“Tarihi ve turistik bölgeleri yine o bölgenin halkı kalkındıracak”

“Tarihi ve turistik bölgeleri yine o bölgenin halkı kalkındıracak”

Afyonkarahisar Valiliği tarafından Frigya Bölgesi ve Ayazi Köyü’nde yapılan çalışmaların saha sorumlusu Vali Yardımcısı Dr. Mehmet Boztepe, Frigya’nın köklü tarihinden gelen kültürel ve doğal varlıklarının etkin turizmciliğin hayata geçirilmesiyle gelecekle kucaklaşacağını söyledi. Boztepe bu çalışmaların yine o bölgenin sakini olan hemşehrilerimizin bilinçlenmesiyle sağlanacağını kaydetti. Boztepe bölgeye yapılan harcamanın tamamının Ankara’dan Vali Gökmen Çiçek’in girişimleri ile sağlanan ilave ödenekler olduğunu belirtti

 

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Dr. Mehmet Boztepe, Kocatepe Gazetesi’nin sosyal medya mecralarından canlı olarak yayın yapan Kocatepe TV’nin konuğu oldu. Tüm sosyal mecralardan geçtiğimiz Cuma akşamı canlı olarak yayınlanan programda Boztepe, başta Ayazini olmak üzere Frig Vadisi ve Afyonkarahisar genelinde yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
2 yıl Şuhut Kaymakamlığı görevinde bulunduktan sonra Afyonkarahisar Vali Yardımcılığı görevini de başarıyla sürdüren Dr. Mehmet Boztepe’nin aynı zamanda Kocatepe Gazetesi’nin bir köşe yazarı olduğunu hatırlatan programın sunucusu Sezer Küçükkurt, “Sayın Valim artık size Ayazinli desek yanlış olmaz sanırım” diyerek programı başlattı.
“VALİMİZLE BİRLİKTE DİNAMİK
BİR ÇALIŞMA SİSTEMİNE GEÇTİK”
Boztepe’nin aynı zamanda Valilik bünyesinde Emniyet ve Jandarma çalışmaları ile kamu yatırımlarının koordinasyonu görevini de üstlendiğini hatırlatan Vali Yardımcısı Boztepe nezdinde tüm Türk Polis Teşkilatı’nın ve Afyonkarahisar’da görev yapan Emniyet mensuplarının Polis Günü’nü kutladı. Programın sunucusu Sezer Küçükkurt, Boztepe’den Valilik’teki iş bölümünü anlatmasını istedi. Afyonkarahisar Valisi Gökmen Çiçek’in göreve başlamasıyla Valilik’teki çalışma düzeninin de yenilen yapılandığını belirten Vali Yardımcısı Mehmet Boztepe şunları söyledi:
“Bizim Vali Yardımcıları olarak kanaatimizdir; Muhtemelen Sayın Valimiz İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la edindiği yakın çalışma tecrübeleri ışığında bize bambaşka bir model getirdi. Normal şartlarda Vali Yardımcıları Vali adına sorumlu oldukları birimlerin yaptığı hizmetlerin takibi ve bunların imza süreçlerinde hukuka uygunluklarıyla ilgili görevlidirler. Ama Sayın Valimizin gelişiyle birlikte çok farklı bir yola girildi. Aslında temel olarak Vali Yardımcılığı ve Afyonkarahisar Valiliğinin hizmet modeli değişti. Hepimiz rutin bir Vali Yardımcılığı görevi içesinde kendi sorumlu olduğumuz birimlerin takibinden birebir devam etmekle mükellefiz. Ama bunun yanında Sayın Valimiz her bir Vali Yardımcısına kendine özgü projelerin takibi görevini de talimatlandırdılar. Bu anlamda ben başta Emre Gölü ve Frig Vadisi olmak üzere il bazında yürütülen kültür turizm projeleri başta olmak üzere takibini yürütüyorum. Bu genel kamu yatırımlarının takibi dışında özel bir görevdir. Nurullah Kaya Vali Yardımcımız Kadın Kooperatifleri ve Kadın Kültür Evleri Projesinin yürütümünden sorumludur. Vali Yardımcımız Mehmet Keklik 2021 Aile Yılı Projesi başta olmak üzere tüm sosyal projelerin sorumluluğunu üstlenmiş durumdadır. Dolayısıyla bu projeleri takip görevi neredeyse yürüttüğümüz ana görevlerin iki katına yaklaştı. Birde Sayın Valimiz tüm ilçeleri Kaymakamların sorumluluğunu da Vali Yardımcılarına zimmetlemiş durumda. Dolayısıyla her bir ilçede olan gelişmeler hakkında da Sayın Valimizi bilgilendirmekle mükellef durumdayız. Çok dinamik bir formatta sabah saat 7.00 gece 23.00 şeklinde. Günün önemli bir kısmı bu saatler arasında geçiyor. Sayın Valimize gün içerisinde gösterilen yoğun teveccüh nedeniyle kendisine çok fazla temas edemediğimizden Sayın Valimizin belirlediği saatlerde gece saatlerine kadar süren bir değerlendirmeyi yapıyoruz. Gün içi değerlendirmeler, ertesi günkü planlamalar ya da yeni projelere dönük hazırlıkların analizi gerçekleştiriliyor. Aslında bu model çok diri ve dinamik tutuyor. Esas itibariyle şöyle görüyorum; Muhtemelen diğer kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimlerin bu modeli zaman içerisinde benimseyecekler gibi geliyor bana.”
“CAZİBE NOKTASI OLARAK
AYAZİNİ KÖYÜ MERKEZ ALINDI”
Sezer Küçükkurt: Sayın Valim ifade ettiğiniz gibi Ayazini son dönemdeki en önemli uğraş noktalarınızdan bir tanesidir. Ayazini ve Frig Vadisi’nde Afyonkarahisar Valiliğinin belirlediği stratejiyle başlayalım istiyorum. İlk önce nasıl bir strateji belirlendi de bugünkü geldiğiniz noktaya doğru yol almaya başladınız?
Mehmet Boztepe: Esasen Frig Vadisi dediğimiz alan malum olduğu üzere 3 ili kapsayan, Afyonkarahisar’da da yaklaşık 5 ayrı ilçemizin sınırlarında tarihi eserlerin bulunduğu bir dokudan bahsediyoruz. Bu doku esas itibariyle o kadar büyük bir alanı kapsıyor ki her alana dokunun o alana turizmi açma ve bir destinasyon belirleme imkanı sözkonusu değil. Belli dönemler itibariyle hemen hemen bir çok Valimiz belli yere belli dokunuşlar yaparak harekete geçirmeye çalışmış. Ama hem bütçe imkanları itibariyle hem de bir yeri cazibe merkezi yapmadan o yerlere yaptığınız küçük dokunuşlar sizin hareket alanınızı sınırlandırarak bölgenin tamamını destinasyon merkezi olarak belirlemenize imkan vermemiş. Sayın Valimiz Gökmen Çiçek gelir gelmez bir strateji değişikliğine gitti ki şu anki sonuçları itibariyle çok doğru bir değişiklikti. Şu an gördüğümüz sonuçları itibariyle. Sayın Valimiz belli bir bölgeyi merkeze alma kararı aldı. Bu merkezi tam anlamıyla ayağa kaldırıp, orayı ayağa kaldırdıktan sonra tüm vadiye yayılma stratejisi belirledi. Bu anlamda Sayın Valimizle sahada yapmış olduğumuz geziler itibariyle Ayazini noktasının merkez alınmasına karar verildi. Niye Ayazini sorusu gündeme gelecektir. Esas itibariyle birincisi bölgenin hem yeri yakın hem Gazlıgöl bölgesi dediğimiz Yaylabağı termal turistik alanlarımıza çok yakın olmasıdır. Eskişehir gibi bir ana arter üzerinde bulunuyor. İkincisi Frig Vadisi olarak belirlediğimiz coğrafya ve kültürün bütün eserlerinin derli toplu bulunduğu en önemli merkezlerden biridir. Dolayısıyla köyün stratejik konumu ve yerleşkesi itibariyle çalışmaya uygun olduğundan Ayazini köyü merkez olarak belirlendi. Bu köy üzerinden Emre Gölüne hattına kadar giden Bayramaliler hattı bir ya da 2 günlük bir destinasyon projesi olarak şu anda şekillendirmeye çalışıyoruz.
“AYAZİNİ’NİN BÜYÜK TARİHSEL
DERİNLİĞİ VAR. NEREDEYSE
GÖBEKLİTEPE İLE YARIŞACAĞIZ”
Sezer Küçükkurt: Sayın Valim konumsal olarak anlattığınız Ayazini Köyü’nü tarihsel olarak ayrı kılan nedir? Buranın diğer bölgelerden farklı olması, tarihi özellikleri nelerdir?
Mehmet Boztepe: Şu anda yaşadığımız en büyük hakikatlerden biri bu bölgeyi sürekli Kapadokya ile karşılaştırmamızdır. Kapadokya bölgesine baktığınız zaman o bölge bir Roma ve Bizans dediğiniz ya da Doğu Roma dediğiniz imparatorluklar ait eserlerin toplandığı bir alandır. Ama Frig Vadisi tarih itibariyle 3 bin yıl öncesine giden bir yani Roma’nın çok daha öncesinde tek tanrılı dinlerden önce çok tanrılı dinlerin insanların yaşadığı bir coğrafyadan bahsediyorum. Esasında bu bizim hareket noktamızdır. Hareket noktamızın devamında bölgede yaptığımız çalışmaların devamında kurduğumuz tarih komisyonun yaptığı çalışmalarda esasen o tarih 5 bin yıl öncesine de gitti. Biraz daha zorlasak Göbeklitepe ile herhalde yarışmaya başlayacağız. Dolayısıyla şimdi o bölgede Frig var, o bölgede Roma var. O bölgede Bizans var. O bölgede Selçuklu var. O bölgede Osmanlı var. O bölgede Cumhuriyet var. Yani altı medeniyetin üst üste bulunduğu bir coğrafyadan bahsediyoruz. Köyün bir mezarlığı var. Bu mezarlık belki de dünya tarihinde tek örnektir. Altı medeniyetin mezarlık olarak kullandığı tek yeridir. Bu tip eserlerin yani dünyada ki en önemli çoklu yerleşimlerin, dünyada ki en büyük üçlü oyma kiliselerden birinin bulunduğu bir alandan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu bölgelerin şu ana kadar esasında turizme açılamamış olması bile ülkemiz açısından büyük bir kayıptır. İnşallah bu kayıbı telafi etmeye çalışıyoruz.
