Afyon'da Dikkat Çeken Basın Toplantısı!

İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda 'Terörsüz Türkiye' olarak başlayan sürece yönelik eleştirilerden ekonomiye, çiftçi ve esnafın sorunlarından eğitim, yerel yönetimler ve uyuşturucuyla mücadeleye kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” ve daha sonra “barış ve kardeşlik süreci” olarak adlandırılan sürece karşı olduklarını belirterek, “Bu yasa nasıl getirilirse getirilsin, İYİ Parti olarak asla geçit vermeyeceğiz.” dedi. İYİ Parti il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında konuşan İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, terörle mücadele süreci, ekonomi, esnaf ve çiftçilerin yaşadığı sorunlar, eğitim, yerel yönetimler, uyuşturucuyla mücadele ve üniversite öğrencilerinin şehir memnuniyetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BU SÜRECE ASLA GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

Konuşmasının önemli bölümünü kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" ve daha sonra "barış ve kardeşlik süreci" olarak adlandırılan gelişmelere ayıran Mısırlıoğlu, İYİ Parti'nin sürece ilk günden itibaren karşı çıktığını söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 25 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamaları hatırlatan Mısırlıoğlu, söz konusu konuşmanın Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırdığını ifade etti. Bahçeli'nin açıklamalarının ardından başlayan sürecin ilk olarak "Terörsüz Türkiye" adıyla kamuoyuna sunulduğunu belirten Mısırlıoğlu, ilerleyen dönemde aynı sürecin "barış ve kardeşlik süreci" olarak tanımlanmaya başlandığını dile getirdi. Yapılan kamuoyu araştırmalarında vatandaşların önemli bölümünün bu sürece karşı çıktığını öne süren Mısırlıoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde sürece karşı net tavır sergileyen tek siyasi partinin İYİ Parti olduğunu savundu.

Afyon'da Dikkat Çeken Basın Toplantısı!

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE İLK GÜNDEN BERİ KARŞIYIZ”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, milletvekilleri, il başkanları ve teşkilatlarla birlikte 81 ilde sürece ilişkin görüşlerini vatandaşlarla paylaştıklarını aktaran Mısırlıoğlu, milletin iradesi dikkate alınmadan böyle bir sürecin yürütülemeyeceğini her platformda dile getirdiklerini kaydetti. Konuşmasında 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerine de değinen Mısırlıoğlu, seçim sürecinde İYİ Parti'nin çeşitli ithamlarla karşı karşıya bırakıldığını savundu. Millet İttifakı bünyesinde yer almaları nedeniyle parti yöneticileri, milletvekili adayları ve teşkilat mensuplarının terör örgütleriyle ilişkilendirilmeye çalışıldığını öne süren Mısırlıoğlu, bu iddiaların seçim çalışmalarını doğrudan etkilediğini söyledi. Afyonkarahisar'da da benzer bir propaganda yürütüldüğünü iddia eden Mısırlıoğlu, iktidar milletvekilleri ile Cumhur İttifakı adaylarının vatandaşlara İYİ Parti hakkında gerçeği yansıtmayan ifadeler kullandığını öne sürdü.

“2023 SEÇİMLERİNDE EN BÜYÜK HAKSIZLIĞA İYİ PARTİ UĞRADI”

Seçim sürecinde vatandaşlara projelerini anlatmak yerine haklarında ortaya atılan iddiaları cevaplamak zorunda kaldıklarını ifade eden Mısırlıoğlu, seçim kampanyasının önemli bölümünü bu suçlamalara karşı mücadele ederek geçirmek durumunda kaldıklarını söyledi. Vatandaşların bu süreçte oluşturulan propaganda nedeniyle farklı algılarla karşı karşıya kaldığını savunan Mısırlıoğlu, bunun seçim sonuçlarına da etki ettiğini ileri sürdü. İYİ Parti'nin kuruluşundan itibaren devletin temel değerlerini önceleyen bir siyasi hareket olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, buna rağmen seçim döneminde partilerinin en büyük haksızlığa uğrayan siyasi oluşumlardan biri olduğunu iddia etti. Partisinin 2023 seçimlerinde Türkiye genelinde 43 milletvekili çıkardığını, daha sonra yaşanan istifalar ve parti değişiklikleri nedeniyle bu sayının 29'a düştüğünü hatırlatan Mısırlıoğlu, Türkiye siyasetinde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Türkiye üzerinde büyük bir siyasi plan uygulandığını savunan Mısırlıoğlu, yürütülen sürece destek veren siyasi aktörlerin ilerleyen dönemde milletin vicdanında değerlendirmeye tabi tutulacağını öne sürdü.

“GAZİ MECLİS'TE TERÖR ÖRGÜTÜYLE PAZARLIK YAPILAMAZ”

Konuşmasının devamında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında terör örgütü mensuplarıyla herhangi bir pazarlık yapılmasını kabul etmediklerini belirten Mısırlıoğlu, şehitler, gaziler ile güvenlik güçlerinin verdiği mücadelenin görmezden gelinemeyeceğini ifade etti. Her şeyden önce Türk milliyetçisi bir vatandaş olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, şehitlerin ve gazilerin hatırasına zarar verecek hiçbir girişimi doğru bulmadıklarını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hiçbir terör örgütü karşısında diz çökmeyeceğini savunan Mısırlıoğlu, bu süreçte mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti. TBMM gündemine getirileceği öne sürülen "çerçeve yasa" hakkında da değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, milletvekillerinin düzenlemenin içeriğine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmadığını iddia etti. AK Parti Afyonkarahisar milletvekillerine çağrıda bulunan Mısırlıoğlu, yasa taslağının içeriğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Taslağın çeşitli kanallar aracılığıyla kamuoyuna yansıdığını öne süren Mısırlıoğlu, milletvekillerinin ayrıntılarını bilmedikleri bir düzenleme hakkında karar vermelerinin doğru olmayacağını savundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş'un süreçte üstlendiği role ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, Meclis Başkanlığının tüm siyasi partilere eşit mesafede durması gerektiğini ifade etti. TBMM'nin Cumhuriyet'in temel değerlerini temsil eden en önemli kurum olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, Meclis'e getirilecek düzenlemeye destek verecek milletvekillerinin tutumunun kamuoyu tarafından yakından takip edileceğini söyledi. Şehit aileleri ile gazilerin yaşadığı acılara dikkati çeken Mısırlıoğlu, terör örgütü mensuplarıyla yürütüldüğünü öne sürdüğü sürecin toplum vicdanında karşılık bulmadığını savundu. Evlatlarını terörle mücadelede kaybeden ailelerin yaşadığı acıların unutulmaması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, milletvekillerinin karar alırken bu hassasiyetleri göz önünde bulundurmaları gerektiğini ifade etti. Siyasetçilerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil ettiğini dile getiren Mısırlıoğlu, hiçbir milletvekilinin terör örgütlerinin talepleri doğrultusunda hareket etmemesi gerektiğini savundu. TBMM'nin tatile girmeden önce bazı yasal düzenlemelerin yasalaştırılmasının planlandığını öne süren Mısırlıoğlu, İYİ Parti'nin bu düzenlemelere karşı çıkacağını belirterek, "Bu yasa nasıl getirilirse getirilsin, İYİ Parti olarak asla geçit vermeyeceğiz. Bir kişi de kalsak mücadelemizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

“MİLLETVEKİLLERİ BİLMEDİKLERİ YASAYI NASIL OYLAYACAK?”

Konuşmasının bu bölümünde yalnızca siyasi partilere değil seçmenlere de çağrıda bulunan Mısırlıoğlu, vatandaşların destek verdikleri partilerin uygulamalarını sorgulamaları gerektiğini söyledi. AK Parti, MHP, CHP ve diğer siyasi partilere oy veren seçmenlere seslenen Mısırlıoğlu, seçmenlerin yanlış gördükleri uygulamalara demokratik yollarla tepki göstermesi gerektiğini ifade etti. Bir siyasi partiye oy vermenin o partinin bütün uygulamalarını koşulsuz desteklemek anlamına gelmeyeceğini belirten Mısırlıoğlu, vatandaşların demokratik denetim görevini yerine getirmelerinin önem taşıdığını kaydetti.

“KAMUNUN VARLIKLARI SATILDI”

Basın toplantısında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, AK Parti iktidarları döneminde kamuya ait çok sayıda fabrika ve stratejik yatırımın özelleştirildiğini savundu. Kamuya ait köprüler, otoyollar, havalimanları ve çeşitli yatırımların özel şirketlerin işletmesine bırakıldığını öne süren Mısırlıoğlu, Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında gerçekleştirilen projelerde kamu kaynaklarının zarar gördüğünü iddia etti. Devletin kullanılmayan köprü ve otoyollar için garanti ödemeleri yaptığını ileri süren Mısırlıoğlu, projelerden elde edilen kazancın özel şirketlere kaldığını, mali yükün ise vatandaş tarafından karşılandığını savundu. Türkiye'nin kendi imkanlarıyla yaptığı bazı köprü ve otoyolların da satışa çıkarıldığını öne süren Mısırlıoğlu, kamu varlıklarının önemli bölümünün elden çıkarıldığını iddia etti. Gençlerin ve asgari ücretle çalışan vatandaşların ağır ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Mısırlıoğlu, gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün arttığını savundu. Yaklaşık 28 bin lira seviyesindeki ücretlerle çalışan gençlerin geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Mısırlıoğlu, devlet desteklerinin büyük şirketlere sağlandığını, küçük esnaf ve sanayicinin ise aynı imkanlardan yeterince yararlanamadığını ileri sürdü. TOGG, insansız hava aracı ve silahlı insansız hava aracı gibi yatırımların özel sektör tarafından gerçekleştirildiğini belirten Mısırlıoğlu, bu yatırımlara verilen kredi, vergi ve SGK desteklerinin Anadolu'daki küçük ve orta ölçekli işletmelere de sağlanması gerektiğini söyledi. Büyük şirketlerin vergi ve SGK borçlarının yapılandırıldığı veya çeşitli kolaylıklardan yararlandırıldığı yönünde değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, borcu bulunan esnafın ise krediye erişmekte güçlük çektiğini öne sürdü. Türkiye'nin gelirlerinin belirli şirketlere aktarıldığını savunan Mısırlıoğlu, vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya davet ederek seçimlerde tercihlerini bilinçli şekilde yapmaları gerektiğini ifade etti. Önümüzdeki seçimlerin Türkiye açısından önemli olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, mevcut ekonomi politikalarının devam etmesi halinde demokratik düzenin ve ekonomik yapının daha fazla zarar göreceğini ileri sürdü.

AK PARTİ VE MHP SEÇMENLERİNE SESLENDİ

Konuşmasının devamında geçmişte AK Parti ve MHP'ye oy veren seçmenlere de seslenen Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'ın milliyetçi ve muhafazakar kimliğiyle öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Kendisinin de geçmişte benzer siyasi tercihlerde bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, AK Parti ve MHP seçmenlerinin önemli bölümünün bugün yürütülen politikalar karşısında hayal kırıklığı yaşadığını savundu. Terör örgütüyle yürütüldüğünü öne sürdüğü görüşmeler nedeniyle seçmenlerin aldatıldığını düşündüğünü ifade eden Mısırlıoğlu, bu durumun toplumun geniş kesimlerinde rahatsızlık oluşturduğunu ileri sürdü. Basın toplantısında Afyonkarahisar Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi tarafından açıklanan yeni kredi plasmanını da değerlendiren Mısırlıoğlu, sağlanacak finansman imkanını olumlu bulduklarını ancak uygulamadaki şartların çok sayıda esnafın krediye ulaşmasını engelleyeceğini savundu. Esnafın kredi kullanabilmesi için Bağ-Kur, SGK ve vergi borcunun bulunmaması gerektiğini hatırlatan Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'da bu şartları taşıyan esnaf sayısının oldukça sınırlı olduğunu öne sürdü. Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Emin Birliktir'e de çağrıda bulunan Mısırlıoğlu, kentte Bağ-Kur, SGK ve vergi borcu bulunmayan esnaf sayısının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

“ESNAFA SİCİL AFFI ÇIKARILMALI”

Borcu bulunan esnafın açıklanan kredi imkanından nasıl yararlanacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, kapsamlı bir sicil affı çıkarılmadan kredi paketlerinin çok sınırlı sayıda kişiye ulaşacağını iddia etti. Türkiye genelinde esnafı kapsayacak geniş kapsamlı bir sicil affı düzenlemesi yapılması gerektiğini ifade eden Mısırlıoğlu, ekonomik sıkıntı yaşayan küçük işletmelerin yeniden finansmana erişebilmesi için yeni adımlar atılması çağrısında bulundu. Hükümetin toplumun gerçek gündemini farklı tartışmalarla gölgelediğini savunan Mısırlıoğlu, esnafın, emeklinin, çiftçinin ve asgari ücretlinin yaşadığı ekonomik sorunların yeterince konuşulmadığını öne sürdü. Açıklanan kredi paketini "ulaşılması zor bir imkan" olarak nitelendiren Mısırlıoğlu, Bağ-Kur, SGK ve vergi borcu bulunan binlerce esnafın sistem dışında kaldığını iddia etti. Esnaf Kefalet Kooperatifi yönetiminin bu talepleri ilgili bakanlıklara ve iktidar milletvekillerine daha güçlü şekilde iletmesi gerektiğini ifade eden Mısırlıoğlu, ekonomik desteklerin daha kapsayıcı hale getirilmesini istedi. Konuşmasının tarım bölümünde üreticilerin artan maliyetler nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini dile getiren Mısırlıoğlu, çiftçilerin hasat dönemine mazotun litre fiyatı yaklaşık 70 lira seviyesindeyken başladığını, kısa süre içinde bu rakamın 80 liranın üzerine çıktığını, yeni zamlarla birlikte 100 liraya yaklaşabileceğini ileri sürdü. Arpa, buğday, pancar, çay, fındık, mercimek, nohut ve soya gibi ürünler için açıklanan alım fiyatlarının yükselen maliyetleri karşılamadığını savunan Mısırlıoğlu, çiftçilerin ürünlerini düşük fiyatlardan satarken mazotu daha yüksek fiyatlarla almak zorunda kaldığını söyledi. Orta ölçekli bir üreticinin yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle on binlerce liralık ek maliyetle karşı karşıya kaldığını öne süren Mısırlıoğlu, tarımsal üretimde maliyet baskısının giderek arttığını ifade etti.

“ÇİFTÇİNİN YAŞ ORTALAMASI 60'A DAYANDI”

Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 60'a yaklaştığını belirten Mısırlıoğlu, genç nüfusun tarımdan uzaklaştığını ve üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluştuğunu savundu. Tarım Bağ-Kur primleri ile sulama amaçlı kullanılan elektrik giderlerinin üreticileri ağır borç yükü altında bıraktığını ifade eden Mısırlıoğlu, birçok çiftçinin elektrik borçları nedeniyle icra takibiyle karşı karşıya kaldığını ileri sürdü. Bazı üreticilerin sulama aboneliklerini aile bireyleri üzerine almak zorunda kaldığını söyleyen Mısırlıoğlu, gençlerin daha üretime başlamadan borç yüküyle karşılaştığını dile getirdi. Çiftçilerin olağanüstü şekilde desteklenmesi gerektiğini savunan Mısırlıoğlu, kamu kaynaklarının öncelikle tarımsal üretime yönlendirilmesini istedi. Faiz giderlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, Türkiye'nin faiz harcamalarının kamu yatırımlarının önüne geçtiğini iddia etti. 2025 yılında faize ödenen tutarın deprem bölgesindeki kamu yatırımlarını aştığını ileri süren Mısırlıoğlu, 2026 yılının ilk altı ayında faiz giderlerinin 1,5 trilyon liraya ulaştığını öne sürdü. Kamu kaynaklarının üretim, tarım ve sosyal destekler yerine faiz ödemelerine ayrıldığını savunan Mısırlıoğlu, bu durumun ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini ifade etti.

“EMEKLİLER BU MAAŞLARLA GEÇİNEMİYOR”

Emeklilerin mevcut maaşlarla geçinmesinin mümkün olmadığını söyleyen Mısırlıoğlu, emekli, dul, yetim ve asgari ücretlilerin hayat pahalılığı nedeniyle ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını belirtti. Türkiye'nin ekonomik açıdan adaletsiz uygulamalarla yönetildiğini öne süren Mısırlıoğlu, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını savundu.

“AFYON'DAKİ TÜM KAMU KURUMLARINI TAKİP EDİYORUZ”

Basın toplantısında yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Türkiye genelinde yürütülen yolsuzluk soruşturmalarına değinerek, hukukun tüm belediyelere eşit şekilde uygulanması gerektiğini söyledi. Türkiye'de binden fazla belediye bulunduğunu hatırlatan Mısırlıoğlu, son dönemde gerçekleştirilen operasyonların ağırlıklı olarak muhalefet partilerine mensup belediyelere yöneldiğini savunarak, iktidar partisine mensup belediyelerde de benzer iddiaların araştırılması gerektiğini öne sürdü. Yolsuzluk yaptığı tespit edilen herkesin siyasi kimliğine bakılmaksızın yargı önünde hesap vermesi gerektiğini ifade eden Mısırlıoğlu, soruşturmaların siyasi ayrım gözetilmeksizin yürütülmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu dile getirdi. Ankara Büyükşehir Belediyesinin eski Başkanı Melih Gökçek hakkında kamuoyuna yansıyan iddiaların da araştırılması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, bazı belediye başkanlarının parti değiştirmelerinin ardından haklarındaki dosyaların işlem görmediği yönünde toplumda oluşan algının giderilmesi gerektiğini savundu. Devletin tek kuruşunun dahi hesabının sorulmasının kamu görevlilerinin sorumluluğu olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, hukukun herkese eşit uygulanması gerektiğini söyledi.

“MİLLİ EĞİTİMDE YAPI YENİDEN DÜZENLENMELİ”

Konuşmasının eğitim bölümünde Afyonkarahisar'a yeni atanan İl Milli Eğitim Müdürü'ne başarı dileyen Mısırlıoğlu, önümüzdeki günlerde kendisini ziyaret ederek eğitim alanındaki sorunları paylaşacaklarını belirtti. Görevden ayrılan önceki İl Milli Eğitim Müdürü hakkında daha önce çeşitli eleştirilerde bulunduğunu hatırlatan Mısırlıoğlu, bir yöneticiyi eleştirmenin, görevden ayrılırken haksızlığa uğradığını düşündüğü konularda destek vermeye engel olmadığını ifade etti. Bir yöneticinin görev süresindeki uygulamalarını eleştirmenin farklı, görevden ayrılış sürecinde yaşandığını düşündüğü haksızlıklara dikkat çekmenin farklı olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, bunu adalet anlayışının gereği olarak değerlendirdiğini söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan bir siyasi partinin il başkanı olduğunu hatırlatan Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'daki tüm kamu kurumlarının çalışmalarını takip etmeyi görev olarak gördüklerini belirtti.

“KAMU KURUMLARINDA TESPİT ETTİĞİMİZ EKSİKLİKLERİ KAMUOYUYLA PAYLAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Sağlık, eğitim, belediyeler, İl Özel İdaresi, valilik ve diğer kamu kurumlarında tespit ettikleri eksiklikleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceklerini ifade eden Mısırlıoğlu, muhalefetin temel görevlerinden birinin kamu hizmetlerini denetlemek olduğunu kaydetti. İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki idari yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, önceki İl Milli Eğitim Müdürü'nün görev yaptığı yaklaşık üç yıllık süreçte kendi çalışma ekibini oluşturamadığını savundu. Müdür yardımcılarının büyük bölümünün önceki dönemlerden görevlerine devam ettiğini öne süren Mısırlıoğlu, yeni göreve başlayan İl Milli Eğitim Müdürü'nün de aynı yönetim kadrosuyla çalışması halinde eğitim alanında beklenen gelişmenin sağlanmasının güç olacağını iddia etti. Yeni müdürün Afyonkarahisar'a tek başına geldiğini ifade eden Mısırlıoğlu, yönetim kadrosunda değişiklik yapılmadan eğitim sisteminde önemli ilerleme kaydedilmesinin zor olduğunu savundu. Afyonkarahisar Valisi'ne de çağrıda bulunan Mısırlıoğlu, İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki idari yapının kapsamlı şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Uzun yıllardır aynı görevlerde bulunan yöneticilerin durumunun değerlendirilmesini isteyen Mısırlıoğlu, liyakat esasına göre görev yapacak eğitim yöneticileriyle yeni bir yapılanmaya ihtiyaç bulunduğunu ileri sürdü.

