Akkoyun, Sandıklı-Boşnak mutfağını anlattı

Akkoyun, Sandıklı-Boşnak mutfağını anlattı

Söke İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Akkoyun, Afyonkarahisar-Sandıklı Boşnak Mutfağı’nı kaleme aldı

Prof. Dr. Turan Akkoyun, Türk kültürünün hareketliliği içerisinde güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar uzanan gönül coğrafyasında Mekke, Medine, Semerkant, Buhara, Hive, Kırım, Prizen, Kosova, Üsküp, Kudüs, Revan, Ahıska gibi oluşan sevda ve hasretlerden birisinin de Saraybosna olduğunu ifade etti.
“KÜLTÜREL RABITA HİÇ KOPMADI”
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Söke İşletme Fakültesi Dekanı, Adnan Menderes Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Turan Akkoyun Yazar Gazetesi’nde kaleme aldığı “Hocaoğulları Sandıklı Boşnak Mutfağı” başlıklı makalesinde Bosna ile Sandıklı arasındaki geçmiş bağı mutfak üzerinden güncel olarak değerlendirdi. Akkoyun, “Hikâyesi uzun, coğrafyası küçük olmakla birlikte Bosna’nın II. Abdülhamit ile rabıtası ve sonrası hatıraları oldukça acıklıdır. Söz konusu hükümdar henüz tahta çıktığında yaşamak zorunda kaldığı imtihanların başında Kafkasya’dan ve Balkanlardan düşman işgalinden kurtulmak için gelenleri Anadolu’nun çeşitli mevkilerine yerleştirmek zorunda kalmıştı. Anadolu’nun hemen her yeri bu durumdan etkilenmişti. Memleketinde kalanlar ile kopanlar arasında kültürel rabıta hiç kopmamıştır. Kıyafet, eğlence yanında beslenme gelenekleri kültürel renklilikler ile zenginlikler arasında yer almıştır.” dedi.
“KÖYÜN ADI BELDENİN CAMİİNDEN GELİYOR”
Afyonkarahisar’ın Sandıklı İlçesi’ne yerleşenler için Alacami adıyla bir köy tesis edildiğini belirten Akkoyun, “İlçe merkezine 24 kilometre mesafede yer alan köy 150 yıl evvel yaşananların arkada bıraktığı kalıcı eserlerden sadece birisidir. Köyün adı Mostar’ın kuzeydoğusunda yer alan Nevesince Beldesinin camisinden gelmektedir. Nüfusu tıpkı geride bıraktıkları gibi az ancak büyük bir enerjiye ve yüreğe sahiptirler. Akdağ’ın alçaklarında ikamete devam edenler genel hususiyetlerini muhafaza etmektedir. Ekseriyetle yoğun meşgale içerisinde Antalya, Isparta, Aydın ve Muğla istikametine gidenlerin belki de hiç dikkatini çekmese de yerleşim yeri, kültürel zenginliği yansıtmaktadır. Takriben 150 köy yerleşimi ismiyle sadece bir ibadethaneyi değil Evlad-ı Fatihan’ın kültürel miras ve hasretini aktarmakta, arkalarında bıraktıkları yanında ürettikleriyle yaşam tarzlarını hem yaşatmakta, hem geleceklerine uzanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
“BOSNA’NIN MUTFAK KÜLTÜRÜ DE YANSITILMIŞ”
İnsanların, kültürlerini de birlikte gittiği yerlere götürdüklerini ifade eden Akkoyun şu ifadeleri kullandı: “Bosna’dan göç eden insanlarımız da kendileriyle özdeşleşen mutfağını da beraberinde haşhaşıyla tanınan, bu coğrafyaya getirmişler ve bugüne kadar yaşatmışlardır. Anadan kıza adeta bir miras gibi öğretilen börek ya da özel adıyla ‘pita’ damak tadına varanlar için harika bir örnektir. Kültürün içeriye yansıması kadar ekonomiye ile dışarıya aktarımı da söz konusu olabilmektedir. İçeri ve dışarı aktarımında aile lakapları ile çıkış yakalanabilmektedir.”
“HER AİLENİN BİR LAKABI OLAGELMİŞ”
“Her ailenin bir lakabı olagelmiştir. Bunlardan birisi de Hocaoğullarıdır.” diyen Akkoyun şunları kaydetti: “Bosna dil ağzıyla Hociç Saraybosna’dan Sandıklı’ya ulaşmış nihayetinde bir ticarethaneye aktarılmıştır. Tıpkı köy yerleşim yeri gibi bir ticarethaneden çok daha fazlasını ifade etmektedir. İlçeden henüz çıkmadan anayolun hemen kenarında Boşnak Mutfağı serlevhalı dükkânda yemek molası verdiğimizde hem yaşananları, hem de kültürel zenginlikleri fark edip anlık beslenme ihtiyacını karşılarken ezelden ebede yürüyüşe de katkıda bulunuyorsunuz.” >> Esra KÜÇÜKKURT’un Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi