Yeni Şafak Yazarı Prof. Dinç, Afyonlu Kadınanalar'dan Bahsetti
Yeni Şafak Yazarı ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Dinç, Yeni Şafak gazetesinde yayınlanan son yazısında Afyonkarahisarlı Kadınanalar'dan bahsetti
Kısa bir süre önce AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı ve Kadınanalar Kültür Derneği’nin misafiri olarak Afyonkarahisar’da iki konferans veren Yeni Şafak Yazarı ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Dinç, ‘İktisadi doğruculuk’ başlıklı yazısının bir bölümünü Afyonkarahisar’a ayırdı.
İşte o bölüm:
“Gelin bütün bu gürültünün içinde bu toprakların asıl ekonomik hafızasının Afyon’da kirletilmemiş bir kısmını bulduğumdan bahsedeyim.
Afyon’un kadınanaları
Geçtiğimiz haftasonu Afyon’daydım. Ak Parti il başkanlığının davetiyle İstikrar Marşı Konferansı gerçekleştirdik. İstikrar marşını, Yüce Allah’ın suyla, taşla, toprakla bereketlendirdiği bir şehirde konuştuk. İstikrarın ilk şartı olan istiklalin büyük adımının atıldığı bir şehirde konu hakkında düşüncelerimi paylaşmak iyi geldi. Hem Afyon’un zihnimde yerini çok net çizebildiğim bir seyahat oldu benim için. Karakteri olan ve karakterini tarihinden ve Kadınanalarından alan dualı bir şehri yaşadım.
Kadınanalar atamız Selçuklu’nun üç prensesi… Moğol işgali döneminde Afyon’a gelmişler. Bize düğün gerekmez deyip çeyizlik varlıklarını vakfetmişler. Şehre su, kanalizasyon ve mezarlık kazandırmışlar.
Şehir o güne değin böyle hayır görmemiş. Yaptıkları su altyapısı bugün dahi çalışıyor. Afyonlular da vefasızlık değil tabi. Onların hatırasını yaşatmışlar. Türbelerini korumuşlar. İşte size ekonomik hafıza.
Şehirde Kadınanalar unvanlı birden fazla tabela var. Birisi de Kadınanalar Kültür Derneği… Dernek Başkanı Fatma Gülşen Koçak Hanımefendi vesilesiyle gençlerle bir Sezai Karakoç okuması yaptık. İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürünü konuştuk. Gençlere değerli olduklarını hissettirmek istediğini söyledi. Gerçekten isteği gibi bereketli bir program oldu.
Sonra dernek yönetimiyle sohbet ettik. Bir öneride bulundum. Suudlu kadınlardan öğrendiğim bir antropolojik sosyal finans modelinden bahsettim. Onlar da beğendi uygulamaya karar verdi.”