“ŞEMSETTİN KARAHİSARİ ORTAOKULU DOSYASININ TAKİPÇİSİYİZ”

Basın toplantısında Şemsettin Karahisari Ortaokulu ile ilgili bazı iddialara da değinen Mısırlıoğlu, konuyla ilgili hazırlanan dosyayı yetkili kurumlara teslim ettiklerini açıkladı. Dosyanın içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmayan Mısırlıoğlu, kamuoyunun kabul edemeyeceği nitelikte bazı iddiaların bulunduğunu savunarak, ilgili kişiler hakkında gerekli idari işlemlerin yapılmasını beklediklerini söyledi. Alanya'da bir sürücü kursunda yaşandığı belirtilen taciz olayını örnek gösteren Mısırlıoğlu, benzer iddialarda kamu kurumlarının hızlı ve etkin şekilde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Basın toplantısının soru-cevap bölümünde bir gazetecinin, Şemsettin Karahisari Ortaokulu'ndaki olayın söz konusu örneğe benzer olup olmadığı yönündeki sorusuna Mısırlıoğlu, "Ona benzer bir durum." yanıtını verdi. Dosyada yer alan kişi, ifade ve belgelerin ilgili devlet kurumlarına teslim edildiğini belirten Mısırlıoğlu, sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi. Söz konusu olayın üzerinin örtülmemesi için çaba gösterdiğini ifade eden Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar Valisi'nin de konuyu hassasiyetle takip ettiğine inandığını, sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını düşündüğünü söyledi.

“BATI TRAKYA'DAKİ TÜRK OKULLARI UNUTULMAMALI”

Konuşmasının devamında Batı Trakya'daki Türk azınlık okullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, Yunanistan'da faaliyet gösteren Türk okullarının sayısının yıllar içerisinde azaldığını ileri sürdü. AK Parti iktidara geldiği dönemde bölgede 221 Türk okulunun bulunduğunu, zaman içinde çok sayıda okulun kapatıldığını iddia eden Mısırlıoğlu, bu gelişmenin Batı Trakya Türklerinin eğitim hakları açısından önemli bir sorun oluşturduğunu savundu. Türkiye'de Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü öne süren Mısırlıoğlu, Batı Trakya'daki Türk okullarının durumu iyileştirilmeden karşılıklı adımların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde karşılıklılık ilkesini gözetmesi gerektiğini dile getiren Mısırlıoğlu, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim haklarının korunmasının önem taşıdığını söyledi.

“EMNİYETİN OPERASYONLARINI DESTEKLİYORUZ”

Basın toplantısında güvenlik konularına da değinen İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğünün son dönemde gerçekleştirdiği uygulama ve operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kent genelinde yapılan denetimlerde 8 bin 896 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgusundan geçirildiğini, 2 bin 241 aracın kontrol edildiğini aktaran Mısırlıoğlu, çalışmalar kapsamında çeşitli suçlardan aranan 24 kişinin yakalandığını söyledi. Operasyonlarda 26 tüfek, 2 tabanca, 15 kurusıkı tabanca, çok sayıda fişek, 9 bıçak ile sentetik ecza ve çeşitli uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğini belirten Mısırlıoğlu, bıçak taşıdığı belirlenen kişilere ve çeşitli trafik ihlallerinde bulunan araç sahiplerine idari işlem uygulandığını ifade etti. Uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaları önemsediklerini dile getiren Mısırlıoğlu, başarılı operasyonlar nedeniyle Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü ile emniyet personeline teşekkür etti.

“AFYON GEÇİŞ GÜZERGAHI, DENETİMLER ARTIRILMALI”

Afyonkarahisar'ın Türkiye'nin önemli ulaşım güzergahlarından biri olduğunu belirten Mısırlıoğlu, doğu-batı ile kuzey-güney ulaşım akslarının kesişme noktasında yer alan kentin uyuşturucu ticareti ve çeşitli suç olayları bakımından hassas bir konumda bulunduğunu söyledi. Bu nedenle denetimlerin aralıksız sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Mısırlıoğlu, özellikle Erkmen TOKİ, Çentepe, Hıdırlık, Veysel Eroğlu Parkı ve Karayolları Parkı çevresinde güvenlik uygulamalarının artırılmasının faydalı olacağını dile getirdi. Vatandaşların çocuklarıyla birlikte park ve sosyal alanları güven içerisinde kullanabilmesi gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, kamu kurumlarının başarılı çalışmalarını takdir ettiklerini, eksiklik gördükleri konularda ise eleştirilerini dile getirmeye devam edeceklerini kaydetti.

Konuşmasında Türkiye genelinde üniversite öğrencileri arasında yapıldığı belirtilen şehir memnuniyeti araştırmasına da değinen Mısırlıoğlu, Eskişehir'in 90,1 puanla listenin ilk sırasında yer aldığını, Afyonkarahisar'ın ise 45 puanla 64'üncü sırada bulunduğunu ifade etti. Bu sonucun kent yöneticileri açısından önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu savunan Mısırlıoğlu, üniversite öğrencilerinin Afyonkarahisar'dan önce 63 ili tercih ettiğini öne sürdü. Afyonkarahisar'ın yıllardır aynı anlayışla yönetildiğini ileri süren Mısırlıoğlu, kentin öğrenci dostu şehir kimliğine kavuşması için sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda yeni çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

“MARKETLERDEKİ PLASTİK ŞİŞELER DENETLENMELİ”

Basın toplantısında yaz aylarında market ve alışveriş merkezlerinin önünde güneş altında bekletilen plastik ambalajlı içecekler konusuna da dikkat çeken Mısırlıoğlu, uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalan plastik şişelerdeki ürünlerin insan sağlığı açısından risk oluşturabileceğini ifade etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün özellikle yaz aylarında bu konuda denetimlerini artırması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, düğün ve davet sezonunda tüketimin arttığı dönemde vatandaş sağlığının korunmasının önem taşıdığını dile getirdi. Marketlerin açık alanlarında güneş altında bekletilen içecek ve suların düzenli olarak kontrol edilmesini isteyen Mısırlıoğlu, gerekli görülen durumlarda idari yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi.

“KIZILAY MADEN SULARIYLA İLGİLİ İDDİALAR AYDINLATILMALI”

Konuşmasının son bölümünde bazı Kızılay maden sularının yurt dışında toplatıldığı yönündeki iddialara değinen Mısırlıoğlu, Erzincan ve Afyonkarahisar'da üretilen bazı ürünlerin İsviçre'de yüksek bor içeriği gerekçesiyle toplatıldığı yönündeki haberlerin kamuoyunda yer aldığını öne sürdü. Bu iddiaların üretim ve ihracat denetimlerinin yeterliliğinin tartışılmasına neden olduğunu savunan Mısırlıoğlu, ilgili kurumların konuya ilişkin kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi gerektiğini ifade etti. Doğru yapılan çalışmaları her zaman desteklediklerini belirten Mısırlıoğlu, yanlış gördükleri uygulamaları ise kamuoyu önünde dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Emekli, esnaf, çiftçi, asgari ücretli, dul ve yetimlerin yaşadığı ekonomik sorunların Türkiye'nin öncelikli gündemi olması gerektiğini ifade eden Mısırlıoğlu, vatandaşların geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde bu sorunların görmezden gelinemeyeceğini savundu. Muhalefetin görevinin kamu adına denetim yapmak olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar halkının hak ve menfaatlerini ilgilendiren her konuda görüşlerini açıklamayı sürdüreceklerini belirterek basın toplantısını tamamladı.
 

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme