DOLAR 18,5376 0.15%
EURO 18,2128 0.24%
ALTIN 993,950,63
BITCOIN 3604290,65%
Afyonkarahisar
23°

AÇIK

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

“Tramvay projesini iyi hesap ettiniz mi?”

ABONE OL
22 Ağustos 2019 14:48
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Saadet Partisi (SP) Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan ve yönetim kurulu üyeleri dün öğle saatlerinde partide bir araya gelerek basın toplantısı düzenledi.
YANDAŞ OLMAYAN BASININ BAYRAMI KUTLU OLSUN
Orhan Arslan, 24 Temmuz 1908 tarihinde sansürün kaldırılması nedeniyle her yıl 24 Temmuz tarihinin Basın Bayramı olarak kutlandığını dile getirdi. Arslan, “Yani basın mensuplarının toplumdaki olaylar hakkında yaptıkları haberlerin, sesini duyuramayan mazlum insanların sesini duyurmalarının, fikir insanlarının düşüncelerini aktarmalarının, gazetecilerin de kendi yorum ve görüşlerini bildirmelerinin önündeki engel olan sansürün kaldırılış yıldönümüdür. Bu vesileyle gücün değil doğrunu, zalimin değil mazlumun, yandaşlığın değil gerçeğin sesi olan basın mensuplarımızın 24 Temmuz Basın Bayramını tebrik ediyorum. Bugün bu basın özgürlüğünün olup olmadığı konusunu sizlerin takdirlerine bırakıyorum” dedi.
HAKKIN VE HAKLININ YANINDA OLANLARA SELAM OLSUN
Gazeteciliğin son derece önemli bir meslek olduğunu belirten Arslan, “Son derece önemli bir meslek olan gazetecilik, haberleri en doğru şekilde halkımıza taşımak, insanlarımızı bilgilendirmektir. Bunun yanı sıra bu mesleği yapan gazeteci kardeşlerimiz, düşünceleri ve yorumları ile insanlarımızın ufkunun açılmasına katkı sunmaktadır. Toplumda yaşanan sorunları ve yapılan çalışmaları gündeme taşıyarak idarecilerin çalışmalarına yardımcı olmaktadırlar. Kalemini her zaman doğruya yana ve doğru şekilde kullanarak kamuoyunu aydınlatan, bu yolda her an haber peşinde koşan basın çalışanları kardeşlerimizin bu hassasiyetlere özen göstererek, çok zor şartlar altında vatandaşın haberi alabilmesi için canla başla çalışarak harcadıkları çabayı görmemek ve takdir etmemek mümkün değildir. Hakkı ve adaleti savunmak, mazlum olanın yanında durmak zordur. Haksız kazanç elde edenler ve onların yönlendirdiği insanlar sizi linç etmeye çalışır. Savunurken zorlandığınız zamanlar olabilir. Her türlü zorluğa karşı direnen ve hakkın ve haklının yanında olanlara selam olsun. Eğer dikkat etmezseniz medya zalimi mazlum, mazlumu zalim gösterebilir” diye konuştu.
ÜRETİME DESTEK ŞART
Kurban Bayramına sayılı günler kala Türkiye’deki hayvancılığın durumuna değinen Arslan, “Kırmızı et üreticilerimiz kendi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra bir miktar para biriktirebilirse ancak o zaman üretime devam eder. Yoksa üretimden çekilmek zorunda kalır. Üreticinin en büyük gideri yem fiyatlarıdır. Yem dediğimiz şey buğday, arpa ve mısır ön plana çıkıyor. Çözüm önerilerimizi açıklamak istiyorum. Yani tarım. Zaten tarım ve hayvancılık iç içe olan bir sektördür, bir bütündür. İnsan arabasız, telefonsuz yaşar ama aç yaşayamaz. Bunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Bir an önce ciddi tarım politikaları geliştirmeliyiz. Kendi gıdamızı kendimiz üretebilmemiz en az savunma sanayi kadar önemlidir. Türkiye olarak tarım ve hayvancılığı birinci sıraya almak mecburiyetindeyiz. Üretimin önündeki he türlü engel kaldırılmalı, üretime destek vermeliyiz” şeklinde konuştu.
PARA YERLİ ÜRETİCİYE VERİLMELİ
Tarım Kanununun 21. maddesini hatırlatan Arslan, “Tarım Kanununun 21. maddesi diyor ki ‘Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hâsılanın yüzde birinden az olamaz’ 2019 yılı bütçesinde ki GSMH 4,5 trilyon olmasına rağmen tarım desteği olarak ayrılan para 16 milyar TL’dir. Bu kanunun maddesine göre ayrılması gereken para 45 milyar TL’dir. Toplam 1.460.563 büyük baş hayvan ithal etmişiz. Bu ithalata karşı ödediğimiz para yaklaşık 1.692.000.000 dolardır. İthalat et fiyatlarının düşmesi için yapıldı. Peki, fiyatlar düştü mü? Genel olarak düşmedi. Yaptığımız ithalat ne tüketicinin ne de üreticimizin işine yaramadı. Yurt dışında ki üreticilerin işine yaradı. Ülke olarak dövize en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, 2 milyar doları, kendi ellerimizle götürüp dış ülkelere verdik. Bu parayı kendi üreticilerimize vermemiz gerekir” ifadelerini kullandı.
ALLAH KENDİMİZE YETEN ÜLKE OLMAYI NASİP ETSİN
İthal hayvan yerine yerli hayvanların kullanılması gerektiğini dile getiren Arslan şöyle konuştu: “2018 yılında 116 bin damızlık hayvan ithal etmişiz. Bu hayvanların et ve süt verimleri iyi ama yürüme kabiliyetleri yok. Bize asıl lazım olan hem et ve süt verimi yüksek olan hem de yürüme kabiliyeti olan hayvanlardır. Bizim çok meramız var ama boş duruyor. Bu meralarda otlayabilecek yüksek et ve süt verimi olan hayvanları ıslah edip geliştirmeliyiz. Hayvan ithal ettiğimiz ülkelerin çoğu yüzölçümü olarak bizim yarımızdan daha az. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizin geniş mera alanları süratle ıslah edilmeli, tarıma kazandırılmalıdır. Turizm adı altında ranta peşkeş çekilmemeli, bu meralar bir raht kapısı olarak görülmemelidir. Allah bir an önce kendi kendimize yetebilen bir ülke olmayı bizlere nasip etsin inşallah.”
İYİ HESAP ETTİNİZ Mİ?
Yapımı planlanan hafif raylı sistem AF-RAY Projesi ile ilgili olarak geçen hafta ki basın toplantısında yerel yönetime bazı sorular sorduğunu hatırlatan Arslan şunları söyledi: “Bize ‘Siz tramvaya karşı mısınız?’ diye soru soruluyor. Bizim olaylara bakış açımız gayet nettir. SP olarak her zaman doğrunun, güzelin, faydalının yanındayız. Kötünün, çirkinliğin, zararlının karşısındayız. Bir şeyin faydalı ya da zararlı olduğu ancak iyi hesap etmekle ortaya çıkar. Atalarımızın ‘Dokuz düşün bir yap’ dedikleri şey işte budur. Bir işi yapmadan önce iyi hesap edeceksin. Bizim basın vesilesiyle yetkililere sorduğumuz sorular bunlardı. İyi hesap ettiniz mi? Maalesef ciddi bir yanıt gelmedi. Konuya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Allah nasip ederse önümüzde ki hafta konuyu net şekilde kamuoyuyla paylaşacağız.” >>Burcu AYDIN’ın Haberi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.