“KÖYLÜNÜN TURİZM KÜLTÜRÜNÜ
ARTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ.
ORAYI ONLAR KALKINDIRACAK”
Sezer Küçükkurt: Sayın Valim geçtiğimiz günlerde Ayazini bölgesi halkını ilk önce eğitim seminerlerinden geçirdiniz. Daha sonra Kapadokya bölgesinde bilgilendirme gezisine götürdünüz. Bunda Ayazini halkının zihninde neler oluştu, size neler yansıtıyorlar?
Mehmet Boztepe: Biz 7 aydır o bölgedeyiz. Hemen hemen günümüzün önemli bir kısmı orada geçiyor. İlk günlerde vatandaşımız bize çok fazla inanmadı. Yani inanmadı derken her dönemde gelinip, yapılan o belli başlı küçük dokunuşlar yapılacak, ondan sonra muhtemelen devlet buradan çekilecek diye düşünmeye başladılar. Ama bizim kararlı duruşumuz başta sokak sağlıklaştırmaları olmak üzere köy içerisindeki hemen her eve her tarihi esere dokunmaya başlamamız ve köy içerisine özellikle dışarıdan gelen yatırımcıların teması vatandaşın kafasında ki bilinci tamamen değiştirdi. Şu anda başta oluşan dirençlere dair tek bir izimiz yok. Artık herkes Ayazini köyünün bir turizm merkezi olduğuna kanaat oluşturmuş durumda. Tek endişeleri ne yapacaklarını çok bilememeleri. Köylü yapmak istiyor ama bir turizm kültürü yok. Bir turizm bilgisi ve turizm yaşanmışlığı yok. Kendileri ve kendi dünyaları içerisinde görmüş oldukları örnekler yok. Bunu bilenler açısından da belli bir sermaye birikimi de yok. Dolayısıyla ilk etapta bir gözleme yani izleyelim yani ne olacak? Buradan bir hareket çıkarsa ona göre biz kendimizi şekillendirelim strateji içerisine girdiler. Sayın Valimiz Gökmen Çiçek bunu canlandırmak için farklı bir metodoloji izledi ki bu Ayazini köyünde çok ciddi sonuçlar doğurdu. İki etaplı gittik. Birincisi köylüyü eğitime geçirip turizmin ne olduğunu gösterelim. İkincisi örnek turizm tesislerini köye getirelim. Köylü bunları görsün. Dolayısıyla bu tesisler üzerinde bu işin nasıl yapılıp nasıl para kazanıldığını öğrensin. Bu nedenle Sayın Valimiz Afyonkarahisar’da turizmle uğraşan bu anlamda gıdadır, oteldir yatırımı bulunan kişilerle bir bir görüştü. Birebir olarak bir kısmını ikna etti. İlk etapta İkbal Grubu geldi. Onlara bu bölgede yapmış olduğumuz Taşhan isimli bir sosyal tesisimiz vardı onu verdik. İsmini Sayın Valimiz ‘Ayazhan’ olarak kendisi şekillendirerek kendilerine devretti. Arkasından Cumhuriyet Grubu ile Yavuz beylerle görüştük. Onlar köy içerisinde çok güzel bir konağı satın aldılar, restorasyonları yapıldı. Onların gelmesini müteakiben de diğer işadamlarımızın kendiliğinden bir yatırım süreci başladı. Antalyalı bir firma geldi şu anda otel yapıyor. Kolaylı Grubu ve Haşhaşella Grubu geldi. Bunların her birine biz Özel İdare’den yer kiralaması yaptık. Her biri yaklaşık 2,5-3 milyon lira arası buraya butik tesisler kuruyorlar. Vatandaşlar şunu gördü; Artık bu tesisler buraya geliyorsa bu köy ayağa kalkacak. Yani ilin büyük yatırımcıları burada bir yatırım görmüşlerse demek ki bizimde artık kendi köyümüzle ilgili harekete geçmeliyiz algısını oluşturduk. İki etaplı bir süreç izledik. Önce Turizm Fakültemizle görüştük. Yaklaşık 12 gün boyunca tüm köyümüzü özellikle bu anlamda çalışacak 130’a yakın Ayazinli gencimizi eğitimden geçirdik. Turizm bilinci, turizm kavramı, turiste nasıl davranılacağı, turistik anlamda neler yapılacağı, hangi sonuçların bizim ve turizm açısından sıkıntı yaratacağı gibi birçok örnek üzerinde yaşadıkları bölgenin genel tanıtımını yapma açısından bir eğitim verildi. İkinci olarak da 100’e yakın yatırıma dönük fikri olan Ayazinli vatandaşımızı 2 gün boyunca Kapadokya’ya götürüp orayı gezdirdik. O gezi çok etkili sonuçlar doğurdu. Gezi sonucu kanaat getirdim ki görmek anlatmaktan çok daha önemliymiş. Vatandaşlarımız kendilerinin sahibi olduğu evlerin orada nasıl kaya otellere dönüştüğünü, küçücük açılan butik hediyelik eşya yerlerinin nasıl para kazandığını gördüler. Dönüş itibariyle birçok kişi kendi kafasında birçok proje ile köyüne döndü. Şu anda köy içerisinde hissettiğimiz ciddi bir sinerji var. Şu anda 7-8 köylümüz kendi tesislerini kurmaya başladılar. Ümit ediyorum ki sizin sorunuzdan hareketle köylünün bu anlamda sahiplenmesiyle beraber Ayazini bundan sonra kendi rotasını çizecektir. Biz sonuçta buraya köylüye emanet edeceğiz.Ben dönüşte otobüste ‘Arkadaşlar devlet nerede diyordunuz. İki gündür geziyoruz.’ dedim. Onlar şu anda devlet olarak bizim yaptığımız çabayı izliyorlar. Bir düşündüler hiçbir şey görmedik. İki tane can damarı noktayı gördük dediler. Demek ki artık turizm merkezine geldikten sonra orada devletin çokta sağlayacağı güvenlik hizmetleri ve temel hizmetlerin dışında ondan sonra vatandaşın kendisi götürmesi gerekiyor. Çünkü kendisi para kazanıp gelir elde ettikçe bunun asli sahibinin kendisi olduğunu da görecektir diye tahmin ediyorum.
“VALİMİZ KAYNAĞIN TAMAMINA YAKININI ANKARA’DAN KENDİSİ GETİRTTİ”
Sezer Küçükkurt: Sayın Valim bunun bir maddi boyutu var. Devletimiz buraya ne kadar harcadı? Bunun Afyonkarahisar ekonomisine döneceğinden tamamen emin miyiz?
Mehmet Boztepe: Şu anda yaptığımız ihalelerle beraber 30-40 milyon lira arası bir ödenek gidiyor. Buna Emre Gölü de dahildir. Bizim yapmış olduğumuz yatırım içerisindeki kaynakta Afyonkarahisar’ın kendi bütçesinden kullandığımız kaynak yok denecek kadar azdır. Afyonkarahisar ve ilçelerin bütçelerinden biz oraya kesip de hiç para göndermedik. Aktarmadık, Sayın Valimiz Gökmen Çiçek bizim orada harcadığımız kaynağın tamamına yakını Ankara’dan kendisi ikili ilişkileriyle getirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İller Bankası, Kalkınma Ajansı yani ucundan tuttuğumuz ya da Sayın Valimize şuradan para bulma imkânınız var dediğimiz neresi varsa hepsini sonuna kadar zorladı ve hepsini de getirtti. Anladığım kadarıyla Sayın Valimizin yoğun telaşının nedeni de budur. Bu işler parasız olmuyor. Muhtemelen diğer Valilerimizin de yaşadığı sıkıntılardan biri buydu. Kaynak imkânı olmadan sahada bu çalışmaları yürütmeniz ya da Sayın Valimize biz alanda yapılacak çalışmalarla ilgili biz ne götürmüşsek hiç tereddütsüz yapın dedi. İlk başta Sahadan Sorumlu Vali Yardımcısı olarak acaba bunun finansmanını nasıl yaparız dediğimizde içinden geçirdiğimiz birçok konuda daha biz işe başlamadan Sayın Valimizin parayı getirdiğini gördük.
“İLİN CAZİBE MERKEZİ OLACAK EMRE GÖLÜNE 3 MİLYONLUK TESİS OLUŞTURULDU”
Sezer Küçükkurt: Peki Sayın Valim Afyonkarahisar Valiliği Afyonkarahisar Kültür Turizm Varlıkları içerisinde sadece Ayazini’nin de mi çalışıyor? Diğer bölgelerde neler var?
Mehmet Boztepe: Yok aslında biz konuşmamın başında arz ettiğim üzere biz bir merkez oluşturma amacıyla Ayazini’ne girdik. Yoksa bizim şu anda Ayazini’nin devamında turizm destinasyonu olarak şekillendireceğimiz alan içerisinde en önemli görev sahalarımızdan birini de biz Emre Gölü olarak belirledik. Aslında orası şu an itibariyle tahmin ediyorum Afyon’un en önemli cazibe merkezlerinden biri haline gelecektir. Çünkü zaten hazır bir müşteri profili vardı. Biz Emre Gölüne yaklaşık 3 milyon lira üzerinde bir yatırımla çok güzel bir sosyal tesis oluşturduk. Vatandaşlarımızın piknik yapacağı, sosyal etkinlikleri yürütebileceği, mesire alanı olarak kullanabileceği bu gölde özellikle su sporu aktiviteleri, tekne gezileri gibi bir çok aktivite o mesire alanı içerisinde yapılacak.
Sezer Küçükkurt: Bölgede sıcak hava balonları ne zaman uçurulacak efendim?
Mehmet Boztepe: Bizim Emre Gölü destinasyonumuz üç ayağa oturuyor. Birinci ayağı tesis, ikinci ayağı balondur. Afyonluların en çok merak ettiği konuların başında bu balon turizmi geliyor. En son firma ile vardığımız mutabakatta bir aksilik olmazsa Ramazan Bayramının 2. günü balon uçuşu yapılacak. Buraya özgü fiyatlarla balon uçuşlarının başlaması konusunda da özel ricamız oldu. Bilindiği üzere bu çok pahalı ve insanlarda da öyle bir algı oluşuyor. Üçüncü ayağımız da bu hafta bir atçılık ve okçuluk. Bir Atçılık Okculuk ve Binicilik Merkezi şu anda kuruluyor. Muhtemelen gelecek hafta içerisinde oranın ihalesini yapıyoruz. Dolayısıyla Döğer-Emre Gölü hattına giden vatandaşlarımız istiyorlarsa su sporu yapacaklar, istiyorlarsa balonla uçuş yapacaklar. İstiyorlarsa atlı spor etkinliklerini yürütecekler. Yani bir tam günün orada geçirilebilecek faaliyetlerde karşı karşıya kalacaklar. Hatta bunu gören birçok firmada özellikle il dışında ki firmalar o bölgede yer arayıp butik otel yapmak için çalışmalara da başladılar. Ama bu bizim Frig Vadisi içerisinde belirlediğimiz tek bölge değil. Biz buralarda çıktıktan sonra o hat içerisinde Demirli’dir, Bayramaliler’dir, Üçlerkayası bölgelerinde bunların hepsine dokunuşlara başlayacağız. Sayın Valimiz Bolvadin Kırkgöz Köprüsü üzerinde ciddi yatırımlar yaptı. Çok ciddi bir yatırımdı onun finansmanını da Karayollarına yıktı. Karayolları orada ciddi bir çalışma yürütüyor. Geçen sene Valimizle beraber Ankara’ya giderek o bölgede ki eserlerin ortaya çıkarılması için Milletvekillerimizle ve Bakanımızla birlikte ortak bir stratejiyle ilerlemeye çalışıyor şu anda. Aslında ilde ki her bir tarihi esere dokunuş yapmak gerekiyor. Ama bu dokunuşların sadece dokunuşla kalmayıp sonuç doğrabilmesi için Ayaziniprototipini bu anlamda ki yeni belirleyeceğim rotalarla da toplanması gerektiği kanaatindeyim.
“KONAKLAR BÖLGESİ TARİHİ ALANIMIZ
TUR OPERATÖRLERİNİ HAYRAN BIRAKTI”
Sezer Küçükkurt: Geçtiğimiz günlerde TÜRSAB’a bağlı seyahat acenteleri Afyon’da toplandılar. Ayazini ve bölgesini gezip oradaki çalışmaları gördüler. Öncesinde Rus turist kafileleri geldi. Motokros yarışmacıları ve bu araçların sürücüleri de geldiler. Birçok grup buraya gelerek incelemelerde bulunup Ayazini Köyü ve Afyonkarahisar’la ilgili bilgilere sahip olarak döndüler. Size neler aktarıldı, neler söylenildi?
Mehmet Boztepe: Biz aslında sahada odaklanmakta gelenlerin çetelesini tutmaya fırsat bulamadığımızı fark ettim. Arkadaşlara dedim ki biz sahada işe başladığımız Eylül ayı itibariyle bir liste çıkarın. Bana 6 sayfalık bir liste getirdiler. Yani o kadar çok yerli ve yabancı misafirimizi biz orada ağırlamışız. Ama son gelen TÜRSAB Grubu bizim için spesifik anlamda önemli. Çünkü hem Türkiye’de ki tur seyahat acentalarının Başkanı hem de kültür turizmi yapan acentaların tamamı geldi. Bu anlamda ben Afyon Bölge Başkanımız Bilal Şenel’e teşekkür ediyorum. Gelen ekiplerin bir çoğunun kafasında şu ana kadar Afyon hep bizim de yansıttığımız ya da herhalde böyle görünüyor dediğimiz şekliyle kalmış. Hani geçerken uğradım yeriymiş. Herkes genellikle hep aynı şeyi söyledi. İşte bir iki tane termal oteli bildiklerini, yol üzerinde İkbal’i biliyor başka bişey bilmiyoruz dediler. Lokum, sucuk aldıklarını belirttiler. Girdiklerinde böyle bir tarihsel bölgeden ve konaklar bölgeden çok etkilendiler. Kent içerisinde konaklar bölgesinden sonra ikinci günde aldık Frig bölgesine götürdük. Bu eserlerin buralarda bulunduklarından tamamen bihaberlermiş. Özellikle kültüre meraklı tur düzenleyerek gelen ekipler şu anda çok hızlı bir tanıtıma girdiler. Kendi kendime şunu da sorguluyorum; Acaba biz Mayıs ayı sonrası mı TÜRSAB’ı gezdirseydik diye. Çünkü ben Sayın Valime ben şöyle bir serzenişte bulundum; O kadar çok gelen giden var ki bunları ağırlamaktan biz sahayı toplayamadık. Hala bir inşaat halindeyiz, sokak sağlıklaştırması yapıyoruz. Hala çevre düzenlemeleri, peyzajlar yapıyoruz. Ramazan ayı içerisinde bir ay ara verelim dedim. Tahminimce Sayın Valimin çok işine gelmedi. Ama sağ olsun beni kırmamak için ‘Tamam Mehmet öyle yapalım.’ dedi. Fakat TÜRSAB ekibi döner dönmez Antalya’dan turlar başladı. Frigya Tanıtım Turları başladı. Sayın Valimiz de aynen ‘Ben yapmadım.’ dedi. Dolayısıyla biz muhtemelen öyle görünüyor ki il dışından da çok fazla TÜRSAB’ın gelişiyle beraber çok fazla misafir ağırlayacağız. Orada onu göstermek lazımdır. 2 Ocak itibariyle Afyon’a gelen yabancı misafirlerimiz yılbaşı için Rusya ve Ukrayna’dan gelen misafirlerimiz onlara Frig Vadisi’nde sağ olsun otellerimizin de katkılarıyla biz ağırladıktan sonra ülkelerine dönüşleriyle birlikte bir kısmı kendi içlerinde kültür turizmine meraklı olanlar mesela Rusya’dan 40 kişilik bir ekiple oradan kendi arkadaşlarını toplayıp 2 gün sonra geri geldiler. Biz onları bir daha gezdirdik. Ben doğrusu turizmin bu kadar büyük bir sinerji ve etki yaratacağını doğrusu bilmiyordum. Aslında gösterebilir biraz da ağırlayabilirseniz umduğunuzdan çok daha fazlasını yani bizim mevcut alt yapımızı hızlı şekilde özellikle sosyal tesis ve teknik alt yapı anlamında çok hızlı şekilde düzenlememiz gerektiği kanaatindeyim.
“KENT MERKEZİYLE FRİGYA’YI ÇOK FAZLA AYIRMA ŞANSIMIZ YOK. HAZİRAN AYI İÇERİSİNDE TESİSLER AÇILACAK”
Sezer Küçükkurt: Zaten bizim konaklama ile ilgili bir eksiğimiz yok değil mi Sayın Valim? Bu çalışmalar; Sokak sağlıklaştırmaları, yürüyüş yolları, cephe yenileme, karşılama binası gibi şeyler planlanıyor değil mi?
Mehmet Boztepe: Esas sıkıntımız şu anda hızlıca çözmemiz gereken ihtiyaç sosyal tesislerdir. Bir kaç köylümüzün açtığı gözleme, bükme yapan yerlerin dışında bizim gelen misafirleri ağırlayıp çay içebileceğimiz yerlere ihtiyacımız var. Şu anda yatırım yapılan yerlerde Sayın Valimiz pazarlığı şöyle yaptı. İşte; Kolaylı Grubu, Haşhaşella’yaCumhuiyet Sucuklarına dedi ki ‘Size 1 Haziran’a kadar bu tesisler açılsın.’ dedi. 15 Haziran’a kadar bu tesisler açılırsa sıkıntı kalmaz. Yavaş yavaş köylü kendi tesislerini kurmaya başlayacaktır. Çünkü orada turisti gördükçe hareket başlıyor.
Sezer Küçükkurt: Dizilerin de insanlar üzerinde etkisi var. Böyle bir plan var mı?
Mehmet Boztepe: İyi bir senaryo, tanıtımla muhtemelen sırf onun üzerine yoğunlaşılacak. Ayazinliler Kapadokya gezilerinin önemli bir kısmını sırf Asmalı Konağı görmek için geçirdiler. Halen daha satıyor Kapadokya’da aradan 20 yıl geçmesine rağmen.
“KODLADIĞIMIZ ESERLERİ HARİTA
ÜZERİNDE GEZMELERİNİ TAVSİYE EDERİM”
Sezer Küçükkurt: Sayın Valim siz o bölgenin uzmanısınız ondan dolayı size bunu sorma ihtiyacı duyuyorum. Haftasonu bir hemşehrimizin ailesiyle birlikte Ayazini’yi gezmeye gitmesi halinde neler önerirsiniz? Bir günlük bir program çizer misiniz?
Mehmet Boztepe: orada ki tüm tarihi eserleri kodladık. Gittiklerinde ilk olarak karşılama merkezi yapıyoruz ama henüz bitmedi. Muhtarlıklara uğrasınlar. Muhtarlıklarda oluşturduğumuz kısa ve uzun gezi haritalarından yararlansınlar. Nasıl gezmek istiyorlarsa, kısa gezi rotası yapmak isteyenlere bu girişte ki Meryem Ana Kilisesi diyerek kodladığımız kiliseden köyün çıkışana kadar olan alanda yaklaşık 16 eser kodlanmış durumda. O eserler tek tek harita üzerinde gezmelerini tavsiye ederim. Ya da enerjilerine güveniyorlarsa kişinin tarih merakına göre de değişir. 32 farklı eserlerden oluşan uzun bir rotamız var. Yaklaşık 3,5 kilometrelik bir hattır. Böylece her bir eseri görme ve o eserle ilgili bilgi sahibi olma imkanınız doğuyor. Bunun dışında ayrıca köy içerisinde yürüyüş yolları oluşturduk. Özellikle o Metropolis Meydanı dediğimiz alanda Avdalas Kalesine giden rotada yürümelerini mutlaka tavsiye ederim. Yürüyüş sevenler için çünkü böyle tam bir Amerikan kanyonları havasındadır. Frig eserleriyle donatılmış bir bölgeden geçiyorsunuz. Bir varış noktanız var. Araçla Avdalas Kalesine çıkmak yerine oradan yürüyerek kaleye çıkıp, yine yürüyerek gelmenin hazzı bile bambaşkadır.
“KÖY PANSİYONCULUĞU ÖRNEK OLACAK”
Sezer Küçükkurt: Örnek nitelikte çalışmalar gündeme gelecek mi?
Mehmet Boztepe: Bölge içerisinde 3-4 tane gözlemecimiz açıldı. Esasında orada tam bir köylü yaşamı var. Friya’da bir doğallık var. Köylü sizi kendi doğallığıyla karşılıyor. Kendi turşusu ve yoğurduyla karşılıyor. Kendi sohbetiyle karşılıyor. Bence orayı gezecek kişiler direk köylüye temas etmeliler. Eğer biz uygulayabilirsek Türkiye de ilk örnek olacak muhteşem bir projemiz var. Şu anda bunun bir örneği yoktur. Orman Bakanlığı ile çalışıyoruz. Köy pansiyonculuğu modeline geçeceğiz. İnsanlarımıza dedik ki evinizde varsa bir uygun odanınız o odanızı bize tahsis edin. Biz size o oda için 20 bin TL’ye yakın para vereceğiz. Odanın yatağı, tuvaleti, banyosu, televizyonu ne ise biz yapacağız. Ya da üzerine parayı vereceğiz siz yapacaksınız. Köye mesela 40 kişiyi misafir getirdiğimizde 20 tane o evlere dağıtacağız. Sizler bu kişileri misafir olarak ağırlayacaksınız. Onlar gittikten sonra orada kuracağımız yönetim modeliyle iktisadi işletme içerisinde ertesi günde ücretini alacaksınız. Biz hesabınıza yatıracağız. Bu orada yapılacak olan butik otel ihtiyacını kısa vade de karşılarken aslında köye gelipte bunu yaşamak isteyen insanların çok arzuladığı örneği vermiş olacak. Tarım ve Orman Bakanlığı sağ olsun OR-KÖY bu anlamda proje geliştirmişti. İlk taliplisi biz olduk. Köyde de bir lansmanını yaptık. Vatandaşlarımız ona göre hazırlığını yapıyor. Yaklaşık bir 15-20 ev çıkarabilirsek orası şu anda Türkiye de bu projenin uygulandığı örnek bir yer olarak ülkenin pek çok yeri içinde örnek teşkil eder diye tahmin ediyorum.
“BEŞ YILDA YAPILACAK ŞEYİ
7 AYDA YAPTIĞIMIZI SÖYLÜYORLAR”
Sezer Küçükkurt: Hemşerilerimizin merak ettiği sorular var. Frigya çalışmaları tamamlandığında girişler ücretli mi olacak bunlardan bir tanesi. Afyonkarahisar’ın başka alanlarında da Frig Vadisi gibi çalışmalar var mı? Emirdağ ilçemizden bir hemşehrimiz Amorium Antik Kenti de Frig Vadisi gibi ön plana çıkarılsa çok memnun oluruz diye bildirmiş.
Mehmet Boztepe: Hayır. İnsanlarımız Frigya’ya ücretsiz istedikleri gibi giriş yapabilecekler. Başka yerlerde de şehrimizin bu tür çalışmalar var. Şunda haklılar; Amorium bir kazı alanıdır. Dolayısıyla o kazı alanında ki çalışmaların sonlanmasını bekliyoruz. Ortaya çıkacak eserlerin netleşmesini bekliyoruz. Dolayısıyla Amorium için Zafer Turizmi için 100. yılına gireceğimiz Büyük Zaferimizin hazırlıklarına da başlıyoruz. Bu bambaşka birşey olacak. Özellikle Bolvadin mesela Akdağ bambaşka bir coğrafya. Biz TÜRSAB ekibini gezinin son gününde oraya götürdük. Onlarda inanılmaz şekilde etkilendiler. Şu anda Akdağ turlarında muhtemelen kültür tur ekipleri TÜRSAB’ın getirmiş olduğu misafirler çalışmalarına Akdağ Tabiat Parkın’da da başlayacaklar diye tahmin ediyoruz. Eser çok fazla. İscehisar ve Şuhut ilçelerimizde Bin İnler, Bayat ilçemizde Frig Vadisine dair o kadar çok eser var ki, konuşmamın başında söylediğim gibi her biri üzerinde çalışmak çok gecikilmiş bir süreç açısından vakit alıyor. Ama herkesin bize söylediği 5 yılda yapılacak şeyi siz 7 ayda halletmişsiniz dediler. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, TÜRSAB ekiplerinin de gelip gördüler. Kültürle ilgili Milletvekillerimizde geldiler. Çok hızlı gidiyoruz. Aynı hızı diğer turizm bölgelerine de uygulayabilirsek muhtemelen bu anlamda da Afyon’un he tarafı bir cazibe merkezi haline gelecektir.
“ŞEHRİMİZİN CİDDİ BİR ALT YAPISI VAR”
Sezer Küçükkurt: Bu fotoğraf birleştiğinde de büyük Afyonkarahisar fotoğrafı ortaya çıkacak mı? İlimize gelen konuklar ya da turlar 6-7 gün boyunca Afyonkarahisar’da dolu dolu bir gezi programı yaşayacaklar mı?
Mehmet Boztepe: Bizim niyetimiz tek başına bir tur güzergahı oluşturmaktır. Bu anlamda turizm sektörüne giren veya bu anlamda yatırım yapan kentlerin en büyük dezavantajı yatak kapasitesidir. Gelen turisti ağırlayacak yer konusunda biz çok şanslıyız. Afyonkarahisarı’mızda çok ciddi bir alt yapı var. Biz şu anda sadece o alt yapının ya da termal turizmin yarattığı potansiyeli tarih ve kültür turizmi ile pekiştirmeye çalışıyoruz.
“KENTTE SİNERJİ MÜLKİ, YEREL YÖNETİM VE ASKERİ ERKÂNIN UYUMUYLA SAĞLANIYOR”
Sezer Küçükkurt: Bu hizmetler nedeniyle teşekkürlerini ileten çok sayıda hemşehrimiz var. Bu hizmetlerden haberdar olmayanlarda yayınımızda verdiğiniz detaylı bilgiler için Afyonkarahisar Valiliğine şahsınız nezdinde teşekkürlerini iletiyorlar.
Mehmet Boztepe: Öncelikle Kocatepe TV’ye yayın hayatında başarılar diliyorum. Bizi konuk ettiğiniz içinde hem şahsım hemde Valiliğim adına şükranlarımı sunuyorum. Birçok yerlerde bazen bilgi kirliliği oluşabiliyor. Neyi yapmak istediğimizi anlatmak istiyoruz. Turizm dediğimiz alan bizim tek başımıza başarabileceğimiz bir alan değildir. Biz devlet olarak gerekli alt yapının ve üst yapı anlamında yapılması gereken çalışmaları tamamiyle üstlendik. Sayın Valimiz Gökmen Çiçek’in getirdiği finansal kaynakla da ciddi bir şekilde götürmeye devam ediyoruz. Bu anlamda köylümüzün ve vatandaşımızın bizi sahiplenmeleri, bize destek olmaları bizim açımızdan çok önemlidir. Bu vesile ile bizleri yalnız bırakmayan, Sayın Valimizi kırmadan ne olacağı konusunda şüphelerin olduğu bir dönemde elini taşın altına koyarak o bölgeye gelerek yatırım yapan tüm girişimcilerimize de teşekkür ediyorum. Afyonkarahisar’daki girişimcilerimiz o birlikteliği gösterdiler. Afyonkarahisar Belediyemize ayrıca teşekkür ediyorum. Ayazini köyünde mesela bir alan içerisinde ki 5-6 evin restorasyonunu üstlendiler. Belediyemiz bizi bu anlamda ciddi bir yükten kurtarmış oldu. Bu konudaki destekleri ve cesaretinden dolayı da Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Zeybek ve ekibine de teşekkür etmek istiyorum. Kent sinerjisinin bütünlüğünü sağlamış durumdadır. Tüm kamu kurum ve kuruluşları arasında inanılmaz bir uyum var. Sadece Valilik hiyerarşisi içerisinde olan kuruluşlar değil yerel yönetimler arasında da adliye ve askeriye arasında da ben böyle bir uyumun tüm siyasi mekanizmaların başta Sayın Milletvekillerimiz ve teşkilatları olmak üzere vardır.
>> Burcu AYDIN’ın Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi