DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 322724-0,89%
Afyonkarahisar
23°

AÇIK

03:29

İMSAK'A KALAN SÜRE

MHP başkanlık sistemine karşı – Kocatepe Gazetesi

MHP başkanlık sistemine karşı – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
14 Ekim 2016 14:10
MHP başkanlık sistemine karşı – Kocatepe Gazetesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
MHP başkanlık sistemine karşı

Milliyetçe Hareket Partisi (MHP) Afyonkarahisar Başkanı Raşit Demirel, olağan haftalık basın toplantısını dün sabah partide gerçekleştirdi.
MHP BAŞKANLIK
SİSTEMİNİ DESTEKLEMİYOR  
Toplantıda yeni anayasanın ve Başkanlık Sisteminin meclise getirilmesi konusunda MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin teklifine yönelik düşünceleri sorulan Demirel şöyle konuştu: “Biz tekrar söylüyoruz. Eğer 367 oy aşılırsa referanduma gidilir. Milletin vereceği oy doğrultusundaki kararına saygı duyulur diyoruz. Sayı 330’da kalırsa oturur konuşuruz diyoruz. Söylenen şey budur. Buradan AKP nasıl bir şey çıkarır bunu anlamış değilim. Sayın Başbakan’ın Genel Başkanımızın Başkanlık Sistemini TBMM’ye getirilmesi yönündeki teklifini değerlendirecekleri yönündeki ifadesini duyduğumda ben şok geçirdim ve şaşırdım. Bu vesile ile açıklama imkânı bulmaktan memnunum” “MHP Başkanlık Sistemini destekliyor mu?” sorusunu cevaplandıran Demirel şunları söyledi: “MHP kesinlikle başkanlık sistemini desteklemiyor. Biz parlamenter sistemden yanayız. Başkanlık Sistemi ülke zararına olacağını, Türkiye’nin parçalanmasına fırsat vereceğini düşünüyoruz. Kesinlikle Başkanlık Sistemini istemiyoruz”
AK PARTİ’NİN BAŞI SAĞ OLSUN
MHP İl Başkanı Raşit Demirel, terör örgütü PKK tarafından katledilen Van-Özalp AK Parti İlçe Başkan Yardımcısı ile Diyarbakır-Dicle AK Parti İlçe Başkanına Allah’tan rahmet, AK Parti camiasına başsağlığı diledi. Ülkede eşitlik, demokrasi varsa, herkes adalet ve yasalar karşısında eşit hakka sahipse FETÖ’ye yönelik soruşturmalarda uygulanan OHAL’in, PKK destekçilerine de aynıyla uygulanması gerektiğini savunan Demirel; “OHAL uygulaması bugüne kadar FETÖ’yle mücadele kapsamında örgüte destek sağladığı iddiası ile, bazı iş adamlarının hesaplarına el konulup şirketlerine kayyum atanmadı mı? Bank Asya’da küçük birikimleri olanlara, devlet teşvik verdiği için cemaate ait özel okullarda çocuklarını okutanlara, 15 Temmuz kalkışmasına kadar faaliyetlerine izin verilen ve aynı zamanda üye aidatlarına devlet desteği verdiğiniz ve zaman zaman da birlikte hareket ettiğiniz sendikalara üye oldukları için açığa alınan, ihraç edilen, tutuklanan memur, öğretmen, polis, akademisyen gibi kamu çalışanlarına uygulanan OHAL, neden PKK sempatizanlarına, PKK’ya kaynak yaratan sanatçı ve iş adamlarına, devletin okullarında PKK propagandası yapan PKK sempatizanı öğretmenlere ve kamu çalışanlarına uygulanmıyor ya da uygulanamıyor?” dedi.
AYNISI PKK’YA DA
UYGULANMALI
Raşit Demirel, kanun hükmünde kararnamelerde FETÖ’den bahsedilmesiyle, diğerlerinin bu uygulamaya tabi olmayacağı anlamına gelmeyeceğini ifade etti. Bunun bir dayanak olduğunu belirten Demirel; “O bir dayanaktır. FETÖ’yle yapılan mücadelenin, FETÖ’cülere yönelik köklü, caydırıcı ve yıldırıcı tedbirlerin aynısının PKK’lılara da uygulanması gereklidir. Bunu istiyor ve bekliyoruz. Hakkâri’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da, İstanbul’da patlayan bombalara Ankara’dan alkış tutan, İzmir’den tezahürat yapan, Mersin’den el sallayan terör yedeklerine, terörist sevicilere hak ettikleri dersi vermek hükümet ve devletin namus borcudur. KHK’lar, Anayasal düzene, devletin güvenliğine, terörle mücadele kanunu kapsamına giren tüm suçların hepsine de uygulanmalıdır. Son aylarda gerek bölgemizde gerekse dünya üzerinde yaşananlar Türkiye başta olmak üzere hemen hemen her ülkeyi yeni ve belki de bu zamana kadar alışıla gelmemiş adımları atmaya mecbur bırakmaktadır. Şimdiye kadar gözlemlenen klasik tutumlar ve müttefiklik ilişkileri, çıkarların günde güne çatışması, gelişmelerin iç içe girmesi nedeniyle yerini yeni adımların atılmaya başlandığı bir döneme girmektedir” diye konuştu.
ABD’NİN REZİL
 TAVIRLARI ORTADA
Güvenlik meselesinin dünya genelinde her ülkenin ortak kaygısı olmaya başladığına dikkat çeken Demirel; “Ülkelerin klasik müttefiklik anlayışından sıyrılıp, daha çok bağımsız kararlar vermeye başlaması belki de bu durumun ortaya çıkmasının en önemli nedenidir. Bunların hepsinin yaratacağı etki kuşkusuz ki büyüktür. Yansımaları önümüzdeki yıllarda daha net görülecektir. 2002 yılından bu yana ‘Komşularla sıfır sorun’ diye ortaya çıkan AKP hükümeti,  2016 yılına kadar anlaşabileceğimiz bir komşu bırakmamıştır. Suriye bataklığından başımıza yağmur gibi bela yağıyor. Irak’ta da değişen bir şey yok. IŞİD ve PKK kalleşliği her iki tarafta da canımızı yakıyor. Dolayısı ile hem Suriye’de, hem Irak’da kararlı bir biçimde bu ihanet yuvalarını bitirmek mecburiyettir. Fırat Kalkanı operasyonu ile Cerablus’u temizledik, ama henüz tehdit ve tehlike bertaraf edilmiş değil. ABD’nin nasıl ipe un serdiğini, hangi rezil tavırlara girdiğini ibretle izliyoruz. Rusya ile tepişmelerinin nereye varacağı ve bu durumun bizi nasıl etkileyeceği de ayrıca üzerinde durulması gereken bir gelişmedir. Rusya’yla uçak düşürme öncesine döndüğümüze seviniyoruz. İran’la bir türlü yıldızımız barışmıyor. Yunanistan deseniz öyle. İyi bir dış politikamız yok. Irak, bizim açımızdan Suriye’den farkı değil. Hatta PKK kalleşliğinin varlığı açısından çok daha önceliklidir. Ancak, yıllardır buraya sonuç alacak bir ağırlık koyamadık. Yine yanlış ve yetersiz politikalar yüzünden hep kaybeden taraf olduk. Şimdi yeni bir durum ortaya çıktı. Musul’un IŞİD’den temizlenmesi için bir hazırlık yapılıyor. Ancak, ABD’nin Türkiye’ye burada biçtiği rolün anlaşılır ve kabul edilebilir hiçbir tarafı olmadığı gibi, kontrolün tamamen PKK ve uzantılarına geçmesi gibi bir sonuç doğuracağı aşikârdır” şeklinde konuştu.
ŞEHİTLERİN RUHU İNCİTİLDİ
“Geçen haftaki basın toplantımızda 15 Temmuz şehitleri ile terörle mücadele şehitleri arasında bir ayrım yapmanın bize göre doğru olmadığını paylaştık” diyen Demirel; “Ziyaret ettiğimiz şehit ailelerinin bu konuda haklı serzenişlerde bulunduğunu, bu serzenişlerine cevap veremediğimiz için yutkunup kaldığımızı dile getirmiştik. Şehitlerimizin  yerinin gönüllerimizde olduğunu, şehit tanımının da yüce kitabımızda yapıldığını dile getirerek, şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak, ruhlarına azap çektirecek kıyaslamalardan vazgeçilmesini, hepsinin birer kahraman olduğunu ve bizim için hepsinin de değerli olduğunu söyleyerek geride bıraktıklarının da Türk Milletinin namusuna emanet olduğunu’ söylemiştik. Geçtiğimiz günlerde bir dönem AKP’de Milletvekilliği yapan Muhsin Kızılkaya isimli zat, televizyon ekranlarından askerlerimizi ve polisimizi kastederek; ‘Zaten onun işi o. O insanların görevi hayatını vermek. Onun için maaş alıyor. Ekstra bana bir iyilik yapmıyor’ ifadelerini kullanarak şehitlerin ruhlarını, geride bıraktıkları ailelerle birlikte biz Türk milliyetçilerini de inciten bir açıklamada bulundu. Herhalde kendisi de aldığı milletvekili maaşını şehitleri küçük görmek, Kürtçülüğe ve bölücülüğe hizmet vermek için kullanmıştır.
2014 yılında gerçekleştirdiği bir röportajda ‘Günün birinde Öcalan siyasi figür olarak çıkacak, büyük bir ihtimalle de parlamentoya girecek, milletvekili olacak. Türkiye’deki insanlar bütün bunları da içselleştirecek’ diyen Muhsin Kızılkaya, elbette şehitleri küçük görecek düşüncelerin sahibi olacaktır” ifadelerine yer verdi. >> Burcu AYDIN’ın Haberi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.