Trafik sigortasını satan ile alan aynı masada

Trafik sigortasını satan ile alan aynı masada

Trafik sigortasını satan ile alan aynı masada

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Sultandağı Meslek Yüksekokulu (MYO) Bankacılık ve Sigortacılık Programı ile Afyonkarahisar Sigorta Acenteleri Derneği (AFSAD) işbirliğinde, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Sabri Bektöre Konferans Salonu’nda ‘Trafik Sigortalarının Dünü, Bugünü ve Yarını”paneli düzenlendi. Panel, trafik sigortası prim ücretlerine gelen zamdan sonra ilgili tarafların aynı masada konuştuğu ilk toplantı olma özelliğini taşıdı.
ÖNEMLİ
KONUŞMACILAR KATILDI
Panele Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Akif Eroğlu, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Fevzi Apaydın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Hüseyin Kasap, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOF) Genel Sekreteri Nusret Ertürk, Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği (TÖHOB) Genel Sekreteri Onur Orhon’un yanı sıra Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Afyonkarahisar Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Özerdem ile öğrenciler katıldı.
HER YIL 1 MİLYON KAZA OLUYOR
Panelde konuşan Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Akif Eroğlu, sigorta şirketlerinin trafik kazalarından oluşan tazminatların üstesinden gelemediklerini belirtti. Son zamanlarda açılan davalarla, geçmiş 10 yıllık tazminat hakkının da doğduğunu belirten Eroğlu, “Bu primler gökten inmiyor, bir şekilde bir matematiği var. Bu matematiğin en temelinde de Türkiye’deki kaza istatistikleri var. Türkiye’de 19 milyon araç var, 16 milyona yakında trafik poliçesi var. Ama her yıl 1 milyon 200 bin kaza oluyor. 2014 yılında 3 bin 500 ölümlü trafik kazası oldu. 285 bin yaralanma hadisesi gerçekleşti. Sadece kaza tespit tutanağı sayısı 2008’den, 2014’e kadar 840 bine yükseldi. Sektörde temel branş yani motor branş trafik. Tabii bunun karşılık ve zararı sektör bilançosunu etkiliyor” diye konuştu.
SEKTÖRÜN ZARARI
7 MİLYAR LİRAYI BULDU
Eroğlu, trafik sigortalarındaki riskin tüm bilançoyu etkilemeye başladığını hatırlatarak “Herkesin merak ettiği ve konuştuğu konu neden yükseliyor? Bizim sektörümüzün bu branştaki zararı 7 milyar TL’ye ulaştı. 2015 yılı dokuzunca ay itibari ile 1 milyar 665 milyon TL tabi bu zararın sene sonu itibari ile de daha fazlaya ulaşacağını tahmin ediyoruz. Bu branşla ilgili yani trafikle ilgili zarar sadece teknik kar ile değil bilançoyu tehdit etmeye başladı. Ondan dolayı da sektör artık bu zararı taşıyamıyor. Prim artışı konusunda şirketlerimize kesinlikle haksızlık etmemeliyiz, ama bu meseleyi doğru anlatmalıyız. Mesele teknik bir mesele olduğu için ne kadar konuşursak konuşalım maalesef kamuoyu nezdinde fazla anlaşılmıyor” dedi.
ARTIŞ KADEMELİ
YAPILMASAYDI, İNFİAL OLMAZDI
Trafik sigortası prim ücretlerinin birden artmasının hata olarak değerlendirilebileceğini belirten Akif Eroğlu, “Sektörün yanlışı ya da sıkıntısı şurada belki bu artışı birden yaptı. Eğer bu artışı kademeli bir şekilde yapsaydı bu infial de olmayacaktı. Sektör olarak yanlış yaptığımız kabul ediyoruz. Ama bugün geldiğimiz noktada bu primlerin yüksek olduğunu düşünmüyorum. Trafikte bir kazaya karıştığını zaman hele hele karşınızda biri öldüğü zaman sorumluluk sigortaları ile karşı karşıyasınız. Ne kadar teminat veriyor peki bu poliçe, kazada kişi başı 310 bin TL teminat veriyor. Maddide 31 bin TL teminat veriyor, olay başı 1,5 milyon TL teminat veriyor. Yüksek koltuklu araçlarda ise 3 milyon TL teminat veriyor. Biz kazaya karıştığını zaman 1,5 milyon TL tazminat ile karşı karşıya kalmayacağınızı kimse garanti edebilir mi? Kimsenin böyle bir garantisi yok, hele hele biraz da trafik kurallarına riayet etmiyorsanız böyle bir tazminat davası ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bunu koruyan şey trafik poliçesi teminatı 1,5 milyon TL’ye kadar sizi koruyabiliyor. Bunun bedeli 600 TL çok mu?” diye sordu.
KASKO FARKLI,
TRAFİK SİGORTASI FARKLI
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Hüseyin Kasap ise sigortacılık sektörünün kendini topluma izah etmede eksik kaldığını belirtti. Kasap, “Biz sektör olarak trafik sigortası ile kaskonun birbirinden farklı olduğunu anlatamadık. Kasko, hasar oluştuğunda kendi aracınızın zararının karşılamasını sağlar. Trafik sigortası ise kaza yapıldığında üçüncü şahıslarda meydana gelecek zararların ödenmesine yönelik bir uygulamadır. İkisi bir arada olur mu? Ürün birleştirmesi olmaz ama iki poliçeyi birlikte yaptırmak isteyene yüzde 10’luk indirim yapılabilir” dedi.
310 BİN  LİRA YAZIYOR, 190 BİN LİRA ÖDENİYOR
Tüm Otobüsçüler Federasyonu (TOF) Genel Sekreteri Nusret Ertürk ise trafik sigortasındaki poliçe artışının savunulmaması gerektiğini söyledi. Ertürk, “Sigorta primlerinde yüzde 129’luk bir artış yaşandı. Poliçemde ‘kaza durumunda 310 bin lira ödenir’ yazıyor fakat iş uygulamaya geldiğinde en fazla 190 bin lira ödeniyor. Aradaki fark ne oluyor? Bilmek isterim. Sigortayı ben yaptırıyorum, ama sigorta sektöründeki ekonomik krizin hesabını da ben ödüyorum. Bunu kabul etmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
TÜM ARAÇLAR
CEZALANDIRILMAMALI
Sigortacılık hakkında yeni bir kanun hazırlanacağını hatırlatan Ertürk, “Bu kanun, tüketicinin lehine olmayacak. Yine sigorta şirketlerinin lehine düzenlemeler yapılacak. Ben otobüs işletmecisiyim. Benim 10 otobüsüm varsa 1 plaka sürekli kaza yapıyor. O kaza yapan plaka yüzünden benim tüm araçlarım ‘riskli’ olarak değerlendiriliyor. Bunun düzeltilmesi lâzım. Benim bir şoförüm sürekli kaza yapıyorsa ben zaten o şoförümün işine son veririm. Ama diğerlerinin kabahati ne?” dedi.
ŞOFÖRLERE EĞİTİM VERİLMELİ
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Fevzi Apaydın da trafik sigortalarının, trafik kazalarının fazlalığı nedeniyle arttığını kaydetti. Apaydın, bu konuda şoförlere eğitim verilebileceğini belirtti. Apaydın, trafikteki şoförlerin mutlaka oda ve derneklere kayıt olmasının sağlanmasını istedi. >> Murat ARISOY’un haberi

 

SİGORTACILIK ALANINDA
DONANIMA İHTİYAÇ VAR
Sultandağı MYO Müdürü Karayormuk, trafik sigortalarının son dönemlerin en önemli konularından biri olduğunu ve bu paneli yapma amaçlarından en önemlisinin öğrencileri sigorta sektörüne yaklaştırmak olduğunu belirtti. Karayormuk, “Sigortacılık çok teknik bir konu ve bu yüzden de akademik personel açısından teknik donanıma ihtiyaç var. En nihayetinde matematik mühendisliğine kadar gidebilecek bir konu” dedi. Sultandağı MYO’da Otobüs Kaptanlığı bölümü de açtıklarını ve bu bölümde öğrencilere en önemli husus olarak kazaları azaltma üstüne yoğunlaştıklarını dile getiren Karayormuk, “Otobüs Kaptanlığı bölümünü Türkiye’de açan 3. üniversiteyiz. Biz burada öğrencilere trafik sigortalarını arttırmak mı yoksa kazaları önlemek mi bilincini aşılamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

 

KAZA OLDUĞUNDA ÖNCE
ACENTELER ARANIYOR
AFSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Özerdem, Türkiye’de sigortacılık sektörünün çok büyük önem arz ettiğini ve sigorta şirketlerinin müşterilerine sunduğu poliçelerin hazırlanmasının, piyasaya sunulmasının ve satılmasının doğrudan acentelerle alakalı olduğunu ve müşterilerin acenteleri tek muhatap olarak gördüğünü dile getirdiği konuşmasında, sigorta şirketleri için acentelerin ne denli önemli olduğunu belirtti. Özerdem, “Herhangi bir kaza olduğu zaman insanlar acenteleri arıyor. Eksperlerin yanlış kararları, servislerdeki sıkıntılar, eksik ödenen paralar, yangındaki farklı faturaların sigorta şirketine farklı aktarılması gibi aklınıza gelebilecek her şeyde tüketiciyle ilk muhatap acenteler. Eksik ödendiği zaman acenteden hesap soruluyor. Eksper bir gün geç kalıyor yine acenteden hesap soruluyor. Tedarikçi parçayı yanlış gönderiyor, sigortalı acenteye kafa tutuyor” şeklinde konuştu.

 

 

ÜNİVERSİTE-STK İŞBİRLİĞİ
 İLE HAREKET EDİLMELİ
Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, üniversitelerin sivil toplum kuruluşları (STK) ve topluma hizmet eden diğer derneklerle beraber hareket etme gayreti içerisinde olduğunu kaydederek; üniversite-sanayi işbirliği ve üniversite-STK işbirliğinin toplumu bilinçlendirmede, STK’ların ihtiyaçlarını gündeme getirmede ve çözüm önerilerini raporlandırmada çok büyük önem arz ettiğini dile getirdi. Üniversite-sanayi işbirliğini geliştirebilmek adına AKÜ bünyesinde kuruluşu tamamlanmak üzere olan Teknopark’tan örnekler veren Solak, “Üniversite olarak bu toplantıları sık sık yapacağımızı belirtiyorum. STK’larla üniversite her zaman beraberdir. Mesela biz bu hafta teknoparkın kuruluşunu tamamlayacağız. Teknopark ne demek? Firmalar artık üniversitenin içerisinde olacak. Üniversiteleri sadece eğitim öğretimin yapıldığı yerler olarak değil, teknoparklar ve KOSGEB ile iç içe çalışılan bir alan olarak görelim. Üniversiteler artık teorik birikimin, uygulamada nasıl olması gerektiği konusunda çok güzel bir mekân”  şeklinde konuştu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi