nda canlandırdığı rolle tüm dikkatleri topladı.
Bu genç kız Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinde canlandırdığı rolün yanı sıra Afyonkarahisar’ın kültür sanat hayatına da ciddi katkılar veren bir isim. Oyunculukta istikbal vaat eden bu genç, güzel ve zarif kız kim? İşte o genç kız gazeteniz Kocatepe okurlarına oyunculuk yolculuğunu, hedeflerini samimiyetle anlattı.
“20 YILDIR AFYON’DA YAŞIYORUM”
Kocatepe: Öncelikle sizi tanıyarak başlayalım. Sizi Afyonkarahisar’a uzun yıllar hizmet veren Ağır Ceza Hâkimi bir baba ile Maliyeci bir annenin kızı olarak tanıyoruz. Bengisu Savaş kimdir?
Bengisu Savaş: Merhabalar, Atalarının geçmişi Karaman’dan, Makedonya’ya kadar uzanan, ailesi Balkan göçmeni olan bir baba ile aslen Ankaralı ve Hacı Bayram Veli’nin bu çağda yaşayan öz torunlarından olan bir annenin 22 yaşındaki kızıyım. Anne ve babamın meslekleri nedeniyle 2006 yılında Afyonkarahisar’a atanmaları ile yaklaşık 20 yıldır Afyon’da yaşamaktayım. Benden 1 yaş küçük psikoloji bölümünde okuyan kız kardeşim var. Ben ise halen Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinde (AFSÜ) Diyetisyenlik Bölümünde eğitim almanın yansıra oyunculukta yapıyorum.
“AFSÜ BESLENME VE DİYETETİK BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİYİM”
Kocatepe: Nerede doğdunuz, hangi okulları bitirdiğiniz ve öğrenim hayatınız nerede devam ediyor?
Bengisu Savaş: 2004 yılında Ankara’da doğdum. 2 yaşımdan beri Afyonkarahisar’da yaşıyorum. Tüm eğitim hayatım burada geçti. Bahçeşehir Koleji mezunu olup halen Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü son sınıf öğrencisi olarak eğitimime devam ediyorum.
“TELEVİZYON KADAR TİYATRODA DA ÇALIŞMALARIM VAR”
Kocatepe: Çeşitli sahnelerde oyuncu olarak izlendiğiniz yapım ve oyunları gördük, izledik. Mehmed: Fetih Sultanı adlı tarihi dizi dışında başkaca dizi, film ve tiyatro oyunlarında da rol aldınız mı?
Bengisu Savaş: Mehmed; Fetihler Sultanı dizisinden başka geçen yıl Show TV’de yayınlanan ve çekimleri Kapadokya’da gerçekleşen “Siyah Kalp” dizisinin final bölümünde (34.bölüm) tecrübeli oyuncular; Bülent Polat (Bünyamin Bey) ve Gözde Çığacı (Canan Hanım) ile birlikte aynı çekim sahnesinde oynama fırsatı buldum. Rolüm Bünyamin beyin yeni kurduğu Turizm şirketinde onun asistanı olan Kübra’yı canlandırmaktı.

2021 yılında Afyonkarahisar Belediyesi Şehir Tiyatrosunda yapılan oyuncu seçmelerinde başarılı olarak tiyatroya kabul edilmemle birlikte oyunculuk dünyasına adım atmış oldum. Bugüne kadar Afyonkarahisar Belediyesi Şehir Tiyatrosunda 4 farklı oyunda rol aldım. Bu oyunlar; Sayın Hasan Hüseyin Elmas hocamızın yönetmenliğindeki “Bir Adam Yaratmak” ve “Ziraat Köprüsü” ile Sayın Onur Yalçın yönetmenliğindeki “Çanakkale Gök Ekini Biçer Gibi” ile “Scapin’in Duyulmamış Dolapları” isimli tiyatro eserleridir.
“ÜST ÜSTE İL BİRİNCİLİKLERİ KAZANDIK”
Öğrencisi olduğum Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinde geçen yıl arkadaşlarımla birlikte kurduğum ve başkanlığını yürüttüğüm Tiyatro Topluluğu ile ; “Bir de Bizden Dinleyin” isimli tiyatro oyununu hazırlayarak AFSÜ GENÇ FEST’de sahneledik. Bu eğitim yılında da tiyatro çalışmalarımız devam etmektedir.
Bu çalışmalarımın yanı sıra her yıl Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ulusal çapta düzenlenen “Hayallerini Sahneye Taşı Tiyatro Yarışması” il elemelerinde oluşturduğumuz ekiplerle 2024 ve 2025 yıllarında rolde aldığım “Görüşürüz” ve “Sevgi Işığı" isimli orijinal tiyatro oyunları ile üst üste il birinciliklerini kazandık ve Ege bölgesi finallerine katılarak Afyonkarahisar’ımızı en gazel şekilde temsil ettik.
“ÇOK ŞANSLIYIM SANATSEVER BİR AİLENİN EVLADIYIM”
Kocatepe: Oyunculuk isteği veya hevesi nasıl başladı? Sizi kim keşfetti ve kimler motive etti?
Bengisu Savaş: Oyunculuk yolculuğumun nasıl başladığına değinmeden önce sanatın benim hayatımdaki önemi ile cümlelerime başlamak istiyorum; Çok şanslıydım ki sanatsever bir ailenin evladı olarak dünyaya geldim. Her daim ailem beni sanata yönlendirmeye devam etti. Bebek yaşlarımdayken bile geceleri ninni yerine klasik müzik dinletilerek uyutuldum. Keman kurslarına gönderildim. Kreş zamanlarımdan başlayarak eğitim hayatımda çeşitli sanatsal aktivitelere yönlendirildim. Ve aileden gelen bu sanat sevgisi öğretmenlerimin de üstüne düşmesi sayesinde iyice desteklenmiş oldu. Henüz kreş çağında bile ailelerimize yaptığımız gösterilerde baş rolleri kapar, velilerin önünde koca bir sahnede tek başıma türkü söylerdim. Ortaöğretimde ise okul tiyatrolarının yanı sıra modern dans ve resim alanlarında eğitimler aldım. Gitar çalmayı da öğrendim. Her yıl okul sahnelerinde gitar çalarak şarkılar söyledim.
“İLK YOL GÖSTERENİM ANNEM OLDU”
Oyunculuk hevesimin nasıl başladığına gelirsem; Üniversite giriş sınavından sonra bölüm tercihi ve yerleştirme aşamasında televizyonda oyuncularını izlerken içimde tarif edilemez bir heyecan oluştu ve aklımdan şunlar geçti; her insanın kendine ait bir karakteri ve toplumda bir rolü var ve çoğu zaman o karakterin sınırları içinde yaşarlar. Peki ömrümüz boyunca deneyimleyemeyeceğimiz veya deneyimlemek bile istemeyeceğimiz karakterler nasıldır acaba düşüncesi ve merakı içimde oyunculuğa karşı bir heves duydum. Fakat bu hevesin hiçbir zaman “kariyer” olabileceğini akıl dahi edememiştim. Ta ki annem bu heyecanımı hissedene kadar… Annem bana yol göstermesi için Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı olan arkadaşı Selma Bayraktargil ile görüştü. Selma hanım bana ilk defa “tirat” kavramını öğretti ve bir tirat okumamı istedi. Benim tiyatro eğitimim yoktu; sadece izleyerek tiyatro oyunlarından edindiğim gözlemlerimle internetten ilk bulduğum tiradı okumaya ve oynamaya çalıştım. İlk denememde onun ilgisini çekti ve “Eğer konservatuar okumak istersen sana destek olabilirim” dedi. Bu teklif beni daha da heveslendirdi. Ve Selma hanımın önerdiği Hamlet tiyatrosundan “Ophelia” karakterine ait tiradı konservatuvar sınavlarına hazırlanmak için çalışmaya başladım.

Bu sıralarda ünlü oyuncu ve yönetmen Mehmet Ulusoy ile de konuşma fırsatım oldu. Mehmet Bey, bana daha farklı bir yol gösterdi: Okumak istediğim üniversite bölümünde eğitim alacağım esnada tiyatrodan vazgeçmeden, hem akademik hem de sanatsal hayatımı dengeli şekilde yürütmemin mümkün olabileceğini söyledi. Ve böylelikle hem akademiyi hem de oyunculuğu birlikte yürütme kararı aldım. Öncelikle üniversitede istediğim bölüme yerleştim ve bu sırada Afyon Belediyesinde Şehir tiyatrosu olduğunu fark ettim ve halihazırda çalıştığım “ophelia” tiradı ile seçmelere katıldım ve onlarca kişi arasından seçildim. Seçmelere girdiğim ve sahne ışığının altındaki o ilk an. Işık yüzüme vurduğunda, nefes alıyormuşum gibi hissettim. O an, tiyatronun benim için bir seçenek değil, gerçek bir ihtiyaç olduğunu fark ettim. Belediye Şehir Tiyatrosu’ndaki çok kıymetli yönetmenim Hasan Hüseyin Elmas, bana yol gösterdi, eğitim verdi ve ilk ciddi sahne adımlarımı atmamı sağladı. Hasan hocama ne kadar teşekkür etsem az çünkü eğer o beni seçmiş olmasaydı; belki de şuanki ben olmamı sağlayan tiyatro ile hiç tanışamayacaktım…
Zamanla tiyatro ile ilgili çeşitli etkinliklere katılmaya başladım; kamplar, festival, yarışmalar… Böylelikle bu süreçte bakış açım ve ufkum daha da çok gelişti, çok kıymetli hocalarla, sanatçılarla ve yönetmenlerle tanıştım. Böylelikle bir tiyatro çevrem oluşmaya başladı.
Bu vesile ile zamanla menajerlik şirketlerinin dikkatini çeken bir profil oldum. Ve şuan çalıştığım ajansım “Cactus Oyuncu Ajansı” ile tanıştık. Böylelikle onların yönlendirmesi ile dizi sektörüne de adım atmış oldum…. Kısacası beni özel olarak “keşfeden” tek bir kişi yok; Aldığım eğitimler, sahnede aldığım geri dönüşler. Çevremdeki doğru insanlar ve emeklerim bu yolda ilerlemem için bana cesaret verdi.
“TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN UMUDUNU KAYMETMEYEN BOŞNAK BİR KIZI OYNADIM”
Kocatepe: Mehmed: Fetihler Sultanı adlı tarihi dizinin yanılmıyorsam 65. bölümünde Bosna Hersek’in Begomil köyünde zulüm gören köy halkından bir genç kızın seslendirdiği şarkı ile sizi izledik. Hayat verdiğiniz rolün hikâyesini kısaca anlatır mısınız? Kimi oynadınız, sanırım Boşnakça seslendirdiğiniz şarkının teması anlattığı ne idi? Yabancı bir dilde hazırlanmak zor oldu mu?
Bengisu Savaş: Begomiller, bu zamanda Bosna-Hersek ülkesinde yaşayan Müslüman Boşnakların atalarıdır.15. yüzyılda özellikle Bulgaristan ve Bosna bölgelerinde yaşayan Begomil inancına sahip insanlar Hıristiyan sayılmalarına rağmen Katolik ve Ortodoks mezheplerinin aksine Tanrının tek olduğuna, Hz. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olmadığına dair farklı görüşleri nedeni ile 1460’lı yılların başlarında Katolik Papa’nın kışkırtmaları sonucu, Katolik olan Bosna Kralı Stefan Tomasevic toprakları içerisinde yaşayan Begomil köylülerine karşı topraklarından atma, soykırıma uğratma şeklinde ağır zulümler yapmaktaydı. Ben de bu dizide zulümden kaçan ve köylüleriyle birlikte Osmanlı askerleri ve dervişlerine sığınan bir genç kızı canlandırdım. O dönem baskı ve acılarla şekillenmiş bir hayatın içinden gelen ama yaşadığı tüm zorluklara rağmen umudunu kaybetmeyen Boşnak kızını temsil ediyordum.
“ROSNA LİVADA ŞARKISI KAVUŞULAMAYAN SEVGİLİYİ ANLATIYOR”
Dizide Boşnakça seslendirdiğim "Rosna Livada" şarkısının teması: Masumiyet çağlarındaki genç Begomil kızının; zalimlerinin elinden zorla aldıkları ve kavuşamadığı sevgilisine olan özlemini, içsel yalnızlığını kabullenmiş bir hüzünle dile getirmesini konu etmekte. O sevgili gerçek bir sevgili midir? Yoksa şarkının söylendiği sahnede yer alan diğer iki oyuncunun konuşmalarından anlaşılacağı üzere; belki bir inanç(Begomil dini inancı) belki de toprak parçası( kaçmak zorunda kaldıkları vatan toprakları) mı?
“DİNLEYENLERE HİSSİYATI AKTARABİLMİŞ OLMAYI UMUYORUM”
Yabancı dilde şarkı seslendirmek benim için pek zor olmadı, duyguyu doğru aktarabilmek için dile olduğu kadar en çok da hissiyata odaklandım. Bu da benim için çok farklı ve kıymetli bir deneyim oldu. Diller ne kadar farklı olsa da hisler evrenseldir. Umarım beni dinleyen herkeste bu hissiyatı oluşturmuşumdur…
“ÇALIŞTIĞIM AJANS ROLÜ GÖNDERDİ, 2 SAAT İÇİNDE ADAPTE OLDUM”
Kocatepe: Söz konusu dizinin oyuncu seçimini nasıl öğrendiniz, bu süreç nasıl işledi? Seçmelerde neler yaşadınız? Role kabul edildiğinizde ne kadar sürede hazırlandınız bu süreç nasıl geçti?
Bengisu Savaş: Kamera önü oyunculukta potansiyel rol için; oyunculardan role uygunluğu ölçmek amacıyla audition (deneme çekimi) göndermeleri istenir. Çalıştığım Cactus ajansından gönderilen mesaj ve şarkının videosu ile oynayacağım rol anlatıldı. Şarkının deneme çekimini göndermemi istediler. Ben de şarkıyı yaklaşık 2 saat içinde ezberledim. Yaptığım deneme çekimini gönderdim. Süreç hızlı ilerledi. Aynı günün akşamı telefonla arandım. Seçmeye katılan adaylar arasından seçildiğim bildirildi. Sonraki birkaç gün içerisinde şarkının hissiyatını verebilmek için sürekli tekrar ve çalışmalar yaptım. Bilahare 4 gün sonra İstanbul Riva TRT Platolarında çekimler gerçekleştirildi. Gece ormanda çekim benim için çok farklı ve büyüleyici bir deneyimdi. Söylediğim şarkıya enstrümanıyla eşlik eden usta sanatçı Burak Aykaç’ın engin tecrübesiyle ve bana olan destekleri sayesinde muhteşem bir çekim oldu.
“ÖNCELİĞİM EĞİTİMİMİ TAMAMLAMAK, TEKLİFLERİ SONRA DEĞERLENDİRECEĞİM”
Kocatepe: Başkaca oyunculuk tekliflerine açık mısınız?
Bengisu Savaş: Son 2 yıl içinde kısa rol aldığım iki dizi dışında başka teklifler de hatta ana kadroda sürekli oynayacağım teklifler de gelmesine rağmen, üniversite öğrencisi olduğumdan, eğitimim nedeni ile değerlendiremedim. Öncelikli hedefim bu yıl içinde sona erecek eğitim hayatımı tamamlamak. Daha sonrasında bana gelecek oyunculuk tekliflerini de rahatlıkla değerlendirebilirim.
“OYUNCULUKLA YÜKSEK LİSANSI BİR ARADA HEDEFLİYORUM”
Kocatepe: AFSÜ’de Diyetisyenlik eğitimi aldığınızı biliyoruz. Gerek eğitimini aldığınız meslek gerekse oyunculuğa yönelik düşünceleriniz, planlarınız neler?
Bengisu Savaş: Üniversitede eğitimini aldığım diyetisyenlik mesleğini seviyorum. Hatta okul bittikten sonra yüksek lisans eğitimi alma hedefim var. Ama oyunculuk yapmak da istiyorum. Hayat ne gösterir bilemem, fakat hangi alanda şansım, başarım fazla olursa o alanda profesyonelleşebilirim. Ama ilk hedefim ikisini bir arada götürmek.
Başta ailem olmak üzere oyunculuk yolunda bana birçok şeyler katan ve desteğini esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim.
Bakmadan Geçme







