Mısırlıoğlu: Vatandaştan Zekât Talep Etmek Acizliktir
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıloğlu, İstanbul Valiliği'nce hazırlanan 'Gönülden Bir Öğün' adlı proje ile vatandaştan zekat talep edilmesinin acizlik olduğu görüşünü açıkladı.
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıloğlu, İstanbul Valiliği tarafından açıklanan ve “Gönülden Bir Öğün” adı altında yürütüleceği duyurulan projenin sosyal devletin değil yoksulluğun itirafı olduğu belirtti.
“BU TABOL SOSYAL SORUMLULUK DİYE SUNULAMAZ”
İstanbul Valiliği projesine tepki veren Başkan Mısırlıoğlu, “İstanbul Valiliği tarafından açıklanan ve ‘Gönülden Bir Öğün’ adı altında yürütüleceği duyurulan proje, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve sosyal çöküşün resmi belgesidir. Vatandaştan zekât talep etmek acizlikten başka bir şey değildir. 100 bin öğrenciye aylık 2 bin TL yemek desteği verileceği açıklanmıştır. Bu bir müjde değil; utanç tablosudur. Buradan açık ve net soruyoruz: Bir ülkede valilikler çocukların yemeğini üstlenmek zorunda kalıyorsa, o ülkede devlet çökmüştür. Bu tabloyu ‘sosyal sorumluluk’ diye sunmak, akılla alay etmektir. Bu ülkenin sorunu, çocukların yemeğe ulaşamaması değildir. Sorun; anne babaların çalıştığı halde çocuklarını doyuramıyor olmasıdır. Sorun; asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasıdır. Sorun; işsizliğin, güvencesizliğin, hayat pahalılığının patlamış olmasıdır. Bunun adı sosyal devlet değildir. Bunun adı sadaka düzenidir. Sosyal devlet; vatandaşı yardım kuyruğuna sokmaz. Sosyal devlet; insanları fişle, kartla, kuponla yaşamaya mahkûm etmez. Sosyal devlet; çalışanın alın terini korur, emeğin karşılığını verir.” dedi.
“DEVLETİN GÖREVİ SADAKA DAĞITMAK DEĞİLDİR”
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün iktidar, yıllardır uyguladığı yanlış ekonomi politikalarının bedelini çocuklara ödetmektedir. Üretimi bitiren, tarımı çökerten, sanayiyi ithalata mahkûm eden, istihdamı yok eden bu anlayış; şimdi yoksulluğu yönetmeye, hatta pazarlamaya çalışmaktadır. Daha da vahimi şudur: Toplum, çalışmadan geçinmeye alıştırılmaktadır. Bu bir yardım değil; sosyal çürümedir. Bir baba, bir anne; çocuğunun yemeğini devletin verdiği harçlıkla değil, zekât, sadaka ile toplanan para yerine kendi kazancıyla karşılamak ister. Onurlu olan budur. Devletin görevi bunu mümkün kılmaktır; sadaka dağıtmak değil. Valiliklerin görevi; yoksulluğu makyajlamak değil, kamu düzenini sağlamaktır. Valilik eliyle yürütülen bu tür projeler, devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Bu yaklaşım, idareyi siyasi propaganda aracına dönüştürmektir. Zekât anlayışıyla ülke yönetilmez. Sadakayla ekonomi düzelmez. Geçici yardımlarla güçlü bir toplum inşa edilemez. Bugün yapılan şey şudur: Yoksulluğu gizlemek değil, kabullenmek Çözmek değil, normalleştirmek, bitirmek değil, kalıcı hale getirmektir. Biz bu düzene itiraz ediyoruz. Bu ülkenin çocukları sadakaya muhtaç değildir. Bu ülkenin insanı yardımla değil, işle, aşla, adaletle yaşamak ister. Bu ülkenin ihtiyacı; kartlar, kuponlar, projeler değil, akılcı ekonomi ve güçlü sosyal devlettir.”
“BİZ BU DÜZENE İTİRAZ EDİYORUZ”
Başkan Mısırlıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yoksulluğu yöneten değil, yoksulluğu bitiren bir devlet istiyoruz. Sadaka değil, hak istiyoruz. Proje, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve sosyal çöküşün resmi belgesidir. Biz bu düzene itiraz ediyoruz. Bu ülkenin çocukları sadakaya, zekâta muhtaç değildir. Bu ülkenin insanı yardımla değil, işle, aşla, adaletle yaşamak ister. Bu ülkenin ihtiyacı; kartlar, kuponlar, projeler değil, akılcı ekonomi ve güçlü sosyal devlettir. Yoksulluğu yöneten değil, yoksulluğu bitiren bir devlet istiyoruz. Sadaka değil, hak istiyoruz.”
Bakmadan Geçme